"Evrimci Oyun Teorisinde 'Yeni Normal': Öngörülemezlik Stratejisi ve Küresel Yağma"
Ercan Eren
Aras Yolusever
Küresel Ekonominin Evrimsel Kırılması
Modern iktisat
öğretisi,[1]
uzunca bir süre küresel sistemi rasyonel aktörlerin karşılıklı fayda
maksimizasyonu üzerine kurulu, doğrusal bir gelişim süreci olarak
betimlemiştir. Adam Smith’in "görünmez elinden" David Ricardo’nun
"karşılaştırmalı üstünlüklerine" kadar uzanan bu gelenek, dünyayı her
geçen gün daha fazla bütünleşen, verimliliği artıran ve çatışma maliyetlerini
dışsallayan bir "Güvercinler Popülasyonu" olarak kurgulamıştır. Ancak
2020’li yılların ikinci yarısına geldiğimizde, bu pembe tablonun yerini;
kuralların belirsizleştiği, mülkiyet haklarının stratejik bir koz haline
geldiği ve "öngörülemezliğin" en güçlü silah sayıldığı kaotik bir
düzlem almıştır.
Bu yazı,
küresel sistemdeki bu dramatik dönüşümü Evrimsel Oyun Teorisi
perspektifinden ele almaktadır. Geleneksel Nash Dengesi'nin öngördüğü durağan
uzlaşıların yerini, biyolojik sistemlerdeki hayatta kalma mücadelelerine benzer
dinamik bir "Şahin-Güvercin" çatışması almıştır. Ancak bugün
yaşadığımız süreç, sadece basit bir strateji değişikliği değil; sistemin
bütünüyle bir "Korsanlık Ekonomisi" evresine evrilmesidir.
Korsanlık
ekonomisi; inovasyon ve üretim yoluyla artı değer yaratmak yerine, mevcut
küresel zenginliğe yaptırımlar, tarifeler ve teknolojik bariyerlerle el koymayı
(appropriation) merkeze alan bir yapıdır. Bu yeni paradigmada, oyuncular artık
rasyonel beklentilerle hareket eden ekonomik birimler değil; rakiplerinin
beklenen getiri matrisini bozmak için kasten "irrasyonel" ve
"öngörülemez" sinyaller yayan modern korsan gemileridir.
Bu giriş
bölümünü takip eden kısımlarda; önce evrimsel oyun teorisinin temel taşları
olan Şahin-Güvercin ve Geyik Avı modelleri üzerinden mevcut durumun anatomisi
çıkarılacak, ardından "öngörülemezlik" stratejisinin küresel
piyasaları nasıl bir "Av-Avcı" (Predator-Prey) döngüsüne soktuğu ve
bu sürecin bir sistemik çöküş riski taşıyıp taşımadığı akademik bir titizlikle
tartışılacaktır. Son olarak, bu fırtınalı denizde Türkiye gibi orta ölçekli
ekonomilerin hayatta kalma ve uyum (adaptation) rutinleri üzerine stratejik bir
projeksiyon sunulacaktır.
1. Evrimsel
Dinamiklerin Temeli ve Stratejik Kayma
Evrimci oyun teorisi, klasik Nash dengesinin
aksine, stratejilerin sadece rasyonel tercihler değil, popülasyon içinde
hayatta kalan ve çoğalan "davranış kalıpları" olduğunu
savunur. Bu bölümde, küresel sistemin neden geleneksel işbirliği zemininden
kaydığını üç temel direk üzerinden inceleyebiliriz:
1.1.
Rasyonaliteden Adaptasyona: ESS Kavramı
Geleneksel iktisat, oyuncuların birbirlerinin
stratejilerini bildiği ve en iyileme (optimization) yaptığı durağan bir dünya
varsayar. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz "yeni normal", John
Maynard Smith ve George R. Price ’in Evrimsel Kararlı Strateji (ESS)
kavramıyla daha iyi açıklanır. Bir stratejinin ESS olması için, o stratejiyi
kullanan bir popülasyona sızmaya çalışan "mutant" (farklı/yeni) bir
stratejinin başarısız olması gerekir.
