Werner Sombart'ın "Alman Sosyalizmi" (Deutscher Sozialismus): Anti-Liberal, Anti-Marksist ve Otoriter Bir Devlet Felsefesi
(Alman) Devlet Sosyalizmi Tartışmaları (V)
Werner Sombart'ın "Alman Sosyalizmi" (Deutscher Sozialismus):
Anti-Liberal, Anti-Marksist ve Otoriter Bir Devlet Felsefesi
Ercan Eren
Bu makale, Werner Sombart'ın 1934 yılında
yayımlanan ve entelektüel kariyerinin en radikal dönüm noktasını işaret eden Deutscher
Sozialismus (Alman Sosyalizmi) adlı eserini, temel felsefi,
ekonomik ve siyasi unsurları açısından derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.
Erken dönemlerinde Karl Marx'a yakın bir "Kürsü Sosyalisti" olarak
tanınan Sombart'ın bu eserdeki tezleri, Batı'nın iki baskın ideolojisi olan
liberal kapitalizme ve Marksist (proleter) sosyalizme karşı geliştirilmiş,
üçüncü ve otoriter bir yol arayışını temsil etmektedir.
Çalışma, Sombart'ın yeni toplum felsefesini,
ulusal bütünlük (Volk), görev bilinci ve mutlak devlet otoritesi
(Führerprinzip) kavramları üzerinden analiz etmektedir. Özellikle Sombart'ın
Marksizm'e yönelttiği materyalizm, enternasyonalizm ve sınıf çıkarı temelli
eleştiriler, onun kendi Devlet Sosyalizmi vizyonunu nasıl tanımladığını ortaya
koymaktadır. Dahası, makale, Sombart'ın Tarihçi Okul'un ılımlı reformizminden
nasıl radikal bir kopuş gerçekleştirdiğini ve Prusya'nın bürokratik devletçilik
geleneğinden beslenen topyekûn merkezi planlama (Gemeinwirtschaft) modelini
savunarak, totaliter bir ulusal sosyalizm teorisyeni haline gelişini
incelemektedir. Son olarak, Sombart'ın teorik vizyonu ile Nasyonal Sosyalist
rejimin pratik uygulamaları arasındaki karmaşık ilişki ve temel farklılıklar
karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda makale, Sombart'ın tezini
20. yüzyılın totaliter ideolojilerinin yükselişini yansıtan kilit bir metin
olarak konumlandırmaktadır.
I. "Alman Sosyalizmi" Eserinin Konumu ve Temel Niteliği
Werner
Sombart'ın 1934 yılında yayımlanan "Deutscher Sozialismus"
(Alman Sosyalizmi) adlı eseri (İngilizce çevirisinde "A New Social
Philosophy”) (1), yazarın uzun ve çalkantılı entelektüel kariyerinde bir
dönüm noktasını, hatta en radikal dönüşünü simgeler. Erken dönemlerinde Karl
Marx'a yakın duran ve Tarihçi Okul içinde sosyal reformları savunan bir 'Kürsü
Sosyalisti' iken (2), Sombart bu eserde anti-liberal ve anti-Marksist
bir çizgiye kayarak tamamen farklı bir toplum modeli önermiştir.
A. Radikal Dönüş ve Devlet Sosyalizmi Anlayışının Zirvesi
Bu çalışma,
Sombart'ın düşünsel evrimindeki otoriter devlet sosyalizmi anlayışının
zirve noktasıdır. Metin, sadece akademik bir inceleme olmaktan çıkıp, o dönemde
Almanya'da yükselen Nasyonal Sosyalist rejimin iktidara gelmesinden kısa bir
süre sonra kaleme alınmıştır. Eser, bireyci kapitalizmin ve enternasyonalist
Marksizmin çöktüğünü ilan ederek, ulusal ve otoriter bir Devlet Sosyalizmi
vizyonunu teorik olarak meşrulaştırmaya çalışır. Sombart, bu yeni düzeni "Alman
Sosyalizmi" olarak adlandırarak, onu ulusal ruha uygun, Prusya'nın
bürokratik disiplininden ve devlet geleneğinden güç alan, tepeden inmeci bir
ekonomik ve toplumsal kontrol sistemi olarak tanımlar. (3)
B. Yeni Bir Toplum Felsefesinin Manifestosu
"Alman
Sosyalizmi", sadece ekonomik süreçlere odaklanan bir plan
önermekle kalmaz; aynı zamanda geniş kapsamlı bir yeni toplum felsefesinin
manifestosudur. Eserin temel amacı, Batı liberalizminin dayandığı bireyciliği,
rasyonalizmi ve serbest piyasa ahlakını kökten reddetmektir.
