Bakım Piyasasında Fırsat Maliyeti ve Göçmen Emeği (III)
Bakım
Piyasasında Fırsat Maliyeti ve Göçmen Emeği (III)
Ercan Eren
Görünmez El’den Görünmez Kalbe ve Göçmen Emeğine
Modern iktisat
disiplini, Adam Smith’in meşhur "Görünmez El" (Invisible Hand)
metaforu üzerinden, piyasa aktörlerinin kendi çıkarlarını maksimize ederken
toplumsal refaha da hizmet ettiğini varsayar. Ancak klinik bir gözlemle
bakıldığında, bu elin hareket edebilmesi, rasyonel kararlar alabilmesi ve
üretim yapabilmesi için sağlıklı, huzurlu ve "bakılmış" bir bedene
ihtiyacı olduğu görülür. İşte bu bedeni her gün yeniden inşa eden güç, Bakım
Ekonomisi; yani Nancy Folbre’un ifadesiyle "Görünmez Kalp"tir
(Invisible Heart).
Bu çalışma,
bakım ekonomisinin sadece hane içi bir "sevgi" meselesi değil,
makroekonomik bir "Yaşam Altyapısı" olduğunu savunur. Bugün bu
altyapı, iki devasa yapısal gerilimle karşı karşıyadır: Fırsat Maliyeti
ve Küresel Bakım Zincirleri.
1. Rakamların Arkasındaki Devasa Gölge
Geleneksel
GSYH istatistikleri, piyasa dışında kalan her şeyi "doğal" veya
"iktisadi olmayan" bir alan olarak kodlamıştır. Oysa bugün biliyoruz
ki, küresel ölçekte ücretsiz ev içi emeğin değeri yaklaşık 11 trilyon dolar
civarındayız. Bu rakam, küresel ekonominin yarısını ayakta tutan ama
bilançolarda "sıfır" maliyetli bir girdi olarak görünen devasa bir
gölgedir.
2. Beşerî Sermaye ve Fırsat Maliyeti Paradoksu
Bakım
piyasasındaki en büyük tıkanıklık, yüksek beşerî sermayeli iş gücünün
(genellikle kadınların) bakım sorumlulukları nedeniyle piyasa dışına
itilmesidir. Bu durum sadece bir gelir kaybı değil, aynı zamanda toplumun
entelektüel ve yaratıcı kapasitesinin "vaktinden önce amortismana
uğraması" demektir. Bu çalışmada, vazgeçilen ücretin ve aşınan uzmanlığın
yarattığı "Sistemik İskemi" (kanlanma bozukluğu) teşhis
edilecektir.
3. Küresel Bakım Zincirleri: Yeni Bir Sömürü Arbitrajı
Gelişmiş
ülkelerdeki bakım krizi, az gelişmiş ülkelerden gelen Göçmen Emeği ile
maskelenmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan "Bakım Drenajı" (Care
Drain), yoksul ülkelerdeki bakım boşluğunu derinleştirirken, göçmen emeğini
"doğal şefkat" veya "fıtrat" gibi kavramlarla düşük ücretli
ve güvencesiz bir alana hapsetmektedir.
4. Klinik Reçete: Önden Dağıtım (Predistribution)
Bu çalışma,
mevcut tıkanıklığı gidermek için piyasa sonrası yardımlar (redistribution)
yerine, bakım hizmetlerini en baştan bir kamusal altyapı olarak sunan "Önden
Dağıtım" modelini teklif eder. Hedef, bakımı bir yük olmaktan çıkarıp,
insanın onurunu ve beşerî sermayesini koruyan bir "İktisat Sanatı"
(Technē) seviyesine yükseltmektir.
Bakım
ekonomisi, "Görünmez Kalp" durduğunda piyasanın "Görünmez
Eli"nin tutacak bir bilek bulamayacağı gerçeğinin iktisadi ilanıdır.
