Chrematistike (Mal Edinme Sanatı) ve Mercatura'nın (Ticaret) İtibar Arayışı: Mekanik Sanattan Episteme'ye ('Bilim'e') Düz Olmayan ve Tamamlanmamış Bir Yükseliş
Chrematistike (Mal Edinme Sanatı) ve Mercatura'nın
(Ticaret) İtibar Arayışı: Mekanik
Sanattan Episteme'ye ('Bilim'e') Düz Olmayan ve Tamamlanmamış Bir Yükseliş
Ercan
Eren
I. Giriş: İtibar Neden Bir Analiz Kategorisi Olmalı?[1]
Mercatura (Latince: ticaret, ticaret sanatı)[2], Batı
düşünce tarihinde nadiren tarafsız bir terim olmuştur. Antik Yunan'dan 18.
yüzyıl sonuna kadar geçen yaklaşık iki bin yıllık süre boyunca bu faaliyet —
malın el değiştirmesi, kâr amacıyla alım-satım — kimi zaman bir günah, kimi
zaman hoş görülen bir zorunluluk, kimi zaman bir yurttaşlık erdemi, kimi zaman
da bilimsel bir mekanizma olarak tanımlanmıştır. Bu bölümün tezi şudur:
mercatura'nın tarihini düz bir "itibar kazanma" çizgisi olarak okumak
yanıltıcıdır. Bunun yerine, itibarın dört ayrı ve birbirinden bağımsız hareket
eden eksende dağıtıldığını görmek gerekir.
Bu dört eksen şöyle tanımlanabilir:
1. Epistemik eksen — mercatura hangi bilgi kategorisine dahildir:
zihinsel/özgür bilgiye (ratio) mi, yoksa bedensel/pratik bilgiye (manus) mi?
2. Ahlaki-teolojik eksen — ticaret günah mıdır, koşullu meşru
mudur, yoksa erdem midir?
3. Kurumsal-pedagojik eksen — mercatura nerede, nasıl öğretilir;
kendi kürsüsü, kendi metodolojisi var mıdır?
4. İktisadi-üretkenlik ekseni — mercatura yeni bir değer üretir
mi, yoksa var olanı sadece el değiştirtip "kısır" mı kalır?
Bu dört eksenin her biri kendi hızında, kendi mantığıyla ve çoğu zaman
diğerlerinden bağımsız biçimde ilerler; bazen biri yükselirken diğeri sabit
kalır, hatta bazen — Fizyokratlarda göreceğimiz gibi — biri geriler. Bölümün
ana tezi, mercatura'nın hiçbir zaman "liberal sanatlar" kategorisine
resmî olarak terfi etmediğidir: 1776'ya gelindiğinde, mercatura eski kategoriye
girmek yerine kendi kategorisini — siyasal iktisadı (political economy) — inşa
ederek "terfi" sorusunu geçersiz kılmıştır.
II. Kökenler: Karışık Bir Miras (Ksenefon'dan Aristoteles'e)
Ksenefon, Poroi (Gelir Kaynakları Üzerine) adlı eserinde Atina'nın
gelirlerini artırma yollarını tartışırken yabancı tüccarları (metoikoi)
ve ticareti açıkça teşvik eder: vergi kolaylığı, güvenlik ve liman altyapısı
önerir, çünkü ticaret şehre servet getirir.[3]
Burada mercatura, ahlaki bir sorun değil, bir kamu yararı aracıdır — dört
eksenimizden hiçbiri henüz olumsuz yönde harekete geçmemiştir.
