Belediye Sosyalizmi (I): Kavramsal Çerçeve ve Teorik Temeller
Belediye Sosyalizmi (I): Kavramsal
Çerçeve ve Teorik Temeller
Ercan Eren
I: Kavramsal Çerçeve ve Teorik Temeller
1.1. Belediye Sosyalizminin (Municipal Socialism) Anatomisi
A) Klinik Tanım: Kentsel Krizler ve Piyasa Başarısızlıklarına "Yerel
Tedavi"
İktisat
literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini,
bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte,
yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum,
ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst oluş
(devrim) düzlemine indirger. Oysa belediye sosyalizmi (municipal socialism),
makro düzeyde yapısal bir devrim veya mülkiyet ilişkilerinde radikal bir
merkezî altüst oluş beklemeden, kapitalist üretim tarzının kentsel mekânda
ürettiği somut anomalilere anında cevap veren yerel ve kamusal bir müdahale biçimidir
[^1].
Bu yönüyle
belediye sosyalizmini tanımlarken başvurulması gereken en özgün analitik
çerçeve, ekonomiyi mikro ve makro dengesizlikleri tedavi edilmesi gereken
organik bir bütün olarak gören "klinik iktisat" yaklaşımıdır.
Klinik iktisatçı, iktisadi gerçekliği dogmatik şablonlar üzerinden değil,
semptomlar ve ampirik bulgular üzerinden okur [^2]. 19. yüzyılın ikinci
yarısında sanayileşen metropollerde ortaya çıkan tablo; temiz su kıtlığı,
yetersiz kanalizasyon, fahiş fiyatlı havagazı/ulaşım hizmetleri ve bunların
tetiklediği kolera gibi salgın hastalıklardır. Ana akım iktisat teorisinin
"piyasa başarısızlığı" (market failure) olarak adlandırdığı;
yani dışsallıkların içselleştirilemediği, kamusal malların etkin üretilemediği
ve doğal tekellerin tüketiciyi sömürdüğü bu kentsel kriz ortamında, belediye
sosyalizmi yerel ölçekte geliştirilmiş cerrahi bir reçetedir [^3].
Belediye
sosyalizminin klinik karakteri, onun ideolojik esnekliğinde ve pragmatizminde
saklıdır. Bu modelde yerel yönetim, sadece idari bir birim değil, toplumsal
organizmanın kentsel alandaki akut hastalıklarını teşhis ve tedavi eden
kurumsal bir "klinisyen" olarak konumlanır [^4]. Dolayısıyla buradaki
kamusal müdahale, soyut bir kolektifleştirme idealinden ziyade, kentin
biyolojik ve sosyal sürdürülebilirliğini sağlama mecburiyetinden doğar.
B) Techne (Zanaat) Olarak İktisat: Yerel Kaynak Yönetimi ve Siyasal
Episteme
Belediye
sosyalizmi, iktisat biliminin felsefi kökenlerindeki episteme (saf
teorik bilgi) ile techne (zanaat/sanat) arasındaki o tarihsel gerilimde
net bir biçimde techne'nin tarafında yer alır. Klasik ve neoklasik
iktisat, piyasayı kendi kendine işleyen evrensel yasalara sahip soyut bir
mekanizma olarak kurgularken; belediye sosyalizmi iktisadı, somut bir mekânda,
sınırlı kaynaklarla toplum yararına değer üretme, yani bir "zanaat"
olarak yeniden tanımlar [^5].
Aristotelesçi
anlamda techne, rasyonel bir amaca yönelik pratik uygulama yeteneğidir.
Belediye sosyalizmi bağlamında bu zanaat, teorik doktrinlerin yukarıdan aşağıya
dikte edilmesi yerine, yerel iktisadi aktörlerin, belediye bürokratlarının ve
mühendislerin kentsel alanı yönetirken ürettikleri pratik bilgi birikimidir [^6].
Bu zanaatın temel bileşenleri şunlardır:
- Yerel Muhasebe ve Finansal Mühendislik: Kentin öz kaynaklarını, vergi potansiyelini ve doğal tekel
gelirlerini dış borç sarmalına girmeden bütçeleştirme yeteneği.
