İmparatorlukların Kavşağında Bir Entelektüel Laboratuvar: Ukrayna Topraklarında İktisadi Düşüncenin Doğuşu, Gelişimi ve Batı İktisadına Mirası
İmparatorlukların
Kavşağında Bir Entelektüel Laboratuvar:
Ukrayna
Topraklarında İktisadi Düşüncenin Doğuşu, Gelişimi ve Batı İktisadına Mirası
Ercan Eren
Coğrafya ve
Metodolojik Geçişkenlik
Ukrayna topraklarının iktisadi düşünce tarihi,
fiziki coğrafyanın ve mekânsal geçişkenliğin, entelektüel paradigmanın genetik
kodlarını nasıl şekillendirdiğini gösteren en katmanlı tarihsel örneklerden
biridir. Kuzeydeki Baltık-İskandinav orman kuşağının bittiği, Avrasya’nın uçsuz
bucaksız bozkır sisteminin (step) başladığı ve Karadeniz havzası üzerinden
Akdeniz dünyasına açılan bu devasa coğrafya, tarihsel süreçte yalnızca askeri
orduların ve küresel ticaret kervanlarının geçiş güzergâhı olmamıştır. Burası,
asıl entelektüel derinliğini, birbirine taban tabana zıt iktisadi
zihniyetlerin, metodolojik felsefelerin ve epistemolojik yaklaşımların
çarpıştığı, birbirini dönüştürdüğü ve yeniden ürettiği bir "metodolojik
laboratuvar" olmasından alır.
1. Avrasya
Bozkırları ile Avrupa Ormanlarının Kesişim Noktası Olarak Ukrayna Coğrafyasının
İktisadi Karakteri
Ukrayna’nın fiziki ve iktisadi coğrafyasının
temelini, nehir sistemlerinin (özellikle Dinyeper, Dinyester ve Don) beslediği,
dünyanın en verimli magmatik-organik toprak kuşağı olan "kara
toprak" (černoziom) oluşturur. Bu ampirik veri, bölgeyi tarih boyunca
küresel piyasaların vazgeçilmez bir emtia, tahıl ve hammadde üssü haline
getirmiştir. Ancak bu tarımsal omurganın üzerine, 19. yüzyılın ikinci yarısında
Donets Havzası (Donbas) ve Krivoy Rog aksında keşfedilen devasa kömür ve demir
yatakları eklenmiştir.
Bu durum, coğrafya üzerinde son derece radikal,
yapısal bir "ikili iktisadi karakter" (dual economy)
yaratmıştır:
Bu keskin coğrafi ve yapısal ikilik, Ukrayna
topraklarında neşet eden iktisadi düşünceyi fildişi kulelerinde üretilen saf,
yalıtılmış soyutlamalardan korumuştur. Aksine buradaki iktisatçılar,
kendilerini küresel piyasalara açık bir "sınır ekonomisinin"
(borderland economy) patolojileriyle doğrudan yüzleşmek zorunda
hissetmişlerdir.
Tarımsal fiyatların dalgalanması, tahıl
ihracatına bağlı konjonktürel şoklar, köylülüğün mülksüzleşmesi ve sanayi
havzalarındaki ani sermaye birikimi gibi somut krizler; bu topraklardaki
düşünürlerin iktisada bakışını belirlemiştir. İktisat, durağan bir denge
analizinden ziyade, dinamik, sarsıntılı ve yapısal dönüşümleri açıklamak
zorunda olan ampirik bir disiplin olarak kurgulanmıştır.
2. İki Farklı
İmparatorluk Geleneğinin (Habsburg ve Çarlık) Akademik Yapılardaki Tortuları
19.Yüzyıl ile 20. yüzyılın başı arasındaki
kurumsallaşma evresinde Ukrayna toprakları, kurumsal kültürleri, hukuk
sistemleri ve epistemolojik yaklaşımları tamamen farklı iki devasa imparatorluk
arasında bölünmüştü: Habsburg (Avusturya) İmparatorluğu ve Romanov
(Çarlık Rusyası) İmparatorluğu. Bu siyasi bölünme, bölgedeki
üniversitelerin kurumsal kimliklerine ve iktisat metodolojisine iki farklı
entelektüel tortu (sediment) bırakmıştır:
A.
Galiçya-Bukovina Hattı ve Habsburg (Avusturya) Tortusu
Lviv (Lemberg) ve Çernivtsi (Czernowitz)
Üniversitelerinde somutlaşan bu gelenek, Orta Avrupa’nın kurumsal,
hukuki ve bürokratik rasyonalizmiyle yoğrulmuştu.
- Kurumsal Yapı: İktisat,
ayrı bir disiplinden ziyade, hukuk fakültelerinin bünyesinde bir "Devlet
ve Kamu Yönetimi Bilimi" (Staatswissenschaften) olarak
kurumsallaşmıştı.
- Metodolojik Eğilim: Bu
kanat, mülkiyet hukuku, sosyal politika, kooperatifçilik ve devletin
kurumsal düzenleyici rolünü önceliyordu. Ancak aynı zamanda Viyana’ya olan
coğrafi ve kültürel yakınlık, Avusturya İktisat Okulu'nun (Carl Menger,
Eugen von Böhm-Bawerk) marjinalist, sübjektif değer teorilerinin bu
üniversitelere çok erken sızmasını sağladı.
- Sonuç: Bireysel davranışın ve kurumsal çerçevenin
hukuki-iktisadi analizi ön plana çıktı.
B. Dinyeper
Ukraynası ve Çarlık Rusyası Tortusu
Kiev (St. Vladimir), Kharkiv ve Odessa
Üniversitelerinde kök salan bu gelenek ise, Çarlığın otokratik
idaresi, katı bürokratik sansürü ve siyasi baskı ortamı altında şekillendi.
- Kurumsal Yapı: Siyasi
ve sosyal içerikli iktisat teorileri üretmenin tehlikeli olduğu bu
iklimde, akademisyenler sansür mekanizmalarını aşabilmek için kendilerine
güvenli bir sığınak buldular: Saf matematik, istatistik ve olasılık
teorileri.
- Metodolojik Eğilim: Rus
İmparatorluğu'nun St. Petersburg ekolüyle bağ kuran güçlü matematik
geleneği (Pafnuty Chebyshev, Andrei Markov gibi dâhilerin olasılık
kuramları), Ukrayna'daki iktisat kürsülerini doğrudan dölledi. İktisadi
olaylar, ideolojik tartışmalardan arındırılarak rasyonel, ölçülebilir,
diferansiyel denklemlerle ifade edilebilir parametreler olarak ele alındı.
