Quesnay, Steuart ve Smith: İktisadi Düşüncenin Kavşağında Zenginlik, Yönetim ve Metodoloji (1758–1776)

 

 

 

Quesnay, Steuart ve Smith: İktisadi Düşüncenin Kavşağında Zenginlik, Yönetim ve Metodoloji (1758–1776)

Ercan Eren

Giriş

Modern iktisat biliminin teorik ve felsefi temelleri; François Quesnay, Sir James Steuart ve Adam Smith’in 18. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa entelektüel dünyasında yankı bulan anıtsal eserleriyle şekillenmiştir. Quesnay'in Tableau Économique (1758), Steuart'ın An Inquiry into the Principles of Political Economy (1767) ve Smith'in The Wealth of Nations (1776) adlı çalışmaları, sadece birer iktisat metni değil; zenginliğin kaynağı, devletin iktisadi hayattaki rolü ve analitik yöntemin niteliği üzerine kurgulanmış üç farklı dünya görüşünü temsil eder.

Bu makale, Fizyokrasinin doğacı yaklaşımını, yeni-merkantilizmin müdahaleci yönetim sanatını ve klasik liberalizmin evrensel yasalarını bu üç düşünür üzerinden karşılaştırmalı bir analize tabi tutmaktadır. Çalışmanın temel amacı, Smith’in evrensel zaferiyle gölgede kalan metodolojik çeşitliliği, özellikle Steuart’ın "Police" kavramının güncel yankılarını da dikkate alarak yeniden tartışmaya açmaktır.

 

I. Zenginliğin Kaynağı ve İktisadi Akımlar

Üç düşünürün en temel ayrımı, bir ulusu zengin yapan esas kaynağın ne olduğu sorusuna verdikleri yanıttadır:

1. François Quesnay: Tarım ve Net Ürün (Fizyokrasi)

Quesnay ve Fizyokratlar, zenginliğin kaynağını doğaya bağlamışlardır. Onlara göre, yalnızca Tarım sektörü, girdilerin maliyetinden daha fazla çıktı üreterek "Net Ürün" (Produit Net) yaratma yeteneğine sahiptir. Tarım dışındaki sektörler (İmalat ve Ticaret), hammaddenin sadece şeklini değiştirdiği için kısır (Sterile) kabul edilir.

2. Sir James Steuart: Ticaret ve Emek (New-Merkantilizm)

Steuart, Merkantilist gelenekten gelerek, zenginliğin öncelikle dış ticaret fazlasıyla (ihracatın ithalatı aşması) sağlandığına inanmıştır. Ancak bu görüşü, ulusal üretimin ve dolayısıyla emeğin temel oluşturduğu yönündeki bir kabulle sistematikleştirmiştir. Zenginlik, ulusal emeğin uluslararası piyasada başarılı bir şekilde mübadele edilmesiyle elde edilir.

3. Adam Smith: Üretken Emek ve İş bölümü (Klasik Liberalizm)

Smith, zenginliğin kaynağını dar bir çerçeveden çıkararak evrenselleştirmiştir. Bir ulusun zenginliği, o ulusun yıllık emek arzının üretken gücüne bağlıdır. Zenginliğin artmasının anahtarı, üretimi ve verimliliği muazzam ölçüde artıran İş Bölümü ‘dür. Smith, tarım dahil olmak üzere her sektörde harcanan üretken emeği ulusal zenginliğin tek ve gerçek kaynağı olarak kabul etmiştir.

 

II. Yönetim, Politika ve Devletin Rolü

Üç düşünür arasındaki en kritik ayrım, ekonomik düzenin doğası ve bu düzeni sağlamada devletin üstlenmesi gereken roldür:

1. Quesnay: Laissez-faire, Laissez-passer

Fizyokratlar, iktisadi süreçlerin doğal yasalara (Ordre Naturel) tabi olduğuna ve bu doğal düzenin kendi içinde mükemmel olduğu varsayımına inanırlar. Bu nedenle devletin müdahalesi gereksiz ve zararlıdır. Devletin tek görevi, mülkiyetin korunması ve mal akışının serbest bırakılmasıdır. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" ilkesi, modern serbest piyasa düşüncesinin ilk güçlü savunuculuğudur.