1. Kavramsal
Çerçeve ve Beşerî Sermaye Paradoksu
Bu bölüm, bakım ekonomisinin sadece bir "ev
içi dayanışma" meselesi değil, yüksek vasıflı iş gücünün piyasa dışına
itildiği sistemik bir verimlilik kaybı olduğunu analiz eder.
1.1.
Vazgeçilen Ücret (Forgone Wages) ve Rasyonalite Yanılsaması
Geleneksel iktisat, hane içi iş bölümünü Gary
Becker’in "Yeni Hanehalkı İktisadı" üzerinden, yani bireylerin
"karşılaştırmalı üstünlüklerine" göre rasyonel bir seçim yaptığı
varsayımıyla açıklar. Ancak bu rasyonalite, yüksek beşerî sermayeye sahip
bireylerin (özellikle kadınların) piyasadan çekilmesiyle ortaya çıkan devasa
"fırsat maliyetini" görmezden gelir.
- Doğrudan Gelir Kaybı: Beşerî
sermayesi yüksek bir profesörün veya uzmanın, piyasada yaratabileceği
yüksek katma değerden vazgeçip "karşılıksız" bakım emeğine
yönelmesi, hane gelirinde ve ulusal çıktıda telafisi güç bir boşluk
yaratır.
- Uzmanlaşma Tuzağı:
"Erkek dışarıda daha çok kazanıyor" önermesiyle başlayan süreç,
kadının evde kaldığı her an piyasa değerinin düşmesine neden olan bir
döngüye dönüşür. Bu durum, özgür bir seçimden ziyade yapısal bir
zorunluluğun ürünüdür.
1.2. Beşerî
Sermaye Amortismanı ve Patika Bağımlılığı
Makineler için ayrılan amortisman payı, insanın
fiziksel ve zihinsel yıpranması için de geçerlidir. Bakım sorumluluğu nedeniyle
verilen "mola", beşerî sermaye üzerinde iki yönlü bir tahribat
yaratır:
- Bilgi Eskimesi (Obsolescence):
Profesyonel dünyadan uzak kalınan her dönem, güncel bilgi ve teknolojik
adaptasyonun yitirilmesine yol açar. Bu, beşerî sermaye stokunun vaktinden
önce "hurdaya çıkması" riskini taşır.
- Patika Bağımlılığı (Path Dependency): Kariyerine ara veren birey için piyasaya dönüş maliyeti (re-entry
cost) zamanla yükselir. Geçmişteki "bakım kararı", gelecekteki
düşük ücreti ve kariyer tıkanıklığını belirleyen bir pranga haline gelir.
1.3. Görünmez
Kolun Bilişsel Maliyeti: Zihinsel Yük (Mental Load)
Fırsat maliyeti sadece vazgeçilen maaş çekinden
ibaret değildir; aynı zamanda vazgeçilen zihinsel kapasitedir.
- Arka Plan İşletim Sistemi: Ev içi
emek sadece fiziksel bir eylem değil, sürekli çalışan bir "bilişsel
yönetim" sürecidir. Stok takibi, planlama ve duygusal işçilik,
bireyin zihnini sürekli meşgul eder.
- Karar Verme Kapasitesinin Aşınması: Bu
görünmez zihinsel yük, bireyin profesyonel hayattaki yaratıcı ve stratejik
karar verme kapasitesini (decision-making capacity) içten içe tüketen
sessiz bir maliyettir.
1.4. Klinik
Teşhis: Sistemik İskemi
Ekonomik veriler ışığında bakıldığında, eğitimli
kadınların iş gücünden çekilmesi bireysel bir tercih değil, makroekonomik bir
patolojidir.
- Klinik İşaret: Eğer bir
ekonomide kadınların eğitim seviyesi artarken iş gücüne katılımı
düşüyorsa, bu "bakım altyapısının tıkandığının" kesin kanıtıdır.
