“Dolanık Siyasal İktisadın” Yeni Mimarisi: Üçgenden Richard E. Wagner Dörtgenine Yolculuk
“Dolanık Siyasal
İktisadın” Yeni Mimarisi: Üçgenden Richard E. Wagner Dörtgenine Yolculuk
Ercan Eren
İktisadi Düşüncede Mimari Bir Paradigma Değişimi
İktisat
bilimi, 20. yüzyılın büyük bir bölümünü fizik bilimlerinden ödünç aldığı
"denge" (equilibrium) ve "makro mühendislik"
kavramlarının gölgesinde geçirmiştir. Bu geleneksel çerçevede ekonomi, dışsal
müdahalelerle rotası düzeltilebilen devasa bir makine olarak tasavvur edilmiş;
iktisatçı ise bu makinenin kontrol panelinde oturan bir teknisyen olarak
konumlandırılmıştır. Ancak 2008 küresel krizi ve ardından gelen dijital dönüşüm
süreçleri, bu mekanistik bakış açısının modern ekonomik sistemlerin
karmaşıklığını ve "dolanıklığını" açıklamakta yetersiz kaldığını acı
bir şekilde kanıtlamıştır.
Bu makale,
iktisadi düşüncenin bu tıkanıklığını aşmak adına, Avusturya Okulu’nun evrimci
mirasından beslenen ve Richard Wagner’in çalışmalarıyla zirveye ulaşan yeni bir
mimari önerisini incelemektedir. Yolculuğumuz, Avusturya Okulu içindeki
"determinizm" ve "evrim" arasındaki o ilk büyük çatlakla
başlar. Ludwig von Mises’in sarsılmaz mantıksal kalesi (Praksiyoloji) ile
Friedrich Hayek’in ucu açık evrimci epistemolojisi arasındaki bu gerilim,
iktisadın bir "fizik benzerliği" mi yoksa "biyoloji
benzerliği" mi taşıması gerektiği sorusunu doğurmuştur.
Sürecin ikinci
aşamasında, George Mason Üniversitesi çevresinde şekillenen ve literatürde Hayek-Buchanan-Ostrom
Üçgeni olarak bilinen disiplinlerarası sentez ele alınmaktadır. Bilginin
dağınıklığı (Hayek), kuralların anayasal önemi (Buchanan) ve çok merkezli
yönetişim (Ostrom), sosyal düzenin anlaşılması için sağlam bir temel sunsa da
Richard Wagner bu yapının hâlâ statik bir karakter taşıdığını savunur.
Wagner’in
müdahalesi, bu üçgeni kompleksite ve ağ teorisiyle "canlandırarak"
bir "Dörtgen"e dönüştürmektir. Wagner’e göre piyasa ve siyaset
cerrahi olarak ayrılamaz; onlar birbirine "dolanmış" (entangled)
tek bir sistemin parçalarıdır. Bu yeni mimarinin en devrimci yönü, mikro
eylemler ile makro sonuçlar arasına yerleştirilen "Meso Düzey"
analizidir. Meso düzey, iktisadın kayıp katmanıdır; burası parazitleşmenin
başladığı, sinyal kanallarının tıkandığı ve sistemik krizlerin kuluçkaya
yattığı alandır.
Makalenin
temel savı, iktisatçının rolünün yeniden tanımlanması gerektiğidir. Wagnerci
perspektifte iktisatçı, makro değişkenleri yukarıdan aşağıya dizayn eden bir
mühendis değil; meso düzeydeki kurumsal tıkanıklıkları ve parazitleri teşhis
eden, sistemin "öz-organizasyon" kapasitesini geri kazandırmaya
çalışan bir klinisyendir. Bu çalışma, Avusturya Okulu'nun klasik
köklerinden modern sistem teorisine uzanan bu entelektüel rotayı takip ederek,
21. yüzyılın karmaşık ekonomik problemleri için daha dirençli ve evrilebilir
bir paradigma sunmayı amaçlamaktadır.
I. Avusturya Okulu’nun Genetik Kodları ve İlk Büyük Yol Ayrımı
Avusturya
Okulu, 1871 yılında Carl Menger’in Grundsätze [1] eseriyle başlayan
yolculuğunda, ana akım iktisadın mekanik denge arayışına karşı her zaman
"insan eylemi" ve "öznel değer" üzerinden bir alternatif
sunmuştur. Ancak okulun kendi içindeki evrimi, iktisat biliminin felsefi
sınırlarını belirleyen devasa bir yol ayrımına yol açmıştır: Deterministik
Praksiyoloji ile Evrimci Epistemoloji arasındaki gerilim.
1.1. Determinizm ve Mises: İnsan Eyleminin Mantığı (Praksiyoloji)
Ludwig von
Mises, iktisadı "praksiyoloji" olarak adlandırılan genel bir insan
eylemi biliminin parçası olarak tanımlar. Mises’e göre iktisat, deneysel bir
bilimden ziyade, geometrik bir kesinliğe sahip a priori bir disiplindir
[2].
- Aksiyomatik Yapı: Mises için "insan eylemde bulunur" önermesi tartışılamaz
bir aksiyomdur. Bu aksiyomdan yola çıkarak tümdengelim (dedüksiyon)
yoluyla ulaşılan sonuçlar, deterministik bir kesinlik taşır.