2. Sir James Steuart: Police (Aktif Yönetim)

Steuart, ekonominin kendiliğinden düzene giremeyeceğine inanır. Ekonominin düzenli, verimli ve ulusal çıkarlara uygun çalışması için Police (aktif devlet yönetimi, düzenlemesi ve müdahalesi) sanatı şarttır. Steuart, bir "Devlet Adamı"nın (Statesman) piyasayı ulusal hedeflere uygun hale getirmek için vergilendirme ve koruma gibi araçları bilinçli olarak kullanması gerektiğini savunur. Bu müdahaleci yaklaşım, ulusal gücü ve düzeni önceliklendirir.

3. Adam Smith: Görünmez El ve Minimal Devlet

Smith, Steuart'ın Police fikrini kesin bir dille reddetmiştir. Bireyin kendi çıkarını takip etmesinin (bir "Görünmez El" tarafından yönlendirilerek) istemeden toplumsal refahı maksimize edeceğini savunur. Smith'e göre devletin görevi minimaldir: sadece ulusal savunma, adalet sisteminin tesisi ve bireysel karların sağlayamayacağı kamu işlerinin ve kurumlarının inşasını sağlamaktır.

III. Metodolojik Yaklaşımlar: İktisadi Analiz Biçimleri

Bu üç yazar, iktisadi olayları açıklamak için kullandıkları temel analiz yöntemleri açısından da keskin biçimde ayrılırlar:

1. François Quesnay: Soyut Model Kurma (İktisadi Fizik)

Quesnay'ın metodolojik yeniliği, iktisadi sistemi soyut ve görsel bir model aracılığıyla analiz etmesidir. Tableau Économique ekonomideki paranın ve malların dairesel akımını gösterir. Bu, tıpkı vücuttaki kan dolaşımı gibi, ekonominin fiziksel yasalarını keşfetmeye yönelik bir yaklaşımdır ve modern makroekonomik modellemenin ve ulusal gelir muhasebesinin temel metodolojik atasıdır.

2. Sir James Steuart: Tarihsel ve Tümevarımcı Analiz

Steuart'ın yöntemi, Quesnay'ın soyut modeline ve Smith'in evrensel yasalarına karşı daha ampirik, tarihsel ve duruma bağımlı bir yaklaşımdır. İktisadi gelişmeyi aşamalara ayırır ve her aşama için farklı politikaların (Police kurallarının) gerektiğini savunur. Steuart için iktisat, uygulamalı bir yönetim sanatı ve pratiğidir; bu yaklaşım, daha sonra Almanya'da gelişecek olan Tarihçi İktisat Okulu'nun habercisidir.

3. Adam Smith: Sistematik Tümdengelim (Evrensel Sosyal Bilim)

Smith, karmaşık ekonomik olayları açıklayan evrensel, basit ve temel yasaları keşfetmeye çalışmıştır. Bireyin kendi çıkarını takip etme gibi temel bir insan davranışından yola çıkarak, bu eğilimin nasıl fiyatların oluşumuna ve refaha yol açtığını mantıksal olarak tümdengelimci bir yolla inşa eder. Smith'in analizi, doğal fiyat ve denge gibi ideal tipler oluşturur; bu da modern denge (equilibrium) analizinin metodolojik öncülüdür.

Genel Sonuç: Görünmez El’in Gölgesinde Kalan Politika

Quesnay, Steuart ve Smith'in eserleri, modern iktisat biliminin temel metodolojik ve felsefi tartışmalarını belirlemiştir. Burada dikkat çekici olan husus, Smith’in Ulusların Zenginliği’nde Steuart’ın adını bir kez bile anmayarak onu adeta "sessizlikle cezalandırmış"[1] olmasıdır. Oysa Smith’in eseri[2], büyük ölçüde Steuart’ın müdahaleci "Police" sistemine ve karmaşık devlet yönetimi sanatına verilmiş devasa bir reddiye niteliğindedir.