Ancak bugün sistemde yaşanan temel sorun şudur: "Korsanlık"
ve "Öngörülemezlik" öyle güçlü birer mutant strateji olarak
ortaya çıkmıştır ki, eski dünyanın "Kural temelli/Güvercin"
popülasyonu bu saldırıya karşı koyamamış ve sistemin kararlılığı bozulmuştur.
1.2.
Şahin-Güvercin Matrisinde "Maliyet" Devrimi
Klasik Şahin-Güvercin modelinde, kavga etmenin
maliyeti (C), kaynağın değerinden (V) büyükse popülasyonda barışçıl eğilimler
artar. Fakat günümüzde:
- Dijitalleşme ve Asimetrik Harp:
Savaşmanın ve rakibe zarar vermenin maliyeti (C) teknoloji ile düşmüştür
(siber saldırılar, yaptırımlar).
- Kaynağın Kıtlaşması: Enerji
ve teknolojik hammadde gibi kaynakların değeri (V) artmıştır.
V/C oranı
büyüdükçe, popülasyondaki "Şahin" oranı matematiksel bir zorunluluk
olarak artar. Bu da bizi kaçınılmaz bir çatışma yoğunluğuna sürükler.
1.3. Geyik
Avı'nın İflası ve Güven Erozyonu
Uluslararası iktisadi ilişkiler aslında bir Geyik
Avı oyunudur. Herkes işbirliği yaparsa (Geyik), küresel refah maksimum
olur. Ancak taraflardan biri "Ben artık kurallara uymuyorum" dediği
anda (Korsanlık sinyali), diğerleri aç kalmamak için "Tavşan"a
(korumacılık/kendi kendine yetme) yönelir.
Bugün "öngörülemezlik" stratejisini
izleyen aktörler, partnerlerine "Geyik avında yanınızda
olmayabilirim" mesajını vererek koordinasyon dengesini kırmışlardır.
Güvenin maliyeti, artık işbirliğinin getirisinden daha yüksek algılanmaktadır.
2. "Korsanlık Ekonomisi"ne Geçiş: Üretimden Yağmaya
Klasik iktisat
öğretisi, rekabetin verimlilik artışı ve teknolojik inovasyon yoluyla toplam
refahı (payın büyüklüğünü) artıracağını savunur. Ancak bugünün "Yeni
Normal"inde, stratejik odak pozitif toplamlı (win-win) bir üretim
modelinden, sıfır toplamlı (zero-sum) bir korsanlık modeline kaymıştır.
Evrimci oyun
teorisinde bir stratejinin başarılı olması için "getirisinin"
(payoff) yüksek olması gerekir.
- Eski Norm:
İnovasyon yap, maliyeti düşür, pazarı büyüt (Güvercin/İşbirliği
stratejisi).
- Korsanlık Normu: Diğerinin elindeki pazar payına, teknolojisine veya hammaddesine;
gümrük tarifeleri, teknolojik ambargolar ve fikri mülkiyet ihlalleriyle el
koy (Şahin/Yağmacı stratejisi).
Bu durum,
iktisatta "Rant Kollama" (Rent-seeking) faaliyetinin
kurumsallaşmış ve devletleşmiş halidir. Artık "en iyi üreten" değil,
başkasının üretim zincirini en iyi "kesen" veya "haraç
bağlayan" (tarife uygulayan) kazanmaktadır.
2.2. Parazit Stratejilerin Dominansı ve Mülkiyet Haklarının Aşınması
Korsanlık
ekonomisinde, oyuncular artık birer "üretici" değil, üreticilerin
üzerinden geçinen "parazitler" haline gelir.
- Mülkiyetin Erozyonu: Bir korsan için mülkiyet hakkı, sadece "ele geçirilene
kadar" geçerlidir. Devletlerin dondurulan rezervleri veya zorla el
değiştirilen şirket hisseleri, mülkiyetin artık evrensel bir hukuk değil,
bir "stratejik güç" unsuru olduğunu gösterir.