- Yönetsel Rasyonalite: Kamu hizmeti sunan belediye iştiraklerinin, bürokratik hantallığa
düşmeden, özel sektörden daha yüksek bir operasyonel beceriyle işletilmesi [^7].
Burada
kuramsal bilgi pratikten beslenir; yani yerel yönetim zanaatkârı (belediye
başkanı, konsey üyesi, şehir mühendisi) sahada kazandığı ampirik başarılarla
iktisat politikasının sınırlarını genişletir. Bu yönüyle belediye sosyalizmi,
iktisadın "Ahlak Bilimleri”nden (Moral Sciences) kopup mekanik bir
"Sosyal Bilim"e dönüştüğü o geçiş döneminde, disiplinin ampirik ve
toplumsal zanaat köklerine dönme çabasıdır [^8].
C) Temel Amaç: Kentsel Ortak Malların (Commons) Korunması ve Etkinlik (Etkinlik)
Arayışı
Belediye
sosyalizminin kurumsal mimarisi iki temel amaca hizmet eder: Kentsel ortak
malların (urban commons) kâr güdüsünden arındırılması ve yerel düzeyde
iktisadi etkinliğin (etkinlik) maksimize edilmesi.
Kentsel ortak
mallar; su, hava, enerji, ulaşım ağları ve barınma alanları gibi, kentsel
yaşamın sürdürülebilmesi için zorunlu olan kolektif varlıklardır. Kapitalist
kentsel mekân üretimi, bu ortak malları meta döngüsüne sokarak ticarileştirir [^9].
Belediye sosyalizmi ise bu ortak varlıkların üzerine kurulu doğal tekelleri
imtiyaz sahiplerinin (özel şirketlerin) elinden alarak kamulaştırır
(belediyeleştirir / municipalization). Buradaki temel güdü, kâr
oranlarını artırmak değil, kullanım değerini üretime sabitleyerek kentsel rantı
toplumsallaştırmaktır [^10].
Bu
kamulaştırma pratiklerinin arkasındaki iktisadi meşruiyet ise neoklasik
iktisadın iddia ettiğinin aksine bir verimsizlik değil, tam bir etkinlik (etkinlik)
arayışıdır. İktisadi terminolojide sıklıkla "verimlilik" (productivity-
girdi/çıktı oranı) ile karıştırılan etkinlik (efficiency),
kaynakların toplumsal refahı en üst düzeye çıkaracak şekilde optimal dağıtımıdır
[^11]. Kentsel altyapı hizmetleri doğal tekel niteliğinde olduğu için, özel
sektörün bu alanlardaki kâr güdüsü yüksek fiyat, eksik hizmet ve toplumsal
maliyetlerin dışsallaştırılması (örneğin kirlilik, salgın hastalıklar) ile
sonuçlanır.
Belediye
sosyalizmi, bu tekelci yapıları kamu mülkiyetine geçirerek ortalama maliyet
fiyatlandırması uygular, işlem maliyetlerini (transaction costs) düşürür
ve kentsel ekonominin genel ölçek ekonomilerinden yararlanmasını sağlar [^12].
Böylece, kentsel ortak malların kâr dışı bırakılması, kentin tüm üretken
sektörleri için ucuz girdi (ucuz su, ucuz enerji, ucuz ulaşım) sağlayarak makro
düzeyde kentsel sistemin toplam etkinliğini (etkinliğini)
artırır.
Kaynakça ve Dipnotlar
[^1]: Webb, S.
(1889). The Basis of Socialism: Historic. In G. B. Shaw (Ed.), Fabian
Essays in Socialism (pp. 30-61). London: Fabian Society. [^2]: Sachs, J. D.
(2005). The End of Poverty: Economic Possibilities for Our Time. New
York: Penguin Press. (Sachs'ın makro düzeyde kullandığı "clinical
economics" kavramının kentsel ve yerel politikalara ampirik metodolojik
uyarlaması). [^3]: Mill, J. S. (1848). Principles of Political Economy with
Some of Their Applications to Social Philosophy. London: John W. Parker.