Asıl kırılma Aristoteles'le gelir. Politika'nın I. Kitabı'nda, oikonomike
(hane idaresi — amacı sınırlı, kullanım değerine dayalı "doğal"
servet edinme) ile chrematistike (mal edinme sanatı) arasına keskin bir
ayrım koyar. Chrematistike'nin "doğaya aykırı" (para physin)
alt-türü olan kapelike (perakende ticaret) mahkûm edilir, çünkü mal
üretmez, yalnızca el değiştirtir ve amacı sınırsızdır. En keskin mahkûmiyet ise
tokismos (faizcilik) içindir: para, değişim aracı olsun diye icat
edilmiştir, kendi kendini üretsin diye değil.[4] Bu
tek pasaj hem epistemik hem de ahlaki-teolojik eksenlerin felsefi temelini aynı
anda atar — ileride Eriugena'da göreceğimiz "mekanik sanat"
sınıflamasının ve Patristik dönemde göreceğimiz teolojik günah dilinin ortak
kökeni burasıdır.
III. Roma'da Ölçekli İtibar: Cicero
Cicero, De Officiis'te Aristoteles'in mahkûmiyetini tamamen
benimsemez; onun yerine bir ölçek ayrımı getirir. Küçük ölçekli
perakende ticaret (mercatura tenuis) "bayağı" (sordida)
sayılır, çünkü kâr maldan değil abartıdan/yalandan gelir. Büyük ölçekli,
uluslararası ticaret (mercatura magna et copiosa) ise övgüye değerdir —
özellikle tüccar kazandığı serveti toprak sahipliğine (villa) dönüştürürse.[5]
İtibar burada ölçeğe ve nihai olarak toprağa dönüşme koşuluna bağlanır: Roma
hukukunda senatocu sınıfın doğrudan ticaretle uğraşması yasaklanmış, ama azat
edilmiş köleler üzerinden dolaylı yatırım yaygınlaşmıştır. Mercatura, seçkinler
için doğrudan yapılmaması ama dolaylı yoldan yararlanılması gereken bir
faaliyettir.
IV. Patristik Damgalama ve Eriugena'nın Kodlaması (2.–9. Yüzyıl)
Kilise babaları, Aristoteles'in felsefi mahkûmiyetini büyük ölçüde
devralır, ama Cicero'nun ölçek ayrımını çoğunlukla reddeder: onlara göre sorun
kâr güdüsünün kendisidir, ölçek fark etmez. Tertullianus ticareti avaritia
(açgözlülük) ile özdeşleştirir.[6]
Geleneksel olarak Hieronymus'a atfedilen ünlü formül — "Homo mercator
vix aut numquam potest Deo placere" (bir tüccar Tanrı'yı neredeyse
asla memnun edemez) — bu dönemin en yoğun ifadesidir.[7]
Ambrosius ise faizi (usura) doğrudan hırsızlıkla bir tutar.[8] Bu üç
isimde ortak olan, Aristoteles'in felsefi argümanının (doğaya aykırılık,
sınırsızlık) teolojik bir suçlamaya (günah, açgözlülük)
dönüştürülmesidir — argümanın yapısı aynı kalır, gerekçesi seküler doğa
felsefesinden Hristiyan ahlakına kayar.
Bu miras, 9. yüzyılda Johannes Scotus Eriugena'nın Periphyseon
adlı eserinde epistemolojik bir taksonomiye dönüştürülür. Martianus Capella'nın
5. yüzyılda kodladığı yedi liberal sanata (trivium + quadrivium) karşılık,
Eriugena yedi mekanik sanatı (septem artes mechanicae)
sistematikleştirir — bunlardan biri de mercatura'dır.[9]
Liberal sanatlar ratio'ya (akıl) dayanır, özgür insana yakışır; mekanik
sanatlar manus'a (el) dayanır, bedensel ve "servil" (köleye
yakışır) sayılır. Mercatura'nın burada yer alması tesadüf değildir:
Aristoteles'ten beri süregelen "bu faaliyet üretmez, sadece el
değiştirtir" argümanı, artık epistemolojik bir düşüklük olarak kodlanmış
olur. 9. yüzyılda mercatura üç kat damgalıdır: Aristotelesçi (doğaya aykırı),
Hristiyan (günahkâr) ve şimdi Eriugena ile epistemolojik (mekanik/aşağı bilgi
türü).