Sombart'a göre
toplum, çıkarları çatışan bireylerin mekanik bir toplamı değil, organik bir
bütünlük (Volk) olmalıdır. Bu felsefe, bireysel özgürlük yerine görev ve
itaati, bireysel refah yerine kamu yararını ve ulusal gücü merkeze
alır. (4) Bu bağlamda eser hem liberal felsefeye hem de Marksist sınıf
mücadelesi temelli sosyalizme karşı üçüncü bir yol olarak, mutlak
otoriteye sahip Devleti yücelten bir sosyal ve ekonomik doktrin ortaya koyar.
II. Marksist Sosyalizmden Köklü ve İdeolojik Kopuş
Werner
Sombart'ın "Alman Sosyalizmi" tezi, sadece liberal kapitalizme
karşı değil, aynı zamanda o dönemde Avrupa'daki en güçlü muhalif akım olan Marksist
(Proleter) Sosyalizme karşı da keskin ve ideolojik bir reddiyedir. Sombart,
kariyerinin erken dönemlerinde Marksist düşünceye yakın durmasına rağmen, 1934
tarihli bu eserinde Marksizm'i (özellikle proleter sosyalizmini) tamamen
reddetmiş ve onu Alman ulusal ruhuyla taban tabana zıt bir ideoloji
olarak konumlandırmıştır. (5)
Bu köklü
kopuş, iki sosyalizm anlayışı arasındaki felsefi ve ahlaki farklılıklara
dayanır.
A. Marksizm'e Yönelik Temel Eleştiriler
Sombart'ın
Marksist sosyalizme yönelttiği eleştiriler, esasen onun felsefi temellerine ve
ahlaki sonuçlarına odaklanır:
1. Materyalizm ve Egoizm (Ekonomik Çıkar Odaklılık)
Sombart’ın
göre Marksizm, kaba bir materyalizmden beslenir. Tüm toplumsal
ilişkileri ve tarihsel gelişimi ekonomik çıkar ve üretim araçları çerçevesinde
açıklama çabası, insan doğasının manevi, kültürel ve ulusal boyutlarını tamamen
göz ardı eder.
- Materyalist İndirgeme: Marksizm, insanı ve toplumu, sadece ekonomik faktörlere ve sınıf
mücadelesine indirger. Sombart ise, bu indirgemenin bir toplumun varoluş
nedeni olan ulusal ruhu ve manevi değerleri yozlaştırdığını savunur.
- Bireysel Fayda: Marksist proleter sosyalizmi, en nihayetinde işçi sınıfının ekonomik
faydasını maksimize etmeye odaklanır. Sombart, bu durumu liberalizmin
bireysel egoizminin sadece bir sınıf düzeyinde yeniden üretilmiş hali
olarak görür ve bu egoizmin ulusal bütünlüğü zedelediğini iddia eder.
Sombart için sosyalizm, bir sınıfın çıkarını değil, tüm ulusun ortak
çıkarını temsil etmelidir.
2. Uluslararasıcılık ve Ulusal Ruhu Yok Sayma
Sombart'ın
Marksizm'e yönelttiği belki de en önemli siyasi eleştiri, onun enternasyonalist
yapısıdır. (6)
- Ulusal Sınırlarının Reddi: Marksizm, işçi sınıfının uluslararası dayanışmasını (Proletarya
enternasyonalizmi) savunarak, ulusal sınırları ve ulusal kültürü ikincil
bir konuma iter.