(Özellikle doğal tekeller ve devletin/belediyelerin kentsel altyapıdaki
düzenleyici rolüne dair erken iktisadi saptamalar). [^4]: Brousse, P. (1883). Le
Marasme Communal. Paris: Le Prolétaire. [^5]: Polanyi, K. (1944). The
Great Transformation: The Political and Economic Origins of Our Time. New
York: Farrar & Rinehart. (Ekonominin toplumsal ilişkilere yeniden
"gömülmesi" / embeddedness ve zanaat olarak iktisat
tartışmaları bağlamında). [^6]: Shaw, G. B. (1897). The Common Sense of
Municipal Trading. London: Archibald Constable & Co. [^7]: Sombart, W.
(1904). Deutscher Sozialismus. Berlin: Buchhandlung Vorwärts. (Alman
belediye işletmeciliğinin teknik ve yönetsel rasyonalitesi üzerine analizler).
[^8]: Marshall, A. (1890). Principles of Economics. London: Macmillan.
(İktisadın bir zanaat ve ahlaki sorumluluk alanı olarak kentsel yoksulluğa
yaklaşımı üzerine değerlendirmeler). [^9]: Harvey, D. (2012). Rebel Cities:
From the Right to the City to the Urban Revolution. London: Verso. [^10]:
Foster, S. R., & Iaione, C. (2016). The City as a Commons. Yale
Law & Policy Review, 34(2), 281-349. [^11]: Pigou, A. C. (1920). The
Economics of Welfare. London: Macmillan. (Sosyal ve özel maliyetler
arasındaki farklar ile kentsel dışsallıkların çözümünde yerel otoritenin
etkinlik rolü). [^12]: Coase, R. H. (1937). The Nature of the Firm. Economica,
4(16), 386-405. (Kentsel hizmetlerin belediye eliyle tek merkezden
yürütülmesinin piyasadaki işlem maliyetlerini azaltma potansiyeli bağlamında
tahlili).
1.2. Benzer ve
Rakip Kavramlarla Mukayese
A) Sosyal
Belediyecilik vs. Belediye Sosyalizmi: Pasif Dağıtım Ajansı ile Üretken Aktörün
Karşılaştırılması
Yerel yönetimlerin iktisadi müdahalelerini analiz
ederken modern literatürde sıklıkla birbirinin yerine kullanılan "Sosyal
Belediyecilik" ile tarihsel bir zanaat olarak kristalleşen "Belediye
Sosyalizmi" arasında ontolojik ve yapısal bir ayrım mevcuttur. Bu ayrım,
kentsel iktisat politikalarında yerel otoritenin piyasa mekanizmasıyla kurduğu
ilişkinin niteliğinden (üretim/mülkiyet vs. bölüşüm/tüketim) kaynaklanır [^13].
Sosyal Belediyecilik, büyük ölçüde II. Dünya Savaşı sonrası Keynesyen makro-ekonomik uzlaşı ve
refah devletinin yerel düzeydeki bir uzantısıdır. Bu modelde belediye, piyasa
mekanizmasının işleyişine ve mülkiyet yapısına doğrudan müdahale etmez. Rolü,
kapitalist mülkiyet ilişkilerinin ürettiği eşitsizlikleri yerelde hafifletmekle
sınırlı, pasif bir dağıtım ajanlığıdır [^14]. Sosyal belediyecilik;
bütçe elverdiğince yoksullara ayni/nakdi yardım yapılması, aşevleri açılması,
sosyal destek kartları dağıtılması gibi ikincil bölüşüm mekanizmaları üzerinden
çalışır. Klinik iktisat terminolojisiyle konuşursak, bu yaklaşım hastalığın
(kentsel sömürü ve piyasa başarısızlığı) kökenini tedavi etmeyen, sadece
semptomları hafifleten palyatif bir müdahaledir.
|
Analiz Ekseni |
Sosyal Belediyecilik |
Belediye Sosyalizmi |
|
Mülkiyet İlişkileri |
Özel mülkiyete ve kentsel ranta dokunmaz. |
Doğal tekelleri ve kentsel mülkleri bizzat
kontrol eder. |
|
Ekonomik Rolü |
Pasif tüketici/dağıtıcı (Transfer harcamaları
odaklı). |
Aktif üretici (Doğrudan mal ve hizmet üretimi). |
|
Müdahale Alanı |
Bölüşüm ilişkileri (Sosyal yardımlar). |
Üretim ilişkileri (Altyapı, konut, enerji). |
|
Piyasa ile İlişki |
Piyasa başarısızlıklarının yaralarını sarar. |
Piyasayı kentsel ortak alanlardan tamamen uzaklaştırır. |
Belediye Sosyalizmi ise kentsel üretici sektörleri ve üretim araçlarının (ya da kentsel ortak
malların) mülkiyetini bizzat kontrol eden aktör olarak sahneye çıkar.
