Özel Cezaevleri: Dünyada Bir Deney ve Sonuçları
Özel
Cezaevleri: Dünyada Bir Deney ve Sonuçları[1]
Ercan Eren
Giriş:
"Özel cezaevi" tek bir şey değil
Özel cezaevi, 1980'lerde ABD'de başlayıp İngilizce konuşan ülkelere, oradan
Latin Amerika'ya ve Afrika'ya yayılan bir deneydir; ama ülkeler bu deneyi çok
farklı derinliklerde uygulamıştır. Bu yüzden önce neyin özelleştirildiğini
ayırmak gerekir.
Kabaca üç model vardır:
•
Tam yönetim devri. Şirket cezaevini inşa eder ya da devralır ve
gözetim, disiplin, güç kullanımı dahil bütün işleyişi yürütür. ABD, İngiltere
ve Avustralya bu modeli kullanır.
•
Kamu-özel iş birliği (PFI, KÖİ). Şirket binayı finanse edip inşa eder, uzun süre
kiraya verir ve bakımını üstlenir; gözetim kamuda kalabilir ya da kalmayabilir.
•
Delege yönetim ya da karma model. Gözetim, disiplin ve güç kullanımı kamu
personelinde kalır; yemek, temizlik, bakım, sağlık, eğitim ve atölye gibi
"yan hizmetler" şirketlere devredilir. Fransa, Almanya ve Japonya bu
modele yakındır.
Bu ayrım bir önceki yazıdaki iki gerekçe çizgisiyle doğrudan bağlantılıdır.
Meşruiyet gerekçesi açısından asıl sınır, zor kullanma yetkisinin kimde
olduğudur; karma model bu sınırı korur, tam devir onu aşar.
ABD: Deneyin
anavatanı
ABD, mutlak sayıyla dünyanın en büyük özel cezaevi nüfusuna sahiptir; ama
oran olarak sanıldığı kadar baskın değildir. Sentencing Project verilerine göre 2022 sonunda 27 eyalet ve federal
hükümet 90.873 kişiyi özel cezaevlerinde tutuyordu; bu, toplam eyalet ve
federal mahkûm nüfusunun yaklaşık yüzde 8'idir.
Sektörün doğuşu 1980'lerin "suçla savaş" politikalarına dayanır.
Mahkûm sayısı hızla artarken kamu bütçeleri yeni kapasiteye yetişemedi; 1983'te
kurulan Corrections Corporation of America (bugünkü CoreCivic) ve ardından GEO
Group bu boşluğu doldurdu. Sektör 2012'ye kadar büyüdü, sonra mahkûm
sayısındaki genel düşüşle birlikte geriledi.
Eyaletler arasındaki fark çarpıcıdır. Montana mahkûmlarının neredeyse
yarısını özel tesislerde tutarken 23 eyalet hiç özel cezaevi kullanmaz.
Arizona, Tennessee, Hawaii, New Mexico ve Alaska bağımlılığı yüksek
eyaletlerdendir. Arkansas, Kentucky, Michigan ve Wisconsin gibi bazı eyaletler
ise güvenlik ve maliyet kaygılarıyla deneyimi sonlandırdı.
Federal düzeyde son beş yılın hikâyesi bir sarkaç gibidir. Biden'ın Ocak
2021'deki 14006 sayılı kararnamesi Adalet Bakanlığı'nın özel cezaevi
sözleşmelerini yenilememesini emretti; Federal Cezaevleri Bürosu (BOP) da
yaklaşık 14 bin kişiyi kamu tesislerine aktardı. Trump ise 20 Ocak 2025'te,
göreve başladığı gün bu kararnameyi iptal etti (Brennan
Center).
Asıl büyüme ise ceza değil göçmen göz altısı alanındadır. Biden'ın
kararnamesi göçmenlik ve gümrük muhafaza (ICE) sözleşmelerini hiç kapsamıyordu
ve ICE gözaltındaki kişilerin yaklaşık yüzde 90'ı özel şirketlerin işlettiği
tesislerde tutuluyor. Toplu sınır dışı etme politikasıyla birlikte CoreCivic'in
gelirleri 2026'nın ilk çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı (Scripps
News). Dolayısıyla ABD'de bugünkü tartışma, cezaevinden çok idari gözaltı
üzerinden yürüyor: burada mahkûm bir suçtan hüküm giymiş değildir, bu da
meşruiyet sorusunu daha da keskinleştirir.
