Chrematistike (Mal Edinme Sanatı) ve Mercatura'nın (Ticaret) İtibar Arayışı: Mekanik Sanattan Episteme'ye ('Bilim'e') Düz Olmayan ve Tamamlanmamış Bir Yükseliş

 

Chrematistike (Mal Edinme Sanatı) ve Mercatura'nın (Ticaret) İtibar Arayışı: Mekanik Sanattan Episteme'ye ('Bilim'e') Düz Olmayan ve Tamamlanmamış Bir Yükseliş

Ercan Eren

I. Giriş: İtibar Neden Bir Analiz Kategorisi Olmalı?[1]

Mercatura (Latince: ticaret, ticaret sanatı)[2], Batı düşünce tarihinde nadiren tarafsız bir terim olmuştur. Antik Yunan'dan 18. yüzyıl sonuna kadar geçen yaklaşık iki bin yıllık süre boyunca bu faaliyet — malın el değiştirmesi, kâr amacıyla alım-satım — kimi zaman bir günah, kimi zaman hoş görülen bir zorunluluk, kimi zaman bir yurttaşlık erdemi, kimi zaman da bilimsel bir mekanizma olarak tanımlanmıştır. Bu bölümün tezi şudur: mercatura'nın tarihini düz bir "itibar kazanma" çizgisi olarak okumak yanıltıcıdır. Bunun yerine, itibarın dört ayrı ve birbirinden bağımsız hareket eden eksende dağıtıldığını görmek gerekir.

Bu dört eksen şöyle tanımlanabilir:

1. Epistemik eksen — mercatura hangi bilgi kategorisine dahildir: zihinsel/özgür bilgiye (ratio) mi, yoksa bedensel/pratik bilgiye (manus) mi?

2. Ahlaki-teolojik eksen — ticaret günah mıdır, koşullu meşru mudur, yoksa erdem midir?

3. Kurumsal-pedagojik eksen — mercatura nerede, nasıl öğretilir; kendi kürsüsü, kendi metodolojisi var mıdır?

4. İktisadi-üretkenlik ekseni — mercatura yeni bir değer üretir mi, yoksa var olanı sadece el değiştirtip "kısır" mı kalır?

Bu dört eksenin her biri kendi hızında, kendi mantığıyla ve çoğu zaman diğerlerinden bağımsız biçimde ilerler; bazen biri yükselirken diğeri sabit kalır, hatta bazen — Fizyokratlarda göreceğimiz gibi — biri geriler. Bölümün ana tezi, mercatura'nın hiçbir zaman "liberal sanatlar" kategorisine resmî olarak terfi etmediğidir: 1776'ya gelindiğinde, mercatura eski kategoriye girmek yerine kendi kategorisini — siyasal iktisadı (political economy) — inşa ederek "terfi" sorusunu geçersiz kılmıştır.

II. Kökenler: Karışık Bir Miras (Ksenefon'dan Aristoteles'e)

Ksenefon, Poroi (Gelir Kaynakları Üzerine) adlı eserinde Atina'nın gelirlerini artırma yollarını tartışırken yabancı tüccarları (metoikoi) ve ticareti açıkça teşvik eder: vergi kolaylığı, güvenlik ve liman altyapısı önerir, çünkü ticaret şehre servet getirir.[3] Burada mercatura, ahlaki bir sorun değil, bir kamu yararı aracıdır — dört eksenimizden hiçbiri henüz olumsuz yönde harekete geçmemiştir.

Asıl kırılma Aristoteles'le gelir. Politika'nın I. Kitabı'nda, oikonomike (hane idaresi — amacı sınırlı, kullanım değerine dayalı "doğal" servet edinme) ile chrematistike (mal edinme sanatı) arasına keskin bir ayrım koyar. Chrematistike'nin "doğaya aykırı" (para physin) alt-türü olan kapelike (perakende ticaret) mahkûm edilir, çünkü mal üretmez, yalnızca el değiştirtir ve amacı sınırsızdır. En keskin mahkûmiyet ise tokismos (faizcilik) içindir: para, değişim aracı olsun diye icat edilmiştir, kendi kendini üretsin diye değil.[4] Bu tek pasaj hem epistemik hem de ahlaki-teolojik eksenlerin felsefi temelini aynı anda atar — ileride Eriugena'da göreceğimiz "mekanik sanat" sınıflamasının ve Patristik dönemde göreceğimiz teolojik günah dilinin ortak kökeni burasıdır.