- Dışsal Veri vs. İçsel Mantık: Mises’te sistem, insan zihninin mantıksal yapısına dayanır. Eğer
başlangıç varsayımları doğruysa, piyasanın işleyişi de bu mantıksal
zorunluluğun bir oluşumudur. Bu yaklaşım, sistemi belirli bir kapalılık
içinde, değişmez rasyonel yasalarla açıklar.
1.2. Hayek ve Evrimci Epistemoloji: Zihnin Sınırları
Friedrich
August von Hayek, özellikle 1937 tarihli "Economics and Knowledge"
[3] makalesiyle Mises’in praksiyolojik çerçevesinden epistemolojik bir kopuş
yaşar. Hayek için asıl mesele, "mantıksal doğrular" değil, bilginin
toplumda nasıl dağıldığı ve koordinasyonun nasıl sağlandığıdır.
- Kendiliğinden Düzen (Spontaneous Order): Hayek, düzeni bir tasarımcıya veya katı bir mantıksal zorunluluğa
değil, bir "evrim" sürecine bağlar. Dil, hukuk ve piyasa, insan
eyleminin bir ürünüdür ancak insan tasarımının ürünü değildir (human
action, but not human design) [4].
- Zihnin Sınırları: Hayek, zihnin kendisinin de evrimsel bir süreçte oluştuğunu
savunarak, rasyonalizmin sınırlarını çizer. Bu, iktisadı bir "tercih
mantığı" olmaktan çıkarıp, bir "iletişim ve adaptasyon
sistemi" haline getirir.
1.3. Ludwig Lachmann ve Radikal Subjektivizm: Sürekli Çalkantı (Churning)
Hayek’in
evrimci çizgisini daha uç bir noktaya taşıyan isim Ludwig Lachmann'dır.
Lachmann, denge (equilibrium) kavramını iktisadın önündeki en büyük
engel olarak görür.
- Dengesizlik ve Yeniden Yapılanma: Lachmann’a göre piyasa süreci hiçbir zaman durulmayan, sürekli bir
"yeniden yapılanma" (reshuffling) halidir [5].
Beklentiler öznel ve değişkendir; bu da sistemi öngörülebilir bir sona
(dengeye) değil, ucu açık bir evrimsel sürece sürükler.
- Wagner’e Uzanan Köprü: Lachmann’ın bu "radikal subjektivizmi", Richard Wagner’in
sistemin içindeki sürekli değişim ve dolanıklık fikirlerine giden yolu
açan felsefi zemin olmuştur.
1.4. İlk Bölümün Özeti: Determinizmden Dinamiğe
Mises’in
praksiyolojik determinizmi, iktisatçıya sarsılmaz bir mantıksal kale sağlarken;
Hayek ve özellikle Lachmann’ın evrimci yaklaşımı, kalenin kapılarını
belirsizliğe ve sistemik karmaşıklığa açmıştır. Bu ayrım, iktisadın bir
"fizik benzerliği" (determinizm) olarak mı kalacağı, yoksa bir
"biyoloji benzerliği" (evrim) olarak mı gelişeceği sorusunu
sormuştur. Richard Wagner, bu tartışmayı modern sistem teorisiyle birleştirerek
dördüncü boyutu ekleyecektir.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[1] Menger, C.
(1871). Grundsätze der Volkswirtschaftslehre. Wien: Braumüller. [2]
Mises, L. v. (1949). Human Action: A Treatise on Economics. New Haven:
Yale University Press. [3] Hayek, F. A. (1937). "Economics and
Knowledge". Economica, 4(13), 33-54. [4] Hayek, F. A. (1973). Law,
Legislation and Liberty, Volume 1: Rules and Order. University of Chicago
Press. [5] Lachmann, L. M. (1976). "From Mises to Shackle: For an
Evolutionary Economics". Journal of Economic Literature, 14(1),
54-62.
II. George Mason Üçgeni – Kurallar, Bilgi ve Topluluklar
Avusturya
Okulu’nun Avrupa’dan Amerika’ya taşınması, sadece coğrafi bir yer değişikliği
değil, aynı zamanda iktisadın siyaset bilimi, hukuk ve sosyoloji ile yeniden
evlendiği disiplinlerarası bir rönesansın başlangıcı olmuştur. George Mason
Üniversitesi çatısı altında şekillenen ve literatürde sıklıkla atıf yapılan Hayek-Buchanan-Ostrom
Üçgeni, rasyonel tercih teorisinin ötesine geçerek "sosyal düzenin
mimarisi" üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bölüm, Wagner’in dinamik dörtgenine
giden yolun statik ama sağlam kurumsal temellerini analiz etmektedir.
2.1. Hayek Köşesi: Epistemolojik Altyapı ve Bilgi Süreci
Üçgenin ilk
köşesi, sistemin "yakıtı" olan bilgiyi temsil eder. Hayek’in dağınık
bilgi (dispersed knowledge) kuramı, burada merkezi bir rol oynar. Ancak
GMU geleneği içinde Don Lavoie, Hayekçi bilgi kuramını bir adım öteye
taşıyarak onu bir "iletişim süreci" olarak yeniden kurgulamıştır.
- Piyasa Bir Diyalogdur: Lavoie, Rivalry and Central Planning [6] eserinde, piyasayı
sadece bir hesaplama mekanizması değil, bireylerin birbirlerinin
planlarını yorumladığı ve revize ettiği hermenötik (yorumlamacı) bir süreç
olarak tanımlar.
