Avusturya Okulu’nun Aristokrat Sosyoloğu: Friedrich von Wieser – Teoriden Güce, Marjinalizmden Sosyal Ekonomiye
Avusturya
Okulu’nun Aristokrat Sosyoloğu: Friedrich von Wieser – Teoriden Güce,
Marjinalizmden Sosyal Ekonomiye
Ercan Eren
Avusturya Okulu’nun Sosyal Vicdanı ve Elitist Mimarı
İktisadi
düşünce tarihinde Friedrich von Wieser (1851-1926), genellikle Carl Menger’in
sadık bir takipçisi ve Avusturya Okulu’nun "ikinci dev ismi" olarak
anılır. Ancak bu tanımlama, onun entelektüel derinliğini ve metodolojik
aykırılığını açıklamaya yetmez. Wieser, sadece marjinal fayda teorisini
isimlendiren bir kişi değil; aynı zamanda pür iktisat teorisini toplumsal güç
ilişkileri ve sosyolojik gerçeklikle barıştırmaya çalışan bir "sosyal
ekonomi" (Sozialökonomik) öncüsüdür.
Wieser’i
çağdaşlarından ve özellikle kayınbiraderi Eugen von Böhm-Bawerk’ten ayıran
temel unsur, onun iktisada bakışındaki aristokratik ve bürokratik mercektir.
Viyana’nın seçkin bir devlet adamı ailesinden gelen ve "Devlet
Bilimleri" (Staatswissenschaften) geleneğiyle yoğrulan Wieser için
ekonomi; atomize bireylerin rasyonel tercihlerinden ibaret bir laboratuvar
değil, hiyerarşilerin, liderlerin ve kolektif iradenin çarpıştığı canlı bir
sosyal organizmadır.
Bu yazı,
Wieser’in düşünce dünyasını şu üç temel paradoks üzerinden incelemeyi
amaçlamaktadır:
- Metodolojik Melezlik: Wieser, Menger’in "sübjektif değer" teorisini temel alsa da
bu teoriyi Alman Tarihçi Okulu’nun (Kürsü Sosyalistlerinin) sosyal adalet
ve devlet müdahalesi hedefleriyle harmanlamıştır.
- Liderlik ve Elitizm: Serbest piyasanın "kendiliğinden doğan düzeni" yerine;
toplumsal değişimi sürükleyen "liderler" (Führer) ve
onları takip eden kitleler arasındaki güç yasasını ön plana çıkarmıştır.
- Doğal Değer ve Planlama: Piyasa mekanizması olmasa dahi (bir komünist devlette bile) rasyonel
bir değer hesabının yapılabileceğini savunarak, Avusturya Okulu’nun
içinden sosyalist planlamaya teorik bir göz kırpışı bırakmıştır.
Wieser'in
mirası, bugün sadece modern mikro iktisadın kavramsal setinde değil; aynı
zamanda iktisadı sosyoloji, güç ve kurumlar ekseninde yeniden tanımlayan geniş
perspektifli "Sosyal Ekonomi" ekolünde yaşamaktadır. Onun hikayesi,
bir imparatorluğun çöküşüne tanıklık eden bir aristokratın, piyasanın
"kaosuna" karşı "sosyal düzeni" ve "teorik
nizamı" arama çabasıdır.
I. Bölüm: Kökler ve Mizaç (1851-1871)
Friedrich von
Wieser’in iktisadi düşüncesini anlamak için, onun bir teorisyenden önce bir
"aristokrat ve devlet adamı adayı" olarak şekillendiği bu ilk yirmi
yıla bakmak gerekir.
1. Aristokratik Bir Bürokratın Evi
Wieser, 1851
yılında Viyana'da, Habsburg İmparatorluğu'nun bürokratik elitlerinin tam
kalbinde doğdu. Babası Leopold von Wieser, imparatorluğun Savaş Bakanlığı’nda
üst düzey bir yetkiliydi.