İngiltere,
İskoçya, Avustralya ve Yeni Zelanda: İlerleyiş ve geri dönüşler
İngilizce konuşan dünya modeli ABD'den aldı ama oranı daha da yükseğe
taşıdı; aynı zamanda en dikkat çekici geri dönüşler de bu ülkelerde yaşandı.
İngiltere ve Galler. Avrupa'nın ilk özel cezaevi, Nisan 1992'de G4S'in
işletmeye başladığı HMP Wolds'tur. Bugün İngiltere ve Galler'de G4S, Serco ve
Sodexo'nun işlettiği 15 özel cezaevi var ve bunlar kapalı cezaevi nüfusunun
yaklaşık yüzde 20'sini barındırıyor (Adalet Bakanlığı). Her özel cezaevinde Bakanlık adına sözleşmeyi
denetleyen bir "Controller" bulunur; cezaevi müdürüne ise
"Director" denir. En sert başarısızlık örneği HMP Birmingham'dır:
2011'de G4S'e verilen cezaevini Başmüfettiş gördüğü en kötü cezaevi olarak
nitelendirdi ve hükümet 2018'de el koyup 2019'da sözleşmeyi feshetti.
İskoçya. İskoçya'nın hikâyesi meşruiyet gerekçesinin saf
bir örneğidir. Hükümet 2019'da cezaevlerinin kâr için işletilmemesi gerektiğini
ilan etti ve özel cezaevlerinin sözleşmeleri bittikçe kamuya alınacağını
açıkladı. Serco'nun işlettiği HMP Kilmarnock 17 Mart 2024'te İskoç Cezaevi
Servisi'ne geçti; bugün yalnızca Sodexo'nun işlettiği HMP Addiewell özel
kalmıştır (İskoç Parlamentosu). Dikkat çekici olan, eleştirmenlerin
Kilmarnock'un Birleşik Krallık'ın en ucuz cezaevlerinden biri olduğunu ve kötü
performans göstermediğini vurgulamasıdır (Reform Scotland). Yani karar performans verisine değil, ilkeye
dayandı.
Avustralya. Ülke uzun yıllar gelişmiş ekonomiler arasında
özel cezaevindeki mahkûm oranı en yüksek ülkeydi. İlk özel cezaevi
Queensland'de Ocak 1990'da açılan Borallon'du. Rick Sarre'nin Mayıs 2026
tarihli değerlendirmesine göre 2025'te 114 tesisten 8'i özel işletmedeydi ve
bunlar mahkûmların yüzde 16,5'ini barındırıyordu; on yıl önce bu oran yüzde
19'du (Civil Liberties Australia). Queensland, yolsuzlukla mücadele komisyonunun
2018 raporu üzerine kalan iki özel cezaevini 2020 ve 2021'de kamuya geri aldı.
Victoria ise oranı en yüksek eyalet olmayı sürdürüyor ve Güney Avustralya
2026'da Adelaide Remand Centre'ın Serco sözleşmesini olumsuz bir rapora rağmen
beş yıl uzattı.
Yeni Zelanda. Serco 2011'de Auckland'daki Mt Eden tutukevini
devraldı. 2015'te mahkûmlar arasında organize kavgalar düzenlendiğine dair
iddialar ortaya çıkınca Islah Bakanlığı sözleşmedeki "step-in"
maddesini işleterek yönetime el koydu ve sözleşmeyi yenilemedi; Serco'ya 8
milyon dolarlık ödeme yükümlülüğü getirildi (RNZ). Buna karşın aynı
yıl açılan Auckland South (Wiri) cezaevi, ülkenin ilk tam hizmet KÖİ'si olarak
uzun vadeli bir sözleşmeyle Serco'ya verildi.
Kıta
Avrupası, Asya, Latin Amerika, Afrika ve İsrail
Anglosakson dünyanın dışında özel cezaevi çoğunlukla "karma
model" biçiminde yayıldı: şirketler inşa eder ve yan hizmetleri yürütür,
gözetim ve güç kullanımı devlette kalır.