III. Roma'da Ölçekli İtibar: Cicero

Cicero, De Officiis'te Aristoteles'in mahkûmiyetini tamamen benimsemez; onun yerine bir ölçek ayrımı getirir. Küçük ölçekli perakende ticaret (mercatura tenuis) "bayağı" (sordida) sayılır, çünkü kâr maldan değil abartıdan/yalandan gelir. Büyük ölçekli, uluslararası ticaret (mercatura magna et copiosa) ise övgüye değerdir — özellikle tüccar kazandığı serveti toprak sahipliğine (villa) dönüştürürse.[5] İtibar burada ölçeğe ve nihai olarak toprağa dönüşme koşuluna bağlanır: Roma hukukunda senatocu sınıfın doğrudan ticaretle uğraşması yasaklanmış, ama azat edilmiş köleler üzerinden dolaylı yatırım yaygınlaşmıştır. Mercatura, seçkinler için doğrudan yapılmaması ama dolaylı yoldan yararlanılması gereken bir faaliyettir.

IV. Patristik Damgalama ve Eriugena'nın Kodlaması (2.–9. Yüzyıl)

Kilise babaları, Aristoteles'in felsefi mahkûmiyetini büyük ölçüde devralır, ama Cicero'nun ölçek ayrımını çoğunlukla reddeder: onlara göre sorun kâr güdüsünün kendisidir, ölçek fark etmez. Tertullianus ticareti avaritia (açgözlülük) ile özdeşleştirir.[6] Geleneksel olarak Hieronymus'a atfedilen ünlü formül — "Homo mercator vix aut numquam potest Deo placere" (bir tüccar Tanrı'yı neredeyse asla memnun edemez) — bu dönemin en yoğun ifadesidir.[7] Ambrosius ise faizi (usura) doğrudan hırsızlıkla bir tutar.[8] Bu üç isimde ortak olan, Aristoteles'in felsefi argümanının (doğaya aykırılık, sınırsızlık) teolojik bir suçlamaya (günah, açgözlülük) dönüştürülmesidir — argümanın yapısı aynı kalır, gerekçesi seküler doğa felsefesinden Hristiyan ahlakına kayar.

Bu miras, 9. yüzyılda Johannes Scotus Eriugena'nın Periphyseon adlı eserinde epistemolojik bir taksonomiye dönüştürülür. Martianus Capella'nın 5. yüzyılda kodladığı yedi liberal sanata (trivium + quadrivium) karşılık, Eriugena yedi mekanik sanatı (septem artes mechanicae) sistematikleştirir — bunlardan biri de mercatura'dır.[9] Liberal sanatlar ratio'ya (akıl) dayanır, özgür insana yakışır; mekanik sanatlar manus'a (el) dayanır, bedensel ve "servil" (köleye yakışır) sayılır. Mercatura'nın burada yer alması tesadüf değildir: Aristoteles'ten beri süregelen "bu faaliyet üretmez, sadece el değiştirtir" argümanı, artık epistemolojik bir düşüklük olarak kodlanmış olur. 9. yüzyılda mercatura üç kat damgalıdır: Aristotelesçi (doğaya aykırı), Hristiyan (günahkâr) ve şimdi Eriugena ile epistemolojik (mekanik/aşağı bilgi türü).