- Yukarıdan Bakış: Wieser’in çocukluğu, devletin toplumu düzenleyen "yüce ve
rasyonel" bir güç olduğu inancıyla geçti. Bu, onun ileride piyasayı
sadece atomize bireylerin alanı olarak değil, yönetilmesi gereken bir
sosyal organizma olarak görmesinin temelidir.
- Noblesse Oblige (Soyluluk Yükümlülüğü): Sahip olduğu "von" unvanı, ona toplumsal barışı ve düzeni
koruma sorumluluğu yüklemişti. Bu sorumluluk hissi, onu ileride Kürsü
Sosyalistlerinin "sosyal reform" dertlerine yaklaştıracaktır.
2. Schotten Gymnasium: Elitlerin Kader Birliği
Viyana'nın en
prestijli lisesi olan Schotten Gymnasium, Wieser'in hayatındaki en önemli
dostluğu başlattı: Eugen von Böhm-Bawerk.
- Bu iki genç deha, lise yıllarından itibaren
bir ikili olarak hareket ettiler. Ancak karakterleri daha o zamandan
ayrışıyordu: Böhm-Bawerk daha keskin ve teknik bir zekaya sahipken; Wieser
felsefeye, tarihe ve toplumsal bütünlüğe daha meraklıydı.
3. "Staatswissenschaften" (Devlet Bilimleri) ve Mülkiye Ruhu
Üniversite
eğitimi, Wieser'in "Kürsü Sosyalizmine" neden bu kadar yakın olduğunu
açıklayan anahtar kısımdır. Viyana Üniversitesi'nde aldığı eğitim, bugünün
Siyaset Bilimi'nden çok daha geniş, Türkiye'deki Mülkiye Mektebi
geleneğine çok benzeyen bir "Devlet Bilimleri" eğitimidir.
- İktisat-Hukuk-Maliye Bütünlüğü: Bu eğitimde iktisat, devlet yönetiminin bir alt dalıydı. Wieser bir
iktisatçıyı, piyasadaki bir aktör olarak değil; devleti ve toplumu
koordine eden bir "müdahaleci akıl" olarak gördü.
4. 1871: Menger Şoku ve Metodolojik Dönüşüm
20 yaşındayken
Carl Menger’in Grundsätze (İktisadın Prensipleri) kitabını okuması,
Wieser için bir dönüm noktası oldu.
- Menger'in "sübjektif değer"
teorisi ona çok güçlü bir analitik araç sundu. Ancak Wieser, Menger'in
aşırı bireyci (atomistik) yaklaşımını "soğuk" ve "toplumdan
kopuk" buldu.
- Ondaki Soru: Menger'in bu harika teorisini, "Devlet Bilimleri"nden gelen
o toplumsal ve kurumsal yapıyla nasıl birleştirebiliriz?
5. Bölümün Özeti: "Böhm-Bawerk'ten İlk Kopuş"
Daha bu
gençlik yıllarında, aynı eğitimi alan iki arkadaştan Böhm-Bawerk
"teknokratik ve piyasa kurallarına sadık" bir yöne evrilirken;
Wieser, aristokratik kökeninin ve bürokratik eğitiminin etkisiyle "elitist,
müdahaleci ve sosyolojik" bir damar geliştirmişti.
II. Bölüm: Yöntem Arayışı ve Alman Etkisi (1872-1884)
Bu dönem,
Wieser’in Carl Menger’den aldığı "soyut teoriyi", bizzat Almanya’da
yerinde gördüğü "Kürsü Sosyalizmi" ile çarpıştırdığı ve kendi özgün
kimliğini inşa ettiği yıllardır.
1. Almanya Yolculuğu: Kürsü Sosyalizminin Kalbine Giriş
1875 yılında
Wieser ve Böhm-Bawerk, devlet bursuyla Almanya’ya (Heidelberg, Jena ve Leipzig)
giderler. Amaçları, dönemin iktisat dünyasını domine eden Alman Tarihçi
Okulu’nun dev isimlerinden ders almaktır.
- Knies ve Schmoller’in Yanında: Wieser burada, Kürsü Sosyalistleriyle (Karl Knies ve Gustav von
Schmoller) doğrudan temas kurar.