- Ulusal Ruhun İnkârı: Sombart, Alman ruhunun ve kültürünün, Batı'nın bireyci ve
uluslararasıcı akımlarıyla çatıştığına inanır. Bu nedenle, Marksizm'in
ulusal kimliği reddeden evrenselci iddiası, Sombart'ın savunduğu ulusal
bütünlüğe ve Volk (ulus/halk) kavramına dayalı Alman
Sosyalizmi felsefesinin tam karşısında yer alır. Sombart için gerçek
sosyalizm, öncelikle ve kesinlikle ulusal olmalıdır.
3. Yanlış Bir Sonuç: Tanrı'dan Yoksun Bir Düzen
Sombart,
Marksist sosyalizmi bir tür kaçınılmazlık olarak görmez; aksine onu, Batı
liberalizmi ve kapitalizminin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan, ancak
ahlaki ve manevi açıdan yozlaşmış bir düzen olarak niteler.
- Ahlaki Boşluk: Marksizm, Tanrı'dan, dinden ve geleneksel manevi değerlerden
yoksundur. Kapitalizmin doğasında var olan ruhani boşluğu dolduramayan bu
ideoloji, Sombart'a göre aynı materyalist boşluğu farklı bir sınıfsal
ambalajla sürdürmektedir.
- İdeolojik Düşman: Sombart, bu nedenle Marksizm'i, Yahudi etkisinin bir ürünü olarak
gördüğü kapitalist ruhun devamı ve aynı zamanda ulusal düzenin en büyük
düşmanlarından biri olarak tanımlayarak, onun yerine yeni bir manevi
çağın gerekliliğini vurgular.
B. Alman Sosyalizmi'nin Odak Noktası: Maneviyet, Bütünlük ve Kamu Yararı
Marksizm'in
eleştirisi, Sombart'ın kendi sosyalizm anlayışının (Alman Sosyalizmi)
temelini ve amaçlarını belirler:
- Manevi (Spiritual) Değerlere Öncelik: Alman Sosyalizmi, materyalist çıkarlar yerine, ulusun ruhunu,
kültürünü ve ahlaki değerlerini merkezine koyar. Yeni düzen, ekonomik
verimlilikten önce manevi yenilenmeyi ve ulusal karakteri
esas almalıdır.
- Ulusal Bütünlük: Sınıf çatışması ve uluslararası dayanışma yerine, Volk'un
(Ulusun/Halkın) organik bütünlüğü temel amaçtır. Sosyalizm, bu
bütünlüğü sağlamanın ve bireyleri bu ulusal amaca entegre etmenin
aracıdır.
- Kamu Yararı ve Görev Bilinci: Bireysel fayda ve sınıf çıkarı, yerini Genelin Refahına
(Gemeinwohl) ve bireyin devlete olan görev ve itaat bilincine
bırakmalıdır. Sombart'ın bu otoriter vizyonu, sosyalizmi bireyin mutluluğu
için bir araçtan ziyade, ulusal gücün ve düzenin bir gerekliliği olarak
konumlandırır. (7)
Bu bölüm,
Sombart'ın Marksizm'den felsefi kopuşunun ne kadar derin ve radikal olduğunu
göstermektedir.
III. Alman Sosyalizmi'nin Yeni Toplum Felsefesi ve Yapısal Unsurları
Werner
Sombart'ın "Deutscher Sozialismus" eseri, Marksizm ve
Liberalizm'in reddi üzerine kurulmuş, mutlak otoriteye sahip Devleti
merkeze alan, bütünselci (holistik) ve otoriter bir toplum modelinin somut bir
taslağını sunar. Bu felsefe, Prusya'nın tarihsel devlet geleneğinden beslenir
ve yeni bir ulusal çağın gerekliliklerini karşılamayı amaçlar.