 V. İtibarın Hukuki Kazanımı (12.–13. Yüzyıl)

Eriugena'nın şeması sabit dururken, altındaki toplumsal gerçeklik hızla değişir: akınların azalması, tarımsal verim artışı ve kentlerin yeniden doğuşu, uzun mesafeli ticareti canlandırır.[10] Entelektüel-teolojik çerçeve bu gerçekliğe ancak 12. yüzyılda yetişmeye başlar.

Gratianus'un Decretum'unda (yaklaşık 1140) hâlâ Hieronymus'un formülü aktarılır, ama önemli bir ayrım eklenir: meşru negotiator (malı taşıma riski ve emeğiyle değer katan tüccar) ile saf turpe lucrum (hile, stok tutup fiyat şişirme yoluyla kâr) arasında.[11] Petrus Abelardus'un Ethica'sında geliştirdiği "ahlaki değerlendirme eylemde değil niyette (intentio) yatar" ilkesi, bu ayrımın felsefi zeminini güçlendirir.[12] Sonraki dekretalistler, bir tüccarın kârını meşrulaştıran üç unsuru işler: labor (emek), periculum (risk) ve industria (beceri).

Bu üçlü formül, 13. yüzyılda Thomas Aquinas'ın Summa Theologiae'sinde (II-II, q. 77) sistematikleşir: iustum pretium (adil fiyat) toplumsal ihtiyaç ve emek/masrafla belirlenir. Ticaret hâlâ "kendi başına biraz bayağı" sayılır, ama tüccar aile geçindirmek ya da kamu yararı için çalışıyorsa kâr meşrulaşır. Faiz konusunda Aquinas serttir: para "kısır"dır, tokos argümanı aynen devam eder.[13] Bu dönemde mercatura hukuki-ahlaki eksende sistematik olarak koşullu bir itibar kazanır; ama epistemik eksen (mekanik sanat statüsü) ve kurumsal eksen (üniversite kürsüsü yokluğu) hareketsizdir.

VI. Alternatif İtibar Kanalları (14.–16. Yüzyıl)

14. yüzyılda, skolastik gelenek içinde teolojiden bağımsızlaşan ilk analitik kıpırdanmalar görülür. Nicole Oresme'in De Moneta'sı, ilk sistematik parasal risale sayılır: parayı bir mal gibi analiz eder, hükümdarın parayı tağşiş etmesini halka karşı bir hırsızlık olarak eleştirir.[14] Jean Buridan, değer ve fiyat üzerine erken talep-tabanlı açıklamalar geliştirir.[15] Bu iki isimde ahlaki dil hâlâ vardır, ama analiz artık teolojik değil ekonomik-mantıksaldır — epistemik eksende yeni bir kanal açılır: analitik itibar.

15. yüzyıl Floransa'sında ise mercatura, teolojik af beklemeden pozitif bir sivil erdem hâline gelir. Leonardo Bruni ve Floransa sivil hümanistleri, zenginlik üretmeyi ve onu kamu için harcamayı (magnificenza) bir yurttaşlık erdemi sayar; Leon Battista Alberti I libri della famiglia'da tüccar-aile reisini idealize eder.[16] Eriugena'nın epistemolojik damgası burada fiilen tersine döner: mekanik olan artık soylu sayılır.

Aynı dönemde kurumsal-pedagojik eksende de somut bir kazanım vardır. Fibonacci'nin Liber Abaci'si (1202) Hint-Arap rakamlarını ve pratik ticari hesap yöntemlerini Latin Batı'ya tanıtır; 14. yüzyılda İtalyan kentlerinde yaygınlaşan scuole d'abaco, tüccar çocuklarına yerel dilde aritmetik ve kambiyo hesabı öğreten laik okullardır. Luca Pacioli'nin Summa de Arithmetica'sı (1494), çift kayıtlı defter tutma yöntemini sistematik olarak kodifiye eder.[17] Bu, mercatura'nın üniversite dışında ama kendi ders kitapları, kendi öğretim geleneğiyle sistematik bir bilgi alanına dönüştüğü andır — tam liberal sanat değil, ama artık salt "el işi" de değil.