- Bilginin Keşfi: Lavoie’nin bu katkısı, Wagner’in ağ teorisindeki "geri bildirim
kanalları" için hayati öneme sahiptir; çünkü bilgi statik bir veri
değil, ağdaki düğümler arasındaki etkileşimden doğan dinamik bir akıştır.
2.2. Buchanan Köşesi: Anayasal İktisat ve Oyunun Kuralları
James M.
Buchanan, sisteme "kurallar" katmanını ekler. İktisadi aktörler
boşlukta hareket etmezler; belirli bir hukuki ve siyasi çerçeve içinde eylemde
bulunurlar.
- Anayasal Çerçeve: Buchanan’a göre iktisatçının görevi sadece oyuncuların hamlelerini
tahmin etmek değil, oyunun kurallarını (rules of the game) analiz
etmektir [7].
- Siyasetin İktisadı: Buchanan’ın Kamu Tercihi (Public Choice) teorisi,
politikacıların da "çıkar güden aktörler" olduğunu vurgulayarak,
Wagner’in daha sonra "parazitleşme" olarak adlandıracağı meso
düzeydeki bozulmaların kurumsal kökenlerini ortaya koyar.
2.3. Ostrom Köşesi: Çok Merkezlilik ve Yerel Koordinasyon
Elinor Ostrom,
üçgenin "yönetişim" boyutunu tamamlar. Devlet-piyasa ikiliğine karşı
çıkarak, sistemin ara katmanlarındaki koordinasyon kapasitesine odaklanır.
- Polycentricity (Çok Merkezlilik): Ostrom, karmaşık sosyal sistemlerin tek bir hiyerarşik merkezden
değil, birbirleriyle etkileşim halindeki çok sayıda bağımsız karar merkezi
tarafından yönetildiğini savunur [8].
- Meso Yapıların Tohumları: Ostrom’un ortak kullanım kaynakları ve yerel yönetim birimleri
üzerine çalışmaları, Wagner’in mikro ve makro arasındaki “Meso"
katmanının somut örneklerini oluşturur.
2.4. Üçgenin Sentezi ve Sınırları: Dörtgene Doğru
Bu üç köşe —Bilgi
(Hayek), Kurallar (Buchanan) ve Çok Merkezli Yönetim (Ostrom)— sosyal
sistemlerin işleyişini anlamak için muazzam bir çerçeve sunar. Ancak bu yapı,
Richard Wagner’in gözünde hâlâ analitik olarak "parçalı" durmaktadır.
Wagner’e göre piyasa ve siyaset sadece yan yana duran iki alan değil, birbirine
"dolanmış" (entangled) tek bir sistemdir.
Wagner’in
projesi, bu üçgeni kompleksite ve ağ teorisiyle "sulayarak" onu
canlı, evrilen ve sürekli bir devinim içinde olan bir Dörtgen’e
dönüştürmektir.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[6] Lavoie, D.
(1985). Rivalry and Central Planning: The Socialist Calculation Debate
Reconsidered. Cambridge: Cambridge University Press. [7] Buchanan, J. M.
(1987). "The Constitution of Economic Policy". The American
Economic Review, 77(3), 243-250. [8] Ostrom, V., Tiebout, C. M., &
Warren, R. (1961). "The Organization of Government in Metropolitan Areas:
A Theoretical Inquiry". American Political Science Review, 55(4),
831-842. [9] Boettke, P. J. (2012). Living Economics: Yesterday, Today, and
Tomorrow. Oakland: Independent Institute.
III. Richard Wagner ve "Dörtgenin" İnşası: Dolanıklık ve
Karmaşıklık
Richard
Wagner, George Mason geleneğinin mirasını reddetmez; aksine onu 21. yüzyılın
sistem teorisi ve kompleksite biliminin araçlarıyla yeniden kurgular. Wagner’in
temel iddiası, ana akım iktisadın "piyasa" ve "devlet"
arasında kurduğu keskin ayrımın ontolojik olarak hatalı olduğudur. Wagner’e
göre bu iki alan, cerrahi olarak birbirinden ayrılamaz bir biçimde birbirine dolanmıştır
(entangled).
3.1. Dolanık Politik İktisat: Dikotominin Sonu
Wagner, klasik
Kamu Tercihi teorisinin piyasa ve siyaseti "ayrı ama etkileşen" iki
alan olarak görmesini eleştirir. Entangled Political Economy [10]
eserinde, bu iki alanın aynı sosyal dokunun içinde, aynı aktörler ve kurallarla
birbirine geçtiğini savunur.
- Dolanıklık (Entanglement): Bir sistemdeki ekonomik eylemler (yatırım, üretim) ile siyasi
eylemler (regülasyon, vergi) aynı ağ düğümlerinde kesişir. Siyasetçi
sadece bir "hakem" değil, ağın içindeki aktif bir düğümdür.
- Granovetter ve Sosyal Gömülülük: Wagner’in bu dolanıklık tezi, sosyolog Mark Granovetter’in
"sosyal gömülülük" (embeddedness) kavramıyla derinleşir
[11]. Granovetter’e göre ekonomik işlemler, soyut bir boşlukta değil,
sosyal ilişkiler ve kişisel ağlar içinde gerçekleşir. Wagner, bu fikri
makro düzeye taşıyarak "politik gömülülüğü" de analize katar.