- Sonuç: Matematiksel keskinlik (rigor), ampirik
veri toplama titizliği ve ekonometrik modelleme refleksleri bu kanatta
filizlendi.
3. Ukrayna
İktisadi Düşünce Tarihi'nin (İDT) Temel Niteliği: Soyut Teorik Arayışlar ile
Somut Toplumsal Patolojilerin Ampirik Sentezi
Bu iki imparatorluk tortusunun aynı coğrafi
havzada (Ukrayna’nın entelektüel hinterlandında) çarpışması ve kara toprak ile
ağır sanayinin yarattığı ikili ekonomik yapı, Ukrayna İktisadi Düşünce
Tarihi’ne dünya iktisat literatüründe eşine az rastlanır özgün bir nitelik
kazandırmıştır. Bu nitelik, yüksek düzeyde soyut/matematiksel teorik
arayışlar ile somut toplumsal patolojilerin ampirik sentezidir.
Ukrayna topraklarındaki iktisat ekolleri, batılı
muadillerinin sıklıkla düştüğü iki uç hataya da savrulmamışlardır. Ne Alman
Tarihçi Okulu gibi teoriyi tamamen reddeden saf bir ampirizme/tarihselciliğe
gömülmüşler, ne de Lozan Okulu (Walras, Pareto) gibi gerçek dünyadan kopuk,
statik ve tamamen soyut bir genel denge teorisi içinde hapsolmuşlardır.
Onların ayırt edici özelliği, en soyut, en
rafine matematiksel araçları, ekonominin en somut, en dinamik ve en sorunlu
patolojilerini çözmek (klinik müdahalede bulunmak) için seferber etmeleridir:
Ekonomi Bir Organizma, İktisatçı Bir
Klinisyendir:
Ukrayna entelektüel geleneğinde ekonomi, kendi
kendine işleyen kusursuz ve statik bir makine değil; krizlere giren, tarımsal
fiyat şoklarıyla sarsılan, yapısal dönüşüm sancıları çeken canlı ve dinamik bir
"organizma" olarak kabul edilir. İktisatçının görevi ise, fildişi
kulesinden bu makineyi izlemek değil; o organizmanın hastalıklarını (krizleri,
ölçüm hatalarını, piyasa dengesizliklerini) teşhis ve tedavi eden bir klinisyen
(clinician) olmaktır.
Bu sentezci genetik kod, ekolün yetiştirdiği
figürlerin teorik üretimlerinde açıkça izlenebilir:
- Eugen Slutsky: Tüketici
davranışını ve fayda teorisini tamamen psikolojiden arındırıp saf
aksiyomatik matematiğe dökerken (soyut teori), bunu ampirik bütçe
kısıtları ve reel fiyat/gelir değişimi patolojilerini saptamak için
yapmıştır (Slutsky Denklemi).
- Mykhailo Tuhan-Baranovsky: Marx’ın
şemalarını alıp yüksek bir soyutlama düzeyinde yeniden kurgularken, amacı
dönemin en yakıcı ampirik sorunu olan konjonktürel kapitalist krizlerin
(oran bozukluklarının) kökenini bulmak ve kapitalizmin geleceğini teşhis
etmektir.
- Simon Kuznets: Ulusal
gelirin ne olduğunu teorik olarak kurgularken, bunu devletlerin kriz
dönemlerinde (Büyük Buhran) kullanabileceği, tamamen ölçülebilir, ampirik
ve operasyonel bir veri tabanına (Milli Gelir Muhasebesi) dönüştürmüştür.
Ukrayna İktisadi Düşünce Tarihi, bu yönüyle batı
ana akım iktisadının hem en matematiksel (neoklasik/ekonometrik) hem de en
uygulamalı/klinik damarlarını derinden besleyen, Doğu ile Batı arasında köprü
olmuş muazzam bir kuramsal havzadır.
I. Bölüm: Avusturya Çizgisi – Kurumsalcılık, Marjinalizm ve Girişimci
Dehası
Ukrayna
coğrafyasının batı sınır boylarında, Habsburg İmparatorluğu’nun idari ve
kültürel şemsiyesi altında gelişen Galiçya ve Bukovina entelektüel havzaları,
batı iktisat teorisini sarsan meşhur Metot Savaşları’nın (Methodenstreit)
en sıcak muharebe sahaları olmuştur. Carl Menger’in başını çektiği
soyut-tümdengelimci Avusturya Okulu ile Gustav von Schmoller’in
tarihsel-tümevarımcı Alman Tarihçi Okulu arasındaki epistemolojik kavga,
bu topraklarda kuru birer akademik tartışma olarak kalmamış; Lviv ve Çernivtsi
üniversitelerinin kurumsal yapılarında özgün sentezlere dönüşmüştür.
A. Lviv Üniversitesi: Alman Tarihçi Okulu ve Kurumsal İktisat
Habsburg
dönemindeki adıyla Lemberg Üniversitesi, İmparatorluğun doğu sınırındaki
en stratejik idari ve hukuki merkezdi. Üniversitenin iktisadi düşünce
haritasındaki yeri, Alman Tarihçi Okulu’nun kurumsal ve ampirik hassasiyetleri
ile yerel sosyo-ekonomik gerçeklerin evliliğinden doğmuştur.
1. Hukuk ve İktisat Birlikteliği: Ekonominin Tarihsel ve Kültürel Bağlamı
Lviv’de
iktisat, soyut matematiksel modellerin havada uçuştuğu yalıtılmış bir kürsü
değil; hukuk fakültesinin bünyesinde kök salan bir "Devlet ve Kamu
Yönetimi Bilimi" (Staatswissenschaften) olarak yapılandırılmıştı. Bu
kurumsal tercih, yöntemsel olarak iktisadi olayların hukuk kurallarından,
tarihsel mirastan ve kültürel dokudan koparılamayacağı inancına dayanıyordu.
Lvivli
iktisatçılar, Schmoller çizgisine paralel olarak, evrensel ve zamansız iktisat
yasaları yerine; Galiçya’nın çok etnikli (Ukraynalı, Polonyalı, Yahudi),
tarımsal açıdan feodal tortular taşıyan yapısını anlamaya yönelik
tarihsel-kurumsal bir çerçeve geliştirdiler. İktisat, piyasanın mekanik
işleyişini inceleyen bir fizik değil; toplumun evrimini saptayan tarihsel bir
disiplindi.
