Bireysel Tutku ile Tarihsel Yıkım Arasında: Philip Roth (1933-2018) ve Amerikan Üçlemesi
Bireysel Tutku ile Tarihsel Yıkım Arasında: Philip Roth (1933-2018) ve
Amerikan Üçlemesi
Ercan Eren
1. Philip Roth’un Hayat Hikayesi: Maskelerin Yazarı
Philip Roth
(1933–2018), New Jersey, Newark’ta orta sınıf Yahudi bir ailenin çocuğu olarak
doğdu. Bu coğrafya (Newark), onun tüm eserlerinin coğrafi ve ruhsal haritasını
oluşturur.
- İlk Başarı ve Tartışma: 1959'da yayımlanan Goodbye, Columbus ile National Book Award'u
kazandığında henüz 26 yaşındaydı. Ancak asıl şöhretini 1969’da cinsel
tabuları ve Yahudi ailesini acımasız bir mizahla deşen Portnoy’s
Complaint ile kazandı. Bu kitap onu hem bir "edebi
süperstar" yaptı hem de topluluk içinde "kendi yuvasını kirleten
yazar" suçlamalarıyla karşı karşıya bıraktı.
- Yazınsal Oyunlar: Roth, kariyeri boyunca kendi hayatını kurguya dahil etmekten
çekinmedi. Nathan Zuckerman gibi alter egolar yaratarak, yazarın
sorumluluğu, şöhretin ağırlığı ve gerçeklik ile kurmaca arasındaki o ince
çizgide dans etti.
- Olgunluk Dönemi: 90'lı yıllarda, kişisel takıntılarından sıyrılıp "Amerikan
Üçlemesi" ile ülkesinin tarihsel travmalarına odaklandığı bir döneme
girdi. Bu dönem, onun "Amerikan edebiyatının yaşayan devi"
olarak tescillendiği zamandır.
- Sessizlik ve Ölüm: 2012 yılında, artık anlatacak hikayesi kalmadığını söyleyerek yazmayı
bıraktığını açıkladı. 2018’de öldüğünde, arkasında neredeyse her büyük
ödülü almış (Nobel hariç) devasa bir külliyat bıraktı.
2. Üçleme Üzerine: Tarihin Çarkları
Roth bu
üçlemede, Amerikan tarihinin üç farklı on yılını mercek altına alır. Her
romanda, dış dünyadaki büyük bir siyasi olay, bireyin mahrem alanına sızar ve
onu yok eder.
I. Pastoral Amerika (American Pastoral) (1960’lar)
Üçlemenin ilk
halkasında, her yönüyle "mükemmel" görünen Seymour "Swede"
Levov’un hikayesini izleriz. Başarılı bir sporcu, yakışıklı bir iş insanı ve
güzel bir eşe sahip olan Swede, Amerikan rüyasının ete kemiğe bürünmüş halidir.
Ancak kızı Merry’nin Vietnam Savaşı protestoları sırasında bir bombalı eyleme
karışmasıyla bu rüya bir kâbusa dönüşür. Roth burada, düzen ile kaosun
çatışmasını ve tarihin en korunaklı evlere bile nasıl sızdığını anlatır.
II. Bir Komünistle Evlendim (I Married a Communist) (1950’ler)
Bu kez
1950’lerin Soğuk Savaş atmosferine, McCarthy döneminin "komünist
avı"na gideriz. Dev cüsseli ve ateşli bir komünist olan radyo yıldızı Ira
Ringold’un hikayesidir bu. Ira, karısı tarafından ihbar edilerek siyasi bir
linçe kurban gider. Roman, sadakat ve ihanet kavramlarını sorgularken,
ideolojilerin insan ilişkilerini nasıl zehirlediğini gösterir.
Üçlemenin ilk
iki halkası olan American Pastoral ve I Married a Communist,
Philip Roth’un bireysel trajediyi toplumsal cinnetle harmanladığı zirve
noktalardır. Özellikle ikinci kitap, ihanetin ve ideolojik körlüğün anatomisini
çıkarması bakımından benzersizdir.
Gelin, bu iki
dev yapıtı tüm ayrıntılarıyla, karakter motivasyonları ve tarihsel
kırılmalarıyla inceleyelim. Sonra asıl ele alacağımız İnsan Lekesi’ni
değerlendireceğiz.