A. Devletin Mutlak Üstünlüğü ve Organik Toplum Anlayışı
Alman
Sosyalizmi'nin özünde, bireyin değil, ulusun ve onu temsil eden Devletin
üstünlüğü yatar.
1. Merkez: Birey ve Sınıf Yerine Volk ve Devlet
Kapitalizm
bireyi, Marksizm ise sınıfı merkeze alırken, Sombart'ın yeni felsefesinin
tartışmasız merkezi, Volk (Ulus/Halk) ve bu ulusu somutlaştıran Devlet
(Staat) kavramıdır. Volk, tarihsel, kültürel ve çoğu zaman ırksal bağlarla
birbirine kenetlenmiş, soyut bir ulusal ruhu temsil eder. Devlet ise, bu ruhun
ve kolektif iradenin yegâne icracısıdır.
2. Amaç: Bireysel Refah Yerine Genelin Refahı ve Ulusal Güç
Liberalizmin
temel güdüsü olan bireysel refah ve ekonomik çıkar, Sombart'ın sisteminde
tamamen dışlanır. Yeni düzenin nihai amacı, bireysel mutluluk değil, Genelin
Refahı (Gemeinwohl) ve uluslararası alanda Ulusal Güç ve disiplini
tesis etmektir. Bireyin refahı, yalnızca bu ulusal bütünlüğün bir sonucu olarak
görülebilir.
3. Organik Bütünlük (Die Organische Totalität)
Sombart,
toplumu bir Organik Bütünlük olarak görür. Bu anlayışta toplum,
birbiriyle rekabet eden parçalardan oluşan mekanik bir yapı değil, biyolojik
bir organizma gibidir.
- Birey Hücredir: Birey, bu organizmanın yalnızca bir hücresidir ve varoluş
amacı, ait olduğu bütünlüğe (Volk'a) hizmet etmektir.
- Görev ve İtaat: Bireysel özgürlük, ulusal görev ve disiplin bilincine feda edilir.
Bireyin hakları değil, görevleri ve sorumlulukları ön plana çıkar.
Bu görüş, liberalizmin sınırsız bireysel özgürlük idealine karşıt bir
duruştur.
B. Otoriter Yönetim ve Ekonomik Kontrol
Alman
Sosyalizmi, bu organik yapıyı hayata geçirecek yönetim ve ekonomik araçları da
otoriter bir çerçevede tanımlar.
1. Yönetim: Parlamentarizm Yerine Führerprinzip (Liderlik İlkesi)
Sombart,
liberal parlamenter demokrasiyi, uzlaşmacı ve yetersiz bir yönetim biçimi
olarak eleştirir. Parlamenter sistemin getirdiği sınıf çatışması ve
partizanlık, ulusal birliği zedelemektedir. Bu nedenle, toplumu ve ekonomiyi
yönetecek yegâne yapı, kararlı ve sorgulanamaz bir liderliğe (Führerprinzip)
dayalı olmalıdır. Bu lider, ulusun ruhunu ve iradesini cisimleştirir ve tüm
iktidarı kendi elinde toplar.
2. Mecburi Normlar ve Sosyal Normativizm
Bireyin
davranışları, serbest irade yerine Devlet tarafından konulan zorunlu sosyal
normlarla belirlenir. Bu Sosyal Normativizm anlayışı, bireylerin
kendi çıkarlarından önce ulusal amaca uygun hareket etmelerini sağlar. Bu
normlar, liberalizmin "bırakınız yapsınlar" (laissez-faire)
yaklaşımının tam tersine, Devletin toplum yaşamının her yönüne müdahale
etmesini meşrulaştırır.
3. Devlet Sosyalizmi: Gemeinwirtschaft ve Merkezi Planlama
Sombart'ın
sosyalizmi, Devlet Sosyalizmi şeklinde vücut bulur ve serbest piyasayı
tamamen dışlar.