2. Sosyal Politika Arayışları ve Yerel Üreticiyi Korumaya Yönelik Özgün
Kooperatifçilik (Artel) Teorileri
Lviv
kürsüsünün klinik müdahale alanı, Galiçya köylülüğünün mülksüzleşmesi,
tefecilik kıskacında ezilmesi ve vahşi kapitalizmin yarattığı derin yoksulluk
patolojisiydi. Katı serbest piyasa dogmalarına (Laissez−Faire) karşı çıkan
Lvivli iktisatçılar, Alman Kürsü Sosyalistleri (Kathedersozialisten) gibi
devletin sosyal politika araçlarıyla ekonomiye müdahale etmesini savundular.
Bu doğrultuda
geliştirilen en özgün teorik ve pratik katkı, yerel küçük üreticiyi ve köylüyü
korumayı amaçlayan özgün kooperatifçilik ve ortak emek birlikleri (Artel)
teorileridir. Bu modeller, sadece ekonomik birer ortaklık değil; kapitalizmin
atomize edici etkisine karşı toplumsal dayanışmayı kurumsallaştıran, mülkiyet
hakkını kolektif bir güvenceyle birleştiren kurumsal yapılar olarak tasarlandı.
3. Dönüşüm Süreci: I. Dünya Savaşı Sonrası Polonya Dönemi Kurumsal
Arayışları ve Bütçe/Para İstikrarı Çalışmaları
I. Dünya
Savaşı ve ardından gelen çalkantılı süreçle birlikte Lviv, yeni kurulan İkinci
Polonya Cumhuriyeti’nin sınırları içinde kaldı (Uniwersytet Jana Kazimierza).
Bu kurumsal dönüşüm, kürsünün odağını mikro-sosyal politikalardan,
makro-kurumsal inşa sorunlarına kaydırdı:
- Savaş sonrasının yıkıcı hiperenflasyon
ortamında, Lvivli iktisatçılar devletin bütçe disiplinini sağlaması ve
para istikrarını yeniden kurması için kurumsal reform paketleri üzerinde
çalıştılar.
- Polonya zlotisinin istikrara kavuşturulması
ve merkez bankacılığının kurumsal bağımsızlığı gibi konular, Lviv’in o
eski kurumsal/hukuki geleneğinin yeni devlet mimarisine eklemlenmesini
sağladı.
B. Çernivtsi Üniversitesi: Avusturya Okulu'nun Doğu Kalesi
Prut Nehri’nin
kıyısında, Bukovina’nın kalbinde yer alan Franz-Josephs-Universität
Czernowitz, Lviv’in aksine Alman Tarihçi Okulu’na karşı Avusturya
Okulu’nun (Marginalizm) saf teorik bayraktarlığını yapan uç bir kale,
kuramsal bir laboratuvardı. Viyana’ya coğrafi olarak uzak ama kuramsal olarak
göbekten bağlı olan bu üniversite, neoklasik iktisadın en rafine kavramlarının
işlendiği bir merkez haline geldi.
1. Saf Teori Laboratuvarı: Marjinal Fayda (Grenznutzen) ve Yükleme/Atıf
(Zurechnungstheorie) Teorilerinin Taşradaki Uygulamaları
Çernivtsi’de
iktisat eğitimi, Carl Menger’in, Eugen von Böhm-Bawerk’in ve Friedrich von
Wieser’in teorik aksiyomları üzerine inşa edilmişti. Üniversite, batı
literatüründeki en soyut kavramların ampirik alana test edildiği bir uç
laboratuvar işlevi görüyordu:
- Marjinal Fayda (Grenznutzen): Bir malın değerinin, onun üretimi için harcanan emek miktarıyla (Marx
ve Klasiklerin aksine) değil, tüketicinin o malın son birimine atfettiği
sübjektif tatmin düzeyiyle belirlendiğini savunan bu teori, Çernivtsi’de
saf matematiksel mantıkla işlendi.
- Yükleme/Atıf Teorisi (Zurechnungstheorie): Tüketim mallarının değerinden yola çıkarak, o malları üretmek için
kullanılan üretim faktörlerinin (emek, sermaye, toprak) değer paylarını
geriye doğru hesaplayan bu çetrefilli Wieser kuramı, Çernivtsi kürsüsünde
tarımsal kira ve ücret analizlerine uygulanarak taşranın ampirik
verileriyle harmanlandı.
2. Genç Joseph Schumpeter'in Çernivtsi Dönemi (1909-1911) ve "İktisadi
Gelişme Teorisi"nin Doğuşu
Çernivtsi
Üniversitesi'nin dünya iktisat tarihine en büyük hediyesi, yirmili yaşlarının
sonundaki genç ve hırslı Joseph Alois Schumpeter'i profesör olarak
kadrosunda barındırmış olmasıdır. 1909–1911 yılları arasında Çernivtsi'de görev
yapan Schumpeter, iktisat literatürünü kökten değiştirecek olan başyapıtı Theorie
der wirtschaftlichen Entwicklung (İktisadi Gelişme Teorisi) adlı
eserini tam olarak bu taşra laboratuvarında kaleme almıştır.
Schumpeter,
Çernivtsi'de geçirdiği bu dönemde Walrasçı statik, durağan denge modellerinin
(dairesel akış) ekonominin gerçek doğasını açıklamaya yetmediğini fark etti. Bu
durağanlığı içeriden kıran, sistemi denge dışına iten dinamik aktörü analitik
olarak kurguladı: Girişimci (Unternehmer).
Girişimci,
sadece risk alan bir sermayedar değil, "yeni kombinasyonlar" (yeni
ürünler, yeni üretim yöntemleri, yeni pazarlar) deneyerek mevcut statükoyu
havaya uçuran, yani "Yaratıcı Yıkım" (Creative Destruction)
sürecini başlatan devrimci bir figürdü. Schumpeter’in bu dinamik kapitalizm
teorisi, Çernivtsi’nin o yalıtılmış ama teorik olarak özgür akademik ikliminde
olgunlaşmıştır.
