Jean-Charles Léonard Simonde de Sismondi (1773–1842): Kapitalizmin Sosyal Eleştirisi ve Erken Kalkınmacılık
Jean-Charles
Léonard Simonde de Sismondi (1773–1842): Kapitalizmin Sosyal Eleştirisi ve
Erken Kalkınmacılık
Ercan Eren
İktisat biliminin temellerinin atıldığı 19.
yüzyılın başları, Laissez-faire (Bırakınız Geçsinler) ilkesinin ve
Klasik İktisadın Avrupa'ya hâkim olduğu bir dönemdi. Bu dönemin entelektüel
sahnesinde, büyümenin sosyal ve insani maliyetlerini görmezden gelen bu soyut
teorik yapıya karşı çıkan ilk güçlü, vicdanlı ve tutarlı ses Jean-Charles
Léonard Simonde de Sismondi ‘ye (1773–1842) aitti.
Sismondi'nin mirası, sadece bir iktisat
teorisyeni olmasından değil, aynı zamanda saygın bir tarihçi ve sosyal ahlakçı
olmasından kaynaklanır. O, Sanayi Devrimi'nin yol açtığı hızlı üretkenlik
artışının, beraberinde kitlesel proleterleşmeyi, sosyal güvensizliği ve giderek
şiddetlenen ekonomik kriz döngülerini getirdiğini erken dönemde fark etmiştir.
Bu çalışma, Sismondi'nin iki temel alandaki eleştirel katkısını incelemektedir:
- Metodolojik İtiraz:
Sismondi, iktisadi analizin amacını mal birikiminden (Değişim Değeri),
insanların mutluluğuna ve toplumsal istikrara kaydırmış; Klasiklerin soyut
tümdengelimci yöntemine karşı tarihsel ve gözleme dayalı yöntemin önemini
vurgulamıştır.
- Kriz Teorisi: En
önemli teorik başarısı, Say Yasası’nı reddederek, kapitalizmin içsel bir
çelişkisi olan Yetersiz Tüketim (Sous-Consommation) sonucu ortaya
çıkan genel aşırı üretim krizlerini sistematik olarak açıklamasıdır.
Sismondi'nin çözüm önerileri, her ne kadar küçük
üreticiliği idealize eden geriye dönük ve Ütopik unsurlar içerse de sosyal
güvenlik, çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve eğitici korumacılık gibi reform
talepleriyle modern sosyal devlet düşüncesinin temellerini atmıştır. Bu nedenle
Sismondi hem Marx’ın hem de Keynes’in kriz teorilerini etkileyen, iktisat
tarihi boyunca sosyal adalet ve insaniyet kaygısını ön saflara taşıyan
benzersiz bir figürdür.
I. Tarihsel
Arka Plan
A.
Sismondi'nin Konumu: Klasik İktisada Radikal İtiraz
Jean-Charles Léonard Simonde de Sismondi, 19.
yüzyılın başlarında, Klasik İktisadın evrensel ve soyut teorik çerçevesine
karşı çıkan ilk radikal eleştirmen olarak iktisat düşünce tarihinde önemli bir
yere sahiptir. Adam Smith'in ve özellikle David Ricardo'nun teorilerinin Avrupa
ekonomilerinde yarattığı toplumsal sonuçları yakından gözlemlemiştir. Sismondi,
Klasiklerin savunduğu "Bırakınız Geçsinler" (Laissez-faire)
ilkesinin, zenginliği artırırken eş zamanlı olarak yoksulluğu, sosyal
adaletsizliği ve ekonomik güvensizliği derinleştirdiğini iddia etmiştir. Bu
bağlamda Sismondi, iktisadı salt bir değişim ve büyüme bilimi olmaktan çıkarıp,
etik ve sosyal sonuçları merkeze alan bir disiplin olarak yeniden
konumlandırmıştır. Onun bu yaklaşımı, sonraki dönemlerde Sosyalist ve Keynesçi
düşüncenin tohumlarını atmıştır (1).