- Kâr Güdüsünün Reddi: Ekonomik süreçler, artık sermayenin kâr maksimizasyonuna göre değil, ulusal
ihtiyaca ve devletin planına göre yönetilmelidir.
- Gemeinwirtschaft (Ortak/Milli Ekonomi): Bu modelde, üretim, dağıtım ve tüketim kararları, merkezi bir
bürokrasi tarafından alınır. Bu, topyekûn bir merkezi planlama
modelidir; piyasa fiyat mekanizmasının yerini, ulusal hedeflere odaklanmış
bir emir-komuta ekonomisi alır. (8)
C. Entelektüel Köken: Prusya'nın Bürokratik Devletçiliği ve Korporatif
Düzen
Sombart'ın bu
otoriter vizyonu, boşlukta ortaya çıkmamış, köklerini Alman tarihsel
geleneğinden almıştır:
1. Prusya'nın Bürokratik Devletçiliği (Staatlichkeit)
Sombart,
liberalizmin karşıtı olan ideal devleti, Prusya'nın tarihsel devletçiliğinde
bulur. Bu gelenek:
- Devletin Üstünlüğü: Devleti, bireysel çıkarlardan bağımsız, ahlaki ve rasyonel bir varlık
olarak görür.
- Bürokratik Disiplin: Liyakate dayalı, disiplinli ve rasyonel Prusya bürokrasisi, Devletin
iradesini tarafsızca uygulayan temel mekanizmadır. Sombart'a göre
sosyalizm, bu güçlü ve disiplinli devlet aygıtı aracılığıyla
gerçekleştirilebilir. (9)
2. Korporatif Düzen (Korporative Ordnung)
Sombart,
Marksizmin temelini oluşturan sınıf çatışmasını ortadan kaldırmak için,
toplumsal örgütlenmede Korporatif Düzeni savunur.
- Mesleki Bağlanma: Birey, serbest rekabetçi piyasa içinde tek başına kalmak yerine,
mesleki veya endüstriyel gruplar (korporasyonlar) aracılığıyla doğrudan
devlete bağlanır.
- Sınıf Uzlaşması: Bu korporatif yapı, bir sektördeki işçileri, yöneticileri ve
sahipleri ortak ulusal hedefler etrafında birleştirerek sınıf ayrımını ve
çatışmasını sonlandırmayı amaçlar.
Bu üç unsur
(Devletin mutlak üstünlüğü, Führerprinzip ve Prusya geleneği), Sombart'ın
"Alman Sosyalizmi"ni, anti-liberal, anti-Marksist ve totaliter bir
ulusal sosyalizm teorisi haline getirir.
IV. Tarihçi Okul (Kürsü Sosyalizmi) Reformizmi ile Radikal Kopuş
Werner
Sombart'ın 1934 tarihli "Alman Sosyalizmi" (Deutscher Sozialismus)
tezi, Alman iktisat düşüncesinin köklü bir damarı olan Alman Tarihçi
Okulu'nun (Historische Schule) temsil ettiği ılımlı sosyal reformizmden
bilinçli ve köklü bir kopuşu işaret eder. Sombart, bu okuldaki eski
meslektaşları olan Kürsü Sosyalistleri (Kathedersozialisten) olarak
bilinen reformist kanadın (örneğin Lujo Brentano ve Gustav von Schmoller)
evrimci iyileştirme yolunu reddederek, radikal, otoriter bir devlet sosyalizmi
vizyonunu ortaya koyar.
A. Sisteme Yaklaşım: Kökten Değişim mi, Etik İyileştirme mi?
İki yaklaşım
arasındaki temel fark, Kapitalizm ve onunla özdeşleşen Bireycilik
ruhuna karşı takınılan tavırdır.
1. Werner Sombart: Kapitalizme Kökten Ret ve Yeni Otoriter Düzen
Sombart'ın
olgunluk dönemi düşüncesi, liberal kapitalizmin sadece ekonomik aksaklıklar
üretmekle kalmayıp, aynı zamanda ulusal ruhu yozlaştırdığı ve materyalist
bireyciliği yücelttiği inancına dayanır.
