Yalnız Hükümdar: Antoine-Augustin Cournot’nun (1801-1877) Zaferi

 

Yalnız Hükümdar: Antoine-Augustin Cournot’nun (1801-1877) Zaferi

Ercan Eren

1.  Fransız Aklının Matematiğe Yönelişi (1801–1838)

Antoine-Augustin Cournot, 19. yüzyılın başlarında, Fransa'nın bilim ve felsefe geleneğinin derin bir akımı olarak doğdu. Eğitimli bir matematikçi ve akılcı bir filozoftu; iktisada yaklaşımı da tam olarak bu disiplinlerden besleniyordu. Klasik İktisatçıların (Adam Smith ve David Ricardo) sözlü argümanlar ve genel gözlemlerle hüküm sürdüğü bir çağda, Cournot elindeki en keskin aletin matematik olduğuna inanıyordu. O, iktisadi ilişkileri, doğa yasaları gibi, kesin fonksiyonlar ve denklemler aracılığıyla ifade etmeyi hedefledi.

1838 yılında, 37 yaşındayken, ölümsüz eseri "Servet Teorisi Üzerine Matematiksel Prensipler Hakkında Araştırmalar"ı yayımladı. Bu kitap, bir devrim çağrısıydı:

"Bir doğa bilimci, doğa olaylarının bağımlılıklarını incelemek için matematiksel analizi nasıl kullanıyorsa, biz de piyasa fiyatlarının talebe olan bağımlılığını incelemek için aynı aracı kullanmalıyız."

Cournot, bu eserde bir tekelcinin (monopol) kârını en üst düzeye çıkarmak için marjinal maliyetin marjinal hasılata eşit olduğu o kritik noktayı matematiksel olarak gösteren ilk kişi oldu. Ancak en büyük darbeyi, piyasada az sayıda firmanın olduğu oligopol analizinde vurdu.

2.  Cournot Dengesi: Bir Asır Önceki Oyun Teorisi

Cournot, piyasada sadece iki firmanın (düopol) olduğu durumu ele aldı. Onun modeli basitti ama derindi:

  • Her firma, rakibinin üretim miktarının sabit kalacağını varsayar.
  • Bu varsayıma dayanarak, kendi kârını maksimize edecek en uygun üretim miktarını seçer.

Bu süreç, her firmanın bir reaksiyon fonksiyonu (en iyi tepki) geliştirmesiyle sonuçlanır. Cournot, iki firmanın reaksiyon fonksiyonlarının kesiştiği o noktayı buldu. Bu nokta, Cournot'nun Denge Noktası idi. Bu dengede, hiçbir firma, tek başına karar değiştirerek daha fazla kâr elde edemezdi.

Bu buluş, teorik iktisat için bir zaferdi, ama kimse dinlemiyordu. Dönemin iktisatçıları, Cournot'nun analizini gereksiz yere karmaşık ve soyut buldular. Cournot, devrimci eseriyle entelektüel bir izolasyona itilmişti. O, iktisat tarihi sahnesinde neredeyse unutulmuş bir gölge olarak kaldı.

3.  Körlük ve Felsefeye Sığınış (1854–1877)

1854'ten sonra Cournot, akademik kariyerinin idari görevlerinden çekildi ve görme yeteneğini büyük ölçüde kaybetmeye başladı. Körlük onu fiziksel dünyadan kopardı, ancak entelektüel derinliğini artırdı.

Görme engeli, onu içsel felsefeye yöneltti. Artık o, doğa bilimlerinden tarihe, felsefeden olasılığa kadar tüm disiplinlerin temelindeki evrensel yasaları arıyordu. "Bilgi ve Bilimlerin Bağlılığı Üzerine İnceleme" gibi felsefi eserlerinde, körlük, ona olayların ayrıntılarına takılmadan, büyük resmini görme yeteneği vermişti. Geçmişinin denklemleri, zihninde yankılanan bir melodi gibiydi; o, artık zamanın ve şansın rolünü felsefi bir kesinlikle inceliyordu.

4.  Geç Gelen Zafer: Walras ve Jevons'un Işığı

Cournot, 1877'de vefat ettiğinde, çalışmalarının kaderi henüz mühürlenmemişti. Ama kader, ona iki elçi göndermişti:

  • Léon Walras: İsviçre'de, Genel Denge teorisini kuran Walras, Cournot'nun eserini bulduğunda büyük bir sevinç yaşadı. Kendi matematiksel yönteminin bir selefinin olduğunu görmüştü. Walras, Cournot'yu, matematiksel iktisadın kurucu babası olarak ilan etti ve eserini kıta Avrupa'sında tanıtmaya başladı.
  • William Stanley Jevons: İngiltere'de Marjinal Fayda devriminin öncüsü Jevons da Cournot'yu keşfetti. Jevons, kendi marjinalizm yaklaşımının Cournot'nun titiz analiziyle nasıl sağlam bir zemine oturduğunu görerek, Cournot'nun düopol teorisinden övgüyle bahsetti.

Bu iki büyük iktisatçı sayesinde, Cournot'nun fısıltısı bir kez daha duyulmaya başlandı ve Neoklasik İktisat'ın temellerine yerleşti.

5. Nash ve Sonsuzluk: Mirasın Doruk Noktası

Cournot'nun asıl ve tam zaferi ise, eserinin yayınlanmasından 112 yıl sonra, yani 1950'lerde geldi.

John Forbes Nash Jr., tüm stratejik etkileşimler için geçerli olan evrensel bir denge kavramını formüle etti: Nash Dengesi. Bir Nash Dengesi'nde, hiçbir oyuncu, rakiplerinin stratejileri sabitken, kendi stratejisini değiştirerek daha iyi duruma geçme teşviğine sahip değildir.

İktisat düşünce tarihçileri ve oyun teorisyenleri hemen fark ettiler ki: Cournot Dengesi, Cournot'nun 1838'de bulduğu o denge, tam olarak bir Nash Dengesi örneğiydi; sadece bir firmanın miktar seçtiği özel bir oyun türünde. Cournot, Nash'ten bir asır önce, modern oyun teorisinin anahtar kavramını keşfetmişti.

Cournot, eğer bugün bu gerçeği görebilseydi, herhalde büyük bir huzur duyardı. Hayatının son demlerinde görme yetisini yitirse de yazdığı denklemlerin bir asır sonra bütün bir bilim dalının (Oyun Teorisi) ve ana akım iktisadın evrensel dili haline geldiğini bilmek, onun entelektüel yalnızlığını sonsuz bir onurla değiştirirdi.

Körlük, Cournot'yu kendi çağının iktisatçılarını görmekten alıkoymuştu; ama matematik, onu geleceğin tüm iktisatçılarına rehberlik eden bir ışık haline getirmişti.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cambridge'in Kışkırtıcı (Provocative) Dehası: Joan Robinson'ın Entelektüel ve Duygusal Öyküsü

İktisat Eğitimi Öğrencileri Piyasa Yanlısı mı Yapıyor?

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ KADIN AKADEMİSYENLERİ: İKTİSAT VE SOSYAL BİLİMLER ANALİZİ