V. İtibarın Hukuki Kazanımı (12.–13. Yüzyıl)
Eriugena'nın şeması sabit dururken, altındaki toplumsal gerçeklik hızla
değişir: akınların azalması, tarımsal verim artışı ve kentlerin yeniden doğuşu,
uzun mesafeli ticareti canlandırır.[10]
Entelektüel-teolojik çerçeve bu gerçekliğe ancak 12. yüzyılda yetişmeye başlar.
Gratianus'un Decretum'unda (yaklaşık 1140) hâlâ Hieronymus'un
formülü aktarılır, ama önemli bir ayrım eklenir: meşru negotiator (malı
taşıma riski ve emeğiyle değer katan tüccar) ile saf turpe lucrum (hile,
stok tutup fiyat şişirme yoluyla kâr) arasında.[11]
Petrus Abelardus'un Ethica'sında geliştirdiği "ahlaki değerlendirme
eylemde değil niyette (intentio) yatar" ilkesi, bu ayrımın felsefi
zeminini güçlendirir.[12]
Sonraki dekretalistler, bir tüccarın kârını meşrulaştıran üç unsuru işler: labor
(emek), periculum (risk) ve industria (beceri).
Bu üçlü formül, 13. yüzyılda Thomas Aquinas'ın Summa Theologiae'sinde
(II-II, q. 77) sistematikleşir: iustum pretium (adil fiyat) toplumsal
ihtiyaç ve emek/masrafla belirlenir. Ticaret hâlâ "kendi başına biraz
bayağı" sayılır, ama tüccar aile geçindirmek ya da kamu yararı için
çalışıyorsa kâr meşrulaşır. Faiz konusunda Aquinas serttir: para
"kısır"dır, tokos argümanı aynen devam eder.[13] Bu
dönemde mercatura hukuki-ahlaki eksende sistematik olarak koşullu bir itibar
kazanır; ama epistemik eksen (mekanik sanat statüsü) ve kurumsal eksen
(üniversite kürsüsü yokluğu) hareketsizdir.
VI. Alternatif İtibar Kanalları (14.–16. Yüzyıl)
14. yüzyılda, skolastik gelenek içinde teolojiden bağımsızlaşan ilk
analitik kıpırdanmalar görülür. Nicole Oresme'in De Moneta'sı, ilk
sistematik parasal risale sayılır: parayı bir mal gibi analiz eder, hükümdarın
parayı tağşiş etmesini halka karşı bir hırsızlık olarak eleştirir.[14] Jean
Buridan, değer ve fiyat üzerine erken talep-tabanlı açıklamalar geliştirir.[15] Bu
iki isimde ahlaki dil hâlâ vardır, ama analiz artık teolojik değil
ekonomik-mantıksaldır — epistemik eksende yeni bir kanal açılır: analitik
itibar.
15. yüzyıl Floransa'sında ise mercatura, teolojik af beklemeden pozitif
bir sivil erdem hâline gelir. Leonardo Bruni ve Floransa sivil hümanistleri,
zenginlik üretmeyi ve onu kamu için harcamayı (magnificenza) bir
yurttaşlık erdemi sayar; Leon Battista Alberti I libri della famiglia'da
tüccar-aile reisini idealize eder.[16]
Eriugena'nın epistemolojik damgası burada fiilen tersine döner: mekanik olan
artık soylu sayılır.
Aynı dönemde kurumsal-pedagojik eksende de somut bir kazanım vardır.
Fibonacci'nin Liber Abaci'si (1202) Hint-Arap rakamlarını ve pratik
ticari hesap yöntemlerini Latin Batı'ya tanıtır; 14. yüzyılda İtalyan
kentlerinde yaygınlaşan scuole d'abaco, tüccar çocuklarına yerel dilde
aritmetik ve kambiyo hesabı öğreten laik okullardır. Luca Pacioli'nin Summa
de Arithmetica'sı (1494), çift kayıtlı defter tutma yöntemini sistematik
olarak kodifiye eder.[17] Bu,
mercatura'nın üniversite dışında ama kendi ders kitapları, kendi öğretim
geleneğiyle sistematik bir bilgi alanına dönüştüğü andır — tam liberal sanat
değil, ama artık salt "el işi" de değil.