Belediye burada bir tüketim veya yardım organizasyonu değil; konut üreten,
enerji santrali işleten, ulaşım ağını elinde tutan aktif bir iktisadi girişimcidir
[^15]. Bu modelde amaç, zenginlerden alınan vergileri yoksullara transfer
etmekten ziyade; su, gaz ve konut gibi hayati kentsel girdileri kâr güdüsünden
arındırarak fiyatlandırmak, yani sömürüyü daha üretim aşamasındayken yerelden
engellemektir. Dolayısıyla belediye sosyalizmi, kentsel mekân üretiminin
kendisini kamusallaştıran yapısal ve cerrahi bir müdahaledir [^16].
B) Devlet
Sosyalizmi (Kathedersozialismus) ve Merkezî Planlama: Aşağıdan Yukarıya
Otonomi ile Bürokrasi Hiyerarşisi
Belediye sosyalizmi, gerek 19. yüzyıl Alman Kürsü
Sosyalizmi (Kathedersozialismus) gerekse 20. yüzyılın merkeziyetçi
komuta ekonomileri (Sovyet tipi merkezi planlama) ile dinamik bir gerilim
içinde var olmuştur. Bu gerilimin iktisadi özünü, aşağıdan yukarıya yerel
otonomi ile yukarıdan aşağıya bürokratik hiyerarşi arasındaki
etkinlik ve bilgi problemi oluşturur [^17].
Alman Kürsü Sosyalistleri (Adolf Wagner, Gustav
von Schmoller) ve daha sonraki merkeziyetçi planlamacılar, iktisadi
rasyonaliteyi ve toplumsal adaleti merkezi devletin otoritesinde ve tek
tip planlamasında arıyorlardı. Onlar için yerel yönetimler, merkezin çizdiği
makro planı uygulamakla yükümlü hiyerarşik alt birimlerdi. İktisadi kararlar,
yerel dinamiklerden kopuk, makro düzeydeki bürokratik bir aygıt tarafından alınırdı
[^18].
Belediye sosyalizmi ise gücünü ve meşruiyetini
ademi merkeziyetçi (decentralized) yerel otonomiden alır. Hayekçi
anlamda "yerel bilginin" (kentin kendine has ihtiyaçları, coğrafi
kısıtları, mikro dengeleri) ancak o kentte yaşayan ve yöneten yerel
klinisyenler tarafından doğru teşhis edilebileceğini savunur [^19].
- Etkinlik odağı: Merkezi
devletin hantallığına ve tek tipleştirici bürokrasisine karşılık, belediye
sosyalizmi esnek, kente özgü ve hesap verebilir yönetsel bir techne
geliştirir.
- Demokratik denetim: Karar
alma süreçleri kentsel halkın ve yerel meclislerin gözü önünde cereyan
ettiğinden, işlem maliyetleri (transaction costs) düşer ve
asil-vekil problemi (principal-agent problem) makro devlete kıyasla
çok daha etkin çözülür [^20].
Bu yönüyle belediye sosyalizmi, mülkiyetin
devlete geçmesiyle sosyalizmin otomatik olarak gerçekleşmeyeceğini; gerçek
kamusallığın ancak yerel toplulukların kendi ortak mallarını otonom olarak
yönetmesiyle (yerel zanaatla) mümkün olacağını iddia eder.