- Evrimsel Seçilim: Eğer yağma yapmak (Şahin olmak), üretmekten (Güvercin olmaktan) daha
yüksek getiri sağlıyorsa, sistemdeki üretim rutinleri hızla elenir. Bu,
küresel ekonominin de-endüstrileşme ve korumacılık sarmalına girmesinin
temel sebebidir.
2.3. Modern Konvoy Sistemi ve İşlem Maliyetlerinin Patlaması
Tarihsel
korsanlık dönemlerinde (17. yüzyıl), tüccarların en büyük maliyeti
"güvenlik"ti. Bugün de benzer bir sürece tanıklık ediyoruz:
- Friend-Shoring: Artık malın nerede en ucuza üretildiği değil, yolda "yağmalanıp
yağmalanmayacağı" (yaptırıma takılıp takılmayacağı) önemlidir.
- İşlem Maliyetleri (Transaction Costs): Ronald Coase’un vurguladığı işlem maliyetleri bugün zirve yapmıştır.
Her ticari anlaşmaya eşlik eden devasa hukuk orduları, yaptırım uyum
departmanları ve askeri güvenlik harcamaları, küresel refah pastasından
devasa bir payı "savunma" amaçlı tüketmektedir.
3. Öngörülemezlik Stratejisi (Stochastic Game)
Geleneksel
oyun teorisinde "rasyonel beklentiler", oyuncuların birbirlerinin
hamlelerini olasılık dahilinde öngörebildiği bir dünya varsayar. Ancak bu yeni
dönemde, "stratejik irrasyonalite" bir silah haline gelmiştir.
Korsanlık
ekonomisinde, geminin rotasını rakiplerin bilmemesi en büyük avantajdır. Bugün dış politika ve ticaret hamlelerinde bu
yöntem kullanıldığında, rakiplerin "beklenen getiri"
hesaplarını felç eder.
- Blöf mü, Gerçek mi? Bir oyuncu, maliyeti (C) ne olursa olsun saldıracağını (Şahin
olacağını) kanıtlamak için "öngörülemez" davranırsa, rakibi en
kötü senaryodan kaçınmak için (maximin stratejisi) geri çekilmek ve
kaynağı (V) bırakmak zorunda kalır.
- Sinyal Gürültüsü: Bilerek yayılan çelişkili sinyaller, rakiplerin koordinasyon
kurmasını engeller. Bu, evrimsel süreçte "iletişimin bozulması"
yoluyla rakipleri birbirine düşürme taktiğidir.
3.2. Nash Dengesi'nin Sonu: Stokastik Oyunlar
Klasik Nash
dengesi, "Herkes diğerinin ne yapacağını bildiğinde, kimsenin stratejisini
değiştirmek için nedeni kalmaması" durumudur. Ancak öngörülemezlik
oyununda:
- Oyuncular sürekli stokastik
(rastlantısal) şoklar yaratır.
- Bu durum, oyunun kurallarının oyun
oynanırken değişmesi demektir. İktisadi karşılığı ise yatırım ikliminin
yok olmasıdır. Eğer oyunun kuralı yarın değişebilecekse, rasyonel
aktör uzun vadeli sermaye yatırımı yapmak yerine "vur-kaç"
(korsanlık) taktiklerine yönelir.
3.3. Belirsizliğin Silahlaşması (Knightian Uncertainty)
Frank
Knight’ın meşhur ayrımına dönersek; "Risk" hesaplanabilirken,
"Belirsizlik" hesaplanamaz.
- Korsan Liderler, dünyayı riskten çıkarıp belirsizliğe hapsederler.
- Bu belirsizlik ortamında, kurumsal yapılar
(merkez bankaları, ticaret örgütleri) karar veremez hale gelirken,
kararları tek bir kişinin (Korsan Kaptan'ın) dudağı arasında olan yapılar
hız avantajı kazanır. Bu, kurumsal demokrasiden otokrasiye evrimsel bir
kaymayı da beraberinde getirir.