16. yüzyılda İspanyol Salamanca Okulu, epistemik ekseni olgunluğa taşır.
Martín de Azpilcueta, Comentario Resolutorio de Usuras'da (1556) miktar
teorisi parasının ilk net ifadelerinden birini geliştirir; Domingo de Soto ve
Luis de Molina, adil fiyatı bireysel ahlaki değerlendirmeden çıkarıp serbest
piyasada arz-talebin oluşturduğu fiyata yaklaştırırlar.[18]
Teolojik çerçeve korunur, ama içine tamamen seküler bir fiyat-para analizi
yerleşir: mercatura artık ahlaki bir dava değil, incelenmesi gereken bir
mekanizmadır. Aynı yüzyılda Reform cephesinde Calvin, faizi koşullu olarak
meşrulaştırarak Aquinas'ın mutlak yasağını gevşetir.[19] —
bu, 17. yüzyıl Hollanda ticaret patlamasının teolojik zeminini hazırlayacaktır.
VII. Yarım Kalan Siyasi Terfi (1615)
Antoine de Montchrétien, Traicté de l'oeconomie politique'de
(1615) terimi ilk kez kullanır: Aristoteles'in oikonomia'sını (hane
yönetimi) polis/devlet ölçeğine taşır.[20]
Mercatura artık devletin serveti ve gücünün aracıdır — söylemsel/siyasi eksende
önemli bir terfi.
Ne var ki bu terfi tam değildir. Francis Bacon, tam aynı dönemde bilgiyi
yeniden sınıflandırırken mekanik sanatları hâlâ ayrı, aşağı bir kategori olarak
tutar.[21]
Kurumsal gerçeklik daha da netleştiricidir: 1615'te üniversiteler hâlâ eski
yapıdadır (artes fakültesi + teoloji/hukuk/tıp), mercatura'nın hiçbir
üniversitede kürsüsü yoktur; eğitimi hâlâ scuole d'abaco ve çıraklık/lonca
modeliyle verilir. Üç eksen burada eşzamanız hareket eder: söylemsel-siyasi
eksen yükselmiş, kurumsal-pedagojik ve epistemik-taksonomik eksenler ise 9.
yüzyıldaki konumlarına yakın kalmıştır. Montchrétien mercatura'yı liberal
sanatlara terfi ettirmemiş, onu Aristoteles'in kendi pratik felsefe üçlüsüne
(Etika–Oikonomika–Politika) ekleyerek mekanik/liberal ikiliğinin tamamen
dışında üçüncü bir alan yaratmıştır.
VIII. Kurumsal İtibar ve Karşı-Akım (1754 ve Fizyokratlar)
Kurumsal-pedagojik eksende asıl zirve 1754'te gelir: Antonio Genovesi,
Napoli'de Avrupa'nın ilk iktisat/ticaret kürsüsüne atanır — kürsünün adı "Commercio
e Meccanica"dır (Ticaret ve Mekanik).[22]
Kürsü adının hâlâ "mekanik" kelimesini taşıması, 150 yıl sonra bile
Eriugena'nın eski etiketinin tam silinmediğinin somut kanıtıdır.
Tam da bu kurumsal zirve yıllarında, iktisadi-üretkenlik ekseninde bir geri
sıçrama yaşanır. François Quesnay'nin Tableau économique'si (1758)
ve Mercier de la Rivière'in L'ordre naturel'ü (1767), toplumu üçe
ayırır: classe productive (yalnızca çiftçiler — toprak gerçek bir fazla,
produit net, yaratır), classe stérile (zanaatkârlar, tüccarlar,
sanayiciler — hiçbir yeni değer üretmezler, sadece biçim değiştirirler) ve classe
des propriétaires (toprak sahipleri).[23]
Fizyokratlar, Aristoteles'in 2300 yıl önceki "kapelike üretmez"
argümanını, artık "bilimsel" bir iktisadi model (Quesnay hekimdi; Tableau'nun
kan dolaşımı benzetmesi bundandır) içinde diriltir. Mercatura burada
Eriugena'nın "mekanik" kategorisinden bile daha kötü bir yere düşer:
artık yalnızca aşağı bir bilgi türü değil, doğrudan "ekonomik olarak
steril" ilan edilir. İtibar, ticaretten toprağa kayar — yedi mekanik
sanattan biri (agricultura) diğerinin (mercatura) üzerine çıkar.