B. Yaşamın
Şekillendirici Etkisi: Sürgün ve Gözlemler
Sismondi'nin teorik duruşu, büyük ölçüde yaşadığı
hayatın çalkantılı deneyimleri tarafından şekillenmiştir. Cenevre'de köklü bir
Protestan ailesinde dünyaya gelmesine rağmen, 1793'te Fransız Devrimi'nin yol
açtığı siyasi iklim nedeniyle ailesiyle birlikte önce İngiltere'ye sığınmak
zorunda kalmıştır. İngiltere'deki gözlemleri, Sanayi Devrimi'nin getirdiği
verimlilik artışının ardındaki korkunç sosyal maliyeti ve işçi sınıfının
sefaletini ilk kez görmesini sağlamıştır. Daha sonra İtalya'da (Floransa yakınlarındaki
Pescia’da) bir çiftlik satın alıp bizzat tarımla uğraşma tecrübesi edinmiştir.
Bu deneyim, ona küçük ölçekli, bağımsız üretimin ve kırsal yaşamın sunduğu
toplumsal istikrar ve ahlaki denge fikrini aşılamıştır. Bu gözlemler, onun
büyük ölçekli kapitalist üretimin aksine, küçük üreticiliği ve zanaatkârlığı
idealize etmesindeki temel rolü oynamıştır.
C. Çok Yönlü
Kimliği: Tarihçi ve Edebiyatçı
Sismondi'nin entelektüel etkisi sadece iktisat
alanıyla sınırlı değildir; o, aynı zamanda döneminin en saygın tarihçi ve
edebiyat eleştirmenlerinden biri olarak kabul edilir. İktisadi eleştirilerinden
önce, Orta çağ İtalyan Cumhuriyetlerinin Tarihi gibi anıtsal eserleriyle
ün kazanmıştır. Bu hacimli çalışmalar, İtalyan şehir devletlerinin yükselişini
inceleyerek siyasi özgürlük ve kurumsal yapıların iktisadi gelişme üzerindeki
etkisini derinlemesine araştırmıştır. Aynı zamanda döneminin sosyal ve ahlaki
kaygılarını yansıtan eserler de kaleme almıştır. Tarihi romanı Julia Severa
ve kapsamlı eseri Güney Avrupa Edebiyatı, onun tarihi ve toplumsal
dinamiklere olan ilgisini edebi alana taşıdığını gösterir. Bu çok yönlü
kimliği, Sismondi'nin iktisadi analizlerinde dahi her zaman tarihsel bağlamı ve
insani sonuçları gözetmesine olanak tanımıştır (2).
II. Teorik
Temel: Klasik İktisada Yöntemsel İtiraz
Sismondi'nin Klasik Okuldan (özellikle
Ricardo'dan) ayrıldığı en temel nokta, sadece politikaları değil, iktisadın
amacını ve yöntemini sorgulamasıdır. O, iktisadi araştırmayı salt soyut
kuralların dışına çıkararak, onu tarihsel ve insani sonuçlarla ilişkilendirmiştir.
A. İktisadın
Amacı: Refah ve Mutluluk Üzerine Odaklanma
Klasik iktisatçılar, iktisadi düşüncenin
merkezine Değişim Değerini (mal ve hizmet stokunun piyasa değerini) ve bu
değerin nasıl maksimize edileceğini yerleştirmiştir. Sismondi ise bu yaklaşımı
"kör ve vicdansız" olmakla eleştirir (3). Ona göre zenginlik (mal
birikimi) artması, yalnızca insanların mutluluğu ve refahı için bir araç
olmalıdır; hiçbir zaman nihai amaç olmamalıdır. Bir ulusun gerçek zenginliği,
toplam hasılasının büyüklüğünde değil, bu hasılanın adil dağıtımında ve toplumsal
istikrara bağlıdır. Sismondi, iktisadın doğa bilimleri gibi evrensel ve ahlaki
sonuçlardan bağımsız yasalarla uğraşamayacağını savunur. İktisat, insanı ve
toplumun örgütlenmesini incelediği için kaçınılmaz olarak etik ve sosyal bir
disiplindir. Eğer bir politika zenginliği artırıyor ancak kitlesel sefalete yol
açıyorsa, o politika başarısızdır.