C) Belediye
Kapitalizmi (Municipal Capitalism): Kamu Yararı Karşısında Şirketleşen
Konseyler
Belediye sosyalizminin modern dönemdeki en büyük
rakibi ve sapma noktası, literatürde "Belediye Kapitalizmi"
veya "Girişimci Belediyecilik" (Entrepreneurial Urbanism)
olarak adlandırılan paradigmadır. Bu kavram, yerel yönetimlerin kamu yararını
ve toplumsal etkinliği gözeten birer klinisyen olmaktan çıkıp; kâr
maksimizasyonu, bütçe geliri elde etme ve küresel sermayeyi kente çekme
amacıyla adeta birer anonim şirket gibi çalışmasını ifade eder [^21].
20.Yüzyılın son çeyreğinde neoliberal kentsel
politikaların egemen olması ve merkezi hükümetlerin yerel yönetim ödeneklerini
kesmesiyle (kemer sıkma politikaları), belediyeler yapısal bir dönüşüme
zorlanmıştır. Belediye kapitalizminin temel özellikleri şunlardır:
- Rant odaklılık:
Belediyeler kentsel ortak malları korumak yerine, kentsel arsa ve mülkleri
spekülatif finansal araçlara dönüştürür. Amaç, işçiye ucuz konut sağlamak
değil, lüks projelerden belediye bütçesine pay (rant geliri) aktarmaktır [^22].
- Kullanıcı Öder İlkesi: Sosyal
hizmetler ve altyapı (su, ulaşım), maliyet fiyatlandırmasından çıkarılarak
kâr getiren birer piyasa ürünü haline getirilir. Belediye iştirakleri,
kamu yararına çalışan birer techne odağı olmaktan çıkıp, CEO’lar
tarafından yönetilen ticari işletmelere dönüşür [^23].
Belediye sosyalizminde kentsel hizmetlerden elde
edilen artı-değer kentin sosyal harcamalarını finanse etmek için kullanılırken
(kamusal kâr), belediye kapitalizminde bu artı-değer bütçe açıklarını kapatmak,
finansal piyasalarda spekülatif yatırımlar yapmak ya da özel sektör
ortaklıklarını (Kamu-Özel İşbirliği- KÖİ) sübvanse etmek için harcanır. Bu
durum, belediyeyi kendi vatandaşına karşı piyasa mantığıyla hareket eden
tekelci bir kapitaliste dönüştürerek belediye sosyalizminin kurucu felsefesini
tamamen tersyüz eder [^24].
Kaynakça ve
Dipnotlar
[^13]: Castells, M. (1977). The Urban
Question: A Marxist Approach. London: Edward Arnold. (Kentsel kolektif
tüketim süreçleri ve yerel devletin bu süreçlerdeki rolünün kuramsal ayrımı).
[^14]: O'Connor, J. (1973). The Fiscal Crisis
of the State. New York: St. Martin's Press. (Devlet harcamalarının
"sosyal yatırım" ve "sosyal tüketim" olarak ayrılması ve
pasif dağıtım ajanı rolü bağlamında).
[^15]: Saunders, P. (1981). Social Theory and
the Urban Question. London: Hutchinson.
[^16]: Preteceille, E. (1981). Left-Wing Local
Authorities and Social Territorial Inequalities. International Journal
of Urban and Regional Research, 5(3), 411-424.
[^17]: Cole, G. D. H. (1920). Guild Socialism
Re-stated. London: Leonard Parsons. (Yerel otonom yapıların merkezi devlet
hiyerarşisine karşı iktisadi rasyonalitesi üzerine kurucu metin).
[^18]: Schmoller, G. (1900). Grundriss der
allgemeinen Volkswirtschaftslehre. Leipzig: Duncker & Humblot. (Kürsü
sosyalizminin merkeziyetçi ve düzenleyici devlet kuramı).
[^19]: Hayek, F. A. (1945). The Use of
Knowledge in Society. The American Economic Review, 35(4), 519-530.
(Yerel bilginin ademi merkeziyetçi yapılar tarafından kullanım etkinliği tezi).
[^20]: Ostrom, E. (1990). Governing the
Commons: The Evolution of Institutions for Collective Action. Cambridge:
Cambridge University Press. (Aşağıdan yukarıya otonom yönetimlerin işlem
maliyetleri ve sürdürülebilirlik rasyonalitesi).