3.2. Sistem Teorisi ve Açık Sistemler Olarak Ekonomi
Wagner,
ekonomiyi dengeye meyilli kapalı bir makine olarak değil, sürekli dışarıdan
enerji ve bilgi alan karmaşık adaptif bir sistem olarak tanımlar.
- Sistem Analitiği: Wagner’e göre ekonomi, binlerce alt-sistemin (meso düzey) birbirine
bağlanmasından oluşur. Bu sistemlerde doğrusal olmayan (non-linear)
ilişkiler hakimdir; yani küçük bir kurumsal değişiklik, sistemin genelinde
devasa bir dalgalanmaya yol açabilir.
- Kendini Organize Etme (Self-Organization): Wagner, Hayek’in "kendiliğinden düzen" fikrini sibernetik
bir dille günceller. Düzen, dışsal bir planla değil, ağdaki yerel
etkileşimlerin bir sonucu olarak "belirir" (emergence).
3.3. Ağ Teorisi: İktisadi Dokunun Haritalanması
Wagner’in
"Dörtgen" modelinde dördüncü köşe, sistemi statik bir yapıdan dinamik
bir ağa dönüştürür.
- Düğümler ve Bağlantılar: Bireyler, firmalar ve devlet kurumları ağın düğümlerini (nodes);
yasalar, sözleşmeler ve bilgi akışları ise bağlantıları (edges) temsil
eder.
- Topolojik Bakış: İktisatçının görevi artık sadece rakamları toplamak değil, bu ağın
"topolojisini" incelemektir. Ağın neresinde yoğunlaşma var?
Hangi bağlantılar sistemik riski artırıyor? Bilgi akışı nerede tıkanıyor?
3.4. Dörtgenin Tamamlanması: Dinamik Bir Sentez
Wagner ile
birlikte; Hayek’in Bilgisi, Buchanan’ın Kuralları ve Ostrom’un Çok
Merkezliliği, Wagner’in Kompleks Ağ Teorisi ile birbirine bağlanır.
Bu yapı artık statik bir "üçgen" değil, sürekli evrilen, öğrenen ve
bazen de "parazitleşen" canlı bir Dörtgen’dir.
Bu dörtgenin
içinde, sistemin asıl dramı ne mikro ne de makro düzeyde yaşanır; asıl olaylar
her şeyin düğümlendiği o ara katmanda, yani Meso Düzeyde gerçekleşir.
Şekil 1, Wagner’in en radikal tezini görselleştirir: Piyasa (Market- M) ve Siyaset
(Politics- P) cerrahi olarak ayrılamazlar; onlar aynı ağ dokusunun içinde
birbirine dolanmış düğümlerdir.
Şekil 1: Dolanık Politik İktisat ve Ağ
Topolojisi. M (Market-Piyasa) ve P (Politics-Siyaset)
düğümleri tek bir ağın içinde birbirine dolanmıştır. Geleneksel "Piyasa
vs. Devlet" dikotomisi reddedilir. Herhangi bir merkezi düğüm yoktur;
bunun yerine çok sayıda "yerel güç merkezi" bulunur. Siyasi bir
düğümdeki (örneğin bir kural değişikliği) eylemin etkileri, ağın her köşesine
doğrusal olmayan bir hızla yayılır.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[10] Wagner,
R. E. (2016). Politics as a Peculiar Business: Insights from a Theory of
Entangled Political Economy. Edward Elgar Publishing. [11] Granovetter, M.
(1985). "Economic Action and Social Structure: The Problem of
Embeddedness". American Journal of Sociology, 91(3), 481-510. [12]
Wagner, R. E. (2010). Mind, Society, and Human Action: Time and Knowledge in
a Theory of Social Economy. Routledge. [13] Beinhocker, E. D. (2006). The
Origin of Wealth: Evolution, Complexity, and the Radical Remaking of Economics.
Harvard Business School Press. (Kompleksite bağlamı için).
IV. Meso Düzeyi – İktisadın Kayıp Katmanı ve Klinik Teşhis
Geleneksel
iktisat, analitik dünyayı mikro (birey/firma) ve makro (toplam değerler) olarak
ikiye bölerken, Wagner bu iki uç arasındaki devasa boşluğun sistemin asıl
çalışma prensibini gizlediğini savunur. Wagner için ekonomi, bir
"yığın" değil, bir "yapı"dır; bu yapının dokusu ise Meso
Düzey’de örülür.
4.1. Meso Düzeyin Tanımı: Bağlantısallığın Alanı
Meso düzey,
bireylerin etkileşime girdiği kurumsal platformlar, ağlar, sektörel kurallar ve
organizasyonel yapılar kümesidir. Wagner’e göre, mikro birimlerin (bireylerin)
kararları bu meso katmanındaki filtrelerden geçerek makro sonuçları doğurur.
- Sermaye Yapısı ve Peter Lewin: Peter Lewin, meso düzeyin "fiziki" ve
"teknik" dokusunu sermaye teorisi üzerinden açıklar. Lewin’e
göre sermaye homojen bir kütle değil, meso düzeyde birbirine
tamamlayıcılık ilişkileriyle bağlı karmaşık bir yapıdır [14]. Eğer bu
yapısal uyum bozulursa (örneğin yanlış yatırımlar nedeniyle), sistemin
bütünü (makro) kriz sinyalleri vermeye başlar.