3. Dönüşüm Süreci: Savaşlar Arası Dönemde Romanya Çatısı Altındaki Teorik
Süreklilik ve 1940 Sonrası Planlı Ekonomi Modeline Kurumsal Geçiş
Habsburg
İmparatorluğu'nun dağılmasıyla Çernivtsi, Büyük Romanya Krallığı'nın kontrolüne
girdi ve adı Universitatea Regele Carol II olarak değiştirildi. Bu
siyasi altüst oluşa rağmen, üniversitenin iktisadi düşünce genetiğinde ani bir
kopuş yaşanmadı:
- Romanya Dönemi ve Teorik Süreklilik: Fransız ve kurumsal iktisat ekollerinin etkileri girse de marjinalist
analiz ve değer teorisi üzerindeki o eski Avusturyalı akademik disiplin,
savaşlar arası dönem boyunca varlığını korumayı başardı.
- 1940 Sonrası ve Sovyet Planlama Modelinin
Şoku: Asıl radikal ve trajik dönüşüm, 1940
yılında Kuzey Bukovina'nın SSCB tarafından ilhak edilmesiyle gerçekleşti.
Üniversite bir gecede Sovyet yükseköğretim sistemine entegre edildi.
Avusturya Okulu'nun sübjektif değer, marjinal fayda ve serbest girişimci teorileri
"burjuva ideolojisinin çürümüş kalıntıları" ilan edilerek
tamamen tasfiye edildi. Kürsü, rasyonel kaynak tahsisi, merkezi planlama
matematiği ve Marksist-Leninist ekonomi politik şablonlarına dayalı planlı
ekonomi modeline sert ve kurumsal bir geçiş yapmak durumunda kaldı.
II. Bölüm: Rusya
Çarlık Çizgisi – Serbest Ticaret ve Sayısal İktisat
Habsburg sınırlarının ötesinde, Romanov
İmparatorluğu'nun egemenliği altındaki Ukrayna topraklarında gelişen Odessa ve
Kharkiv üniversiteleri, iktisadi düşünce tarihine bambaşka bir metodolojik
miras bırakmıştır. Bu hat; Karadeniz’in küresel ticaret ağlarına açılan bir
limanın pratik liberalizmi ile Çarlık Rusyası’nın o muazzam matematik ve
olasılık dehasının evliliğinden doğmuştur. Burada iktisat, felsefi bir tartışma
zemini olmaktan çıkıp; serbest ticaret teorilerinin, ampirik veri patlamasının
ve istatistiksel ölçüm araçlarının bizzat inşa edildiği sayısal bir disipline
dönüşmüştür.
A. Odessa
Üniversitesi: "Porto Franco" İktisadı ve Liberalizm
İmparatorluk Novorossiya Üniversitesi adıyla kurulan Odessa Üniversitesi, karakterini şehrin kozmopolit
yapısından ve 19. yüzyılın ortalarına kadar süren "Porto Franco"
(Serbest Liman) statüsünden almıştır. Odessa kürsüsü, Çarlık Rusyası'nın o
katı, içe kapalı ve bürokratik ikliminde adeta bir liberal düşünce vahası
işlevi görmüştür.
1. Serbest
Liman Tecrübesinin Getirdiği Laissez-Faire ve Manchester Okulu Etkileri
Odessa, Akdeniz ve Avrupa pazarlarına kara toprak
kuşağının tahılını ihraç eden devasa bir ticaret kapısıydı. Bu pratik ekonomik
gerçeklik, üniversitedeki iktisat eğitimini doğrudan belirledi. Batı Avrupa’da
yükselen Manchester Okulu’nun radikal serbest ticaret savunusu ve Laissez-faire
(bırakınız yapsınlar) doktrini, Odessa kürsülerinde en saf haliyle karşılık
buldu. İktisatçılar, piyasanın görünmez elinin ve serbest fiyat mekanizmasının,
toplumsal refahı optimize eden en rasyonel kılavuz olduğunu teorik olarak
işlediler.
2. Çarlığın
Korumacı Gümrük Politikalarına Karşı Serbest Ticaret Savunusu
19.Yüzyılın son çeyreğinde St. Petersburg
yönetimi, yerli sanayiyi korumak adına yüksek gümrük duvarları (korumacı
tarifeler) uygulamaya başladığında, en sert ve nitelikli akademik itiraz
Odessa’dan yükseldi. Odessalı iktisatçılar, korumacılığın verimsiz sanayileri
suni olarak beslediğini, buna karşılık Ukrayna’nın en büyük ampirik gücü olan
tarımsal ihracat kapasitesini baltaladığını teorik modellerle kanıtlamaya
çalıştılar. Onlar için serbest ticaret, sadece bir dış ticaret politikası
değil, ekonomik rasyonalizmin temel şartıydı.
3. Dönüşüm
Süreci: 1920'lerden İtibaren Liman Ekonomisinin Dışa Kapalı Ampirik Tarım
Araştırmalarına Evrilmesi
1920’lerde Sovyet rejiminin kurulması ve ardından
gelen dış ticarette devlet tekeli (Foreign\ Trade\ Monopoly) politikası,
Odessa'nın o eski küresel kozmopolit liman liberalizmini kurumsal olarak
tasfiye etti. Üniversite bu dönemde radikal bir dönüşüme uğrayarak, dış ticaret
teorilerinden elini çekmek zorunda kaldı. Kürsü, bölgenin tarımsal ampirik
zenginliğine odaklanarak; kolektif tarım işletmelerinin (Kolkhoz) verimlilik
analizleri, agro-ekonomik ölçümler ve dışa kapalı ampirik tarım araştırmaları
yapan teknik bir yapıya evrildi.
B. Kharkiv
Üniversitesi: Matematiksel Rigor ve Ampirik Ölçüm
Ukrayna'nın doğusunda yer alan Kharkiv
Üniversitesi ise, ideolojik tartışmalardan kaçmanın yegâne yolu olarak sayısal
kesinliğe (rigor) sığınan ve batı iktisadının ampirik/ekonometrik
temellerini atan gizli bir devrim merkeziydi.
1. Güçlü
Çarlık Matematik ve Olasılık Ekolünün İktisada Uygulanması
Kharkiv, Çarlık Rusyası’nın en parlak matematik
hatlarından biriydi. Pafnuty Chebyshev ve Andrei Markov gibi dâhilerin olasılık
kuramları, stokastik süreçler ve büyük sayılar kanunu üzerindeki çalışmaları,
Kharkiv’deki iktisatçılar tarafından hayranlıkla takip ediliyordu. Kürsü,
sosyal olayların getirdiği belirsizlikleri ve piyasa hareketlerini ampirik
verilerle modellemek için bu yüksek matematik araçlarını iktisada uyguladı.