IX. Kapanış: İtibarın Yeniden Tanımlanması, Terfi Değil (1776)
Adam Smith'in Wealth of Nations'ı (1776), açtığımız dört ekseni
aynı anda kapatır.[24]
Üretkenlik ekseninde, Smith Fizyokrat "tek üretken sınıf toprak"
tezini reddeder; emek (iş bölümü) evrensel değer kaynağı olur, classe
stérile ortadan kalkar. Ahlaki-teolojik eksende, Locke ve Hume'un açtığı
yoldan, faiz artık tartışma konusu bile değildir — sermayenin fırsat maliyetine
karşılık gelen meşru bir fiyattır; bin yıllık teolojik mahkûmiyet sessizce arka
plana düşer.
Epistemik eksende ise "yükseldi ama tam değil" tezinin en zarif
kapanışı gerçekleşir: Smith mercatura'yı eski liberal sanatlar listesine sokmaz
— çünkü o liste 18. yüzyılda zaten anlamını yitirmiştir. Bunun yerine
mercatura'yı yeni bir kategoriye, political economy'ye, kendi
metodolojisi olan “bağımsız bir bilime” dönüştürür. Kurumsal eksende, Smith'in
Glasgow Üniversitesi'ndeki Ahlak Felsefesi kürsüsü (1752–1764) ve buradan doğan
"Jurisprudence" dersleri, Genovesi'nin hâlâ "mekanik"
etiketi taşıyan kürsüsünden farklı bir akademik soy hattının — 19. yüzyıl
başındaki bağımsız Political Economy kürsülerinin — doğrudan atasıdır.[25]
Ksenefon'un Poroi'de ticareti kamu yararı için önerdiği andan (MÖ
4. yüzyıl), Smith'in ticareti "görünmez el" aracılığıyla kamu
yararının kendisi ilan ettiği ana (1776) kadar geçen yaklaşık 2150 yıl, bir tam
daire çizer gibi görünse de aslında çizmez — çünkü aradan geçen süre
mercatura'yı başladığı yere değil, bambaşka bir epistemik statüye taşımıştır.
Baldwin, John W. The Medieval
Theories of the Just Price: Romanists, Canonists, and Theologians in the
Twelfth and Thirteenth Centuries. Philadelphia: American Philosophical Society,
1959.
Baron, Hans. The Crisis of the Early
Italian Renaissance: Civic Humanism and Republican Liberty in an Age of
Classical Tyranny and Republican Liberty. Princeton: Princeton University
Press, 1966.
Finley, Moses I. The Ancient Economy.
Berkeley: University of California Press, 1973.
Grendler, Paul F. Schooling in
Renaissance Italy: Literacy and Learning, 1300–1600. Baltimore: Johns Hopkins
University Press, 1989.
Grice-Hutchinson, Marjorie. The
School of Salamanca: Readings in Spanish Monetary Theory, 1544–1605. Oxford:
Clarendon Press, 1952.
Hutchison, Terence. Before Adam
Smith: The Emergence of Political Economy, 1662–1776. Oxford: Basil Blackwell,
1988.
Langholm, Odd. The Legacy of
Scholasticism in Economic Thought: Antecedents of Choice and Power. Cambridge:
Cambridge University Press, 1998.
Le Goff, Jacques. Your Money or Your
Life: Economy and Religion in the Middle Ages. Çev. Patricia Ranum. New York:
Zone Books, 1988 [Fr. orij. 1986].
Meikle, Scott. Aristotle's Economic
Thought. Oxford: Clarendon Press, 1995.