Smith’in bu entelektüel zaferi, iktisat bilimini yüz elli yıl boyunca Klasik Liberalizmin ve evrensel yasaların yörüngesine oturtmuş; ancak Steuart’ın daha ampirik, tarihsel ve "gerçekçi ama karmaşık" dünyasının uzun süre gölgede kalmasına neden olmuştur. Quesnay ekonominin bir sistem olarak modellenmesi fikrini başlatmış, Smith bireysel özgürlüğe dayalı yasaları kurmuş; Steuart ise iktisadın tarihsel bağlama göre değişen bir "yönetim sanatı" olduğunu savunmuştur. Bugün serbest piyasa modellerinin tıkandığı noktada Steuart'ın yeniden keşfedilmesi, bu tarihsel gölgenin artık dağıldığını göstermektedir.

 

 

EK: Steuart’ın Police Kavramının Güncel Yankıları

Steuart'ın iktisadi yönetim sanatı olan Police kavramı, günümüzdeki modern sanayi politikaları ve jeopolitik iktisat tartışmalarında güçlü bir yankı bulmaktadır.

  1. Stratejik Sektörler: Steuart, ulusal gücü korumak için devletin belirli sektörlere müdahale etmesi gerektiğini savunuyordu. Bugün, yarı iletkenler, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji gibi stratejik alanlarda, ABD'deki CHIPS Yasası veya AB'nin sübvansiyon politikaları, Steuart'ın felsefesini anımsatır. Bu politikalar, küresel rekabet ortamında ulusal kapasiteyi artırmayı hedefleyen, bilinçli ve seçici bir devlet müdahalesini temsil eder.
  2. Kriz Yönetimi: 2008 Küresel Mali Krizi ve COVID-19 pandemisi gibi büyük şoklar, Smith'in minimal devlet idealinin sürdürülemez olduğunu göstermiştir. Bu krizlerde devletler, ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla finansal piyasaları düzenleme ve talebi canlandırma gibi Steuartvari (ancak Keynesyen çerçevede) müdahalelere başvurmuştur.
  3. Korumacılık ve Ticaret Savaşları: Günümüzdeki ticaret gerilimlerinde uygulanan ithalat tarifeleri, yerli üretimi destekleme çabaları ve tedarik zincirlerinin ulusallaştırılması eğilimleri, Steuart'ın Merkantilist ticaret fazlasını savunma ve ulusal ekonomiyi düzenleme gerekliliği tezlerinin modern biçimleridir.

Bu bağlamda Steuart'ın Police kavramı, iktisadi düşünce tarihinde kaybolmuş bir miras olmaktan çok, serbest piyasanın sınırlarının zorlandığı modern dönemde devlet yönetiminin ve düzenlemesinin kaçınılmazlığına işaret eden bir uyarı olarak yeniden keşfedilmektedir.

 

 Kaynakça

A. Birincil Eserler

  • Quesnay, François. (1758). Tableau Économique. (Orijinal el yazması ve yayınlanmış versiyonlar).
  • Steuart, Sir James. (1767). An Inquiry into the Principles of Political Economy, Being an Essay on the Science of Domestic Policy in Free Nations.
  • Smith, Adam. (1776). An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations.

B. İkincil Kaynaklar (İktisadi Düşünce Tarihi)

  • Blaug, Mark. (1997). Economic Theory in Retrospect (5. Baskı). Cambridge University Press.
  • Ekelund, Robert B., and Hébert, Robert F. (2014). A History of Economic Theory and Method (6. Baskı). Waveland Press.
  • Roll, Eric. (1973). A History of Economic Thought (4. Baskı). Faber and Faber.
  • Schumpeter, Joseph A. (1954). History of Economic Analysis. Oxford University Press.

 



[1] Steuart, İskoç kökenli olmakla birlikte 1747’de Britanya’yı terk etmek zorunda kalmıştır. 1763 yılında sessiz kalma koşuluyla dönmesine izin verilmiştir. Tam anlamıyla af ancak 1771’de gerçekleşmiştir. Kısaca Steuart’ın fikirlerinin oluşumu kıta Avrupa’sında gerçekleşmiştir.

[2] Adam Smith'in (1776) Merkantilizme yönelik saldırıları esas olarak Steuart'a yöneltilmişti (her ne kadar adı geçmese de).

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cambridge'in Kışkırtıcı (Provocative) Dehası: Joan Robinson'ın Entelektüel ve Duygusal Öyküsü

İktisat Eğitimi Öğrencileri Piyasa Yanlısı mı Yapıyor?

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ KADIN AKADEMİSYENLERİ: İKTİSAT VE SOSYAL BİLİMLER ANALİZİ