1. Kitap: Pastoral Amerika
Tema: Amerikan Rüyası’nın İnfazı
- "Swede" Levov’un Kusursuzluğu: Romanın başkahramanı Seymour "Swede" Levov, Newark’ın
Yahudi mahallesinde bir efsanedir. Sarışın, atletik, deniz piyadesi ve
başarılı bir iş insanıdır. Eski bir güzellik kraliçesiyle evlenir,
kırsalda muhteşem bir ev alır. O, Amerika’nın kendisine sunduğu vaadi
eksiksiz yerine getiren "pastoral" bir figürdür.
- Kaosun Sızışı (Merry): Swede’in kızı Merry, kekeme ve içine kapanık bir çocuktur. 1960’ların
Vietnam Savaşı karşıtı radikalizmi Merry’yi ele geçirir. Merry, yerel bir
postaneyi bombalayıp bir kişinin ölümüne yol açarak "yerli bir
teröriste" dönüşür.
- Yıkım: Swede
için trajedi, sadece kızının bir katil olması değildir; trajedisi, her
şeyi "doğru" yapmasına rağmen hayatının neden paramparça
olduğunu anlayamamasıdır. Roth burada, tarihin (Vietnam Savaşı, ırk
isyanları) en korunaklı kaleleri bile nasıl yıktığını gösterir. Düzen,
kaçınılmaz olarak kaosa yenik düşer.
2. Kitap: Bir Komünistle Evlendim
Tema: İhanet, İntikam ve McCarthy Dönemi
Bu roman,
üçlemenin en sert ve öfkeli kitabıdır. Nathan Zuckerman, lise öğretmeni Murray
Ringold ile buluşur ve Murray’nin kardeşi Ira Ringold’un yükselişini ve
feci düşüşünü hatırlar.
A. Karakter Analizi: Ira Ringold (Iron Rinn)
Ira, devasa
cüsseli, eski bir hendek kazıcısı ve savaş gazisidir. Kaba saba ama karizmatik
bir adamdır. Radyo tiyatrosunda yıldızlaşır ("Iron Rinn" adıyla).
Ancak Ira, aynı zamanda ateşli, ödün vermez bir Marksisttir. Onun trajedisi,
sınıfsal öfkesini Amerikan şöhret dünyasının parıltısıyla birleştirmeye
çalışmasıdır.
B. İhanetin Anatomisi: Eve Frame
Ira, ünlü bir
sessiz film yıldızı olan Eve Frame ile evlenir. Ancak bu evlilik,
sınıfsal ve kültürel bir çatışma alanıdır. Eve, Yahudi kökenlerini gizleyen,
antisemitizmden beslenen ve kocasının radikalizminden korkan bir kadındır.
Aralarındaki çatışma doruğa çıktığında Eve, kocasından intikam almak için onu
McCarthy’nin "Cadı Avı"na teslim eder. "Bir Komünistle
Evlendim" adlı bir itiraf kitabı yazarak Ira’yı ulusal bir düşman ilan
ettirir.
C. McCarthyizm: Siyasi Linç Kültürü
Roman,
1950’lerin Amerika’sındaki o boğucu atmosferi harika betimler.
- İhbarcılık: Kimin kimden şüphelendiği, en yakın arkadaşların birbirini sattığı
bir dönem.
- Kişisel Hınçların Maskesi: Roth, McCarthy dönemindeki siyasi zulmün çoğunlukla ideolojik değil,
kişisel nefretlerden beslendiğini savunur. Eve Frame, kocasını komünist
olduğu için değil, ondan nefret ettiği için ihbar eder; siyaset sadece
uygun bir araçtır.
D. Murray Ringold: Entelektüel Direniş
Ira’nın abisi
Murray, Zuckerman’ın akıl hocasıdır. Murray de McCarthyizm kurbanıdır
(öğretmenlikten atılır) ama o, kardeşinin aksine öfkesini sükunetle ve
entelektüel bir dirençle yönetir. Romanın sonunda Zuckerman, Murray üzerinden
"tarihin adaletsizliğini" ve geride kalanların yıkımını izler.
Karşılaştırmalı Özet: İki Kitabın Ortaklığı
Her iki
romanda da "İhanet" merkezi roldedir. American Pastoral'da
bir evlat babasına (ve babasının temsil ettiği her şeye) ihanet eder. I
Married a Communist'te ise bir eş, kocasını devlete kurban eder.