- Farklı Tepkiler: Böhm-Bawerk bu hocalara "Bunlar teori bilmiyor, sadece tarih
anlatıyorlar!" diyerek tepki koyarken; Wieser, onların sosyal
politika, kurumlar ve devletin etik gücü hakkındaki görüşlerinden
derinden etkilenir.
2. "Methodenstreit" (Yöntem Kavgası) ve Wieser’in Arabuluculuğu
O yıllarda
Viyana (Teori) ile Berlin (Tarih) arasında büyük bir kavga patlak verir.
- Wieser, bu kavgada taraf seçmek yerine bir
sentez arar. Onun kafasındaki soru şudur: "Almanların sosyal
duyarlılığını, Menger'in teorik keskinliğiyle nasıl birleştiririz?"
- Bu arayış, onun iktisadı daha sonra "Sosyal
Ekonomi" olarak tanımlamasının ilk tohumudur.
3. "Marjinal Fayda" (Grenznutzen) Teriminin İcadı (1884)
Wieser bu
dönemde, Menger’in "en düşük yoğunluklu doyum" olarak tanımladığı
hantal kavramı tek bir kelimeyle markalar: Grenznutzen (Marjinal Fayda).
- Bu sadece bir çeviri değil, bir pazarlama
harikasıdır. Wieser bu terimle, Avusturya Okulu’nun soyut teorisini tüm
dünyanın anlayabileceği (ve sosyalistlerin bile kullanabileceği) bir dile
tercüme etmiştir.
4. Değerin Sosyolojikleşmesi: Maliyet Teorisi
Wieser bu
yıllarda klasik iktisadın "maliyet" kavramını tersyüz eder.
- Fırsat Maliyeti: Bir kaynağın değerinin, ondan vazgeçilen alternatifle belirlendiğini
söyler. Ancak buradaki can alıcı nokta, bu değerin bireysel tercihlerden
ziyade, toplumsal bir atfetme (imputasyon) süreciyle oluştuğunu
iddia etmesidir.
- Bu bakış açısı, ekonomiyi bireylerin serbest
oyun alanı olmaktan çıkarıp, kolektif bir değer takdir süreci (yani bir
devlet veya toplum meselesi) haline getirir.
5. Bölümün Özeti: "Avusturyalı Bir Marjinalist, Alman Bir
Reformist"
Wieser 1884’e
geldiğinde, artık saf bir Menger müridi değildir. O, marjinal fayda analizini,
Kürsü Sosyalistlerinin "sosyal adalet" hedefleri için bir "hesap
cetveli" olarak kullanmaya hazırlanan hibrit bir figürdür.
III. Bölüm: Büyük Eserler ve Teorik Olgunluk (1884-1914)
Bu evre,
Wieser’in sadece bir kavram mucidi değil, aynı zamanda iktisadı bir
"toplumsal yönetim sanatı" olarak yeniden inşa eden bir mimar olduğu
dönemdir.
1. "Doğal Değer" (Der natürliche Werth- 1889): Bir Ütopya
Laboratuvarı
Wieser bu
eserinde, iktisat tarihindeki en ilginç zihinsel deneylerden birini yapar: "Özel
mülkiyetin, paranın ve sınıfların olmadığı mükemmel bir komünist devlet hayal
edelim."
- Sosyalistlere Göz Kırpma: Wieser’e göre böyle bir devlette bile "değer" kavramı yok
olmaz. Kıt kaynakların (emek, toprak, sermaye) en verimli şekilde nereye
tahsis edileceğini hesaplamak için marjinal fayda prensibine
ihtiyaç vardır.
- Doğal Değer Kavramı: "Fiyat" piyasada oluşur ama "Değer" (Doğal Değer)
toplumsal ihtiyaçlar ve kıtlık tarafından belirlenen objektif bir
gerçekliktir. Bu yönüyle Wieser, piyasa mekanizması olmadan da bir
ekonominin rasyonel yönetilebileceğini (Kürsü Sosyalistlerinin ve
planlamacıların çok sevdiği bir fikir) teorik olarak temellendirmiştir.