4. Av-Avcı (Predator-Prey) Döngüsü ve Çöküş Riski
Peki, bu
korsanlık ve öngörülemezlik düzeni nereye kadar gidebilir? Burada biyolojik
sistemlerdeki Lotka-Volterra denklemleri[2]
devreye girer.
4.1. Yamyamlık Evresi (Cannibalization)
Evrimsel
biyolojide, avcılar (korsanlar) avlarından (üretici/uysal ekonomiler) çok daha
hızlı çoğalırlarsa:
- Av Popülasyonu Çöker: Üretim azalır, ticaret yolları kurur.
- Avcılar Arası Savaş: Ganimet azaldığında, korsanlar artık birbirlerini yağmalamaya başlar.
Bugün küresel ekonomide gördüğümüz müttefikler arası ticaret savaşları, bu
"avcıların birbirini yemeye başladığı" evrenin ilk
işaretleridir.
4.2. Sistemik Çöküş mü, Yeni Bir Düzen mi?
Eğer sistem
bir ESS (Evrimsel Kararlı Strateji) üretemezse, büyük bir "kırılma"
(collapse) kaçınılmazdır. Korsanlık sürdürülebilir bir ekonomik model değildir;
çünkü korsanlık mevcut birikimi tüketir, yeni birikim yaratmaz.
4.3. Sonuç: İktisat Kürsüsünden Bakış
Bu bir
"Yeni Normal" olabilir, ancak bu normalin verimlilik seviyesi Ricardo
veya Smith’in hayal ettiği dünyadan çok daha aşağıdadır. Rasyonel beklentiler
teorisinden, "hayatta kalma içgüdüsüne" dayalı bir orman
kanununa dönüş yapıyoruz.
Sonuç:
Rasyonel Beklentilerden Orman Kanunu’na
Bu çalışma göstermiştir ki; küresel ekonomi,
Smithyen bir "görünmez elin" refahı dağıttığı bir düzenden,
"korsan kancasının" ganimeti paylaştığı bir düzene evrilmiştir.
- Verimlilik Paradoksu:
"Yeni Normal", bireysel aktörler (Korsan Devletler) için
rasyonel bir hayatta kalma stratejisi olsa da sistemin bütünü için Pareto-Suboptimal
bir sonuç doğurmaktadır. Toplam refah azalırken, savunma ve saldırı
maliyetleri (C) üretken yatırımların önüne geçmektedir.
- Güvenin Sonu: Evrimsel
oyun teorisindeki en büyük tehlike gerçekleşmiştir: Karşılıklılık
(Reciprocity) ilkesi çökmüştür. Kimse bir başkasının yarın kurallara
uyacağına inanmadığı için, herkes "en saldırgan" rutinini
devreye sokmuştur.
- Tarihsel Tekerrür:
Korsanlık ekonomisi, aslında serbest ticaretin bir kural değil, tarihin
belirli bir dönemine özgü (Pax Britannica/Americana) bir sapma olduğunu;
asıl "normalin" güç mücadeleleri olduğunu hatırlatmaktadır.
EK: Korsan
Denizinde Orta Ölçekli Gemilerin (Türkiye vb.) Hayatta Kalma Rehberi
Küresel devlerin "Şahinleştiği" ve
öngörülemezliği silah olarak kullandığı bu denizde, Türkiye gibi oyuncular için
geleneksel iktisat politikaları yetersiz kalabilir. İşte evrimsel bir "Resilience"
(Dayanıklılık) stratejisi için öneriler:
1.
"Hibrit" Strateji: Bukalemun Olmak
Sadece Şahin ya da sadece Güvercin olmak
intihardır. Orta ölçekli bir ekonomi, "Tit-for-Tat" (Kısasa Kısas)
stratejisinin gelişmiş bir versiyonunu izlemelidir: İşbirliği yapana Güvercin,
yağmaya yeltenene anında Şahin yüzünü gösterebilecek esnek kurumsal yapılar
kurulmalıdır.