Roth, bu iki
kitapla bizi şuna hazırlar: Birey ne kadar güçlü ne kadar idealist veya ne
kadar başarılı olursa olsun; tarihin (savaşların veya ideolojik avların)
çarkları arasına girdiğinde ezilmeye mahkumdur.
3. Kitap:
İnsan Lekesi (The Human Stain)
Üçlemenin son
halkası olan "İnsan Lekesi" (The Human Stain), Philip Roth’un
sadece bir karakterin çöküşünü değil, modern toplumun "arınma"
takıntısını ve kimlik inşasının imkansızlığını anlattığı bir başyapıttır.
Romanı beş temel aşamada, arka planıyla birlikte inceleyelim:
Aşama 1: Sosyal Bağlam – "Büyük Safsata Yazı" (1998)
Roman, 1998
yılının boğucu yazında başlar. Amerika, Bill Clinton ve Monica Lewinsky
skandalıyla çalkalanmaktadır.
- Ahlakçı Cinnet: Roth, bu dönemi bir "iffet histerisi" olarak tanımlar. Tüm
ülke bir yandan skandalın röntgenini çekerken, diğer yandan muazzam bir
ahlaki üstünlük taslama yarışına girmiştir.
- Kişisel ve Kamusalın Karışması: Coleman Silk’in başına gelecekler, bu genel ahlakçı atmosferin
akademik dünyadaki yansımasıdır. Toplum, kendi "kirini"
başkalarını taşlayarak temizlemeye çalışmaktadır.
Aşama 2: Tetikleyici Hata – "Spooks" ve Akademik Linç
Saygın bir
Klasik Filoloji profesörü ve Athena College’ın eski dekanı olan Coleman Silk,
derslerine hiç gelmeyen iki öğrenci hakkında o kader sorusunu sorar: "Bu
çocuklar gerçek kişiler mi yoksa spooks (hayaletler) mu?"
- Dilin İhaneti: "Spook" kelimesi hem "hayalet" hem de Siyahlar
için kullanılan çok eski ve ırkçı bir tabirdir. Öğrencilerin Siyah olduğu
ortaya çıkınca, Silk’in hayatı bir gecede değişir.
- İptal Kültürü (Cancel Culture): Silk, kelimeyi sözlük anlamıyla (hayalet) kullandığını savunsa da
kimse onu dinlemez. Üniversite yönetimi, meslektaşları ve hatta dostları
ona sırt çevirir. Karısı Iris, bu haksız suçlamanın yarattığı travmayla
kalp krizi geçirip ölür. Silk artık her şeyini kaybetmiş, öfkeli bir
adamdır.
Aşama 3: Ontolojik Sır – "Passing" ve Kimlik İnşası
Romanın kalbi
burada atar. Okur, Nathan Zuckerman aracılığıyla Coleman Silk’in devasa sırrını
öğrenir: Silk aslında açık tenli bir Afro-Amerikan’dır.
- Kendini Yeniden Yaratmak: Gençliğinde, Siyah olmanın getirdiği toplumsal sınırlardan kurtulmak
için ailesini, annesini ve geçmişini reddederek kendine "Beyaz
Yahudi" bir kimlik yaratmıştır.
- İroninin Zirvesi: Toplum onu "beyaz bir ırkçı" olarak yargılarken, aslında o,
hayatını "beyaz" rolü yaparak geçiren bir Siyah’tır. Roth
burada, kimliğin ne kadar kırılgan ve inşa edilmiş bir şey olduğunu
gösterir. Silk, Amerikan rüyasının en radikal versiyonunu yaşamış; kendini
sıfırdan "yaratmıştır".
Aşama 4: Faunia Farley – Sınıf, Arzu ve Gerçeklik
Her şeyini
kaybeden 71 yaşındaki Silk, üniversitede temizlik görevlisi olarak çalışan 34
yaşındaki Faunia Farley ile bir ilişkiye başlar.
- Lekeli Bir Aşk: Faunia, okuma yazma bilmeyen, çocuklarını bir yangında kaybetmiş ve
eski kocası tarafından taciz edilen "yaralı" bir kadındır.