- İskemi Benzetmesi: Bu
durum, sistemik bir "kanlanma bozukluğu" (iskemi) gibidir;
yüksek vasıflı kaynağın hayati ekonomik organlara (piyasa üretimine)
akışını engeller. Bakımı kamusallaştıramayan bir sistem, kendi iş gücünü
ve verimliliğini tüketen bir organizmaya dönüşür.
2. Baumol’ün
"Maliyet Hastalığı" ve Sektörel Çıkmaz
Bu bölümde, bakım hizmetlerinin neden her zaman
"pahalı" algılandığı ve bu alandaki yapısal verimlilik sorununun
iktisadi kökenleri analiz edilmektedir.
2.1. Bakım
Ekonomisinde Teknolojik İkame Sınırı
İktisatçı William Baumol tarafından ortaya atılan
"Maliyet Hastalığı" (Cost Disease), bakım ekonomisinin piyasa
içindeki konumunu anlamak için klinik bir anahtardır.
- Düşük Verimlilik Artışı: Sanayi
sektöründe robotlar üretimi bin kat hızlandırabilirken, bir yaşlıya banyo
yaptırmak veya bir bebeği uyutmak için gereken zaman 100 yıl önce neyse
bugün de odur.
- Emek-Yoğun Karakter: Bakım,
doğası gereği "insani dokunuş" gerektirdiği için teknolojiyle
ikamesi oldukça sınırlıdır. Bu durum, bakım sektörünü teknolojik büyümenin
getirdiği "verimlilik artışından" mahrum bırakır.
- Ücret Baskısı: Sanayide
verimlilik arttığı için ücretler yükselirken, bakım sektöründe verimlilik
artmasa da çalışanlar piyasadan kopmamak için daha yüksek ücret talep
ederler. Sonuçta bakım hizmetlerinin maliyeti, genel enflasyondan çok daha
hızlı artar.
2.2. Bakım
Piyasasında "Lüks" ve Sömürü İkilemi
Piyasa dinamikleri, bakım hizmetlerini
sürdürülemez bir makasın içine hapseder:
- Fiyat Erişilemezliği: Bakım ya
sadece çok varlıklı kesimlerin ulaşabildiği pahalı bir "lüks"
haline gelir ya da hizmetin maliyetini düşürmek için çalışanların
ücretleri suni olarak baskılanır.
- Kayıt Dışılık Tuzağı: Toplumun
"ucuz bakım" beklentisi devam ettiği sürece, sektör
profesyonelleşmek yerine kayıt dışılığa ve güvencesizliğe (informal
economy) itilir.
- Piyasa Başarısızlığı (Market Failure): Bakımı sadece arz-talep dengesine bırakmak, toplumun en kırılgan
kesimlerini ve onlara bakanları sistemik bir güvencesizliğe mahkûm eden
bir piyasa başarısızlığı örneğidir.
2.3. Bakım
Mesleklerinin Değersizleşmesi ve "Fıtrat" Tuzağı
Bakım işinin profesyonel bir "beceri"
(skill) olarak değil, bir "doğal uzantı" olarak kodlanması,
sektördeki ücret adaletsizliğini derinleştirir.
- Becerinin Doğallaştırılması:
Hemşirelik veya çocuk bakıcılığı gibi işler, iktisadi bir uzmanlık yerine
kadının "doğuştan gelen şefkati" olarak görüldüğünde, bu emeğe
adil bir değer biçmek zorlaşır.
- Ücret Cezası (Care Wage Penalty):
Araştırmalar, benzer eğitim seviyesi gerektiren diğer işlere kıyasla,
"bakım" içeren mesleklerin daha düşük ücret aldığını
kanıtlamaktadır.
- Duygusal Sömürü: Bakım
verenlere sunulan "duygusal tatmin", düşük ücretin bir ikamesi
veya meşrulaştırıcısı olarak kullanılır.