16. yüzyılda İspanyol Salamanca Okulu, epistemik ekseni olgunluğa taşır. Martín de Azpilcueta, Comentario Resolutorio de Usuras'da (1556) miktar teorisi parasının ilk net ifadelerinden birini geliştirir; Domingo de Soto ve Luis de Molina, adil fiyatı bireysel ahlaki değerlendirmeden çıkarıp serbest piyasada arz-talebin oluşturduğu fiyata yaklaştırırlar.[18] Teolojik çerçeve korunur, ama içine tamamen seküler bir fiyat-para analizi yerleşir: mercatura artık ahlaki bir dava değil, incelenmesi gereken bir mekanizmadır. Aynı yüzyılda Reform cephesinde Calvin, faizi koşullu olarak meşrulaştırarak Aquinas'ın mutlak yasağını gevşetir.[19] — bu, 17. yüzyıl Hollanda ticaret patlamasının teolojik zeminini hazırlayacaktır.

 VII. Yarım Kalan Siyasi Terfi (1615)

Antoine de Montchrétien, Traicté de l'oeconomie politique'de (1615) terimi ilk kez kullanır: Aristoteles'in oikonomia'sını (hane yönetimi) polis/devlet ölçeğine taşır.[20] Mercatura artık devletin serveti ve gücünün aracıdır — söylemsel/siyasi eksende önemli bir terfi.

Ne var ki bu terfi tam değildir. Francis Bacon, tam aynı dönemde bilgiyi yeniden sınıflandırırken mekanik sanatları hâlâ ayrı, aşağı bir kategori olarak tutar.[21] Kurumsal gerçeklik daha da netleştiricidir: 1615'te üniversiteler hâlâ eski yapıdadır (artes fakültesi + teoloji/hukuk/tıp), mercatura'nın hiçbir üniversitede kürsüsü yoktur; eğitimi hâlâ scuole d'abaco ve çıraklık/lonca modeliyle verilir. Üç eksen burada eşzamanız hareket eder: söylemsel-siyasi eksen yükselmiş, kurumsal-pedagojik ve epistemik-taksonomik eksenler ise 9. yüzyıldaki konumlarına yakın kalmıştır. Montchrétien mercatura'yı liberal sanatlara terfi ettirmemiş, onu Aristoteles'in kendi pratik felsefe üçlüsüne (Etika–Oikonomika–Politika) ekleyerek mekanik/liberal ikiliğinin tamamen dışında üçüncü bir alan yaratmıştır.

VIII. Kurumsal İtibar ve Karşı-Akım (1754 ve Fizyokratlar)

Kurumsal-pedagojik eksende asıl zirve 1754'te gelir: Antonio Genovesi, Napoli'de Avrupa'nın ilk iktisat/ticaret kürsüsüne atanır — kürsünün adı "Commercio e Meccanica"dır (Ticaret ve Mekanik).[22] Kürsü adının hâlâ "mekanik" kelimesini taşıması, 150 yıl sonra bile Eriugena'nın eski etiketinin tam silinmediğinin somut kanıtıdır.

Tam da bu kurumsal zirve yıllarında, iktisadi-üretkenlik ekseninde bir geri sıçrama yaşanır. François Quesnay'nin Tableau économique'si (1758) ve Mercier de la Rivière'in L'ordre naturel'ü (1767), toplumu üçe ayırır: classe productive (yalnızca çiftçiler — toprak gerçek bir fazla, produit net, yaratır), classe stérile (zanaatkârlar, tüccarlar, sanayiciler — hiçbir yeni değer üretmezler, sadece biçim değiştirirler) ve classe des propriétaires (toprak sahipleri).[23] Fizyokratlar, Aristoteles'in 2300 yıl önceki "kapelike üretmez" argümanını, artık "bilimsel" bir iktisadi model (Quesnay hekimdi; Tableau'nun kan dolaşımı benzetmesi bundandır) içinde diriltir. Mercatura burada Eriugena'nın "mekanik" kategorisinden bile daha kötü bir yere düşer: artık yalnızca aşağı bir bilgi türü değil, doğrudan "ekonomik olarak steril" ilan edilir. İtibar, ticaretten toprağa kayar — yedi mekanik sanattan biri (agricultura) diğerinin (mercatura) üzerine çıkar.