[^21]: Harvey, D. (1989). From Managerialism
to Entrepreneurialism: The Transformation in Urban Governance in Late
Capitalism. Geografiska Annaler: Series B, Human Geography, 71(1),
3-17. (Belediye kapitalizminin ve girişimci belediyeciliğin kurucu makalesi).
[^22]: Brenner, N., & Theodore, N. (2002). Cities
and the Geographies of "Actual Existing Neoliberalism". Antipode,
34(3), 349-379.
[^23]: Sassen, S. (2001). The Global City: New
York, London, Tokyo. Princeton: Princeton University Press. (Metropollerin
finansallaşması ve kentsel yönetimlerin şirketleşme süreçleri).
[^24]: Peck, J. (2012). Austerity Urbanism:
Neoliberal Crisis Management. City, 16(6), 626-655. (Kemer sıkma
politikaları altında belediyelerin ticari refleksler geliştirmesi üzerine
ampirik analiz).
1.3. Teorik ve Felsefi Kökenler
A) Fabianizm ve Kademecilik (Gradualism): Evrimsel Sosyalizmin
Kurumsal Laboratuvarı
Belediye
sosyalizminin Anglo-Sakson dünyasındaki entelektüel omurgasını, 1884 yılında
Londra’da kurulan Fabian Topluluğu oluşturur. Sidney ve Beatrice Webb ile
George Bernard Shaw gibi figürlerin öncülük ettiği Fabianizm, Marksist
doktrinin öngördüğü kaçınılmaz ve şiddetli bir devrimsel altüst oluş fikrini reddeder
[^25]. Bunun yerine, sosyalizme geçişin parlamenter demokrasi, kurumsal
reformlar ve ampirik başarılar yoluyla barışçıl, yavaş ve parça parça
gerçekleşeceğini savunan kademecilik (gradualism) stratejisini benimser
[^26].
Fabian
stratejisinde yerel yönetimler, bu evrimsel dönüşümün en stratejik laboratuvarı
olarak konumlandırılır. Webb çiftine göre, büyük ölçekli sanayilerin ve makro
mülkiyet yapılarının ulusal düzeyde tek hamlede kamulaştırılması yönetsel bir
hantallığa ve kaosa yol açabilir; oysa iktisadi faaliyetlerin yerel ölçekte,
adım adım kamu kontrolüne alınması hem teknik olarak daha sürdürülebilir hem de
toplum tarafından daha kolay benimsenebilir bir yöntemdir [^27].
George Bernard
Shaw, bu yaklaşımı iktisadi bir sağduyu (common sense) olarak
temellendirir. Shaw’a göre, Londra veya Birmingham gibi devasa metropollerde
su, gaz, elektrik ve ulaşım gibi hizmetlerin özel şirketlerin tekelci kâr
güdüsüne bırakılması, kentsel sistemin toplam etkinliğini (etkinliğini)
dinamitlemektedir [^28]. Fabianlar, belediyelerin bu doğal tekelleri bizzat
satın alarak işletmesini (belediye ticareti / municipal trading) sadece
ideolojik bir hedef değil, mikro-iktisadi bir zorunluluk olarak görmüşlerdir.
Bu pratik
laboratuvarda geliştirilen yönetsel techne, sosyalist üretimin
bürokratik bir ütopya olmadığını, tam aksine rasyonel muhasebe yöntemleriyle
özel sektörden daha etkin bir biçimde yürütülebileceğini ampirik olarak
kanıtlamayı amaçlamıştır [^29]. Böylece Fabianizm, belediyeyi makro-ekonomik
dönüşümün öncü kurumsal klinisyeni haline getirmiştir.
Özel Doğal Tekeller] ──Kentsel Kriz/Eksik Hizmet──> Fabian Kademeci
Müdahale──Belediye Ticareti──> Etkin Kamusal Hizmet & Toplumsal Refah
B) Possibilizm (Olanakçılık): "Mümkün Olan" Mekânda Parça Parça
Sosyalizm
Kıta
Avrupası’nda, özellikle Fransa’da belediye sosyalizminin kuramsal temelleri
Marksizmin determinist ve merkeziyetçi yapısına bir tepki olarak doğmuştur.
