Rusya’da Sosyalizmin İktisadi İkilemi
Rusya’da Sosyalizmin İktisadi İkilemi
Ercan Eren
I. Perde: Makasın Açıldığı Yer
Açlık ve Bir Geri Adım
1921 yılıydı.
Ekim Devrimi’nin zafer naraları çoktan sönmüş, Rusya’nın her köşesi İç Savaş’ın
ve Savaş Komünizmi’nin yarattığı açlık ve yıkımla inliyordu. Köylülerin
elinden zorla alınan tahıl, sadece cepheleri beslemiş, ancak ülkenin can
damarını kurutmuştu. Fabrikalar durmuş, demiryolları paslanmıştı.
Kremlin’in
buzlu koridorlarında, devrimin beyni Vladimir İlyiç Lenin, hayatının en
zor kararını aldı: Geri çekilmek. İdeolojik saflığı bir kenara bırakarak,
kapitalizmin zehirini sınırlı bir dozda da olsa sistemi hayatta tutmak için
enjekte edecekti. Adı Yeni Ekonomi Politikası (NEP)'ydı.
NEP, köylülere
sesleniyordu: "Üretiminizi devlete zorla vermeyeceğiz. Vergini öde,
gerisini pazarda sat. Zenginleş." Bir anda, dünün küçük tüccarları, Nepmenler,
derme çatma tezgâhlarında özgürlüğün ve kazancın kokusunu satmaya başladılar.
Makasın Gölgeleri
NEP, mucizevi
bir şekilde işe yaradı. Köylülerin yüzü güldü, tarlalar yeşillendi. Ancak, bu
iyileşme eşit değildi.
1923’te, yeni
bir tehdit Moskova'nın duvarlarında beliriverdi: Makas Krizi.
Bir tarafta,
bereketlenen tarlalardan gelen tarım ürünleri vardı. Fiyatları, bolluk
nedeniyle hızla düşüyordu. Diğer tarafta ise, zorlukla onarılan ve yeniden
üretime başlayan ağır sanayi vardı. Makineler, traktörler ve basit
fabrika malları. Bu mallar az ve pahalıydı.
Kremlin'in
büyük haritalarının üzerinde, ekonomistlerin çizdiği iki çizgi, ürkütücü bir
açıyla birbirinden ayrılıyordu: Tıpkı devasa, açık bir makas gibi.
Köylüler,
ürettikleri buğdayın çuvalını ucuza satıp, karşılığında pahalı bir balta bile
alamayınca tarlalarına geri döndüler. Üretimi yavaşlattılar. "Madem bu
devlet bizi sömürecek, neden daha çok çalışalım?" diye fısıldadılar.
Makasın keskin
ucu, İşçi-Köylü ittifakını (Smyçka) tehdit ediyor, koca Sovyet ülkesini bir kez
daha ekonomik çöküşün eşiğine getiriyordu. Parti liderleri biliyordu ki, bu
makas kapanmazsa, Bolşevik iktidarının kalbi paramparça olacaktı.
Öykü şimdi, bu
kapanmaz makasın yarattığı iktisadi çaresizlik karşısında, Lenin'in
varislerinin farklı yollara sapmasıyla derinleşecekti.
II. Perde: Üç Yol Ayrımı – İktisadi Reçeteler
Makasın açtığı
yara derinleşirken, Lenin'in ölümünden sonra (1924) parti liderleri
Kremlin'de, ülkenin iktisadi kurtuluşu için karşı karşıya geldiler. Tartışma,
teorik bir çatışmadan ziyade, Sovyet halkının geleceğinin yönünü belirleyen
sert bir iktidar mücadelesiydi.
A. Troçki: "Devrimci
Hız"ın Sesi (Sol Muhalefet)
Leon Troçki, Makas Krizi'ni Batı kapitalizminin Rusya’yı yutma tehdidi olarak
görüyordu. Odasına kapanıp planlarını kaleme alırken, tek bir hedefi vardı: Zamanı
yenmek.
Troçki’nin
Reçetesi: "Tekrar İç Savaş öncesine dönmeyiz.
Köylülerin zenginleşmesi, devrime düşman olan yeni bir burjuvazi yaratıyor.
Sosyalizmin tek yolu hızlı sanayileşmedir!"
Troçki, bu hızlı
sanayileşmeyi finanse etmek için bir formül sundu: "İlkel Sosyalist
Birikim." Sermaye, Batı'dan yardım gelmeyeceğine göre, içeriden, yani köylüden elde edilmeliydi. Bu, köylülere daha fazla vergi yüklenmesi ve
tarımdan elde edilen fazlanın ağır sanayiye (demir, çelik, makine)
aktarılması demekti. İktisat, kişisel hırslardan arındırılmış, Beş Yıllık
Planlar ile demir bir iradeyle yönetilecekti.
Ancak, bu
öneri, yorgun düşmüş köylüleri yeniden sıkıştırmak anlamına geldiği için
partinin büyük çoğunluğu için fazla radikaldi.