B. Yöntem
Tartışması: Soyutlamaya Karşı Tarihsel Gerçeklik
Sismondi, Klasik Okulun, özellikle David
Ricardo'nun soyut, matematiksel ve tarih dışı analiz yöntemini reddetmiştir.
Klasik Okul, az sayıdaki evrensel ilke ve varsayımdan yola çıkarak tüm ekonomik
olayları açıklamaya çalışan tümdengelimci (dedüktif) bir yöntemi benimsemiştir.
Sismondi, bu yaklaşımın gerçek hayattaki kurumsal farklılıkları, tarihsel
gelişimi ve kültürel bağlamı göz ardı ettiğini belirtir.
Buna karşılık Sismondi, iktisatçının öncelikle
bir gözlemci olması gerektiğini vurgulayan gözleme dayalı (endüktif) ve
tarihsel bir yöntemi savunmuştur. İktisadi olayların ve kurumların sürekli
değiştiğini, bu nedenle iktisadi politikaların her ulusun tarihsel gelişim
aşamasına, kültürüne ve kurumsal yapısına uygun olarak tasarlanması gerektiğini
ileri sürmüştür (4). Bu yaklaşımıyla
Sismondi, List ve daha sonraki Alman Tarihçi Okulu'na öncülük etmiş, iktisadın
salt doğa bilimlerinden farklı olduğunu göstermiştir.
III. Ana
Eleştiri: Kapitalizmin İçsel Çelişkisi ve Kriz Teorisi
Sismondi'nin iktisadi düşünceye yaptığı en önemli
teorik katkı, kapitalizmin kendiliğinden işleyen, uyumlu bir sistem olmadığı,
aksine kendi içinde krizlere ve eşitsizliğe yol açan kaçınılmaz çelişkiler
barındırdığı tezidir.
A. Yetersiz
Tüketim (Sous-Consommation) Teorisi
Sismondi, dönemin egemen klasik iktisat teorisine
meydan okuyan, döngüsel ekonomik krizlerin kökenine inen bir açıklama
geliştirmiştir. Klasik Okul, Jean-Baptiste Say'ın meşhur "Her arz kendi
talebini yaratır" ilkesiyle, genel bir aşırı üretimin ve kalıcı ekonomik
krizlerin imkânsız olduğunu savunuyordu. Sismondi, bu Mahreçler (Piyasa)
Yasası'na karşı çıkan ilk önemli teorisyendir (5). Ona
göre piyasa asla kendiliğinden tam dengeye ulaşmaz ve genel aşırı üretim
krizleri kapitalizmin doğal ve döngüsel bir sonucudur.
Krizin temel nedeni, üretim kapasitesindeki
sürekli artış ile toplumsal tüketim gücü arasındaki kalıcı makasın açılmasıdır.
Kapitalist, kâr maksimizasyonu güdüsüyle ücretleri minimumda tutma
eğilimindedir. Bu durum üretimin sürekli artmasına karşın, tüketicilerin büyük
çoğunluğunu oluşturan işçi sınıfının satın alma gücünün yetersiz kalmasına yol
açar. Sonuç olarak üretilen malların tamamı kârla satılamaz, stoklar birikir ve
durgunluk başlar.
B. Sosyal
Maliyetler
Sismondi'nin eleştirisi yalnızca kriz
döngüleriyle sınırlı kalmaz; sistemin yol açtığı insani maliyetlere de
odaklanır. Sanayi Devrimi'nin küçük üreticileri, çiftçileri ve bağımsız
zanaatkârları ortadan kaldırdığını gözlemlemiştir. Bu mülk sahibi, bağımsız
kesim, büyük fabrikaların rekabetine dayanamayarak mülksüzleşir ve ücretli işçi
(proleter) haline gelir (6). Ayrıca makineleşmenin yarattığı yapısal işsizliğe
karşı uyarılarda bulunmuştur. Sismondi'ye göre, bir ulusun zenginlik yaratma
gücünün işçileri sefalete sürüklemesi ahlaki bir çelişkidir.