IX. Kapanış: İtibarın Yeniden Tanımlanması, Terfi Değil (1776)

Adam Smith'in Wealth of Nations'ı (1776), açtığımız dört ekseni aynı anda kapatır.[24] Üretkenlik ekseninde, Smith Fizyokrat "tek üretken sınıf toprak" tezini reddeder; emek (iş bölümü) evrensel değer kaynağı olur, classe stérile ortadan kalkar. Ahlaki-teolojik eksende, Locke ve Hume'un açtığı yoldan, faiz artık tartışma konusu bile değildir — sermayenin fırsat maliyetine karşılık gelen meşru bir fiyattır; bin yıllık teolojik mahkûmiyet sessizce arka plana düşer.

Epistemik eksende ise "yükseldi ama tam değil" tezinin en zarif kapanışı gerçekleşir: Smith mercatura'yı eski liberal sanatlar listesine sokmaz — çünkü o liste 18. yüzyılda zaten anlamını yitirmiştir. Bunun yerine mercatura'yı yeni bir kategoriye, political economy'ye, kendi metodolojisi olan “bağımsız bir bilime” dönüştürür. Kurumsal eksende, Smith'in Glasgow Üniversitesi'ndeki Ahlak Felsefesi kürsüsü (1752–1764) ve buradan doğan "Jurisprudence" dersleri, Genovesi'nin hâlâ "mekanik" etiketi taşıyan kürsüsünden farklı bir akademik soy hattının — 19. yüzyıl başındaki bağımsız Political Economy kürsülerinin — doğrudan atasıdır.[25]

Ksenefon'un Poroi'de ticareti kamu yararı için önerdiği andan (MÖ 4. yüzyıl), Smith'in ticareti "görünmez el" aracılığıyla kamu yararının kendisi ilan ettiği ana (1776) kadar geçen yaklaşık 2150 yıl, bir tam daire çizer gibi görünse de aslında çizmez — çünkü aradan geçen süre mercatura'yı başladığı yere değil, bambaşka bir epistemik statüye taşımıştır.


 Kaynakça

Baldwin, John W. The Medieval Theories of the Just Price: Romanists, Canonists, and Theologians in the Twelfth and Thirteenth Centuries. Philadelphia: American Philosophical Society, 1959.

Baron, Hans. The Crisis of the Early Italian Renaissance: Civic Humanism and Republican Liberty in an Age of Classical Tyranny and Republican Liberty. Princeton: Princeton University Press, 1966.

Finley, Moses I. The Ancient Economy. Berkeley: University of California Press, 1973.

Grendler, Paul F. Schooling in Renaissance Italy: Literacy and Learning, 1300–1600. Baltimore: Johns Hopkins University Press, 1989.

Grice-Hutchinson, Marjorie. The School of Salamanca: Readings in Spanish Monetary Theory, 1544–1605. Oxford: Clarendon Press, 1952.

Hutchison, Terence. Before Adam Smith: The Emergence of Political Economy, 1662–1776. Oxford: Basil Blackwell, 1988.

Langholm, Odd. The Legacy of Scholasticism in Economic Thought: Antecedents of Choice and Power. Cambridge: Cambridge University Press, 1998.

Le Goff, Jacques. Your Money or Your Life: Economy and Religion in the Middle Ages. Çev. Patricia Ranum. New York: Zone Books, 1988 [Fr. orij. 1986].

Meikle, Scott. Aristotle's Economic Thought. Oxford: Clarendon Press, 1995.

Pirenne, Henri. Medieval Cities: Their Origins and the Revival of Trade. Princeton: Princeton University Press, 1952 [Fr. orij. 1925].

de Roover, Raymond. Business, Banking, and Economic Thought in Late Medieval and Early Modern Europe. Ed. Julius Kirshner. Chicago: University of Chicago Press, 1974.