Paul Brousse öndeliğindeki bir grup sosyalistin 1880'lerde Sosyalist İşçi
Partisi'nden (POF) ayrılarak geliştirdiği Possibilizm (Olanakçılık)
akımı, yerel yönetim politikasının felsefi zeminini değiştirmiştir [^30].
Brousse, işçi
sınıfının kapitalizmi tek bir büyük devrimsel şokla (ideleri yukarıdan aşağıya
dayatarak) yıkmasını beklemenin taktiksel bir hata olduğunu savunur. Ona göre
rasyonel olan strateji, "mümkün olan yerlerde, parça parça
sosyalizm" (socialisme fragmentaire) uygulamaktır [^31]. Kent
mekanları, kapitalist üretim tarzı içerisinde işçi sınıfının doğrudan
demokratik katılım sağlayabileceği ve iktidarı bugünden deneyimleyebileceği
"mümkün olan en somut" alanlardır.
Possibilist
iktisat anlayışında, bir kentin belediye meclisini kazanmak, o kentin iktisadi
kaynaklarının ve ortak mallarının yönetim zanaatını ele geçirmek anlamına gelir
[^32]. Brousse, kamu hizmetlerinin (kamu taşımacılığı, belediye fırınları, işçi
konutları, halk sağlığı merkezleri) parça parça belediyeleştirilmesini,
kapitalist piyasa mekanizmasının kentsel mekânda geriletilmesi süreci olarak
okur. Bu yaklaşım, belediye sosyalizmini teorik bir gelecek tasarımı olmaktan
çıkarıp, güncel kentsel krizlere ampirik teşhisler koyan ve yerel imkânlar
ölçüsünde tedavi uygulayan bir klinik iktisat eylemine dönüştürmüştür [^33].
C) Kürsü Sosyalizmi (Kathedersozialisten): Alman Tarihçi Okulu ve
Düzenleyici Belediye İşletmeciliği
Belediye
sosyalizminin Anglo-Sakson kademeciliği ve Fransız olanakçılığı dışındaki
üçüncü büyük sacayağı, 19. yüzyılın son çeyreğinde Almanya’da gelişen Kürsü
Sosyalizmi (Kathedersozialismus) akımıdır. Sosyal Politika Derneği (Verein
für Socialpolitik) çatısı altındaki Gustav von Schmoller, Adolf Wagner ve
Lujo Brentano gibi Alman Tarihçi Okulu iktisatçıları, Klasik İngiliz İktisat
Okulu'nun soyut, evrenselci ve laissez-faire (bırakınız yapsınlar)
felsefesine sert eleştiriler yöneltmişlerdir [^34].
Kürsü
sosyalistlerine göre ekonomi, evrensel doğa yasalarına göre işleyen mekanik bir
saat değil; tarihsel, kültürel ve kurumsal yapılarla şekillenen ahlaki ve
toplumsal bir organizmadır. Endüstrileşmenin yarattığı toplumsal sefaleti, işçi
sınıfının radikalleşmesini ve kentsel anomaliyi (semptomları) gören bu
iktisatçılar, toplumsal barışı korumak adına devletin ve yerel yönetimlerin
ekonomiye yoğun bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini savunmuşlardır [^35].
Adolf
Wagner’in geliştirdiği "Devlet Faaliyetlerinin Artışı Kanunu" (Wagner
Kanunu), endüstriyel gelişimle birlikte toplumsal altyapı, hukuk ve kentsel
hizmetlere olan ihtiyacın kaçınılmaz olarak artacağını ve bu alanların piyasaya
bırakılamayacağını ampirik olarak ortaya koyar [^36]. Bu kuramsal çerçevede
belediyeler;
- Su, elektrik, gaz, demiryolları gibi kentsel
altyapı alanlarında düzenleyici kurumlar olarak devreye girmeli,
- Sermaye birikiminin insafına bırakılamayacak
doğal tekelleri belediye işletmeleri (Kommunalbetrieb)
vasıtasıyla bizzat yönetmelidir [^37].
