Üç Kıtada Bir İktisatçı: Wladimir Woytinsky’nin (1885-1960) Hayat Hikayesi
Üç Kıtada Bir İktisatçı: Wladimir Woytinsky’nin
(1885-1960) Hayat Hikayesi
Ercan Eren
Wladimir S.
Woytinsky (asıl adı Vladimir Savelyevich Voitinsky,
1885–1960), Rusya’daki devrimci hareketin içinden çıkıp küresel ekonomi ve
sosyal güvenlik alanında yetkin bir uzmana dönüşen, hayatı siyasi ve coğrafi
sürgünlerle dolu çarpıcı bir figürdür. Woytinsky’nin kariyeri, 20. yüzyılın en
büyük siyasi çalkantılarının ve ekonomik krizlerinin izlerini taşır.
Erken Dönem ve Siyasi Çalkantılar (1885–1917)
Woytinsky’nin
gençliği, Çarlık Rusyası’nın kaynama noktasında geçti. St. Petersburg’da
ekonomi eğitimi alırken, ülkenin kaderini değiştirecek siyasi akımlara kapıldı.
Bolşeviklikle Başlangıç ve Sürgün
- 1905 Devrimi: Siyasi kariyerine, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin radikal
kanadı olan Bolşeviklere katılarak başladı. 1905 Devrimi sırasında
aktif rol aldı ve bu faaliyetleri nedeniyle tutuklanarak Sibirya’ya
sürgün edildi.
- İdeolojik Değişim: Sürgün sonrası ve 1917 öncesinde, Bolşeviklerin katı yöntemleri ve
devrim stratejisi hakkındaki görüş ayrılıkları nedeniyle partiden
uzaklaştı. RSDİP’in daha ılımlı, parlamenter ve aşamalı sosyalizmi savunan
kanadı olan Menşeviklere geçti.
1917 ve Menşevik Dönem
1917 Rus
Devrimi sırasında, Menşevik bir siyasetçi olarak kilit
roller üstlendi:
- Kilit Görevler: Sovyetler Merkezi Yürütme Komitesi üyeliği yaptı ve
Sovyetlerin resmi yayın organı Izvestia gazetesinin
editörlüğünü yürüttü.
- Geçici Hükümet Desteği: Geçici Hükümet'i destekleyerek cephede komiserlik görevini üstlendi
ve savaşın devamı yönündeki politikaları savundu.
- Ekim Devrimi: Bolşeviklerin iktidarı ele geçirdiği Ekim Devrimi
(1917), Woytinsky'nin Rusya'daki aktif siyasi kariyerini sona erdirdi.
Bolşevik rejimine karşı çıktı ve ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Sürgün ve Kaçış Güzergahı: Gürcistan Durağı (1917–1921)
Ekim
Devrimi'nden sonra Bolşevik takibatından kaçan Woytinsky, diğer birçok önde
gelen Menşevik lider ve aydın gibi, Menşeviklerin önderliğinde kurulan Gürcistan
Demokratik Cumhuriyeti'ne (1918–1921) sığındı. Bu dönemde Gürcistan,
Menşevik hareketin Rusya dışındaki merkezi haline gelmişti. Ancak bu sığınma da
kalıcı olmadı. Kızıl Ordu'nun 1921'de Gürcistan'ı işgali ile Woytinsky,
siyasi özgürlüğünü korumak adına Batı Avrupa'ya, özellikle Almanya'ya
göç etmek zorunda kaldı.
Etken Dönem: Almanya ve Çığır Açan WTB Planı
Woytinsky'nin
Almanya’daki (1921–1935) dönemi, bir siyasetçiden iktisadi bir düşünür ve
uzmana dönüşümünü simgeler.
Sendikalarda Uzmanlık
Almanya'da,
siyasi radikalizmden uzaklaşarak akademik ve araştırmacı kimliğini güçlendirdi:
- Alman Sendikalar Federasyonu (ADGB): Alman sendikal hareketinin en büyük örgütü olan ADGB'nin İstatistik
Bürosu Başkanı olarak görev yaptı.
- Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO): Uluslararası alanda da tanındı ve ILO için işgücü, sosyal
politika ve işsizlik konularında önemli araştırmalar yaptı.
WTB Planı (1931)
Woytinsky'nin
Almanya'daki en büyük katkısı, Büyük Buhran'a karşı çözüm olarak
geliştirdiği ve kendisinin başını çektiği Woytinsky, Tarnow ve Baade[1]
(WTB) Planı'dır.