Todeschini, Giacomo. Franciscan Wealth: From Voluntary Poverty to Market Society. Çev. Donatella Melucci. New York: Bonaventure University, 2009.

Birincil Kaynaklar (Bölüm İçinde Anılan)

Alberti, Leon Battista. I libri della famiglia. Yaklaşık 1433–1441.

Aquinas, Thomas. Summa Theologiae, II-II.

Aristoteles. Politika, I. Kitap.

Azpilcueta, Martín de. Comentario Resolutorio de Usuras. 1556.

Bacon, Francis. The Advancement of Learning. 1605 / De Augmentis Scientiarum. 1623.

Cicero, Marcus Tullius. De Officiis.

Eriugena, Johannes Scotus. Periphyseon. Yaklaşık 862–866.

Gratianus. Decretum. Yaklaşık 1140.

Martianus Capella. De nuptiis Philologiae et Mercurii. 5. yy.

Montchrétien, Antoine de. Traicté de l'oeconomie politique. 1615.

Oresme, Nicole. De Moneta. Yaklaşık 1355.

Pacioli, Luca. Summa de Arithmetica, Geometria, Proportioni et Proportionalita. 1494.

Quesnay, François. Tableau économique. 1758.

Smith, Adam. An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations. 1776.

Ksenefon. Poroi (Gelir Kaynakları Üzerine); Oikonomikos.



[1] Claude AI yardımıyla yazılmıştır.

[2]Mercatura, Latince mercari ("satın almak, ticaret yapmak") fiilinden türeyen bir isimdir; klasik dönemde "ticaret yapma eylemi", "tüccarlık" ve zaman zaman "ticari mal" anlamlarını birlikte taşır. Orta çağ Latincesinde ars mercatura ("ticaret sanatı") ve mercatantia gibi türevleriyle genişler. Bu bölümde terim hem somut ticari faaliyeti hem de bu faaliyete atfedilen kavramsal/epistemik kategoriyi işaret etmek üzere bilinçli olarak Latince bırakılmış, ilk geçtiği yerde parantez içi Türkçesiyle verilmiştir.

[3]Ksenefon, Poroi (Gelir Kaynakları Üzerine), özellikle III. ve V. bölümler; krş. Oikonomikos, XX.

[4]Aristoteles, Politika, I. Kitap, 1256a–1258b. Tokos/tokismos kelime oyunu ("faiz" ile "yavru" arasındaki çokanlamlılık) için bkz. 1258b.

[5]Cicero, De Officiis, I.150–151. Senatocu sınıfın doğrudan ticaretten men edilmesi için bkz. Lex Claudia, MÖ 218.

[6]Tertullianus, De Idololatria ve ilgili pasajlar; ticaretin avaritia (açgözlülük) ile özdeşleştirilmesi üzerine standart tartışma için Le Goff (1986)'a bkz. (Kaynakça'da).

[7]"Homo mercator vix aut numquam potest Deo placere" formülü geleneksel olarak Hieronymus'a atfedilir; ifadenin kesin metinsel kökeni ve aktarım zinciri tartışmalıdır — bkz. Baldwin (1959), s. 13 vd.

[8]Ambrosius, De Tobia, faiz/usura'nın hırsızlıkla bir tutulması üzerine.

[9]Yedi liberal sanat (trivium+quadrivium) şeması için bkz. Martianus Capella, De nuptiis Philologiae et Mercurii (5. yy). Yedi mekanik sanatın (septem artes mechanicae) sistematik karşı-listesi için bkz. Johannes Scotus Eriugena, Periphyseon (Periphyseon, De divisione naturae), yaklaşık 862–866. Liste: vestiaria, agricultura, architectura, militia/venatoria, mercatura, coquinaria, metallaria. (Vestiaria: Terzilik ve dokuma (tekstil üretimi), Agricultura: Tarım, Architectura: Mimari ve duvarcılık, Militia ve Venatoria: Savaş, avcılık ve askeri eğitim (dövüş sanatları), Mercatura: Ticaret, Coquinaria: Aşçılık ve yemek pişirme, Metallaria: Metalürji ve nalbantlık)

 

[10]"Ticaret Devrimi"nin kentleri yeniden yarattığı tezi için klasik referans: Pirenne (1925/1952).