- Radikal Çözüm: Sombart'a göre kapitalizm, etik reformlarla düzeltilemez; topyekûn
yıkılmalıdır. O, temel ekonomik mekanizmaları ve bireyin ekonomik
özgürlüğünü tamamen dışlayan yeni, organik bir ulusal düzen kurmayı
amaçlar.
- Nihai Hedef: Yeni düzenin nihai hedefi, bireysel refah değil, Kapitalizm sonrası
bir çağda Ulusal Gücü ve Volk'un (ulusun) organik bütünlüğünü
sağlamaktır. Bu hedef, mutlak Devlet otoritesi altında şekillenen bir
sosyalizmi gerektirir.
2. Tarihçi Okul (Kürsü Sosyalistleri): Kapitalizmi Ahlaki Reformlarla Kabul
Etme
Brentano ve
Schmoller gibi Kürsü Sosyalistleri, kapitalizmin serbest piyasa mekanizmasının
verimliliğini kabul eder. Onların amacı, bu sistemi ortadan kaldırmak değil,
sosyal adaletsizlikleri ve sınıf çatışması riskini azaltarak onu etik açıdan
iyileştirmektir.
- Reformist Çözüm: Onların sosyalizmi, Sosyal Sigortalar, Fabrika Yasaları ve
işçi haklarının güçlendirilmesi gibi araçlarla gerçekleştirilen sosyal
(belki de liberal) reformizmdir.
- Nihai Hedef: Temel amaç, sosyal dengeyi sağlamak, işçi sınıfını sisteme entegre
etmek ve böylece Marksizmin kışkırttığı devrim tehdidini bertaraf
etmektir. Onlar için devlet müdahalesi, sınıf uzlaşmasına hizmet
eden bir araçtır.
|
Özellik |
“Sombart'ın Sosyalizmi" (Radikal) |
"Alman Tarihçi Okul (Kürsü) Sosyalizmi” (Ilımlı) |
|
Kapitalizme Bakış |
Kökten Ret (Sistemi yıkmayı hedefler) |
Topyekûn Kabul ve Etik Düzeltme (Piyasa verimliliğini korur) |
|
Siyasi Sistem |
Otoriter Führerprinzip ve Mutlak Devlet Üstünlüğü |
Parlamenter Sistem İçinde Sosyal Reformlar (Bismarckçı Model) |
|
Toplumsal Çözüm |
Otoriter Yeni Düzen ve Bütünleşme |
Sınıf Uzlaşması ve Sosyal Denge |
B. Ekonomik Yöntem: Topyekûn Planlama (Planung) vs. Sınırlı Düzenleme
(Regulierung)
Bu ideolojik
ayrılık, ekonomik müdahale araçlarında da netleşir:
1. Sombart: Topyekûn Merkezi Planlama (Planung)
Sombart'ın
savunduğu Devlet Sosyalizmi, piyasa ekonomisinin kendisini ortadan kaldırmayı
gerektirir.
- Piyasanın Feshi: Piyasa mekanizması (arz ve talep) ve kâr güdüsü tamamen reddedilir.
- Emir-Komuta Ekonomisi: Ekonomi, ulusal ihtiyaca göre merkezileştirilmiş bir bürokrasi
tarafından yönlendirilir. Üretim, dağıtım ve kaynak tahsisi kararları,
Devletin merkezi planı doğrultusunda alınır. Bu model, Sombart'ın Gemeinwirtschaft
(Ortak/Milli Ekonomi) adını verdiği, topyekûn bir merkezi
planlamadır (8) ve özünde totaliter devletçiliğe dayanır.
2. Tarihçi Okul: Piyasa Aksaklıklarını Düzelten Sınırlı Düzenleme
(Regulierung)
Kürsü
Sosyalistlerinin devlet müdahalesi, piyasayı ikame etmeyi değil, onu düzenlemeyi
amaçlar.