2.4. Klinik
Not: Sistemin Enerji Krizi
Evdeki kadın
emeği ve bakım sektörü, piyasadaki ücretli emeğin "bataryasını şarj
eden" bir istasyondur. Eğer bu istasyonun maliyeti (zaman ve enerji)
karşılanmaz ve sadece piyasa dinamiklerine terk edilirse, uzun vadede sistemin
tamamı bir "toplumsal enerji krizine" (huzursuzluk ve düşük
verimlilik) girer. Bakımı kamusallaştırmamak, bir şehre su borusu döşemeyip
herkesin kendi kuyusunu kazmasını beklemek kadar ilkel bir verimsizliktir.
3. Küresel Bakım Zincirleri ve Göçmen Emeği
Bu bölümde,
bakım krizinin ulusal sınırları aşarak nasıl küresel bir emek arbitrajına
dönüştüğü ve "göçmen emeği" üzerinden kurulan yeni bağımlılık
ilişkileri klinik bir bakışla incelenmektedir.
3.1. Küresel Bakım Zincirleri (Global Care Chains)
Bakım krizini
çözemeyen gelişmiş ekonomiler, bu boşluğu az gelişmiş ülkelerden "bakım
ithal ederek" doldurmaktadır. Bu durum, Arlie Hochschild’in
kavramsallaştırdığı "Küresel Bakım Zincirleri"ni doğurur.
- Artı Değer Transferi: Tıpkı hammadde transferi gibi, yoksul ülkelerden zengin ülkelere
"sevgi ve bakım" transfer edilmektedir.
- Hiyerarşik Yapı: Gelişmiş ülkedeki yüksek beşerî sermayeli kadın piyasada kalabilmek
için göçmen bir kadını istihdam eder; göçmen kadın ise kendi ülkesinde
çocuklarına bakması için daha yoksul bir kadını görevlendirir. Bu,
sömürünün katmanlaştığı bir zincirdir.
3.2. "Bakım Drenajı" (Care Drain) ve Sosyal Maliyetler
Tıpkı
"beyin göçü" (brain drain) gibi, "bakım drenajı" da
kaynak ülkeler için telafisi zor sosyal yaralar açar.
- Geride Kalanlar: Göç eden bakım işçileri, kendi çocuklarını ve yaşlılarını "bakım
yoksulluğu" içinde bırakır. Bu durum, yoksul ülkelerin gelecek
nesillerinin beşerî sermaye gelişimini (beslenme, eğitim, sevgi) tehlikeye
atar.
- Duygusal Proletarya: Göçmen işçiler, yabancı bir aileye "profesyonel şefkat"
sunarken kendi ailelerinden uzakta duygusal bir yabancılaşma yaşarlar.
Piyasa
rasyonalitesi, göçmen emeğini sadece "ucuz bir girdi" olarak görür.
Oysa buradaki düşük maliyet, aslında bir hak gaspı üzerine kuruludur:
- Güvencesizlik ve Görünmezlik: Göçmen bakım emeği genellikle kayıt dışıdır. Sosyal güvenlik ve
emeklilik haklarından mahrum bırakılan bu emek, piyasanın "işlem
maliyetlerini" suni olarak düşürür.
- Vazgeçilen Haklar: Göçmen işçinin fırsat maliyeti, sadece kendi ülkesindeki düşük ücreti
değil, aynı zamanda vatandaşlık haklarından, aile bütünlüğünden ve mesleki
gelişiminden vazgeçmesidir.
3.4. Bakım Ücreti Cezası ve Irksallaştırılmış Emek
Bakım
işlerinin "doğal bir yetenek" olarak görülmesi (Bölüm 2'deki fıtrat
tuzağı), göçmen emeği söz konusu olduğunda ırksal ve etnik önyargılarla
birleşir.
- Etnik Nişler: Belirli milletlerden gelen kadınların "doğuştan daha iyi
bakıcı" olduğuna dair yaratılan mitler, bu emeğin pazarlık gücünü
kırarak düşük ücretlere hapsedilmesini meşrulaştırır.