B. Buharin: "Sabır ve Piyasa"nın Fısıltısı (Sağ Muhalefet)
Partinin baş
teorisyeni ve Marksist entelektüeli olan Nikolay Buharin, Troçki'nin
reçetesini bir felaket olarak görüyordu. Ona göre, "ilkel birikim"
sadece Savaş Komünizmi'nin vahşetini geri getirecekti.
Buharin’in
Reçetesi: "Yoldaşlar, sabır! Köylü, dostumuzdur,
düşmanımız değil. Sosyalizme kaplumbağa hızıyla ilerleyelim. Köylüler,
üretim yapmaya devam etmeli. Onlara 'Zenginleşin!' diyelim, bırakalım
NEP'in piyasa ilişkileri işlemeye devam etsin."
Buharin'in
tezi, sanayileşmenin yavaş, organik bir süreç olması gerektiğini, zenginleşen
köylülerin er ya da geç sanayi mallarına talep yaratacağını ve bu talebin
sanayiyi yavaşça yukarı çekeceğini savunuyordu. Bu, çoğunluğun duymak istediği "barışçıl
geçiş" masalıydı.
C. Stalin: Sessiz Pragmatist ve İhanet
Josef Stalin ise bu tartışmaların odağında duruyordu, ancak iktisadi bir teorisyen
olarak değil, bir pragmatist ve örgütleyici olarak. O, her iki
cepheden gelen sesleri dinliyor, ancak sadece tek bir şeye odaklanıyordu: iktidarı
pekiştirmek.
Stalin,
öncelikle partideki en güçlü ses olan Buharin'in yanına geçti. Troçki'nin hızlı
sanayileşme talebi, "köylüye düşmanlık" olarak damgalandı.
- Taktik İttifak: Buharin'in NEP'i savunan sağ kanadıyla ittifak kuran Stalin, parti
aygıtını kullanarak Troçki'yi (Sol Muhalefet) siyaseten tecrit etti,
susturdu ve 1927'de partiden ihraç etti.
Bu hamleyle,
Sovyetler Birliği'nin iktisadi geleceği bir süreliğine Buharin'in yavaş ve
köylü dostu yoluna teslim edilmiş gibi görünüyordu. Ancak, Stalin'in bu
ittifakı sadece geçiciydi; ta ki düşmanlarını temizleyip yalnız kalana kadar...
III. Perde: İhanet ve İktisadi Devrim
Troçki'nin
1929'da Sovyetler Birliği'nden sürgün edilmesiyle, Buharin ve Stalin'in
ittifakı zafere ulaşmış gibi görünüyordu. Ancak, perde arkasında, Stalin'in
iktisadi pragmatizmi, ideolojik sadakati çoktan aşmıştı.
Stalin'in Dönüşü: Sağ Muhalefet'e
Bıçak
Buharin'in
savunduğu NEP'in yavaş, barışçıl ilerleyişi Sovyetler Birliği için
yeterli değildi. Stalin, Sovyetler'in güçlü Batı uluslarının askeri ve sanayi
gücüne ulaşması için zamana karşı yarıştığını biliyordu.
1928'de,
Sovyet şehirleri gıda sıkıntısı çekmeye başlayınca, Stalin aniden pozisyonunu
terk etti. NEP'i, ülkenin sanayileşmesini engelleyen "sağ sapma"
ve "burjuva unsurları" (kulaklar ve Nepmenler) besleyen bir
tehdit olarak görmeye başladı.
Stalin, bir
anda Troçki'nin yıllar önce savunduğu hedefleri (hızlı sanayileşme)
benimsedi, ancak bunu Troçki'nin asla tasvip etmeyeceği bir şiddet ve
zorlama ile gerçekleştirdi.
Beş Yıllık Planlar ve Kolektivizasyon
Stalin,
iktisadi kontrolü mutlak bir düzeye taşıyarak NEP'e son verdi ve Birinci
Beş Yıllık Plan'ı (1928-1932) başlattı.
- Zorla Kolektivizasyon: Köylülüğe verilen sözler unutuldu. Milyonlarca küçük çiftlik,
devletin kontrolündeki devasa tarım kooperatiflerinde (kolhoz)
birleştirildi. Köylüler, topraklarını, hayvanlarını ve üretim araçlarını
zorla devlete teslim etmek zorunda kaldılar.
- Kulakların Tasfiyesi: NEP sayesinde zenginleşen ve bağımsızlığını koruyan Kulaklar
(zengin köylüler), "sınıf düşmanı" ilan edildi. On
binlerce Kulak ve aileleri, Sibirya'ya ve çalışma kamplarına (Gulag)
sürüldü veya idam edildi. Bu, Stalinist sistemin gelecekteki siyasi
tasfiyelerinin iktisadi temelli provasıydı.
- Sanayi Önceliği: Tüm ulusal sermaye, tüketim malları yerine ağır sanayiye
yönlendirildi. Fabrikalar, kömür ocakları ve devasa altyapı projeleri,
işçi ve köylülerin sırtında, insanlık dışı koşullarda inşa edildi.