- Piyasa Korunur: Temel ekonomik kararların çoğu (ne üretileceği gibi) hâlâ piyasa
mekanizması tarafından alınır.
- Düzenleyici Araçlar: Devlet, sosyal sonuçları yumuşatmak için sadece sınırlı düzenleme
(Regulierung) araçlarını kullanır. Bu araçlar arasında sosyal
sigortalar, işçi sendikalarının tanınması, çalışma koşulları standartları
ve vergilendirme yoluyla gelir dağılımının düzeltilmesi yer alır. Bu
müdahaleler, piyasanın sınırlarını çizer, ancak temel işleyişini
değiştirmez.
Sonuç: Sombart, Prusya'nın bürokratik devletçilik geleneğini alıp, onu ulusal
totaliter ideolojilerle kaynaştırarak, Tarihçi Okul'un ılımlı reformizminden
radikal bir kopuş gerçekleştirmiş; sonucu ise piyasayı tamamen dışlayan ve
bireyi devlete tabi kılan otoriter bir devlet sosyalizmi tezi olmuştur.
V. Nasyonal Sosyalizm (Nazi
İdeolojisi) ile İlişkisi ve Karşılaştırma
Werner
Sombart'ın "Deutscher Sozialismus" eseri, Nasyonal Sosyalist
(Nazi) rejimi iktidara geldikten kısa bir süre sonra yayımlanması ve Marksizm'e
karşı Nazi pozisyonunu açıkça benimsemesi nedeniyle, dönemin ideolojik
atmosferiyle yakından ilişkilidir. Kitap, Nazizme teorik bir temel sağlama çabası
olarak görülmekle birlikte, Sombart'ın vizyonu ile Nazi pratiği arasında önemli
farklar mevcuttur.
A. Ortak Paydalar: Anti-Liberal ve Anti-Marksist Duruş
Sombart'ın
teorisi ile Nazi ideolojisi, üç temel ortak paydada buluşur:
- Anti-Liberalizm ve Bireyciliğin Reddi: Her iki akım da Batı liberalizmini, bireyciliği ve sınırsız özgürlük
idealini ulusal birliği bozan zararlı unsurlar olarak görür.
- Anti-Marksizm: Marksist sosyalizmin enternasyonalist, materyalist ve sınıf çatışması
merkezli yapısı, her iki tarafça da ulusal ruhun düşmanı olarak kökten
reddedilir.
- Devletin Yüceltilmesi ve Führerprinzip: Her ikisi de parlamenter demokrasiyi reddeder; mutlak otoriteye sahip
Devleti ve ulusun iradesini temsil eden Liderlik İlkesini
(Führerprinzip) yönetim biçimi olarak benimser.
B. Temel Farklar: Irk, Odak ve Ekonomik Uygulama
Ortak
düşmanlara rağmen, Sombart'ın teorik sosyalizmi ile Nazi rejiminin pratik
uygulamaları ve temel felsefi odakları arasında ciddi farklılıklar vardır:
|
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
|
|
VI. Sonuç: Werner Sombart'ın "Alman Sosyalizmi" Tezinin Anlamı ve
Mirası
Werner
Sombart'ın "Deutscher Sozialismus" (Alman Sosyalizmi) adlı
eseri, onun entelektüel kariyerindeki radikal bir dönüşü ve 20. yüzyılın
totaliter ideolojilerinin yükselişini yansıtan kilit bir metindir. Bu eser,
liberalizmin ve Marksizmin reddedildiği, ulusal ve otoriter bir Devlet
Sosyalizmi vizyonunu nihai ve bütüncül haliyle ortaya koyar.
1. Üçlü Reddiye: Anti-Liberal, Anti-Marksist ve Anti-Reformist
Sombart'ın
tezi üç ana reddiyeye dayanır:
- Anti-Liberalizm ve Anti-Bireycilik: Kapitalizmi, materyalist, egoist ve bireyci ruhu nedeniyle
kökten reddeder. Yerine, bireyin sadece bir "hücre" olduğu,
görev ve itaate dayanan organik bir ulusal bütünlüğü (Volk) koyar.