[11]Gratianus, Decretum, yaklaşık 1140; negotiator/turpe lucrum ayrımı için Causa 14 civarındaki pasajlar.

[12]Petrus Abelardus, Ethica seu Scito te ipsum, yaklaşık 1140; niyet (intentio) merkezli ahlak anlayışı.

[13]Thomas Aquinas, Summa Theologiae, II-II, q. 77 (iustum pretium) ve q. 78 (usura). Labor–periculum–industria formülünün dekretalist kökeni için bkz. Langholm (1998).

[14]Nicole Oresme De Moneta (Tractatus de origine, natura, jure et mutationibus monetarum), yaklaşık 1355.

[15]Jean Buridan, Aristoteles'in Nikomakhos'a Etik'i üzerine Quaestiones, değer ve fiyat üzerine ilgili sorular.

[16]Leonardo Bruni'nin sivil hümanizmi ve Leon Battista Alberti, I libri della famiglia (yaklaşık 1433–1441). Floransa'da tüccar-yurttaş idealinin (vita activa, magnificenza) inşası için bkz. Baron (1966).

[17]Leonardo Fibonacci (Pisalı), Liber Abaci, 1202. Luca Pacioli, Summa de Arithmetica, Geometria, Proportioni et Proportionalita, 1494 (çift kayıtlı defter tutma / partita doppia bölümü). Scuole d'abaco'nun 14. yy Floransa'sındaki yaygınlığı için bkz. Grendler (1989).

[18]Salamanca Okulu: Martín de Azpilcueta, Comentario Resolutorio de Usuras, 1556 (miktar teorisi parasının erken ifadesi); Domingo de Soto ve Luis de Molina'nın adil fiyatı piyasa fiyatına yaklaştıran katkıları için bkz. Grice-Hutchinson (1952).

[19]Jean Calvin'in faize dair koşullu, mektup biçimindeki görüşleri (yaklaşık 1545 civarı, özellikle Claude de Sachins'e mektup) için bkz. Hutchison (1988).

[20]Antoine de Montchrétien, Traicté de l'oeconomie politique, 1615.

[21]Francis Bacon, The Advancement of Learning, 1605; genişletilmiş Latince hâli De Augmentis Scientiarum, 1623 (VIII. Kitap).

[22]Antonio Genovesi, 1754'te Napoli Üniversitesi'nde Avrupa'nın ilk iktisat kürsüsüne ("Cattedra di Commercio e Meccanica") atanmıştır.

[23]François Quesnay, Tableau économique, 1758; Pierre-Paul Mercier de la Rivière, L'ordre naturel et essentiel des sociétés politiques, 1767.

[24]Adam Smith, An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations, 1776, özellikle IV. Kitap (Fizyokrat sistemin eleştirisi).

[25]Smith'in Glasgow Üniversitesi Ahlak Felsefesi Kürsüsü (1752–1764) ve buradan doğan "Jurisprudence" dersleri için bkz. Smith'in öğrenci notları (Lectures on Jurisprudence). Oxford'daki ilk bağımsız Political Economy kürsüsü (Drummond Professorship) 1825'te kurulmuştur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cambridge'in Kışkırtıcı (Provocative) Dehası: Joan Robinson'ın Entelektüel ve Duygusal Öyküsü

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ KADIN AKADEMİSYENLERİ: İKTİSAT VE SOSYAL BİLİMLER ANALİZİ

Küresel Akademinin Doğuşu ve Eksen Değişimi: Humboldt İdealinden Atlantik Ötesi Sürgüne (1810-1945)