Marslının Rüyası: Rasyonel Dünyanın Şairi
Marslının Rüyası: Rasyonel Dünyanın Şairi
Ercan Eren
Budapeşte'nin Parlak Çocuğu
Budapeşte’nin
zarif, 20. yüzyıl başlarındaki kozmopolit havasında, 1903 yılında János
Neumann adında bir çocuk doğdu. O, etten kemikten ama zihni camdan bir
labirent gibi işleyen bir varlıktı. Daha altı yaşında, Latince şakalarıyla
büyüklerini şaşırtır, sekizinde ise sıradan bir ders kitabını bir kenara
bırakıp kalkülüsün derinliklerine dalardı. János’un beyni, bir kamera
gibi çalışıyordu; gördüğü her bilgiyi, sayfa sayfa, formül formül kaydederdi.
Bir telefon rehberini baştan sona okutabilirdiniz; o, o sayfayı zihninde bir
görüntü olarak açar ve en sondan başa doğru hatasızca okuyabilirdi. Bu,
bir dâhinin değil, sanki yeryüzüne inmiş, rasyonelliğin en saf haliyle
kodlanmış bir Marslının doğuşuydu.
Bu Marslı,
Avrupa'nın karanlık bulutları toplanırken (1930'lar), Princeton'a, İleri
Araştırmalar Enstitüsü’ne göç etti. Burada, yeni bir dünyanın, nükleer
enerjinin ve bilgisayar çağının eşiğinde, omuz omuza çalıştığı Albert Einstein
gibi diğer devlerle birlikte, bilimin kaderini yazmaya başladı.
Gürültü ve Dehanın Ritüeli
Princeton'daki
ofisinde John von Neumann (artık Amerikalıydı), en karmaşık denklemlerle
boğuşurken, sessizliğin huzurunu arayan meslektaşlarının aksine, penceresini
açar ve yüksek sesle Alman marşları ya da operalar dinlerdi. Gürültü şikâyet
edildiğinde ise omuz silkerek, "Bu sesler, zihinsel yorgunluğumu gidermeye
yardımcı oluyor," derdi. Onun için kaotik bir melodi, Evrenin düzenini
çözmek için gereken konsantrasyonun bir parçasıydı.
Ancak bu üstün
zekâ, günlük hayatın basit, dünyevi kurallarıyla sürekli çatışıyordu. Kızı Marina
von Neumann Whitman, babasının bu komik tezatını en iyi bilen
kişiydi.
Marina'dan Bir Anı: Kafa Karıştıran Hız Limitleri
Babamın araba
kullanması her zaman bir maceraydı. Zihni o kadar meşguldü ki, basitçe trafiğe
odaklanamazdı. Bir gün yine kaza yaptıktan sonra, polis memuru ona limitlere
neden uymadığını sordu. Babam, tam bir ciddiyetle cevap verdi: "Ama
Memur bey, yolda giderken yaptığım hesaplamalar, hız limitinin o yol için uygun
olmadığını gösteriyordu. Hesaplarıma göre, o hızda gitmek, risk teorisi
açısından benim için daha güvenliydi!" John von Neumann için trafik
kanunu değil, kendi matematiksel doğrulaması geçerliydi.
Minimax’ın Işığında Poker Masası
Von Neumann,
soyut matematik teorilerini, en pratik ve en insani davranışlara uygulamakta
üstündü. Bu uygulama alanı, onu poker masasına kadar götürdü ve Oyun
Teorisi’ni yarattı. İnsanların ve kurumların stratejik etkileşimlerini
matematiksel olarak modelleyerek, rekabeti ve iş birliğini denklemlere döktü.
1944 yılında
yayımladığı "Oyun Teorisi ve Ekonomik Davranış" eseriyle,
sadece iktisatçıların değil, siyaset ve savaş stratejistlerinin de çalışma
biçimini sonsuza dek değiştirdi. O, Minimax Teoremi ile gösterdi ki, bir
çatışmada rasyonel bir oyuncu, rakibinin en kötü hamlesine karşı bile kendi kaybını
en aza indiren (minimax) stratejiyi seçmelidir. Rasyonel insanın kalbi,
böylece bir matematik denklemiyle tanımlanmıştı.
Sinek ve Kısa yol
Onun zihinsel
hızı, çözülemeyen bir düğümü anında çözen bir kılıç gibiydi.
Marina'dan Bir Anı: Sinek Problemi'nin Zarif Çözümü
Babama sorulan
meşhur bir bulmaca vardı: İki bisikletli birbirine yaklaşırken, aralarındaki
bir sinek sürekli ileri geri uçar. Soru, bisikletliler buluşana kadar sineğin
toplamda ne kadar yol kat ettiğidir. Bu problem, karmaşık sonsuz serilerin
toplamını gerektirir ve çözümü saatler alabilir. Babam, problemi dinler
dinlemez doğru cevabı verdi. Şaşkınlık içindeki meslektaşı sordu:
"Sonsuz seriyi bu kadar çabuk nasıl hesapladın?" Babam güldü: "Hayır,
bu çok daha basitti! Sadece bisikletlilerin buluşması için gereken toplam
süreyi sineğin hızıyla çarptım." O, daima problemin en estetik, en
basit kısa yolunu görüyordu.
Marslının Mirası
John von
Neumann, 1957 yılında, hayatının son anlarına kadar zihninin ışığını
kaybetmeden ve modern bilgisayarların mimarisine son dokunuşlarını yaparken
aramızdan ayrıldı.
Kızı Marina,
bir dâhinin gölgesinde büyüyen, ancak sonunda Beyaz Saray’ın Ekonomi Konseyi’ne
giren ve General Motors’ta zirveye çıkan bir iktisatçı olarak kendi
rasyonel yolculuğunu tamamladı.
Onun mirası
bir binanın temeli gibi sarsılmazdır: Bugün elimizdeki her bilgisayar, onun mimarisine
göre çalışır. Her stratejik ekonomik karar, onun Oyun Teorisi üzerine
kuruludur. John von Neumann, sadece bir dâhi değil, aynı zamanda rasyonel
dünyanın şairi idi; dünyayı anlama ve yönetme biçimimizi sonsuza dek
değiştiren bir Marslı.
Yorumlar
Yorum Gönder