4.2. Parazitleşme Analizi: Sistemin Tıkanması
Wagner’in
"Dolanık Politik İktisat" teorisindeki en kritik kavramlardan biri
"parazitleşme"dir. Sağlıklı bir evrimsel süreçte meso yapılar bilgi
akışını kolaylaştırırken, parazitleşmiş bir yapıda bu kanallar tıkanır.
- Roger Koppl ve "Büyük Oyuncular"
(Big Players): Roger Koppl, meso düzeydeki bu
patolojiyi "Büyük Oyuncular" teorisiyle kavramsallaştırır [15].
Koppl’a göre, piyasa ağındaki doğal bilgi akışını bozan, kendi kural
setlerini dayatan ve diğer aktörlerin beklentilerini felç eden dev yapılar
(merkez bankaları, devasa regülatörler) sistemik bir "gürültü" (noise)
yaratır.
- Meso Düzeyde Rant Kollama: Wagner, parazitleşmeyi siyasi ve ekonomik ağların "değer
üretmek" yerine "değer transfer etmek" üzere kilitlenmesi
olarak tanımlar. Bu durumda meso yapılar, mikro özgürlükleri boğan ve
makro istikrarı tehdit eden birer engele dönüşür.
4.3. Klinik İktisatçı: Teşhis ve Müdahale
Wagner’in meso
vurgusu, iktisatçının rolünü radikal bir şekilde değiştirir. İktisatçı artık
bir "sosyal mühendis" değil, bir "klinisyen" veya
bir "sistem analisti"dir.
- Makro Müdahale Hatası: Bir klinisyen olarak iktisatçı bilir ki, makro göstergelere
(enflasyon, büyüme rakamları) doğrudan müdahale etmek, sadece semptomları
gizler.
- Meso Odaklı Müdahale: Gerçek çözüm, meso düzeydeki "parazitleri" ve
"tıkanıklıkları" temizlemektir. Bu, kurumsal ağların yeniden
rekabete ve bilgi akışına açılmasını sağlamak anlamına gelir. Amaç,
sistemin öz-organizasyon (self-organization) kapasitesini
geri kazandırmaktır.
4.4. Dinamik Bir Süreç Olarak Kurumlar
Meso düzeydeki
kurumlar statik değil, evrimseldir. Wagner, bu katmanın sürekli bir
"çalkantı" (churning) içinde olduğunu hatırlatır. Eğer
kurumlar (meso yapılar) değişen verilere uyum sağlayamazsa (adaptif
verimsizlik), sistem krizler yoluyla bu tıkanıklığı aşmaya çalışır.
Şekil 2, Wagner’in en özgün katkısını görselleştirir: Mikro eylemler, Meso
katmanındaki kurumsal filtrelerden geçerek Makro sonuçları "belirtir"
(emergence).
Şekil 2: Meso Düzey: Mikro-Makro Arasındaki
Adaptif Filtre. Bu huni/köprü yapısında, alttaki mikro eylemler
(Individuals and Small Firms), meso katmanındaki kurumsal platformlardan
(Institutions, Rules, Platforms) geçerek yukarıda makro "düzeni"
oluşturur. Büyüteç altındaki bölüm, meso düzeydeki patolojileri (Parasitism and
Clogging- Parazitleşme ve Tıkanma) teşhis eder ve bu tıkanıklığın makro düzeyde
nasıl istikrarsızlığa (Aggregate Disorder) yol açtığını gösterir.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[14] Lewin, P.
(1999). Capital in Disequilibrium: The Role of Capital in a Changing World.
Routledge. [15] Koppl, R. (2002). Big Players and the Economic Theory of
Expectations. Palgrave Macmillan. [16] Wagner, R. E. (2012). "A System
Theory of Entangled Political Economy". Journal of Public Finance and
Public Choice, 30(1-3), 113-136. [17] Dopfer, K., Foster, J., & Potts,
J. (2004). "Micro-meso-macro". Journal of Evolutionary Economics,
14(3), 263-279. (Meso kavramının evrimsel kökenleri için).
V. Metodolojik Araçlar ve Yeni İktisatçı Portresi – Simülasyon, Analiz ve
Teşhis
Richard
Wagner’in sistemik ve evrimci yaklaşımı, standart ekonometrik modellerin veya
doğrusal denklemlerin (DSGE modelleri gibi) sunduğu araçlarla tam olarak
kavranamaz. Çünkü bu modeller "denge" varsayımı üzerine kuruludur;
oysa Wagner’in dünyası "dengesizlik" ve "beliriş" (emergence)
üzerine inşa edilmiştir. Bu bölümde, Wagnerci bir perspektifin ihtiyaç duyduğu
yeni metodolojik araç seti ve bu araçları kullanan "Klinisyen
İktisatçı" portresi incelenmektedir.
5.1. Ajan Bazlı Modelleme (ABM): Karmaşıklığı "Koşturmak"
Wagner’in
"Dörtgen" modelindeki mikro-meso-makro geçişlerini takip edebilmenin
en etkili yolu Ajan Bazlı Modelleme'dir (Agent-Based Modeling).
ABM, sistemi yukarıdan aşağıya (top-down) tanımlamak yerine, aşağıdan yukarıya
(bottom-up) inşa eder.
- Heterojenlik ve Adaptasyon: ABM içinde her bir "ajan" (birey, firma, siyasetçi), ana
akım iktisattaki "temsili aktör"den farklı olarak, kendine has
bir bilgi setine, konuma ve kısıta sahiptir. Ajanlar sürekli öğrenir ve
çevrelerindeki diğer ajanların hamlelerine göre stratejilerini günceller.