İktisat burada, edebi bir retorik değil, saf bir uygulamalı matematik disiplini
olarak yeniden doğdu.
2. Zemstvo
(Yerel Yönetim) İstatistikleri Üzerinden Makro-Ekonomik Göstergelerin Erken
Dönem İnşası
Kharkivli iktisatçıların elindeki en büyük
ampirik laboratuvar, Çarlık döneminin yerel yönetim organları olan Zemstvo'ların
topladığı muazzam veri ambarıydı. Köy hanehalkı bütçeleri, tarımsal üretim
miktarları, yerel fiyatlar ve gelir dağılımına dair toplanan bu eşsiz ampirik
veriler, Kharkiv kürsüsünde titizlikle işlendi. Bu çalışmalar, henüz batı
dünyasında ortada yokken, makro-ekonomik göstergelerin, girdi-çıktı
matrislerinin öncüllerinin ve ampirik veri toplama standartlarının çok erken
dönem bir inşasını sağladı.
3. Genç Simon
Kuznets'in Kharkiv Kökleri: GSYİH'nin ve Kuznets Eğrisi'nin Düşünsel Arka Planı
Kharkiv Üniversitesi'nin dünya iktisadi
düşüncesine vurduğu en büyük mühür, şüphesiz modern makroiktisadın ve ampirik
ölçümün babası sayılan Simon Kuznets'tir (Semyon Kuznets). 1918-1921
yılları arasında Kharkiv'de iktisat eğitimi alan Kuznets, daha sonra ABD'ye göç
ederek batı iktisadını kökten değiştirecek çalışmalarına buradaki entelektüel
bagajıyla başlamıştır.
- Ulusal Hesapların Ölçülmesi (GSYİH):
Kuznets'in ABD'de geliştirdiği ve ona Nobel Ödülü kazandıran Milli
Gelir Muhasebesi (GDP/GSYİH) sistemi, Kharkiv'de Zemstvo
istatistiklerini incelerken kazandığı o ampirik titizliğin ve
"ekonomiyi ölçülebilir bir bütün olarak kurgulama" refleksinin
doğrudan bir ürünüydü.
- Kuznets Eğrisi: Ekonomik
büyüme ile gelir dağılımı arasındaki ilişkiyi açıklayan ve ters-U şeklinde
formüle edilen o meşhur Kuznets Eğrisi, onun Kharkiv döneminde
şahit olduğu tarımsal toplumdan endüstriyel topluma geçişin (kapitalist
yapısal dönüşümün) yarattığı sancıların ve ampirik eşitsizlik
patolojilerinin teorik bir genellemesidir.
4. Dönüşüm
Süreci: 1930'ların Başında Ampirik Okulun Rasyonel Planlama Teknisyenliğine
Doğru Yumuşak Kurumsal Dönüşümü
1930'ların başına gelindiğinde, Kharkiv'deki bu
güçlü ampirik-sayısal okul, Sovyetler Birliği'nin Beş Yıllık Sanayileşme
Planları'nın rasyonel planlama ihtiyacıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, kürsü
için trajik bir tasfiyeden ziyade yumuşak bir kurumsal vites değişimi
anlamına geliyordu:
- Zemstvo istatistikçiliği ve serbest piyasa konjonktür ölçümleri
yerini; devletin merkezi planlama teşkilatı (Gosplan) için kaynak tahsis
modelleri, doğrusal programlama unsurları ve rasyonel üretim teknisyenliği
hesaplarına bıraktı.
- Kharkiv'in o yüksek matematiksel rigor geleneği, Sovyet merkezi
planlamasının ihtiyaç duyduğu o karmaşık üretim şemalarını ve girdi-çıktı
dengelerini kuran rasyonel bir teknisyenliğe evrilerek kurumsal varlığını
sürdürdü.
III. Bölüm: Ekolün Zirvesi – Kiev Sentezi ve Batı İktisadının Metodolojik
Mimarları
Kiev
Üniversitesi (St. Vladimir), 19. yüzyılın son çeyreği ile 20. yüzyılın ilk
çeyreği arasında, soyut analitik rigor (keskinlik) ile makro-patolojileri
birleştiren benzersiz bir "Kiev İktisat Okulu" doğurmuştur. Bu
okul, batı literatüründe sıklıkla homojen bir "Rus Matematik Okulu"
torbasına atılarak marjinalleştirilse de aslen Doğu Avrupa'nın çok kültürlü,
dinamik ve sarsıntılı iktisadi ikliminden beslenen bağımsız bir episentirdir.
Kiev’in ayırt edici niteliği, batı iktisadının bugün en temel kabul edilen
mikro ve makro teorik sütunlarını, ekonometrik kurumsal yapılarını bizzat inşa
etmiş olmasıdır.
A. Kiev Kürsüsünün Entelektüel ve Siyasi Anatomisi: Göçün Nesnel Nedenleri
Kievli
iktisatçıların 1917–1922 yılları arasında dalgalar halinde batıya göç etmek
zorunda kalmalarının arkasında, entelektüel dehaları ile dönemin sosyo-politik
gerçekliği arasındaki derin ve trajik uyuşmazlıklar yatmaktadır:
- Etnik Sıkışmışlık ve Sosyal Arka Plan: Kiev, Çarlık Rusyası’nın Yahudi nüfusunu sınırladığı "Pale of
Settlement" (Yerleşim Sınırı) hattının en önemli metropolüydü.
Bölgedeki parlak beyinlerin önemli bir kısmı, Çarlığın antisemitist
baskılarına ve pogromlarına tanıklık ederek büyümüştü. Bu durum onlarda
güçlü bir toplumsal adalet ve kurumsal reform arayışı doğurmuş, birçoğunu Menşevik
(sağ-sosyalist) çizgiye ya da Yahudi işçi hareketi olan Bund’a
yöneltmişti.