Fransa. Karma modelin öncüsü Fransa'dır. 1987'de başlayan
"13.000 yer" programıyla şirketler yemek, temizlik, bakım, atölye ve
meslek eğitimini üstlendi; gözetim ve disiplin devlet personelinde kaldı.
2025'te Cour des comptes tez ödülünü alan bir araştırmacıya göre gestion
déléguée ve KÖİ ile işleyen cezaevleri bugün tutukluların yüzde 60'tan
fazlasını barındırıyor (Actu-Juridique).
İktisat tarihçisi için ilginç bir not: Fransız Devrimi'nden sonra cezaevi
yönetimi uzun süre "entrepreneurs généraux" denen müteahhitlere
devredilmişti. Cour des comptes ise 2006 ve 2010 raporlarında idarenin iki
modeli karşılaştıracak güvenilir bir yöntem geliştiremediğini eleştirdi.
Almanya. Anayasa, egemenlik yetkilerinin kural olarak kamu
görevlilerince kullanılmasını öngördüğü için tam özelleştirme tartışma dışıdır.
Aralık 2005'te açılan Hessen'deki JVA Hünfeld ülkenin ilk "kısmen
özelleştirilmiş" cezaevi oldu: yaklaşık 500 mahkûmlu tesiste 116 devlet
personelinin yanında Serco'nun 95 çalışanı bakım, sağlık, mutfak, atölye ve
psikolojik danışmanlığı yürütüyordu; doğrudan zor kullanma devlette kaldı (Humanistische
Union). Vaat edilen yüzde 15'lik tasarruf ise sonraki denetimlerde
kanıtlanamadı (Caritas).
Japonya. Japonya 1999 tarihli PFI yasasına dayanarak
2007-2008'de dört "Rehabilitasyon Programı Merkezi" açtı. İlki, Nisan
2007'de Yamaguchi'de faaliyete geçen 1.000 kapasiteli Mine merkezidir;
Kitsuregawa, Harima ve Shimane Asahi onu izledi (Japonya Adalet Bakanlığı). Bu tesisler özellikle suç geçmişi hafif
mahkûmlara ayrıldı ve özel sektör meslek eğitimine ağırlık verdi.
Latin Amerika. Şili 2000'lerin başında başlattığı cezaevi
imtiyaz programında açıkça Fransız karma modelini örnek aldı: imtiyazcı şirket
tasarım, inşa ve işletmeyi üstlenirken güvenlik Jandarma'da (Gendarmería)
kaldı. Fundación Paz Ciudadana'nın Amerikalar Arası Kalkınma Bankası için
yaptığı 2013 tarihli değerlendirme, imtiyazlı ve devlet cezaevlerinden çıkanlar
arasında mükerrirlik açısından fark bulamadı (IDB). Brezilya'da ise Minas Gerais eyaletinin 2013'te açtığı Ribeirão das
Neves kompleksi ülkenin ilk cezaevi KÖİ'sidir.
Güney Afrika. Apartheid sonrası dönemde iki büyük KÖİ cezaevi
kuruldu: G4S'in işlettiği Mangaung (Bloemfontein, 2001) ile GEO Group'un ortağı
olduğu Kutama-Sinthumule (Limpopo, 2002), her biri yaklaşık 3.000 kapasiteli ve
25 yıllık sözleşmeli. Mangaung 2013'te grev, işten çıkarmalar, rehine olayı ve
işkence iddialarının ardından devletçe geçici olarak devralındı; 2022'de ünlü
mahkûm Thabo Bester'in ölümünü sahneleyerek buradan kaçması ise devleti 2023'te
yeniden müdahaleye yöneltti. Hükümet iki sözleşmeyi de uzatmama kararı aldı;
Mangaung'un 30 Haziran 2026'da Kutama-Sinthumule'ün Şubat 2027'de kamuya
geçmesi planlandı (PMG).
İsrail. İsrail deneyimi hiç başlamadan bitti. Kâr amaçlı
bir şirketin işleteceği ilk cezaevinin inşası tamamlanmıştı ki Yüksek Mahkeme
2009'da yasal dayanağı iptal etti. Gerekçe performans değil ilkeydi: özgürlüğü
kısıtlama yetkisinin kâr amacı güden bir aktöre verilmesi, insan onurunu ve
özgürlüğünü koruyan temel yasayı kendi başına ihlal ediyordu.