- Belirişin İzlenmesi: ABM simülasyonları, mikro düzeydeki basit kuralların (örneğin:
"komşunla ticaret yap" veya "vergiden kaçın") makro
düzeyde nasıl devasa krizlere veya beklenmedik düzenlere yol açtığını
görselleştirmemizi sağlar [18]. Wagner’in "Dolanık Politik
İktisat" tezi, ABM içinde siyasi ajanların ekonomik ağlara dahil
edilmesiyle matematiksel bir test zeminine kavuşur.
5.2. Ağ Topolojisi ve Sistemik Risk Analizi
Wagner’in ağ
teorisi vurgusu, iktisatçının eline bir "sosyal röntgen cihazı"
verir. İktisatçı artık sadece GSYH rakamlarına bakmaz; ağın yapısını analiz
eder.
- Düğüm Merkeziyeti (Centrality): Hangi düğümler (kurumlar veya aktörler) sistemde orantısız bir güce
sahip? Eğer ağın merkezindeki düğümler Roger Koppl'un tarif ettiği
"Büyük Oyuncular" ise, sistemin adaptasyon kabiliyeti düşer.
- Kırılganlık ve Dayanıklılık (Robustness): Ağ analizi, sistemin bir şoka karşı ne kadar dirençli olduğunu ölçer.
Eğer meso düzeydeki bağlantılar (hukuk, mülkiyet, güven) parazitleşmişse,
ağın bir noktasındaki kopma, tüm sistemi çökerten bir domino etkisine yol
açar.
5.3. Yeni İktisatçı Portresi: Klinik ve Sanatsal Bir Yaklaşım
Wagner’in
vizyonunda iktisatçı, bir mühendisten ziyade bir klinisyen gibi hareket
eder. Bu yeni kimlik üç temel yetkinlik üzerine kurulur:
- Sistemik Teşhis: İktisatçı, makro semptomların (enflasyon, işsizlik) arkasındaki meso
düzey patolojileri teşhis eder. Sorun para arzında mıdır (makro), yoksa
para otoritelerinin meso düzeydeki parazit ağlarla kurduğu dolanıklıkta
mı?
- Meso Müdahale Sanatı: Müdahale, sistemi "yönetmek" değil, sistemin kendi kendini
iyileştirme mekanizmalarını bozan "tıkanıklıkları" açmaktır. Bu,
kurumsal bir temizlik ve sinyal kanallarının (fiyatlar ve kurallar)
gürültüden arındırılmasıdır.
- Tekne (Craftsmanship): İktisat, sadece bir bilim değil, bir "techne"dir
(zanaat/sanat). Her toplumun meso yapısı farklı olduğu için, her
"klinik vaka" özel bir dikkat ve yerel bilgi (Ostrom ve Hayek
vurgusu) gerektirir.
5.4. Veri Bilimi ve Hermenötik Sentezi
Wagnerci
iktisatçı, Don Lavoie’nin vurguladığı "anlam" dünyası ile
modern veri bilimini birleştirir. Sayısal veriler (Big Data), sistemin ağ
yapısını haritalamak için kullanılırken; bu verilerin ne anlama geldiği,
aktörlerin beklentileri (Lachmann) ve sosyal gömülülük (Granovetter)
çerçevesinde yorumlanır.
Şekil 3, Roger Koppl’un teorisini Wagnerci bir ağ yapısında görselleştirir.
Sistemik bir "gürültü" ve "tıkanma" (noise and clogging)
analizidir.
Şekil 3: Parazitleşme ve "Büyük
Oyuncular": Bilgi Akış Tünellerini Tıkamak. Ağın
merkezindeki devasa 'BP' (Büyük Oyuncu) düğümü, diğer 'P' (Political-Siyasi) ve
'M' (Market-Piyasa) düğümleri arasındaki ince, şeffaf bilgi tünellerini (Normal
Information Tunnels) ezer ve tıkar (Blocked Information Tunnels). Büyüteç
altındaki tıkanıklık (Pathological Clogging), sistemik bir körlüğe (Systemic
Blindness) ve gürültüye (Noise) yol açarak makro düzeyde istikrarsızlığı
(Aggregate Disorder) körükler.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[18] Epstein,
J. M., & Axtell, R. (1996). Growing Artificial Societies: Social Science
from the Bottom Up. Brookings Institution Press. [19] Tesfatsion, L., &
Judd, K. L. (Eds.). (2006). Handbook of Computational Economics, Vol. 2:
Agent-Based Computational Economics. Elsevier. [20] Wagner, R. E. (2014).
"Entangled Political Economy: A Strategy for Extending Public Choice and
Constitutional Political Economy". Journal of Public Finance and Public
Choice, 32(1-3), 55-68. [21] Watts, D. J. (2004). "The 'New' Science
of Networks". Annual Review of Sociology, 30, 243-270. (Ağ
teorisinin sosyal bilimlerdeki uygulaması için).