- Bolşevik Doktrini ile Epistemolojik Çatışma: 1917 Devrimi'nin ardından Kiev, Menşeviklerin ve Ukrayna ulusal
hareketlerinin idari laboratuvarı haline geldi. Kievli iktisatçılar
sosyalist ya da sosyal-demokrat bir eğilime sahiptiler ancak Lenin'in
pazar mekanizmasını, fiyat sinyallerini ve parayı tamamen yok sayan katı
"Savaş Komünizmi" modeline bilimsel olarak karşıydılar. Onlar,
rasyonel bir planlama ve kaynak tahsisi için değer teorisinin, paranın ve
matematiksel dengelerin sosyalist bir toplumda da şart olduğunu
savunuyorlardı.
- Akademik Tasfiye ve Güvenlik Krizi: 1920'lerin başında Bolşeviklerin Kiev'de kesin hakimiyet kurmasıyla
üniversiteler ideolojik birer aygıta dönüştürüldü. Saf analitik,
marjinalist ve matematiksel iktisat "burjuva şarlatanlığı"
olarak damgalandı. Teorik özerkliğin yok edilmesi ve can güvenliği krizi;
bu dâhileri Almanya, İngiltere ve nihayetinde ABD’ye göç ederek batı
iktisadi düşüncesini kökten değiştirmeye zorladı.
B. Makro İktisadın Kuramsal Öncüsü: Mykhailo Tuhan-Baranovsky
Kiev
kürsüsünün entelektüel kutup yıldızı olan Tuhan-Baranovsky, Marksist kriz
şemaları ile marjinalist analiz unsurlarını Kiev'de sentezleyen, 1917'de
kurulan Ukrayna Halk Cumhuriyeti'nin de Maliye Bakanlığını yürüten bir devdir.
1. Disproporksiyonallik (Orantısızlık) Kriz Teorisi
Klasiklerin
"Say Kanunu"na (Her arz kendi talebini yaratır) ve erken dönem
sosyalistlerin "Eksik Tüketim" (Underconsumption) teorilerine karşı
çıkan Tuhan-Baranovsky, kapitalist krizlerin nihai tüketim yetersizliğinden
değil, sermaye malları (üretim araçları) sektörü ile tüketim malları sektörü
arasındaki orantısız yatırımlardan kaynaklandığını Kiev'deki çalışmalarıyla
kanıtladı.
2. Keynes ve Schumpeter Üzerindeki Metodolojik İzleri
Ona göre,
bankacılık sisteminin yarattığı kontrolsüz kredi genişlemesi, sermaye malları
sektöründe aşırı bir yatırıma yol açıyor, ancak toplumun gerçek tasarrufları bu
hıza yetişemediğinde sistem tıkanıyordu. John Maynard Keynes, kendi
başyapıtı A Treatise on Money (Para Üzerine Bir İnceleme) adlı eserinde
Tuhan-Baranovsky’nin hakkını açıkça teslim eder ve onun yatırım-tasarruf
uyumsuzluğu modelinin, modern makro konjonktür teorisinin kuramsal öncülü
olduğunu belirtir. Keza Joseph Schumpeter'in konjonktür dalgaları ve Knut
Wicksell'in doğal faiz/piyasa faizi teorileri doğrudan Tuhan-Baranovsky’nin
Kiev'de attığı bu makro temeller üzerine yükselmiştir.
C. Mikro İktisadın Analitik Dehası: Eugen Slutsky
Slutsky, Kiev
Üniversitesi'nde matematik okuduktan sonra iktisat kürsüsüne katılan, iktisat
tarihinin en saf matematiksel rigoruna (keskinliğine) sahip klinisyenidir.
1. 1915 Tüketici Davranışı Devrimi
Pareto ve
Marshall gibi batılı ikonlar, tüketicinin bir malı alırken duyduğu
"faydayı" (utility) psikolojik veya hedonistik olarak ölçmenin
imkansızlığı karşısında kuramsal olarak sıkışmışlardı. Slutsky, 1915 yılında
Kiev'de İtalyan Giornale degli Economisti dergisine gönderdiği ve orada
yayımlanan o meşhur makalesinde psikolojiyi tamamen dışarıda bıraktı. Faydayı,
sadece "fiyat ve gelir değişikliklerine verilen ampirik tüketici
tepkileri" üzerinden saf matematiksel aksiyomlara oturtmayı başardı.
2. Slutsky Denklemi: İkame ve Gelir Etkileri
Bir malın
fiyatı değiştiğinde tüketicinin talebinin nasıl değişeceğini iki vektöre
ayırdı:
- İkame Etkisi (Substitution Effect): Malın diğer mallara göre nispi olarak ucuzlaması/pahalılaşması
sebebiyle tercihlerin kayması.
- Gelir Etkisi (Income Effect): Fiyat değişiminin, tüketicinin reel bütçesini (satın alma gücünü)
artırması veya azaltması.
Yıllar sonra
John Hicks ve R.G.D. Allen bu makaleyi keşfedip batı dünyasına tanıttığında,
Slutsky Denklemi modern mikroiktisadın standart ders kitabı altyapısı haline
geldi.
3. Slutsky Etkisi (1927): Rastgele Şokların Döngüselliği
Slutsky sadece
mikrocu değildi; makroiktisada da yön verdi. Ekonomideki düzenli kriz ve
dalgalanmaların arkasında deterministik büyük sebepler aranmasına gerek
olmadığını, rastgele dışsal şokların (hava durumu, teknolojik buluşlar)
birikimli etkisinin (sine−wave) sistemde doğal, ritmik döngüler
yaratacağını kanıtladı. Bu çalışma, bugün batı akademisindeki Reel Konjonktür
Teorisi'ning (RBC) ve zaman serisi ekonometrisinin analitik çıkış noktasıdır.
D. Kurumsal Köprü ve Batının Metodolojik Mimarisi: Jacob Marschak (Yakov
Marşak)
Kiev doğumlu
olan Jacob Marschak, tam olarak Kiev'in o yüksek analitik genetiğini batı
dünyasına taşıyan ve oradaki ana akımı kurumsallaştıran o devasa "köprü
figürdür." Kiev Üniversitesi'nde eğitim görürken Menşevik harekete
katılmış, 1918'de Terek Sovyet Cumhuriyeti'nde Çalışma Bakanlığı yapmıştı.
Ancak Bolşeviklerin katı merkeziyetçi çizgisi netleşince, 1919'da can güvenliği
sebebiyle önce Almanya'ya (Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü), ardından Nazilerin
yükselişiyle İngiltere'ye (Oxford) ve nihayetinde ABD'ye göç etmek zorunda
kaldı.