Woytinsky'nin Rolü ve Planın İçeriği
Woytinsky,
planın fikir babası ve ana entelektüel gücüydü. ADGB bünyesindeki
görevi, ona ekonomik verileri analiz etme ve krize somut bir çözüm formüle etme
imkânı sağladı. Planın temel önerileri şunlardır:
- Hedef: Ülkenin
deflasyonist sarmalını kırmak ve artan işsizliği (özellikle 1932’de 6
milyona ulaşan işsizlik) tersine çevirmek.
- Proto-Keynesyen Yaklaşım: Plan, o dönemdeki mali muhafazakarlığa meydan okuyarak, devletin
ekonomiye borçla finanse edilen harcamalarla aktif olarak müdahale
etmesini öngörüyordu.
- Uygulama: Federal
Hükümet, Alman Merkez Bankası'ndan (Reichsbank) alınacak 3
milyar Reichsmark kredi ile finanse edilen, bir milyon kişilik kamu
istihdam programı başlatacaktı.
- Etki: Bu
harcamanın piyasaya enjekte edilmesiyle halkın satın alma gücü artacak,
talep canlanacak ve özel sektör yatırımları teşvik edilecekti.
WTB Planı, John
Maynard Keynes'in İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi (1936)
adlı eserinden yıllar önce, talep yönlü iktisadi canlanmayı savunan ve
modern makroekonomi politikalarının ilk tohumlarını atan cesur bir denemeydi.
Ancak, Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) muhafazakâr kanadının mali
disiplin endişeleri nedeniyle plan, 1932'de resmen reddetti.
Nazilerin
1933'te iktidara gelmesiyle, Woytinsky (sosyalist ve Yahudi kimliği nedeniyle)
Almanya'da can güvenliğini yitirdi. 1935’te eşi Emma ile birlikte ABD’ye göç
etti ve hayatının kalanını burada geçirdi.
Sosyal Güvenlik ve İstatistik
- Sosyal Güvenlik Kurulu: ABD'de, Roosevelt'in New Deal programı kapsamında kurulan Sosyal
Güvenlik Kurulu'nda (Social Security Board) çalıştı. ABD sosyal
güvenlik sisteminin ekonomik temellerinin ve istatistiksel
mekanizmalarının oluşturulmasına temel katkılarda bulundu.
- Merkezi İstatistik Kurulu: Ekonomik analiz ve istatistik alanındaki uzmanlığını, devlete bağlı
bu kurumlarda kullanarak uygulamalı iktisat alanına yoğunlaştı.
Eserleri
ABD'deki en
büyük başarısı, eşi Emma Shadkhan Woytinsky ile birlikte hazırladığı
küresel ölçekli kapsamlı çalışmalardır:
- World Population and Production (1953): Dünya nüfusu, doğal kaynaklar ve küresel üretim
dinamiklerini derinlemesine inceleyen bir eser.
- World Commerce and Governments (1955): Dünya ticareti akışlarını, hükümetlerin ekonomik
müdahalelerini ve uluslararası ekonomik ilişkileri inceleyen ikinci
anıtsal çalışması.
Woytinsky, üç
kıtada ve iki büyük dünya savaşının ortasında, devrimci bir aktivistten
uluslararası alanda saygı duyulan bir istatistikçi ve ekonomiste dönüşerek, 20.
yüzyılın iktisadi düşüncesine kalıcı izler bıraktı.
EK: Hilferding ve WTB Planı'na Muhalefet
Hilferding'in Konumu ve İdeolojisi
Rudolf
Hilferding, uluslararası sosyalist hareketin en önemli teorisyenlerinden
biriydi. En bilinen eseri, emperyalizmin analizi açısından kilit rol oynayan "Finans
Kapital"dir (1910).
- Klasik Marksist Ortodoksi: Hilferding, klasik Marksist iktisat teorisine sıkı sıkıya bağlıydı.
Bu ortodoksi, kriz dönemlerinde devletin borçla finanse edilen harcamalar
yoluyla ekonomiye müdahale etmesi fikrine şüpheyle yaklaşıyordu.
- Mali Muhafazakârlık: Büyük Buhran'ın yaşandığı 1930'ların başında, SPD yönetimi, Alman
ekonomisinin istikrarını ve uluslararası güvenilirliğini korumayı
önceliklendiriyordu. Bu durum, sendikal hareketin radikal taleplerine
karşı sıkı mali disiplini ve denk bütçeyi savunmayı
gerektiriyordu.
Reddetmenin Temel Gerekçeleri
Hilferding'in
WTB Planı'na karşı çıkmasının ana argümanları şunlardı:
- Enflasyon Korkusu: WTB Planı, devlet harcamalarının Merkez Bankası'ndan (Reichsbank)
kredi çekilerek finanse edilmesini öneriyordu. Hilferding ve SPD
yönetimi, bu tür bir para basmaya dayalı borçlanmanın kontrolsüz
bir enflasyona yol açacağından korkuyordu. Weimar Cumhuriyeti'nin
1923'teki hiperenflasyon deneyimi hafızalarda tazeydi ve bu korku, mali
politikaları domine ediyordu.