VI. Sonuç – 21. Yüzyılın İktisat Paradigması ve Geleceğin İnşası
"İktisadın
Yeni Mimarisi", mekanik ve statik bir denge anlayışından, biyolojik ve
sibernetik bir evrim anlayışına geçişi temsil etmektedir. Richard Wagner’in
George Mason Üçgeni üzerine inşa ettiği "Dörtgen" yapısı, sadece
kuramsal bir egzersiz değil, aynı zamanda küreselleşmiş ve dijitalleşmiş bir
dünyada sistemik dayanıklılığı (robustness) artırmayı amaçlayan bir yol
haritasıdır.
6.1. Dengeden Dinamiğe: Paradigma Değişimi
Makale boyunca
izini sürdüğümüz evrimci çizgi göstermiştir ki; iktisat, fizik kanunlarıyla
yönetilen kapalı bir sistem değil, Lachmann’ın vurguladığı gibi sürekli
çalkalanan (churning) ve Lavoie’nin betimlediği gibi sürekli bir
diyalog içinde olan açık bir sistemdir.
- Statik Analizden Dinamik Analize: İktisadın başarısı artık "denge noktalarını" hesaplamakta
değil, sistemin şoklara karşı gösterdiği "adaptasyon
kabiliyetini" anlamakta yatmaktadır.
- Meso-Düzeyin Zaferi: Wagner’in meso-iktisat vurgusu, kurumların sadece birer dışsal kısıt
olmadığını, sistemin bütününe yayılan birer "sinyal iletim
hattı" olduğunu kanıtlamıştır.
6.2. 21. Yüzyılın "Dolanık" Sorunları ve Çözüm Önerileri
Günümüzün
dijital platform ekonomileri ve hibrit finansal sistemleri, Wagner’in
"dolanıklık" (entanglement) tezinin en somut
laboratuvarlarıdır.
- Platformlar ve Parazitleşme: Dijital devlerin hem piyasa aktörü hem de kural koyucu (regülatör)
haline gelmesi, meso düzeyde yeni parazitleşme biçimleri yaratmaktadır. Koppl’un
"Büyük Oyuncular" uyarısı, bugün her zamankinden daha
geçerlidir.
- Kriz Yönetimi: Geleceğin krizleri makro müdahalelerle değil, meso düzeydeki ağların
esnekliğinin korunmasıyla yönetilebilir. Peter Lewin’in sermaye
yapısı analizi, yanlış yönlendirilmiş yatırımların (malinvestment)
sistemik riski nasıl biriktirdiğini anlamak için hayati bir pusuladır.
6.3. İktisatçı: Yeni Çağın "Sistem Mimarı"
Bu yeni
mimari, iktisatçıyı ideolojik bir planlamacı olmaktan çıkarıp, rasyonel bir
gözlemciye dönüştürür.
- Özgürlük ve Düzen Sentezi: Wagner Dörtgeni; mikro özgürlüklerin enerjisini, Buchanan’ın
kurallarıyla korur, Ostrom’un çok merkezliliğiyle dağıtır ve sistem
teorisiyle koordine eder.
- Etik ve Teknik: Granovetter’in hatırlattığı üzere, ekonomi her zaman sosyal
dokunun içindedir. Bu nedenle, iktisatçının "klinik" müdahalesi
sadece teknik bir işlem değil, aynı zamanda toplumsal güvenin (zayıf ve
güçlü bağların) korunmasına yönelik etik bir eylemdir.
6.4. Nihai Değerlendirme
Üçgenden Dörtgene yolculuk, iktisadın "neyi bildiği" kadar
"neyi bilemeyeceği" (Hayekçi tevazu) konusundaki farkındalığını da
artırmıştır. Richard Wagner’in sunduğu bu yeni mimari, 21. yüzyılın karmaşık ve
dolanık dünyasında, parazitlerden arınmış, bilgi akışına açık ve sürekli
evrilebilen bir toplumsal düzenin anahtarını sunmaktadır.
Şekil 4’de, nihai sentez diyagramı, üçgenin statik yapısından kurtulup, dörtgenin
nasıl bir "akış şemasına" dönüştüğünü göstermektedir.
Şekil 4: Wagner Dörtgeni: Karmaşıklık Temelli
Sinerjiler ve Akış. Bu dinamik sentez diyagramında, Hayek
(Knowledge), Buchanan (Rules), Ostrom (Polycentricity) ve Granovetter/Lavoie
(Embeddedness/Flow) dinamik dörtgenin köşelerini oluşturur. Merkezdeki
'Wagner'in Karmaşıklık ve Ağ Teorisi (Meso Level)' havzası, köşelerden gelen
akışları (Non-Linear Interactions) birleştirir ve işler. Bu karmaşık yapı, bir
'Ajan Bazlı Modelleme (ABM)' mimarisini (derived from image_1.png) barındırır
ve sistemin sağlığını (Systemic Health), adaptasyon kabiliyetini (Adaptability
and Growth) ve ortak evrimini (Co-Evolution) garanti eder. 'Clinician Icon
Tease' (Klinisyen Simgesi), bu yapının operasyonel tarafını mühürlerlmanın
ötesine geçmiş, yaşayan sistemlerin analitiği haline gelmiştir.
Dipnotlar ve
Kaynakça:
[22] Wagner,
R. E. (2020). Macroeconomics as Systems Theory: Transcending the Standard
Equilibrium Paradigm. Palgrave Macmillan. [23] Aligica, P. D., &
Boettke, P. J. (2009). Challenging Institutional Analysis and Development:
The Bloomington School. Routledge. [24] Lewis, P. (Ed.). (2004). Transforming
Economics: Perspectives on the Critical Realist Project. Routledge. [25]
Wagner, R. E. (2018). Self-Governance and Public Organizations. Oxford
University Press.