Bir bakışta
ülkeler
Tabloda belirgin bir örüntü var: tam devir modelini kullanan ülkelerin çoğu
son on yılda geri adım attı; karma modeli kullananlar ise modeli korudu.
|
Ülke |
Model |
Kapsam |
Güncel eğilim |
|
ABD |
Tam devir |
Mahkûmların ~%8'i (2022); ICE gözaltısının ~%90'ı |
Federal yasak 2025'te kaldırıldı; göçmen gözaltısında hızlı büyüme |
|
İngiltere ve Galler |
Tam devir + DCMF |
15 cezaevi, kapalı cezaevi nüfusunun ~%20'si |
Sürüyor; Birmingham 2019'da kamuya geri alındı |
|
İskoçya |
Tam devir (PFI) |
1 cezaevi (Addiewell) |
İlke kararıyla kamuya dönüş; Kilmarnock 2024'te alındı |
|
Avustralya |
Tam devir + KÖİ |
114 tesisten 8'i, mahkûmların %16,5'i (2025) |
Geriliyor; Queensland 2020-21'de kamuya aldı |
|
Yeni Zelanda |
Tam devir + KÖİ |
Auckland South (Serco) |
Mt Eden 2015'te geri alındı |
|
Fransa |
Delege yönetim + KÖİ |
Tutukluların %60'tan fazlası |
Kalıcı; yeni cezaevleri bu modelle |
|
Almanya |
Kısmi özelleştirme |
Hünfeld gibi birkaç tesis |
Sınırlı; anayasal engel |
|
Japonya |
PFI karma |
4 merkez, ~6.000 kapasite |
Sürüyor |
|
Şili |
İmtiyaz (karma) |
Programla inşa edilen cezaevleri |
Sürüyor; mükerrirlik farkı yok |
|
Güney Afrika |
Tam devir (KÖİ) |
2 cezaevi, ~6.000 kapasite |
Sözleşmeler uzatılmadı; 2026-27'de kamuya geçiş |
|
İsrail |
— |
Hiç işletilmedi |
Yüksek Mahkeme 2009'da yasakladı |
Ampirik
bulgular: Ne biliyoruz?
Otuz yıllık deneyimin ardından genel tablo şudur: özel cezaevlerinin vaat
ettiği büyük maliyet avantajı ya kanıtlanamadı ya da gizli maliyetlerle eridi;
kalite ve güvenlik açısından ise sonuçlar karışık ama çoğunlukla aleyhte.
Maliyet. Avustralya'da Queensland Denetim Ofisi (2016) ve
Victoria Sayıştayı (2018) benzer standartta işleyen özel cezaevlerinde yüzde
20'ye varan tasarruf tespit etti (Civil Liberties Australia). Buna karşılık Almanya'da Hünfeld ve Offenburg
için öngörülen tasarruf denetimlerde doğrulanamadı; Fransa'da Cour des comptes
iki modeli karşılaştıracak güvenilir bir yöntem bile bulunmadığını tespit etti.
Güney Afrika'da iki KÖİ cezaevi için ödenen toplam tutar 16 milyar rantı aştı.
Gizli maliyet: Daha uzun yatış. Bu alandaki en temiz nedensel kanıt Anita
Mukherjee'nin 2021'de American Economic
Journal: Economic Policy'de yayımlanan çalışmasıdır. Mississippi'deki
kapasite şoklarını doğal deney olarak kullanan Mukherjee, özel cezaevine düşen
mahkûmların ortalama 90 gün, yani cezalarının yüzde 4,8'i kadar daha uzun
yattığını buldu (SSRN). Mekanizma, dolu
yatak başına günlük ücret ödeyen sözleşme yapısıdır: özel cezaevlerinde daha
fazla disiplin cezası yazılıyor, bu da şartlı tahliyeyi geciktiriyor. Uzayan
süre, özel işletmenin sağladığı maliyet tasarrufunun yarısını siliyor;
mükerrirliği ise azaltmıyor. Bu bulgu, Hart, Shleifer ve Vishny'nin eksik
sözleşme argümanının neredeyse ders kitabı niteliğinde bir doğrulamasıdır.