Pirenne, Henri. Medieval Cities:
Their Origins and the Revival of Trade. Princeton: Princeton University Press,
1952 [Fr. orij. 1925].
de Roover, Raymond. Business,
Banking, and Economic Thought in Late Medieval and Early Modern Europe. Ed.
Julius Kirshner. Chicago: University of Chicago Press, 1974.
Todeschini, Giacomo. Franciscan
Wealth: From Voluntary Poverty to Market Society. Çev. Donatella Melucci. New
York: Bonaventure University, 2009.
Birincil Kaynaklar (Bölüm İçinde Anılan)
Alberti, Leon Battista. I libri della
famiglia. Yaklaşık 1433–1441.
Aquinas, Thomas. Summa Theologiae,
II-II.
Aristoteles. Politika, I. Kitap.
Azpilcueta, Martín de. Comentario
Resolutorio de Usuras. 1556.
Bacon, Francis. The Advancement of
Learning. 1605 / De Augmentis Scientiarum. 1623.
Cicero, Marcus Tullius. De Officiis.
Eriugena, Johannes Scotus.
Periphyseon. Yaklaşık 862–866.
Gratianus. Decretum. Yaklaşık 1140.
Martianus Capella. De nuptiis
Philologiae et Mercurii. 5. yy.
Montchrétien, Antoine de. Traicté de
l'oeconomie politique. 1615.
Oresme, Nicole. De Moneta. Yaklaşık
1355.
Pacioli, Luca. Summa de Arithmetica,
Geometria, Proportioni et Proportionalita. 1494.
Quesnay, François. Tableau
économique. 1758.
Smith, Adam. An Inquiry into the
Nature and Causes of the Wealth of Nations. 1776.
Ksenefon. Poroi (Gelir Kaynakları
Üzerine); Oikonomikos.
[1]
Claude AI yardımıyla yazılmıştır.
[2]Mercatura, Latince mercari ("satın almak, ticaret
yapmak") fiilinden türeyen bir isimdir; klasik dönemde "ticaret yapma
eylemi", "tüccarlık" ve zaman zaman "ticari mal"
anlamlarını birlikte taşır. Orta çağ Latincesinde ars mercatura ("ticaret
sanatı") ve mercatantia gibi türevleriyle genişler. Bu bölümde terim hem
somut ticari faaliyeti hem de bu faaliyete atfedilen kavramsal/epistemik
kategoriyi işaret etmek üzere bilinçli olarak Latince bırakılmış, ilk geçtiği
yerde parantez içi Türkçesiyle verilmiştir.
[3]Ksenefon, Poroi (Gelir Kaynakları Üzerine), özellikle
III. ve V. bölümler; krş. Oikonomikos, XX.
[4]Aristoteles, Politika, I. Kitap, 1256a–1258b.
Tokos/tokismos kelime oyunu ("faiz" ile "yavru" arasındaki
çokanlamlılık) için bkz. 1258b.
[5]Cicero, De Officiis, I.150–151. Senatocu sınıfın
doğrudan ticaretten men edilmesi için bkz. Lex Claudia, MÖ 218.
[6]Tertullianus, De Idololatria ve ilgili pasajlar;
ticaretin avaritia (açgözlülük) ile özdeşleştirilmesi üzerine standart tartışma
için Le Goff (1986)'a bkz. (Kaynakça'da).
[7]"Homo mercator vix aut numquam potest Deo
placere" formülü geleneksel olarak Hieronymus'a atfedilir; ifadenin kesin
metinsel kökeni ve aktarım zinciri tartışmalıdır — bkz. Baldwin (1959), s. 13
vd.
[8]Ambrosius, De Tobia, faiz/usura'nın hırsızlıkla bir
tutulması üzerine.
[9]Yedi liberal sanat (trivium+quadrivium) şeması için
bkz. Martianus Capella, De nuptiis Philologiae et Mercurii (5. yy). Yedi
mekanik sanatın (septem artes mechanicae) sistematik karşı-listesi için bkz.