2. Atfetme (Zurechnung / Imputation) Teorisi: Değerin Geriye Doğru Akışı
Üretim
faktörlerinin (hammadde, işçilik vb.) değeri nereden gelir? Klasik iktisat
"maliyetlerden gelir" derken, Wieser "tüketicinin ürüne verdiği
faydadan gelir" der.
- Yukarıdan Aşağıya Bakış: Değer, nihai üründen başlar ve üretim sürecindeki faktörlere
"atfedilir".
- Bölüşüm Meselesi: Bu teori aslında bir gelir dağılımı teorisidir. Üretimden elde edilen
hasılanın ne kadarının emeğe ne kadarının sermayeye gideceği bir
"atfetme" problemidir. Bu bakış, ücretlerin belirlenmesinde
devletin veya toplumsal iradenin (sendikalar vb.) rolüne teorik bir kapı
açar.
3. Fırsat Maliyeti ve Sosyal Verimlilik
Wieser, kendi
adıyla anılan "Wieser Kanunu"nu (Fırsat Maliyeti) bu dönemde
olgunlaştırır.
- Bir kaynağı bir işe ayırmak, başka bir işten
vazgeçmektir.
- Wieser bu maliyeti sadece bireysel bir kayıp
değil, toplumsal bir kayıp olarak görür. Bir aristokrat bürokrat
edasıyla, kaynakların "toplumsal refahı maksimize edecek"
şekilde dağıtılıp dağıtılmadığını sorgular.
4. Aristokratik Müdahalecilik: Veraset Vergisi ve Gelir Dağılımı
Bu yıllarda
Wieser, Avusturya Okulu'nun diğer üyelerini şok edecek kadar radikal sosyal
politikalara göz kırpar.
- Büyük servet birikimlerinin piyasa dengesini
(güç ilişkileri nedeniyle) bozduğunu savunur.
- Veraset Vergisi: Servetin nesiller arası geçişinde devletin düzenleyici olmasını,
fırsat eşitliği adına destekler. Bu, tam bir Kürsü Sosyalisti
(Kathedersozialist) duruşudur.
5. Bölümün Özeti: "Piyasa Araçlarıyla Planlama Ruhu"
1914'e
gelindiğinde Wieser, marjinalist devrimin araçlarını kullanarak aslında "Bilimsel
bir Sosyal Devlet" teorisi kurmuştur. O, Menger’in
"bireyini" almış, onu devletin ve toplumun hizmetine koşmuştur.
IV. Bölüm: "Sozialökonomik" Dönemi ve Soyutlamadan Kopuş
(1914-1926)
Bu evre,
Wieser'in 1914 yılında yayımlanan başyapıtı Theorie der gesellschaftlichen
Wirtschaft (Sosyal Ekonomi Teorisi) ile başlar. Artık karşımızda bir
"fiyat teorisyeni" değil, bir "toplum mühendisi" vardır.
1. "Sozialökonomik" (Sosyal Ekonomi) Kavramı ve Metot Değişimi
Wieser, bu
dönemde Max Weber ile paralel bir çizgiye oturur. Artık iktisadı fiziksel bir
bilim gibi değil, tarihi ve sosyal bir gerçeklik olarak görür.
- Soyutlamanın Reddi: Robinson Crusoe ekonomisinden (soyut bireyden) tamamen kopar.
Ekonominin ancak "toplumsal bir bütün" (Gesellschaft)
içinde anlaşılabileceğini savunur.
- Pür İktisat + Sosyoloji: Değer teorisi (Pür İktisat), toplumsal sınıflar ve kurumların
(Sosyoloji) süzgecinden geçirilerek analiz edilir.
2. "Güç" (Macht) Kavramının Teorinin Merkezine Yerleşmesi
Wieser’i
klasik liberallerden ayıran en büyük fark, Güç Yasası (Das Gesetz der
Macht) düşüncesidir.
- Ekonomik Güç: Ona göre piyasa, "görünmez bir el" ile değil, güç
odaklarının (devlet, tekeller, sendikalar) itiş kakışıyla dengelenir.