- Klinik Teşhis: Göçmen emeğine dayalı bakım modeli, sistemin asıl hastalığını
(bakımın kamusal bir altyapı olmaması) tedavi etmek yerine, semptomları
başka bir bedene (göçmen kadına) transfer eden geçici ve etik dışı bir
"ağrı kesici"dir.
4. Klinik Reçete- "Önden Dağıtım" (Predistribution) ve Sosyal
Altyapı
Bu bölüm,
önceki bölümlerde teşhis edilen "bakım krizi" ve "fırsat
maliyeti" patolojilerine yönelik sistemik tedavi önerilerini, piyasa
sonrası müdahaleler yerine oyunun kurallarını en baştan değiştiren "Önden
Dağıtım" (Predistribution) çerçevesinde ele almaktadır.
4.1. Bakımın "Kamusallaştırılması": Sosyal Altyapı Yatırımı
Bakım
hizmetlerini sadece bireysel bir sorumluluk veya piyasadan satın alınan bir
lüks olmaktan çıkarıp, kolektif bir hakka dönüştürmek ilk adımdır.
- Yaşam Altyapısı (Life Infrastructure): Tıpkı ulaşım için yol, sanayi için elektrik neyse; iş gücünün
sürekliliği için de kreş ve yaşlı bakım evleri o derece temel bir
altyapıdır. Devletin bu hizmetleri ücretsiz veya sübvanse edilmiş şekilde
"önden" sunması, bireyin (özellikle kadının) piyasada
kalabilmesi için gerekli olan "zaman bariyerini" ortadan
kaldırır.
- Maliyetin Sosyalleştirilmesi: Bakımın maliyeti sadece hizmeti alanın veya verenin omuzlarında
kalmamalı; genel bütçe ve kurumlar vergisi gibi mekanizmalarla
toplumsallaştırılmalıdır.
4.2. Zamanın Yeniden Kurgusu ve "Bakım Aktörü" Modeli
Modern çalışma
hayatı, evde kendisi için her şeyin yapıldığı "steril bir aktör"
varsayımı üzerine kuruludur. Klinik reçete, bu aktör tanımını değiştirmeyi
teklif eder:
- Evrensel Bakıcı Modeli (Universal Caregiver
Model): Çalışma saatlerinin, ebeveyn izinlerinin ve
kariyer basamaklarının hem çalışan hem de bakım veren bir birey profiline
göre yeniden düzenlenmesi.
- Zorunlu ve Devredilemez İzinler: Sadece annelere değil, babalara da devredilemez bakım izinleri
verilmesi, hane içindeki "karşılaştırmalı üstünlük"
yanılsamasını kırarak beşerî sermaye kaybını cinsiyetler arasında
dengeler.
4.3. Mülkiyet Sahipliğine Dayalı Demokrasi ve Önden Dağıtım
James Meade ve
John Rawls’un geliştirdiği bu yaklaşım, geliri sadece vergi yoluyla yeniden
dağıtmak yerine, üretken varlıkların sahipliğini en baştan yaygınlaştırmayı
hedefler.
- Bakım Sermayesi: Bireylere, bakım sorumluluklarını yerine getirirken beşerî
sermayelerini koruyabilmeleri için "eğitim kredileri" veya
"kariyer dönüş fonları" gibi hakların baştan tanımlanması.
- Zamanın Hakkaniyetli Dağıtımı: Gelir adaleti kadar "zaman adaleti" de önemlidir. Önden
dağıtım, bireyin piyasada pazarlık gücünü artıracak olan "boş
zamanı" ve "eğitim imkanını" ona piyasaya girmeden önce
garantilemelidir.
4.4. Yeni Başarı Metrikleri: GSYH’nin Ötesine Geçmek
Ekonomik
sağlığın ölçümü, sadece piyasa işlemlerine dayalı GSYH üzerinden yapılamaz.