Johannes Scotus Eriugena, Periphyseon (Periphyseon, De divisione naturae),
yaklaşık 862–866. Liste: vestiaria, agricultura, architectura,
militia/venatoria, mercatura, coquinaria, metallaria. (Vestiaria:
Terzilik ve dokuma (tekstil üretimi), Agricultura: Tarım, Architectura:
Mimari ve duvarcılık, Militia ve Venatoria: Savaş, avcılık ve askeri
eğitim (dövüş sanatları), Mercatura: Ticaret, Coquinaria: Aşçılık
ve yemek pişirme, Metallaria: Metalürji ve nalbantlık)
[10]"Ticaret Devrimi"nin kentleri yeniden
yarattığı tezi için klasik referans: Pirenne (1925/1952).
[11]Gratianus, Decretum, yaklaşık 1140; negotiator/turpe
lucrum ayrımı için Causa 14 civarındaki pasajlar.
[12]Petrus Abelardus, Ethica seu Scito te ipsum, yaklaşık
1140; niyet (intentio) merkezli ahlak anlayışı.
[13]Thomas Aquinas, Summa Theologiae, II-II, q. 77 (iustum
pretium) ve q. 78 (usura). Labor–periculum–industria formülünün dekretalist
kökeni için bkz. Langholm (1998).
[14]Nicole Oresme De Moneta (Tractatus de origine, natura,
jure et mutationibus monetarum), yaklaşık 1355.
[15]Jean Buridan, Aristoteles'in Nikomakhos'a Etik'i
üzerine Quaestiones, değer ve fiyat üzerine ilgili sorular.
[16]Leonardo Bruni'nin sivil hümanizmi ve Leon Battista
Alberti, I libri della famiglia (yaklaşık 1433–1441). Floransa'da
tüccar-yurttaş idealinin (vita activa, magnificenza) inşası için bkz. Baron
(1966).
[17]Leonardo Fibonacci (Pisalı), Liber Abaci, 1202. Luca
Pacioli, Summa de Arithmetica, Geometria, Proportioni et Proportionalita, 1494
(çift kayıtlı defter tutma / partita doppia bölümü). Scuole d'abaco'nun 14. yy
Floransa'sındaki yaygınlığı için bkz. Grendler (1989).
[18]Salamanca Okulu: Martín de Azpilcueta, Comentario
Resolutorio de Usuras, 1556 (miktar teorisi parasının erken ifadesi); Domingo
de Soto ve Luis de Molina'nın adil fiyatı piyasa fiyatına yaklaştıran katkıları
için bkz. Grice-Hutchinson (1952).
[19]Jean Calvin'in faize dair koşullu, mektup biçimindeki
görüşleri (yaklaşık 1545 civarı, özellikle Claude de Sachins'e mektup) için
bkz. Hutchison (1988).
[20]Antoine de Montchrétien, Traicté de l'oeconomie
politique, 1615.
[21]Francis Bacon, The Advancement of Learning, 1605;
genişletilmiş Latince hâli De Augmentis Scientiarum, 1623 (VIII. Kitap).
[22]Antonio Genovesi, 1754'te Napoli Üniversitesi'nde
Avrupa'nın ilk iktisat kürsüsüne ("Cattedra di Commercio e
Meccanica") atanmıştır.
[23]François Quesnay, Tableau économique, 1758;
Pierre-Paul Mercier de la Rivière, L'ordre naturel et essentiel des sociétés
politiques, 1767.
[24]Adam Smith, An Inquiry into the Nature and Causes of
the Wealth of Nations, 1776, özellikle IV. Kitap (Fizyokrat sistemin
eleştirisi).
[25]Smith'in Glasgow Üniversitesi Ahlak Felsefesi Kürsüsü
(1752–1764) ve buradan doğan "Jurisprudence" dersleri için bkz.
Smith'in öğrenci notları (Lectures on Jurisprudence). Oxford'daki ilk bağımsız
Political Economy kürsüsü (Drummond Professorship) 1825'te kurulmuştur.
Yorumlar
Yorum Gönder