IV. Çözüm
Önerileri: Geriye Dönük İdeal ve Düzenleyici Müdahale
Sismondi, kapitalizmin içsel sorunlarını tespit
etmekle kalmamış, aynı zamanda bu sorunların üstesinden gelmek için romantik
bir geriye dönük ideale yaslanan ama modern sosyal reformların ilk çağrılarını
içeren bir dizi çözüm önermiştir.
A. İdeal
Toplumsal Yapı (Ütopik Unsurlar)
Sismondi, kriz döngülerinden ve toplumsal
yabancılaşmadan kaçınmak için, üretimi ve tüketimi doğal olarak dengeleyen
küçük toprak sahipliğine ve bağımsız zanaatkârlığa dayalı toplumsal yapıyı
idealize etmiştir. Bu küçük üreticiler kendi tüketimlerini kendi üretimlerine
göre ayarlayabildikleri için arz-talep dengesizliği sorunu ortadan kalkacaktır.
Bu öneri, onu Marx ve Engels tarafından etiketlenen "Ütopik
Sosyalistler" kategorisine yaklaştıran unsurdur (7). Temel amaç, iktisadi büyümenin hızını artırmak yerine
toplumsal ve ahlaki istikrarı sağlamaktır.
B. Düzenleyici
Müdahale (Kalkınmacı Unsurlar)
Toplumu tamamen geriye döndürmenin mümkün
olmadığının farkında olan Sismondi, büyük ölçekli sanayi devam ettiği sürece
devletin düzenleyici müdahalesini savunmuştur. İşçi sınıfının tüketim gücünü
korumak amacıyla sağlık, işsizlik ve yaşlılık sigortası gibi sosyal yasaların
getirilmesini önermiştir. Çalışma saatlerinin sınırlandırılması ve çocuk
işçiliğinin yasaklanması gibi pratik reformları talep etmiştir. Ayrıca, genç
sanayileri ve ulusal tarımı korumak için gümrük vergilerinin uygulanmasını
(korumacılık) desteklemiştir (8).
V. Etkisi ve
Mirası
Sismondi, yaşadığı dönemde klasik iktisatçılar
tarafından büyük ölçüde göz ardı edilmesine rağmen, kapitalizmin içsel
sorunlarına dair yaptığı isabetli tespitler sayesinde kalıcı bir etki
bırakmıştır.
A. Erken
Sosyalizme Etkisi
Sismondi, sömürü, proleterleşme ve eşitsizlik
gibi sosyal sorunları ilk kez sistematik olarak iktisadi analizin merkezine
koymuştur. Karl Marx ve Friedrich Engels, Sismondi'nin kapitalizmin yarattığı
sınıf farklılaşması ve kriz döngüleri tespitlerini son derece değerli
bulmuşlardır. Marx, Sismondi'nin kapitalizmin kendisini parçalayacak içsel
çelişkileri gören ilk kişi olduğunu kabul etmiştir (9).
B. Keynesçi
İktisadın Öncüsü
Sismondi'nin kriz teorisi, John Maynard Keynes
üzerinde dolaylı ancak güçlü bir etki yaratmıştır. Ekonomik krizlerin kökenini
yetersiz talepte görmesi, Klasiklerin tam istihdam varsayımını yıkan bir
argümandı. Bu vurgu, daha sonra Keynes'in genel denge teorisinin oluşmasına
zemin hazırlamıştır (10).
C. Kurumsal
İktisat ve Ahlaki Değerler
Klasiklerin soyutlamasına karşı tarihsel
bağlamın, kurumların ve ahlaki değerlerin önemini vurgulaması, Sismondi'yi 19.
yüzyıl Alman Tarihçi Okulu'nun ve 20. yüzyıl Kurumsal İktisadın erken
habercilerinden biri yapmıştır (11). İktisadi
büyümeyi nihai amaç olmaktan çıkarıp insan mutluluğunu merkeze koyması,
günümüzde kalkınma iktisadı ve refah ekonomisi çalışmalarında hala yankı
bulmaktadır.