- Anti-Marksizm: Marksizm'i enternasyonalist, materyalist ve ulusal ruhtan yoksun
olduğu gerekçesiyle şiddetle eleştirir. Sosyalizmin sınıfsal değil, ulusal
ve manevi olması gerektiğini savunur.
- Anti-Reformizm: Tarihçi Okul'un (Brentano, Schmoller) savunduğu ılımlı reformizmi
reddeder. O, piyasa aksaklıklarını düzelten sınırlı düzenleme
yerine, piyasayı tamamen dışlayan topyekûn Merkezi Planlama (Planung)
ve otoriter Devlet Sosyalizmi'ni savunur.
2. Otoriter ve Entelektüel Köken
Sombart'ın
önerdiği yeni düzen, Prusya'nın Bürokratik Devletçiliği geleneğine ve Korporatif
Düzen anlayışına dayanır. Siyasi açıdan Parlamentarizmi dışlayarak, ulusun
iradesini temsil eden kararlı bir Liderlik İlkesi (Führerprinzip) ve
Devletin mutlak üstünlüğünü savunur. Ekonomik açıdan ise, kâr güdüsü yerine Gemeinwirtschaft
(Ortak/Milli Ekonomi) çerçevesinde ulusal ihtiyaca göre planlanmış bir
sistemi öngörür.
3. Nasyonal Sosyalizm ile Karmaşık İlişki
Eser, Nasyonal
Sosyalizm'e açıkça destek verse ve onun anti-liberal, anti-Marksist duruşunu
paylaşsa da Sombart'ın teorisi ile Nazi rejimi arasında kritik farklar
mevcuttur:
- Sombart'ın odağı Devlet Otoritesi ve
ekonomik felsefe iken, Nazilerin ideolojisinin merkezi aksı Irk
(Antisemitizm) olmuştur.
- Sombart topyekûn planlamayı savunurken, Nazi
rejimi pratikte özel mülkiyeti koruyan, savaş odaklı Devlet
Kontrolünde Kapitalizmi tercih etmiştir.
Sonuç olarak, "Alman
Sosyalizmi", Werner Sombart'ın kariyerini anti-liberal ve totaliter
bir teorisyen olarak mühürleyen, Batı demokrasilerine ve geleneksel
sosyalizme karşı çıkan, kendi ulusal bağlamından beslenen radikal bir tezdir.
Kaynakça
- Sombart, Werner. Deutscher Sozialismus. Berlin: Buchholz & Weisswange,
1934.(İngilizcesi, A New Social Philosophy, 1937)
- Ringer, Fritz K. The Decline of the German Mandarins: The German Academic
Community, 1890-1933. Cambridge, MA: Harvard University Press, 1969.
- Schumpeter, Joseph A. History of Economic Analysis. New York: Oxford University
Press, 1954.
4. Zeitlin, Irving M. Ideology and the Development of
Sociological Theory. Englewood Cliffs, NJ: Prentice Hall, 1981.
Dipnotlar
- Werner Sombart, Deutscher Sozialismus
(Berlin: Buchholz & Weisswange, 1934), 10.
- Fritz K. Ringer, The Decline of the
German Mandarins: The German Academic Community, 1890-1933 (Cambridge,
MA: Harvard University Press, 1969), 210.
- Sombart, Deutscher Sozialismus, 45.
- Irving M. Zeitlin, Ideology and the
Development of Sociological Theory (Englewood Cliffs, NJ: Prentice
Hall, 1981), 180-182.
- Ringer, The Decline of the German
Mandarins, 215.
- Sombart, Deutscher Sozialismus, 112.
- Joseph A. Schumpeter, History of Economic
Analysis (New York: Oxford University Press, 1954), 815.
- Sombart, Deutscher Sozialismus, 185
- Ringer, The Decline of the German Mandarins, 218
Yorumlar
Yorum Gönder