KAYNAKÇA
Aligica, P.
D., & Boettke, P. J. (2009). Challenging
Institutional Analysis and Development: The Bloomington School. London
& New York: Routledge.
Beinhocker, E.
D. (2006). The Origin of Wealth: Evolution, Complexity,
and the Radical Remaking of Economics. Boston: Harvard Business School
Press.
Boettke, P. J.
(2012). Living Economics: Yesterday, Today, and
Tomorrow. Oakland: Independent Institute.
Buchanan, J.
M. (1987). "The Constitution of Economic Policy".
The American Economic Review, 77(3), 243-250.
Dopfer, K.,
Foster, J., & Potts, J. (2004).
"Micro-meso-macro". Journal of Evolutionary Economics, 14(3),
263-279.
Epstein, J.
M., & Axtell, R. (1996). Growing
Artificial Societies: Social Science from the Bottom Up. Washington D.C.:
Brookings Institution Press.
Granovetter,
M. (1985). "Economic Action and Social Structure: The
Problem of Embeddedness". American Journal of Sociology, 91(3),
481-510.
Hayek, F. A.
(1937). "Economics and Knowledge". Economica,
4(13), 33-54.
Hayek, F. A.
(1973). Law, Legislation and Liberty, Volume 1: Rules
and Order. Chicago: University of Chicago Press.
Koppl, R.
(2002). Big Players and the Economic Theory of
Expectations. New York: Palgrave Macmillan.
Lachmann, L.
M. (1976). "From Mises to Shackle: An Essay on
Austrian Economics and the Kaleidic Society", Journal of Economic Literature, 14(1), 45-62.
Lavoie, D.
(1985). Rivalry and Central Planning: The Socialist
Calculation Debate Reconsidered. Cambridge: Cambridge University Press.
Lewin, P.
(1999). Capital in Disequilibrium: The Role of
Capital in a Changing World. London: Routledge.
Lewis, P.
(Ed.). (2004). Transforming Economics: Perspectives on the
Critical Realist Project. London: Routledge.
Menger, C.
(1871). Grundsätze der Volkswirtschaftslehre.
Wien: Braumüller.
Mises, L. v.
(1949). Human Action: A Treatise on Economics.
New Haven: Yale University Press.
Ostrom, V.,
Tiebout, C. M., & Warren, R. (1961). "The
Organization of Government in Metropolitan Areas: A Theoretical Inquiry". American
Political Science Review, 55(4), 831-842.
Tesfatsion,
L., & Judd, K. L. (Eds.). (2006). Handbook
of Computational Economics, Vol. 2: Agent-Based Computational Economics.
Amsterdam: Elsevier.
Wagner, R. E.
(2005). “Self-governance, Polycentrism, and Federalism:
Recurring Themes in Vincent Ostrom's scholarly oeuvre”, Journal of Economic
Behavior & Organization, 57(2),173-188
Wagner, R. E.
(2010). Mind, Society, and Human Action: Time and
Knowledge in a Theory of Social Economy. London: Routledge.
Wagner, R. E.
(2012). "A System Theory of Entangled Political
Economy". Journal of Public Finance and Public Choice, 30(1-3),
113-136.
Wagner, R. E.
(2014)."Entangled Political Economy: A Keynote
Address," Advances in Austrian Economics, in: Entangled Political
Economy, 18, 15-36,
Wagner, R. E.
(2016). Politics as a Peculiar Business: Insights
from a Theory of Entangled Political Economy. Cheltenham: Edward Elgar
Publishing.
Wagner, R. E.
(2020). Macroeconomics as Systems Theory: Transcending
the Micro-Macro Dichotomy, New York: Palgrave Macmillan.
Watts, D. J.
(2004). "The 'New' Science of Networks". Annual
Review of Sociology, 30, 243-270.
Ercan Eren’in konuyla ilgili
Seçilmiş çalışmaları:
(Murat Donduran İle
Birlikte), Evrimci Komütasyon ve Yeni-Avusturya Okulundaki Gelişmeler, İktisatta Çok Seslilik Ve Çoğulcu
Yaklaşımlar; Der. Ç.Akdere Ve B. Gürbüz, Siyasal
Yayınevi, 2023
İktisadi
Modellemede Gelişmeler: Evrim Modellenebilir Mi?, Efil Journal,
2018
Evrimci Makro İktisat Anaakım
İktisadının Parçası Olabilir Mi?, İktisat ve Toplum Dergisi,
79, Mayıs 2017
2008 Krizi ve Makroiktisatta Bazı Sorgulamalar:
Evrimci Makro İktisada Doğru Mu? Rethinking Macroeconomics After The Global
Recession Of 2008: Towards An Evolutionary Macroeconomıcs?, Yildiz
Social Science, 2016
Teknolojinin Kıskacında Sosyalizm: Hesaplama
Tartışmasından Cybersyn Projesi’ne, İktisat ve Toplum Dergisi,
Ocak 2026
Gerçekçi” İktisat Bilimi Üzerine Düşünceler,
İktisat ve Toplum Dergisi, Aralık
2024
Gerçekçi İktisat: Algoritmik Matematik ve Klinik
İktisat, İktisat ve Toplum
Dergisi, Haziran 2021
Yorumlar
Yorum Gönder