- Mali Sorumluluk: Hilferding, devletin bütçe açığı yaratmasını, ekonomiyi geçici
olarak canlandırsa bile, uzun vadede devletin mali yapısını zayıflatacak
bir sorumsuzluk olarak görüyordu. Ona göre, kapitalizmin krizleri
doğal bir döngünün parçasıydı ve bu döngüye müdahale etmek, krizin daha
şiddetli patlamasına neden olabilirdi.
- Geleneksel Çözüm: Hilferding ve partinin diğer önde gelen ekonomistleri, krizden
çıkışın ancak ihracatı artıracak ve uluslararası güveni yeniden tesis
edecek geleneksel tasarruf ve deflasyonist politikalarla mümkün
olacağına inanıyordu.
Sonuç olarak,
Woytinsky'nin proto-Keynesyen fikirleri, SPD'nin Marksist ortodoksluk ve mali
muhafazakârlık karışımı olan resmi politikaları tarafından ideolojik ve
pratik nedenlerle 1932 Ocak ayında reddedilmiştir. Bu ret kararı,
Almanya'nın Büyük Buhran'a karşı aktif bir önlem alma şansını kaçırmasına neden
olan kritik bir an olarak görülür.
EK: Rudolf Hilferding’in Hitler Sonrası Akıbeti
Rudolf
Hilferding’in akıbeti, Nazi rejiminden kaçan binlerce Alman siyasi muhalifinin
ve Yahudi aydınının trajedisini özetler.
Sürgün ve Kaçış
- 1933 Kaçışı: Adolf Hitler'in Ocak 1933'te iktidara gelmesinin hemen ardından,
Hilferding, SPD'nin önde gelen bir ismi ve Yahudi kökenli bir Marksist
teorisyen olarak, Gestapo'nun öncelikli hedefi haline geldi. Derhal
Almanya'dan kaçmak zorunda kaldı ve Danimarka'ya sığındı.
- Avrupa'daki Seyahati: Danimarka'dan sonra sırasıyla Zürih (İsviçre) ve ardından Paris'e
(Fransa) geçti. Paris'te, sürgündeki SPD liderliğini temsil eden "Sosyalist
Parti Yönetim Kurulu" üyesi olarak siyasi faaliyetlerine devam
etti. Aynı zamanda Menşeviklerin sürgündeki teorik organı olan Sotsialisticheskii
vestnik (Sosyalist Haberci) gazetesine de yazılar yazdı.
Yakalanış ve Ölüm
- Fransa'nın İşgali (1940): 1940 yılında Naziler Fransa'yı işgal ettiğinde, Hilferding ve diğer
birçok sürgün için son kaçış kapısı da kapandı. Hilferding, önce ülkenin
güneyine (Vichy Fransa'sının kontrolündeki bölgeye) kaçtı.
- Yakalanış: Portekiz'e
kaçarak ABD'ye gitme umuduyla beklerken, maalesef 1941 yılının şubat
ayında Vichy Fransız polisi tarafından tutuklandı.
- Nazi'lere Teslim Ediliş: Vichy yetkilileri, onu Gestapo'ya teslim etti.
- Trajik Son: Rudolf Hilferding, Paris'e geri götürüldü ve 1941 yılının şubat
ayında, Gestapo'nun Paris'teki hapishanesinde sorgu sırasında hayatını
kaybettiği bildirildi. Ölüm nedeni resmi kayıtlara "intihar"
olarak geçse de yaygın görüş işkence veya doğrudan infaz sonucu
öldürüldüğüdür.
[1]
Fritz Baade, Türkiye iktisadi düşünce tarihi açısından da önemli bir isimdir.
Hitler’in iktidara gelmesiyle Türkiye’ye gelen Alman iktisatçılarındandır.
Baade, diğer Alman hocalardan farklı olarak Ankara’da çalışmıştır. Baade’nin, Türkiye’deki
faaliyetleri hakkında Bkz. Cavit Orhan Tütengil, “Türkiye’nin Sorunları ve
Fritz Baade”, İktisat Fakültesi Mecmuası, 25(1-2), 1964, s.109-119; Ercan Eren,
Savrulan Hayatlar, Küçük Dokunuşlar, Büyük Sonuçlar: Hans Wolfgang
Singer’in Gizemli Türkiye Serüveni”, İktisat ve Toplum Dergisi, 151, 2023,
s.74-83
Yorumlar
Yorum Gönder