Klinik bir takip için yeni göstergeler şarttır:
- Zaman Yoksulluğu Endeksi: Bireylerin kişisel gelişim ve bakım için ayırabildikleri zamanın
ölçülmesi.
- Bakım Kalitesi ve Erişilebilirlik: Toplumun en kırılgan kesimlerinin aldığı bakımın niteliği, ekonominin
"kalp sağlığının" birincil göstergesi kabul edilmelidir.
4.5. Klinik Not: Sürdürülebilir Bir "Organizasyon" İçin
Bakım krizini
göçmen emeğiyle "yama yapmak" yerine, sistemi önden dağıtım
mekanizmalarıyla güçlendirmek, ekonominin uzun vadeli dayanıklılığını
(resilience) artırır. Bu, sadece bir adalet meselesi değil, aynı zamanda beşerî
sermayenin korunması ve toplumsal barışın tesisi için rasyonel bir
zorunluluktur.
Genel Değerlendirme ve Sonuç – İktisat Sanatı (Technē) Olarak Bakım
Bu çalışma,
bakım ekonomisini piyasanın dışsal bir "hizmet" kalemi olmaktan
çıkarıp, beşerî sermayenin korunması ve toplumsal varoluşun sürdürülebilmesi
için hayati bir klinik altyapı olarak tanımlamıştır. Gelinen noktada,
"Görünmez El"in işleyişi, hane içindeki "Görünmez Kol"un ve
küresel ölçekteki "Göçmen Emeği"nin sessiz sübvansiyonuna göbekten
bağlıdır.
5.1. Klinik Teşhisin Özeti: Beşerî Sermaye İskemisi
Yaptığımız
analizler göstermiştir ki; yüksek beşerî sermayeli bireylerin bakım yükü
nedeniyle sistem dışı kalması, ekonominin kendi dokularını besleyemediği bir iskemi
tablosudur. Fırsat maliyeti sadece vazgeçilen bir "ücret" değil,
toplumun entelektüel ve yaratıcı kapasitesinden vazgeçilmesidir. Göçmen emeği
ise bu yapısal hastalığı tedavi etmek yerine, sömürüyü küresel bir zincire
yayarak semptomları maskeleyen geçici bir müdahaledir.
5.2. İktisat Sanatı (Technē) ve Bakım
İktisadı
sadece "kaynakların rasyonel dağıtımı" olarak gören dar perspektif,
bakımın yarattığı toplumsal değeri ölçmekte yetersiz kalmaktadır.
- Zanaat Olarak Bakım: Bakım, bir fabrikanın montaj hattı gibi mekanik bir süreç değil;
sabır, uzmanlık ve duygusal zekâ gerektiren bir "sanat"
(technē) seviyesidir.
- Etkinlik (Efficiency) Yeniden
Tanımlanmalıdır: Çalışmalarımızda vurguladığımız üzere,
bakımda "verimlilik" (productivity) artışı beklemek bir
yanılgıdır; asıl olan bakımın etkinliğidir (effectiveness). Bakımın
niteliği, toplumun genel sağlık, huzur ve "iyi oluş" halini
belirleyen temel ölçüttür.
5.3. Nihai Reçete: Yaşam Altyapısının İnşası
Klinik bir
iktisatçı olarak önerdiğimiz çözüm, "Piyasa Sonrası" (Redistribution)
yamalarla sistemi ayakta tutmaya çalışmak değil, "Önden Dağıtım"
(Predistribution) ile oyunun sahasını yeniden kurmaktır.
- Bakım, bireysel bir "tercih" veya
"fıtrat" meselesi değil, kamusal bir altyapı (sosyal
yol-su-elektrik) olarak görülmelidir.
- Göçmen emeği üzerindeki görünmezlik perdesi
kaldırılmalı, bu emek "hak temelli" bir statüye
kavuşturulmalıdır.