Güvenlik. ABD Adalet Bakanlığı Müfettişliği'nin 2016
raporu, federal sözleşmeli cezaevlerinde kişi başına güvenlik olaylarının
benzer kamu cezaevlerinden çoğu kategoride yüksek olduğunu buldu; bu rapor
Obama yönetiminin federal sözleşmeleri azaltma kararına zemin hazırladı.
İngiltere'de Birmingham, Yeni Zelanda'da Mt Eden ve Güney Afrika'da
Mangaung'daki kontrol kayıpları aynı yönde işaret eder.
Mükerrirlik. Belki de en dikkat çekici bulgu farkın
yokluğudur. Şili'de imtiyazlı ve devlet cezaevleri arasında mükerrirlik farkı
bulunamadı; Mukherjee de Mississippi'de fark görmedi. Yani özel sektörün
"yenilikçi rehabilitasyon" vaadi de kanıtlanmış değildir.
Hesap verebilirlik. Avustralya'daki ulusal değerlendirmelerin ortak
tespiti, ticari sır hükümlerinin performans karşılaştırmasını baştan
imkânsızlaştırmasıdır. Queensland'in yolsuzlukla mücadele komisyonu 2018'de
cezaevi idaresinin özel tesislerin kültürü üzerinde sınırlı görüş ve etkiye
sahip olduğunu vurguladı. Kısacası araçsal gerekçeyi sınamak için gereken veri,
bizzat özelleştirmenin kendisi yüzünden eksik kalıyor.
Sonuç
Özel cezaevi deneyi, özelleştirmenin sınırlarına dair iki gerekçe çizgisini
de sınadı ve ikisi de güç kazandı. Araçsal gerekçe açısından Mukherjee'nin
bulgusu, eksik sözleşme teorisinin öngördüğü kalite aşınmasını tam da beklenen
kanaldan yakaladı. Meşruiyet gerekçesi açısından ise İskoçya ve İsrail,
performans verisinden bağımsız olarak "cezalandırma kimin adına
yapılır?" sorusuyla karar verdi.
Ülke deneyimlerinden çıkan pratik ders şudur: zor kullanma yetkisini
devlette bırakan karma modeller (Fransa, Almanya, Japonya, Şili) kalıcı oldu;
bu yetkiyi şirketlere devreden tam devir modelleri ise İngilizce konuşan
dünyada ve Güney Afrika'da birer birer geri alınıyor. ABD bu eğilimin dışında
kalıyor ve özel gözetimi bugün ceza adaletinden çok göçmen gözaltısı alanında
genişletiyor. Bu da tartışmayı daha da keskinleştiriyor, çünkü orada tutulanlar
herhangi bir suçtan hüküm giymiş kişiler değil.
Kaynaklar
•
Sentencing Project, "Private Prisons
in the United States"
•
Brennan Center, "Trump Reverses Biden
Order that Eliminated DOJ Contracts with Private Prisons" (Ocak 2025)
•
Scripps News, CoreCivic ve GEO Group 2026
ilk çeyrek sonuçları
•
Birleşik Krallık Adalet Bakanlığı, özel
işletilen cezaevleri bilgilendirmesi (2025)
•
İskoç Parlamentosu araştırma brifingi SB
26-33 (Haziran 2026)
•
Reform Scotland, Kilmarnock'un
kamulaştırılması üzerine
•
Rick Sarre, "Why does Australia have
so many private prisons?" (Mayıs 2026)
•
RNZ, Serco ve Mt Eden haberleri
•
Actu-Juridique, Fransız modeli üzerine
söyleşi
•
Humanistische Union, JVA Hünfeld ve Caritas, "Privater Strafvollzug: kein
Beleg für Wirtschaftlichkeit" (2014)
•
Japonya Adalet Bakanlığı, Suç Beyaz Kitabı: PFI
cezaevleri
•
Fundación Paz Ciudadana ve IDB, Şili imtiyazlı
cezaevleri değerlendirmesi (2013)
•
Parliamentary Monitoring Group, Güney Afrika KÖİ
cezaevlerinin devralınması
•
Mukherjee, A. (2021), "Impacts of Private Prison Contracting on Inmate
Time Served and Recidivism", AEJ: Economic Policy 13(2): 408–438
Yorumlar
Yorum Gönder