- Zıtlıklar: Akademik
dünyanın aristokratı Silk ile toplumun en altındaki Faunia arasındaki bu
ilişki, çevrede yeni bir öfke dalgası yaratır. Ancak Silk için Faunia,
maskelerin düştüğü, kimlik oyunlarının bittiği tek yerdir. Faunia, Silk'in
hayatındaki en "gerçek" şeydir çünkü o da Silk gibi
"lekeli" bir geçmişe sahiptir.
Aşama 5: Final – Kaçınılmaz Son ve "Leke"nin Anlamı
Roman,
Faunia’nın eski kocası Les Farley’nin (travmatik bir Vietnam gazisi) neden
olduğu feci bir araba kazasıyla sonlanır.
- Kaçışın İmkansızlığı: Silk ne kadar uzağa giderse gitsin ne kadar sofistike bir kimlik inşa
ederse etsin, geçmişin şiddeti ve toplumun "lekesi" ona yetişir.
- İnsan Lekesi Nedir? Romanın sonunda Zuckerman, "leke"nin kaçınılmaz olduğunu
anlar. Leke, sadece ırk veya suç değildir; leke, insan olmanın ta
kendisidir. Doğduğumuz andan itibaren dünyaya bıraktığımız iz,
yaptığımız hatalar ve genetiğimizdir. Roth’a göre "saf" veya
"lekesiz" bir yaşam bir yanılsamadır.
Analiz: Neden Klasik Filoloji?
Coleman
Silk’in bir Eski Yunan uzmanı olması tesadüftür değildir. Silk, Batı
medeniyetinin o "saf, beyaz, mermer gibi temiz" köklerini (Klasik
Yunan) temsil ederken, kendi içinde hibrit, gizli ve "lekeli" bir
modern gerçeği taşır. Bu, Batı medeniyetinin kendi kökenleriyle olan ikiyüzlü
ilişkisinin de bir metaforudur.
Philip Roth’un
bu muazzam üçlemesini ve "İnsan Lekesi"ni bitirirken; Coleman Silk'in
bir "hain" mi yoksa "trajik bir kahraman" mı olduğu sorusu
ortada kalır.
Kaynakça
1. Birincil Kaynaklar (Philip Roth- Amerikan Üçlemesi)
- Roth, P. (1997). American
Pastoral. New York: Houghton Mifflin. (Türkçesi: Pastoral Amerika)
- Roth, P. (1998). I
Married a Communist. New York: Houghton Mifflin. (Türkçesi: Bir
Komünistle Evlendim)
- Roth, P. (2000). The
Human Stain. New York: Houghton Mifflin. (Türkçesi: İnsan Lekesi)
- 2. Biyografik ve Eleştirel Kaynaklar
- Bailey, B. (2021). Philip
Roth: The Biography. New York: W. W. Norton & Company. (Roth’un
yaşamı üzerine yazılmış en kapsamlı ve tartışmalı temel biyografi).
- Bloom, H. (Ed.). (2003). Philip Roth (Modern Critical Views). Chelsea House
Publishers. (Harold Bloom’un Roth’un edebi dehası üzerine derlediği
eleştirel makaleler).
- Cooper, A. M. (2011). Philip Roth and the Jews. State University of New York
Press. (Roth'un eserlerindeki Yahudi kimliği ve asimilasyon temaları
üzerine derinlemesine bir inceleme).
- Parrish, T. (2007). The Cambridge Companion to Philip Roth. Cambridge
University Press. (Üçleme dahil olmak üzere Roth’un tüm külliyatını
akademik düzeyde ele alan rehber kitap).
- Roth, P. (2017). Why
Write?: Collected Nonfiction 1960-2013. Library of America. (Roth’un
kendi yazma süreci ve edebi görüşlerini anlattığı denemeleri).
3. Tematik ve Dönemsel İncelemeler
- Safer, E. B. (2006). Mocking the Age: The Later Novels of Philip Roth.
State University of New York Press. (Özellikle "İnsan
Lekesi"ndeki ironi ve toplumsal eleştiri üzerine odaklanan bir
çalışma).
- Shostak, D. (2004). Philip Roth-Counterlives: Performance and the Slavish Self.
University of South Carolina Press. (Kimlik inşası ve "passing"
kavramları üzerine teorik bir bakış).
Yorumlar
Yorum Gönder