- Çalışma hayatı, "bakım sorumluluğu olan
aktör" modeline göre, mülkiyetin ve zamanın hakkaniyetli dağıtıldığı
bir yapıya evrilmelidir.
5.4. Son Söz: Geleceğin Ekonomisi
Eğer gelecek,
otomasyonun ve yapay zekânın üretimi devraldığı bir "post-kıtlık"
dünyası olacaksa, insan emeğinin yegâne sığınağı ve en değerli alanı "Bakım"
olacaktır. Bakımı değersizleştiren bir ekonomi, kendi varlık sebebini (insanı) inkâr
etmektedir.
Sonuç olarak;
bakım ekonomisi, ekonominin "yumuşak karnı" değil, onun
"görünmez kalbi"dir. Bu kalbin düzenli atması, piyasanın elinin ancak
bu sayede hareket edebileceği gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkündür.
KAYNAKÇA
I. Temel Teorik Çerçeve (Bakım Ekonomisi ve Görünmez Kalp)
- Folbre, N. (2001). The Invisible Heart: Economics and Family Values. The New
Press. (Bakım ekonomisinin piyasa ile olan gerilimli ilişkisi üzerine
temel metin).
- Tronto, J. C. (1993). Moral Boundaries: A Political Argument for an Ethic of Care.
Routledge. (Bakımın politik ve ahlaki sınırları üzerine).
- Benería, L. (2003). Gender, Development and Globalization: Economics as if All People
Mattered. Routledge. (İktisadı insan odaklı yeniden düşünmek üzerine).
II. Fırsat Maliyeti ve Beşerî Sermaye Analizi
- Becker, G. S. (1981). A Treatise on the Family. Harvard University Press. (Hane
halkı iktisadı ve uzmanlaşma üzerine klasik, eleştirel bakış için
gerekli).
- England, P. (2005). "Emerging Theories of Care Work". Annual Review of
Sociology. (Bakım işindeki ücret cezasını ve becerinin
değersizleşmesini açıklayan çalışma).
- Himmelweit, S. (2007). "The Prospects for Caring: Economic Theory and Policy". Cambridge
Journal of Economics. (Bakım hizmetlerinde verimlilik ve maliyet
analizi).
III. Baumol’ün Maliyet Hastalığı ve Sektörel Çıkmaz
- Baumol, W. J. (2012). The Cost Disease: Why Computers Get Cheaper and Health Care Gets
More Expensive. Yale University Press. (Bakım ve sağlık gibi
hizmetlerin neden teknolojiyle ucuzlamadığını anlatan temel kaynak).
IV. Küresel Bakım Zincirleri ve Göçmen Emeği
- Hochschild, A. R. (2000). "Global Care Chains and Emotional Determinants of
Globalization". On the Edge: Living with Global Capitalism.
(Küresel bakım zincirleri kavramının doğuşu).
- Ehrenreich, B. & Hochschild, A. R.
(2003). Global Woman: Nannies, Maids, and Sex
Workers in the New Economy. Metropolitan Books. (Göçmen kadın emeğinin
küresel sömürü zincirindeki yeri).
- Parreñas, R. S. (2001). Servants of Globalization: Women, Migration and Domestic Work.
Stanford University Press. (Filipinli göçmen işçiler üzerinden bakım
drenajı analizi).
V. Önden Dağıtım ve Politika Önerileri
- Meade, J. E. (1964). Efficiency, Equality and the Ownership of Property. Allen
& Unwin. (Mülkiyet sahipliğine dayalı demokrasi ve önden dağıtımın
kökenleri).
- Rawls, J. (2001). Justice as Fairness: A Restatement. Harvard University Press.
(Önden dağıtım / predistribution kavramının kurumsal adaletteki yeri).
- Hacker, J. S. (2011). "The Institutional Foundations of Middle-Class Democracy". Policy
Network. (Önden dağıtım mekanizmalarının modern refah devleti için
önemi).
Yorumlar
Yorum Gönder