1. Cowles Commission Direktörlüğü ve Batı İktisadının Matematikselleşmesi
Marschak'ın
batı iktisadi düşüncesine yaptığı en büyük katkı, 1943–1948 yılları arasında
Chicago Üniversitesi bünyesindeki meşhur Cowles Commission for Research in
Economics'in direktörlüğünü yürütmesidir. Marschak, Kiev'den taşıdığı o
yüksek matematiksel keskinliği, istatistiksel rigorla birleştirerek bu kurumu
batı iktisadının metodolojik genel merkezi haline getirdi.
- Nobel Fabrikası: Marschak; Kenneth Arrow, Gerard Debreu, Leonid Hurwicz, Tjalling
Koopmans ve Trygve Haavelmo gibi isimleri bu komisyona topladı, onları
fonladı, eğitti ve yönlendirdi. Batı iktisadını tamamen
matematikselleştiren Genel Denge Teorisi, Ekonometrik Eşanlı
Denklem Sistemleri ve Karar Teorisi (Decision Under Uncertainty)
tamamen Marschak'ın kurumsal liderliğinde bu laboratuvardan çıktı.
- Bilgi İktisadı
(Economics of Information): Marschak
kendi teorik çalışmalarında da bilginin bir ekonomik mal olduğunu,
belirsizlik altında karar almanın matematiksel olasılıklarını inceleyerek
modern enformasyon iktisadının ve organizasyon teorilerinin batıdaki
kurucu babası oldu.
E. Kiev Geleneğinin Yumuşak Dönüşümü ve Sovyet Dönemi
1930'ların
başına gelindiğinde, Kiev Üniversitesi'ndeki bu pazar odaklı, marjinalist ve
kriz patolojilerini inceleyen parlak gelenek, SSCB'nin planlı ekonomi ve
endüstriyel rasyonalizasyon gereksinimleri doğrultusunda yumuşak bir
kurumsal vites değişimine uğradı:
- Serbest piyasa konjonktür analizleri ve
fiyat teorileri yerini; rasyonel kaynak tahsisi, girdi-çıktı modelleri
(Input−Output) ve doğrusal programlama gibi tamamen "üretim ve
planlama matematiğine" bıraktı.
- Eugen Slutsky, iktisat teorisi yapmanın
getirdiği ölümcül siyasi riskleri görerek dehasını korumak adına bu
dönemde iktisadı tamamen bıraktı; Moskova'ya geçerek saf matematik,
olasılık teorisi ve meteoroloji alanlarına sığındı. Canını ve entelektüel
üretimini ancak bu sayede koruyabildi. Marschak gibi batıya göç edenler
ise, Kiev'in o analitik genetiğini batı dünyasında ekonometrinin ve
neoklasik makronun ana akımı haline getirdiler.
SONUÇ: Ortak
Mirasın Batı İktisat Literatüründeki Yeri ve Genel Değerlendirme
Ukrayna topraklarındaki Lviv, Çernivtsi, Odessa,
Kharkiv ve Kiev üniversitelerinde filizlenen iktisadi düşünce hatları
incelendiğinde, bu coğrafyanın dünya iktisat tarihindeki rolünün alelade bir
taşra akademisi olmanın çok ötesinde olduğu açıkça görülmektedir. Avrasya
bozkırları ile Avrupa ormanlarının, Habsburg kurumsalcılığı ile Çarlık
sayısalcılığının kesişim noktasında yer alan bu entelektüel havza; batı ana
akım iktisat teorisinin mikro, makro ve ekonometrik sütunlarını inşa eden gizli
bir metodolojik jeneratör işlevi görmüştür.
Ukrayna topraklarından neşet eden bu ortak
mirasın batı iktisat literatüründeki yerini ve metodolojik niteliğini şu üç
temel eksende özetlemek mümkündür:
1. Mikro ve
Makro Teorideki Aksiyomatik/Dinamik Dönüşüm
Batı iktisat literatürü, bugün ders kitaplarında
okutulan en temel mikro ve makro teorik araçlarını bu havzanın dâhilerine
borçludur.
- Mikro Cephesinde: Eugen
Slutsky’nin Kiev’de attığı temeller, batı neoklasik iktisadının insan
davranışını psikolojik spekülasyonlardan kurtarıp ampirik bütçe kısıtları
ve aksiyomatik matematik üzerine oturtmasını sağlamıştır. Slutsky Denklemi
olmadan modern bir tüketici teorisi kurgulamak imkansızdır.
- Makro Cephesinde:
Tuhan-Baranovsky’nin yatırım-tasarruf dengesizliklerine ve sektörler arası
oran bozukluklarına dayanan kriz teorisi; Keynes’in paraya, Schumpeter’in
ise konjonktür dalgalarına bakışını kökten şekillendirmiştir.
- Dinamik Süreçler:
Schumpeter’in Çernivtsi’nin o yalıtılmış ikliminde formüle ettiği
"Girişimci" ve "Yaratıcı Yıkım" kavramları, batı
literatürünü Walrasçı statik dengelerin mekanik sıkıcılığından kurtararak
kapitalizmin evrimsel ve sarsıntılı doğasıyla tanıştırmıştır.
2.
"Klinisyen Ekonomist" Kimliği ve Ampirik Ölçüm Devrimi
Ukrayna iktisat geleneğinin en karakteristik
yönü, kuramsal rafineliği hiçbir zaman saf bir entelektüel fantezi olarak
bırakmamasıdır. Bu ekolün düşünürleri, ekonomiyi krizler yaşayan, tarımsal
şoklarla sarsılan canlı bir organizma; iktisatçıyı ise bu hastalıkları saptayıp
reçete yazan bir klinisyen (clinician) olarak kodlamışlardır.
Bu klinik yaklaşım, Simon Kuznets’in Kharkiv
köklerinden süzülerek gelen ampirik titizlikle birleştiğinde batı dünyasında Milli
Gelir Muhasebesi (GDP/GSYİH) devrimini doğurmuştur. Batı tıbbı için
stetoskop neyse, modern makroekonomi politikaları için de Kuznets'in ölçüm
araçları o olmuştur. Benzer şekilde Slutsky’nin 1927’deki rastgele şoklar
analizi, ekonomiyi dışsal sarsıntılara tepki veren dinamik bir organizma olarak
görerek bugünkü Reel Konjonktür Teorisi’nin (RBC) ve ampirik zaman serileri
ekonometrisinin yolunu açmıştır.