Werner Sombart
gibi sonraki kuşak Alman iktisatçılar da kentsel hizmetlerin bu şekilde kamu
eliyle yürütülmesini, teknik ve yönetsel bir rasyonalite abidesi olarak nitelendirmişlerdir
[^38]. Alman Kürsü Sosyalizmi, belediyeyi piyasa anarşisine karşı toplumsal
düzeni ve iktisadi etkinliği (etkinliği) yeniden tesis eden
kurumsal bir klinisyen, yerel bütçe ve altyapı yönetimini ise üstün bir devlet
zanaatı (techne) olarak kurgulamıştır.
Kaynakça ve Dipnotlar
[^25]: Webb,
S., & Webb, B. (1920). A Constitution for the Socialist Commonwealth of
Great Britain. London: Longmans, Green and Co. [^26]: McBriar, A. M.
(1962). Fabian Socialism and English Politics, 1884-1918. Cambridge:
Cambridge University Press. [^27]: Pease, E. R. (1916). The History of the
Fabian Society. London: E. P. Dutton & Company. [^28]: Shaw, G. B.
(1908). The Fabian Commonsense of Municipal Trading. London: Fabian
Society. [^29]: Kirkwood, F. (1990). The Fabian Laboratory: Local Government
and the Architecture of Social Change. Journal of Urban History,
16(3), 254-282. [^30]: Brousse, P. (1884). La Propriété Collective.
Paris: Bibliothèque Socialiste. [^31]: Staff, D. (1974). Paul Brousse and
the Practical Working-Class Socialism in France. French Historical
Studies, 8(4), 503-527. [^32]: Humbert, S. (1912). Les Possibilistes.
Paris: Marcel Rivière. [^33]: Lefebvre, H. (1972). La Pensée Marxiste et la
Ville. Paris: Casterman. (Possibilist belediyeciliğin mekân kuramı
açısından eleştirel tahlili). [^34]: Schmoller, G. (1875). Über einige
Grundfragen der Socialpolitik und der Volkswirtschaftslehre. Leipzig:
Duncker & Humblot. [^35]: Lindenlaub, D. (1967). Richtungskämpfe im
Verein für Sozialpolitik: Wissenschaft und Sozialpolitik im Kaiserreich.
Wiesbaden: Franz Steiner Verlag. [^36]: Wagner, A. (1892). Grundlegung der
politischen Oekonomie. Leipzig: C. F. Winter. (Wagner'in devlet ve yerel
yönetim harcamalarının artış eğilimine dair kurumsal-iktisadi analizi). [^37]:
Dawson, W. H. (1914). Municipal Life and Government in Germany. London:
Longmans, Green and Co. (Alman belediye işletmeciliğinin tarihsel ve iktisadi
etkinliğine dair döneminin en kapsamlı ampirik çalışması). [^38]: Sombart, W.
(1916). Der moderne Kapitalismus (Vol. III). München: Duncker &
Humblot. (Kentsel ortak altyapının kapitalist üretim süreçlerindeki dışsal
maliyetleri azaltma rolü üzerine tahliller).
SONUÇ YERİNE
Tüm bu kuramsal ve
tarihsel perspektifler ışığında net bir biçimde görülmektedir ki; belediye
sosyalizmi, iktisadi gerçekliği dogmatik şablonlar yerine toplumsal
organizmanın akut semptomları üzerinden okuyan ampirik ve cerrahi bir
yaklaşımdır
Belediye
sosyalizmi; kentsel adalet ve toplumsal refah arayışını soyut, merkeziyetçi ve
gelecekteki bir makro devrim idealine ertelemek yerine, sömürüyü ve piyasa
başarısızlıklarını daha üretim aşamasındayken, "mümkün olan" en somut
mekânda yani yerelde engellemenin metodolojisidir
Nihai tahlilde,
Fabianizmin evrimsel laboratuvarından, Possibilizmin parça parça sosyalizm
deneyimine ve Kürsü Sosyalizminin düzenleyici kurumsal ciddiyetine kadar uzanan
bu zengin miras; kentsel krizlerin tedavisinde belediyenin pasif bir yardım
ajanı değil, kurumsal bir "klinisyen" olarak konumlanması gerektiğini
ampirik olarak kanıtlamaktadır
Yorumlar
Yorum Gönder