Buharin’in Siyasi İnfazı
Buharin,
Stalin'in bu ani ve acımasız dönüşüne şiddetle karşı çıktı. Bu politikaların,
tarımı çökerteceğini, kıtlığa yol açacağını ve köylü-işçi ittifakını (Smyçka)
tamamen yok edeceğini savundu. Ancak, artık yalnızdı.
Stalin,
Buharin'i "Kapitülasyoncu" ve "Sağ Sapma"
lideri olarak damgaladı.
Stalin'in
Kararı: "Yoldaş Buharin, NEP'in kuyruğu olmuştur.
Devrim, düşmanlarının yürüme hızına değil, sosyalizmin inşa hızıyla
ilerlemelidir."
Buharin,
1929'da tüm görevlerinden uzaklaştırıldı. Troçki'nin sürgününde hayatta kalmayı
başardığı gibi, Buharin de bir süre varlığını sürdürdü. Ancak Stalin'in
iktisadi devrimi, onun da sonunu hazırlamıştı. 1937'de tutuklandı ve 1938'deki Moskova
Duruşmaları'nda sahte suçlamalarla yargılanıp idam edildi.
IV. Perde: Mirasın Bedeli ve Kapanan Makas
Stalin, hem
Sol'u (Troçki) hem de Sağ'ı (Buharin) ezerek, Sovyetler Birliği'nin iktisadi
çehresini sonsuza dek değiştirecek tek adam haline gelmişti. Makasın açıldığı
yerden başlayan öykü, artık demir bir iradeyle kapanmaya zorlanıyordu.
İhanetin Gölgesi: Liderlerin Sonu
Kremlin'in
duvarları arkasında, büyük iktisadi tartışmanın galipleri ve mağluplarının
kaderi mühürleniyordu:
- Troçki: Sürekli
Devrim teorisyeni ve Hızlı Sanayileşme hedefinin ilk
savunucusu, Büyükada'dan Meksika'ya uzanan sürgünde, ideolojik savaşını
sürdürüyordu. Ancak, onun ölümcül bir suikastla (1940) son bulan
trajedisi, Stalin'in iktisadi kararlarına yönelik en şiddetli muhalefetin
susturulduğu anlamına geliyordu.
- Buharin: NEP'in
barışçıl ve yavaş geçiş yolunun savunucusu, Stalin'in zorla
kolektivizasyonuna karşı çıktığı için "Sağ Sapma" ile
damgalandı. Siyasi nüfuzunu yitirdi, gözden düştü ve 1938'deki o meşum
gösteri duruşmasında kendi sözlerini inkâr etmek zorunda bırakılarak idam
edildi. İktisadi görüşleri, Stalin'in gücüne karşı durduğu için onu
hayattan kopardı.
- Stalin: İki
rakibini de temizleyen Josef Stalin, iktisadi planlamayı ve zorla
kolektivizasyonu ülkenin tek ve tartışılmaz gerçeği haline getirdi.
Kapanan Makas ve Devasa Bedel
Stalinist
Merkezi Planlı Ekonomi, ülkenin iktisadi makasını zorla kapattı, ancak bunu kan
ve açlık pahasına yaptı:
- Hızlı Sanayileşme Başarısı: Beş Yıllık Planlar (1928'den itibaren) işe yaradı. Sovyetler Birliği,
tarihsel olarak rekor sürede bir tarım ülkesinden askeri ve ağır sanayi
devine dönüştü. Çelik üretimi, elektrik santralleri ve büyük
fabrikalar Batı'ya yetişme hedefine hızla ulaştı.
- Kolektivizasyonun İnsani Felaketi: Köylüler, sanayinin finansörü haline geldi. Kırsal kesimde büyük
direniş baş gösterdi; köylüler, hayvanlarını devlete vermemek için
kestiler, isyanlar çıktı. En korkunç sonuç ise Holodomor gibi,
özellikle Ukrayna'da milyonlarca insanın açlıktan öldüğü büyük
kıtlıklardı. Bu, iktisadi dönüşümün en büyük insani bedeliydi.
- Bürokratikleşme: Troçki'nin yıllar önce uyardığı gibi, parti ve devlet aygıtı,
iktisadi kararları tepeden inme alan ve yönetimi ele geçiren güçlü bir bürokratik
kast haline geldi.
Sonuç
Böylece, sosyalizme
ulaşmanın yolu üzerine başlayan bu büyük iktisadi tartışma, üç farklı
ideolojik önerinin (Hızlı, Yavaş ve Pragmatik), tek bir liderin acımasız ve
totaliter yönetimi altında erimesiyle sonuçlandı.
Öykümüz, iktisadi
ideallerin siyasi güçle buluştuğunda, insani maliyetin ne kadar ağır
olabileceğini gösteren dramatik bir dersle sona ermiş oldu.
Yorumlar
Yorum Gönder