- Kürsü Sosyalizminin Zirvesi: Güç ilişkilerini ekonomik denklemin bir "hata payı" değil,
"asli bileşeni" olarak görmesi, onu Schmoller’in o çok sevdiği
kurumsal yapıya tamamen eklemler.
3. Bakanlık Yılları: Teorinin Pratiği (1917-1918)
Wieser,
Birinci Dünya Savaşı’nın son yılında Avusturya Ticaret Bakanı olur. Bu deneyim,
onun "devletin ekonomiyi yönetme kabiliyetine" olan inancını
pekiştirir.
- Savaşın getirdiği kıtlık ve yıkım, Wieser’e
"serbest piyasanın" her zaman çözüm olmadığını, kitlelerin
refahı için yukarıdan aşağıya bir koordinasyonun şart olduğunu
gösterir.
4. Führer ve Gefolgschaft (Liderlik ve Takipçilik)
Wieser’in son
yıllarında üzerinde en çok durduğu konulardan biridir. Toplumsal değişimin
motoru, anonim piyasa güçleri değil, karizmatik ve vizyoner liderlerdir.
- Elitizm:
Kitlelerin pasif olduğunu ve ancak nitelikli bir azınlık (elitler)
tarafından yönlendirilebileceğini savunur.
- Kritik Soru: Otoriter eğilim, bu "Liderlik" vurgusunda saklıdır. Wieser
bu kavramları sosyolojik birer "vakıa" olarak tanımlasa da bu
fikirler totaliter rejimler için teorik bir cephane sağlamıştır.
5. Bölümün Özeti: "Avusturya Okulu'ndan Ayrılış"
Wieser 1926’da
öldüğünde, arkasında Menger’in "bireyci" okulundan çok, Weber’in
"sosyolojik" ve Kürsü Sosyalistlerinin "devletçi" ekolüne
yakın bir miras bırakmıştır. O artık bir "Austrian" olmaktan çıkmış,
bir "Büyük Kıta Avrupası Sosyoloğu" haline gelmiştir.
V. Bölüm: Elitizm, Liderlik ve Siyasi Miras
Bu bölüm,
Wieser’in "Kürsü Sosyalisti" ruhunun ve "Liderlik" (Führer)
vurgusunun 20. yüzyıl düşünce tarihinde bıraktığı derin ve tartışmalı izleri
ele alır.
1. Wieser'in "Lideri"nden Schumpeter'in "Girişimcisi"ne
Wieser’in
belki de en kalıcı mirası, öğrencisi Joseph Schumpeter üzerindeki
etkisidir.
- Dönüşüm:
Wieser’in toplumu yukarıdan aşağıya sürükleyen "Siyasi/Sosyolojik
Lideri", Schumpeter’de piyasayı "Yaratıcı Yıkım" ile sarsan
"Girişimci" (Entrepreneur) figürüne evrilmiştir.
- Elitizmin Modernize Edilmesi: Schumpeter, hocasının "kitlelerin pasifliği ve elitlerin
öncülüğü" fikrini almış; ancak bu otoriter tınıyı, ekonomik
inovasyonun motoru haline getirerek demokratik piyasa düzenine tercüme
etmiştir.
2. Hayek ve "Hocaya İtiraz": Kölelik Yolu
Wieser’in bir
diğer dev öğrencisi Friedrich Hayek’tir. Hayek hocasını şahsen çok
severdi ama onun "Sozialökonomik" yaklaşımına hayatı boyunca şüpheyle
baktı.
- Bilginin Dağılımı vs. Liderlik: Wieser "liderlerin ve devletin toplumu yönlendirmesini"
savunurken; Hayek, bilginin toplumda dağınık olduğunu ve hiçbir
"liderin" veya "planlamacının" bu bilgiyi
kuşatamayacağını savundu.
- Hayek’in totaliter rejimlere karşı yazdığı Kölelik
Yolu, bir anlamda hocası Wieser’in o iyi niyetli "sosyal
düzenleme" ve "güç kullanımı" teorilerinin varabileceği
karanlık sonuca bir uyarı niteliğindedir.