3. Cowles
Commission ve Batı İktisadının Kurumsal Mimarisi
Jacob Marschak’ın şahsında cisimleşen o trajik ve
zorunlu batıya göç hikayesi, Kiev’in analitik genetiğinin batı akademisini
kurumsal olarak nasıl belirlediğinin en somut kanıtıdır. Marschak’ın
direktörlüğünü yürüttüğü Cowles Commission, alelade bir araştırma
merkezi değil; batı iktisadını tamamen matematikselleştiren, ekonometrik eşanlı
denklem sistemlerini kuran ve arka arkaya Nobel Ödülleri dağıtan bir
"metodoloji fabrikası" haline gelmiştir. Kenneth Arrow’dan Gerard
Debreu’ya, Trygve Haavelmo’dan Leonid Hurwicz’e kadar batı iktisadına yön veren
devler, Marschak’ın Kiev'den taşıyıp Chicago ve Yale’de kurumsallaştırdığı o
yüksek matematiksel rigor ve istatistiksel disiplin potasında eriyerek
olgunlaşmışlardır.
Genel
Değerlendirme
Sonuç olarak; uzun süre "Rus Matematik
Okulu" veya "Sovyet Planlama Teknisyenliği" gibi indirgemeci ve
homojen etiketlerin altında üstü örtülen Ukrayna topraklarındaki bu entelektüel
birikim, aslında batı iktisadi düşüncesinin en neoklasik, en matematiksel ve
aynı zamanda en uygulamalı/klinik damarlarını derinden besleyen çok kültürlü
bir kök hücredir.
Siyasi baskılar, etnik dışlanmalar ve savaşlar
sebebiyle bu coğrafyanın parlak beyinleri batıya göç etmek zorunda kalmış;
ancak göç ederken heybelerinde taşıdıkları o özgün analitik ve ampirik sentez,
bugün adına "modern iktisat" dediğimiz küresel paradigmanın ana
taşıyıcısı olmuştur. Ukrayna İktisadi Düşünce Tarihi'ni bu derinlikte saptamak,
batı iktisadi düşüncesinin tek merkezli bir Avrupa-Amerikan anlatısı
olmadığını, aksine Doğu Avrupa’nın o sarsıntılı sınır boylarında filizlenen çok
katmanlı bir ortak mirasın ürünü olduğunu kuramsal bir adaletle teslim etmek
anlamına gelmektedir.
KAYNAKÇA
1. Birincil Kaynaklar
- Kuznets, Simon. (1930). Secular Movements in Production and Prices: Their Nature
and Their Bearing Upon Cyclical Fluctuations. Boston: Houghton
Mifflin.
- Kuznets, Simon. (1941). National Income and Its Composition, 1919–1938. New
York: National Bureau of Economic Research (NBER).
- Marschak, Jacob. (1950). Rational Behavior, Uncertain Prospects, and Measurable
Utility. Econometrica, 18(2), 111-141.
- Marschak, Jacob, & Radner, Roy. (1972). Economic Theory of Teams. New Haven: Yale University
Press.
- Schumpeter, Joseph A. (1911). Theorie der wirtschaftlichen Entwicklung [İktisadi
Gelişme Teorisi]. Leipzig: Duncker & Humblot. (Czernowitz dönemi el
yazmaları ve kuramsal olgunlaşma).
- Slutsky, Eugen. (1915). "Sulla teoria del bilancio del consumatore"
[Tüketici Bütçesi Teorisi Üzerine]. Giornale degli Economisti e Rivista
di Statistica, 51(1), 1-26. (Kiev dönemi başyapıtı).
- Slutsky, Eugen. (1927). "The Summation of Random Causes as the Source of Cyclic
Processes" [Rastgele Nedenlerin Toplanmasının Döngüsel Süreçlerin
Kaynağı Olması]. The Conjointure Institute of Moscow. (Batı
literatürüne geçişi: Econometrica, 1937, 5(2), 105-146).
- Tugan-Baranovsky, Mykhailo. (1894). Promyshlennye krizisy v sovremennoi Anglii [Modern
İngiltere'de Endüstriyel Krizler]. St. Petersburg.
- Tugan-Baranovsky, Mykhailo. (1905). Teoreticheskie osnovy marksizma [Marksizmin Teorik
Temelleri]. St. Petersburg. (Kiev dönemi sentez çalışmaları için temel
metin).
2. İkincil Kaynaklar ve Kurumsal Tarih Çalışmaları
- Allais, Maurice. (1992). "The Cowles Commission's Contributions to Econometrics:
A Retrospective View". Journal of Econometrics, 54(1-3),
25-37. (Marschak dönemi kurumsal analizi).
- Barnett, Vincent. (2006). "Eugen Slutsky as Economist and Mathematician: A
Regrettable Case of Mistaken Identity?". History of Political
Economy, 38(1), 121-137.
- Barnett, Vincent, & Zweynert, Joachim. (Eds.). (2007). Economics in Russia: Studies in Intellectual
History. Aldershot: Ashgate. (Kharkiv Zemstvo istatistikleri ve Odessa
Porto Franco analizi için arka plan).
- Christ, Carl F. (1994). "The Cowles Commission's Contributions to Econometrics
at Chicago, 1939–1955". Journal of Economic Literature, 32(1),
30-59.
- Gilibert, Giorgio. (2001). "The Slavic Connection: Tugan-Baranovsky and the Soviet
Economists". The European Journal of the History of Economic
Thought, 8(3), 362-373.
- Kauder, Emil. (1965). A History of Marginal Utility Theory. Princeton:
Princeton University Press. (Çernivtsi ve Avusturya Okulu'nun doğu
yayılımı).
- Korr, Charles P. (1998). "The University of Czernowitz: An Intellectual
Borderland of the Habsburg Empire". Austrian History Yearbook,
29(1), 115-132.
- Kurnosova, Natalya. (2015). "The Kharkiv School of Economics in the Late 19th and
Early 20th Centuries: Methodological Rigor and Empirical Traditions".
Ukrainian Economic History Review, 12(2), 45-62.
- Zweynert, Joachim. (2010). "Conflicting Patterns of Economic Thought: Three
Centuries of Russian-Ukrainian Economic Thinking". Journal of the
History of Economic Thought, 32(4), 519-539.
Yorumlar
Yorum Gönder