VI. Genel
Değerlendirme ve Sonuç
Jean-Charles Léonard Simonde de Sismondi'nin
iktisadi düşünceye mirası, onun 19. yüzyıl başlarındaki yalnız ve cesur
eleştirisinde yatar. Bir "Cassandra" gibi davranarak, Sanayi
Devrimi'nin ve Laissez-faire politikasının yol açacağı krizleri,
eşitsizliği ve toplumsal yabancılaşmayı öngörmüştür. İktisadın amacını
zenginlikten insan refahına taşıyarak metodolojik bir devrim yapmış; Say
Yasası'nı reddederek kriz teorisini inşa etmiştir.
Sismondi'nin trajedisi, eleştirilerinin hak
ettiği değeri ancak öldükten sonra almasıdır. O, ekonomik büyümenin tek başına
yeterli olmadığını; adil dağıtımın ve sosyal güvenliğin iktisadi ilerlemenin
temel şartları olduğunu ilan eden öncü bir sestir. Günümüzde küreselleşmenin
yarattığı eşitsizlikler ve gelir dağılımı sorunları yeniden gündeme geldiğinde,
Sismondi'nin çağrısı geçerliliğini korumaya devam etmektedir.
Dipnotlar
- Schumpeter, Joseph A. (1954). History of Economic Analysis.
Oxford University Press.
- Sismondi, Jean-Charles-Léonard Simonde de. (1819). Nouveaux
Principes d'économie politique. J. Corréard.
- Sismondi, a.g.e. (1819). "Ekonomik büyüme hedefi, insan mutluluğu
göz ardı edilerek takip edildiğinde, toplumun ahlaki ve sosyal dokusu
tahrip edilir."
- Sismondi, Jean-Charles-Léonard Simonde de. (1837). Études sur les
sciences sociales.
- Sismondi, a.g.e. (1819). Sismondi, bu eserinde aşırı üretimin
kaçınılmazlığını ilk kez sistematik olarak savunmuştur.
- Roll, Eric. (1973). A History of Economic Thought. Faber &
Faber.
- Marx, Karl ve Engels, Friedrich. (1848). Komünist Manifesto.
- Chang, Ha-Joon. (2002). Kicking Away the Ladder. Sismondi'nin
korumacılığının sosyal maliyetleri hafifletme çabası olduğu vurgulanır.
- Marx, Karl. (1976). Capital, Volume I. Penguin Books.
- Keynes, John Maynard. (1936). The General Theory of Employment,
Interest and Money. Macmillan.
- Hodgson, Geoffrey M. (2001). How Economics Forgot History.
Routledge.
Kaynakça
Sismondi Eserleri
- Sismondi, J.-C.-L. S. de. (1803). De la Richesse Commerciale.
Genève: J. J. Paschoud.
- Sismondi, J.-C.-L. S. de. (1819). Nouveaux Principes d'économie
politique. Paris: J. Corréard.
- Sismondi, J.-C.-L. S. de. (1837). Études sur les sciences sociales.
Paris: Treuttel et Würtz.
Analizler ve İktisat Tarihi
- Chang, Ha-Joon. (2002). Kicking Away the Ladder. London: Anthem
Press.
- Hodgson, Geoffrey M. (2001). How Economics Forgot History. New
York: Routledge.
- Keynes, John Maynard. (1936). The General Theory of Employment,
Interest and Money. London: Macmillan.
- Marx, Karl. (1976). Capital, Volume I. London: Penguin Books.
- Marx, Karl ve Engels, Friedrich. (1848). Manifesto of the Communist
Party.
- Roll, Eric. (1973). A History of Economic Thought. London:
Faber & Faber.
- Schumpeter, Joseph A. (1954). History of Economic Analysis. New
York: Oxford University Press.
Yorumlar
Yorum Gönder