3. "Hitlerci Sempati" ve Otoriterlik Meselesi
İnce çizgi,
Wieser'in son eseri Das Gesetz der Macht (Güç Yasası) kitabında
belirginleşir.
- Kitle Psikolojisi: Wieser, kitlelerin "takipçi" doğasını ve güç karşısındaki
itaatini analiz ederken, aslında 1930'ların totaliter rüzgarlarının
sosyolojik bir tasvirini yapıyordu.
- Niyet mi, Tespit mi? Wieser bir Nazi değildi; o "eski dünya" düzeninin
yıkılmasından korkan bir muhafazakardı. Ancak gücü iktisadi bir
"zorunluluk" olarak meşrulaştırması, otoriter rejimlerin iktisat
politikalarına (yukarıdan aşağıya yönetim, devletçilik) istemeden de olsa
bir entelektüel dayanak sunmuştur.
4. "Mülkiyeli" Bir Miras Olarak Wieser
Wieser’in
mirası bugün ana akım liberal iktisatta değil, daha çok "Anayasal
İktisat", "Kurumsal İktisat" ve "Sosyolojik
İktisat" alanlarında yaşamaktadır.
- Piyasayı sadece rakamlar değil, güç
odakları ve kurumlar üzerinden okuyan herkes, bilerek ya da bilmeyerek
Wieser’in "Sozialökonomik" mirasını sürdürmektedir.
Genel Değerlendirme
Friedrich von
Wieser, Avusturya Okulu'nun içinde doğmuş ama Kürsü Sosyalizminin elitist ve
devletçi ruhuyla vefat etmiş trajik bir dâhidir.
O, Menger’in keskin bıçağını (marjinalizm)
almış; ancak bu bıçağı serbest piyasayı savunmak için değil, toplumu yukarıdan
aşağıya, aristokratik bir sosyal adaletle budamak için kullanmıştır.
Kaynakça
1. Friedrich von Wieser’in Temel Eserleri (Birincil Kaynaklar)
- Wieser, F. v. (1884). Über den Ursprung und die Hauptgesetze des wirtschaftlichen
Werthes (Ekonomik Değerin Kaynağı ve Temel Kanunları Üzerine).
[Grenznutzen/Marjinal Fayda teriminin ilk kez kullanıldığı eser].
- Wieser, F. v. (1889). Der natürliche Werth (Doğal Değer). [Sosyalist bir ekonomide
bile değer hesabının yapılabilirliğini tartıştığı başyapıtı].
- Wieser, F. v. (1914). Theorie der gesellschaftlichen Wirtschaft (Sosyal Ekonomi
Teorisi). [Sozialökonomik kavramının zirvesi, soyutlamanın azaldığı
kurumsal eser].
- Wieser, F. v. (1926). Das Gesetz der Macht (Güç Yasası). [Liderlik, kitle
psikolojisi ve otorite üzerine sosyolojik vasiyeti].
2. Karşılaştırmalı ve Analitik Kaynaklar
- Hutchison, T. W. (1981). The Politics and Philosophy of Economics: Marxians, Keynesians,
and Austrians, [Wieser'in siyasi eğilimlerini ve "Kürsü
Sosyalistleri" ile olan flörtünü anlamak için temel kaynak].
- Ekelund, R. B., & Hébert, R. F. (2013). A History of Economic Theory and Method. [Wieser'in
"Atfetme Teorisi"nin (Imputation) teknik analizi için].
- Schumpeter, J. A. (1951). "Friedrich von Wieser (1851-1926)". Ten Great Economists
içinde. [Öğrencisinin kaleminden, Wieser'in "Liderlik" fikrinin
nasıl dönüştüğüne dair bir portre].
3. Modern Değerlendirmeler
- Vaughn, K. I. (1994). Austrian Economics in America: The Migration of a Tradition.
[Wieser'in neden "saf" Avusturyacılar (Mises/Rothbard)
tarafından dışlandığına dair bölümler içerir].
Yorumlar
Yorum Gönder