2. Portföy
Çeşitlendirmesi ve "Bağımlılık Yönetimi"
Korsanlık ekonomisinde en büyük risk, tek bir
"konvoya" (ticaret bloğuna) göbekten bağlı olmaktır.
- Tedarik Zinciri Çeşitliliği: Bir blok
"Şahin"leşip yaptırım uyguladığında, alternatif rotaların
(konvoyların) hazır olması bir tercih değil, varoluşsal bir zorunluluktur.
3.
"Korsan Geçmez" Alanlar Yaratmak (Niş Alanlarda Güç)
Oyun teorisinde, eğer bir oyuncunun elindeki
kaynak, ona el koymanın maliyetinden daha düşük bir değerdeyse veya el koymak
için teknik uzmanlık gerekiyorsa yağmacı vazgeçebilir.
- Stratejik Önem: Kritik
teknolojilerde (Savunma sanayi, gıda güvenliği, enerji geçiş koridorları)
"el koyulamaz" veya "vazgeçilemez" niş alanlar
yaratmak, korsanların saldırı maliyetini (C) artıracaktır.
4. Kurumsal
Çeviklik
Öngörülemezlik oyununda, 5 yıllık katı planlar
yerine, "Senaryo Bazlı Stokastik Planlama"ya geçilmelidir. Karar alma
mekanizmaları, küresel bir şoka (yeni bir tarife, yaptırım veya savaş) saatler
içinde tepki verecek "çevik" bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Kaynakça
1. Evrimci Oyun Teorisi ve Stratejik Temeller
- Maynard Smith, J. (1982). Evolution and the Theory of Games. Cambridge University Press.
(Şahin-Güvercin ve ESS kavramlarının kutsal kitabı).
- Axelrod, R. (1984). The Evolution of Cooperation. Basic Books. (İşbirliğinin neden
çöktüğünü ve "Kısasa Kısas"ın gücünü anlamak için).
- Skyrms, B. (2004). The Stag Hunt and the Evolution of Social Structure. Cambridge
University Press. (Geyik Avı ve güvenin evrimi üzerine temel eser).
2. Evrimci İktisat ve Kurumsal Yapı
- Nelson, R. R., & Winter, S. G. (1982). An Evolutionary Theory of Economic Change. Belknap Press.
(Firmaları ve stratejileri "rutinler" olarak ele alan başucu
eseri).
- North, D. C. (1990). Institutions, Institutional Change and Economic Performance.
Cambridge University Press. (İşlem maliyetleri ve mülkiyet haklarının
aşınması üzerine).
- Veblen, T. (1898). "Why is Economics not an Evolutionary Science?" The
Quarterly Journal of Economics. (İktisadın evrimsel kökenlerine dair
klasik bir manifesto).
3. Öngörülemezlik, Belirsizlik ve "Korsanlık"
- Knight, F. H. (1921). Risk, Uncertainty, and Profit. Houghton Mifflin. (Hesaplanamaz
belirsizlik kavramı için).
- Schelling, T. C. (1960). The Strategy of Conflict. Harvard University Press.
(Öngörülemezlik, blöf ve Madman Theory’nin oyun teorisindeki yeri).
- Taleb, N. N. (2012). Antifragile: Things That Gain from Disorder. Random House.
(Sistemik şoklar ve belirsizlik altında hayatta kalma üzerine).
4. Modern Siyasal İktisat ve "Yeni Normal"
- Bremmer, I. (2022). The Power of Crisis. Simon & Schuster. (Küresel düzendeki
parçalanma ve yeni kutuplaşmalar üzerine güncel analizler).
[1] Yazımda
Google Gemini’nin redaksiyonundan faydalanılmıştır.
[2] Lotka-Volterra yırtıcı-av modeli olarak da bilinen
Lotka-Volterra denklemleri, biri yırtıcı diğeri de yırtıcı olan iki türün
etkileşime girdiği biyolojik sistemlerin dinamiklerini tanımlamak için sıklıkla
kullanılan bir çift birinci dereceden doğrusal olmayan diferansiyel denklemdir.
Yorumlar
Yorum Gönder