James Edward Meade: Analitik Zekâ ile Sosyal Vizyonun Sentezi

 

James Edward Meade: Analitik Zekâ ile Sosyal Vizyonun Sentezi

Ercan Eren

James Edward Meade (1907-1995), yirminci yüzyıl iktisadi düşüncesinin en zarif, çok yönlü ve sistematik zihinlerinden biridir. 1977 yılında Nobel İktisat Ödülü’ne layık görülen Meade, sadece teorik bir iktisatçı değil; aynı zamanda modern milli gelir muhasebesinin mimarlarından biri, Keynesçi devrimin sadık bir düzenleyicisi ve toplumsal adaleti piyasa etkinliğiyle harmanlayan bir sosyal filozoftur.

Meade’in entelektüel yolculuğu, Oxford’daki klasik diller (filoloji) eğitiminden aldığı analitik titizliği, Cambridge Çevresi grubunda Keynes ile birlikte yoğurduğu makroekonomik dinamizmle birleştirmiştir. Onun kariyeri, saf kuramın fildişi kulesinden başlayıp, Milletler Cemiyeti ve Savaş Kabinesi’nin en somut politika masalarına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar.

Onun iktisada bıraktığı miras, dört temel sütun üzerine inşa edilmiştir:

  1. Açık Ekonomi Makroekonomisi: "İç ve Dış Denge" kavramları üzerinden, politika hedefleri ile araçları arasındaki o meşhur altın kuralı (Tinbergen-Meade Kuralı) kurumsallaştırmıştır.
  2. Refah İktisadı ve İkinci En İyi: Lancaster ile geliştirdiği "İkinci En İyi Teoremi" ile idealize edilmiş piyasa modellerine gerçekçi bir "denge kontrolü" getirmiş; piyasa aksaklıklarının olduğu bir dünyada politika yapmanın karmaşıklığını kanıtlamıştır.
  3. Uluslararası Ticaret Teorisi: Gümrük birlikleri, ticaret yaratılması ve sapması üzerine yaptığı analizlerle, bugün dahi Avrupa Birliği gibi ekonomik entegrasyonların temel teorik referansı olmaya devam etmektedir.
  4. Liberal Sosyalizm ve Agatopia: Yaşamının son evresinde geliştirdiği "mülkiyet sahibi demokrasi" ve "vatandaşlık geliri" (sosyal temettü) önerileriyle, emeğin ve sermayenin çatışmadığı, mülkiyetin tabana yayıldığı adil bir toplum modelinin mimarlığını yapmıştır.

James Meade’i farklı kılan, teknik yetkinliğini hiçbir zaman insani ve sosyal amaçlardan koparmamış olmasıdır. Onun için iktisat, kendi başına bir matematiksel oyun değil; tam istihdamı sağlamak, yoksulluğu gidermek ve bireysel özgürlüğü mülkiyet haklarıyla güvence altına almak için kullanılan bir sanattır. Bu yazı, Meade’in filolojik kökenlerinden başlayarak Nobel’e ve oradan ideal bir toplum tasarımı olan "Agatopia"ya uzanan serüvenini, onun her dönemine damga vuran analitik berraklık eşliğinde ele almaktadır.

I. Formasyon ve Erken Dönem (1907- 1930)

1. Klasik Temeller: Grekçe, Latince ve Analitik Berraklık

James Meade, 1926 yılında Oxford Malvern College’dan Oriel College’a geçtiğinde amacı bir "Klasik Filolog" olmaktı. O dönemde Oxford’un en prestijli bölümü sayılan "Greats" (Grekçe ve Latince metinler üzerine kurulu antik tarih ve felsefe) eğitimini aldı.

  • Dilsel Netlik: Mezuniyetinden yıllar sonra bile, Meade'in iktisadi metinlerindeki o meşhur "pürüzsüz" ve "kristal berraklığındaki" üslup, bu klasik eğitime bağlanır. Karmaşık matematiksel formülleri bile zarif bir İngilizce ile anlatabilme yeteneği, Grekçe ve Latince metinlerin gramatik disiplininden geliyordu.
  • Düşünsel Disiplin: Klasik diller ona, bir kavramın kökenine inmeyi ve mantıksal argümanları silsile halinde kurmayı öğretti. Bu yetenek, daha sonra iktisatta "politika hedefleri" ve "araçları" arasındaki ayrımı yaparken ona büyük bir metodolojik avantaj sağlayacaktı.

2. İktisada Geçiş: Büyük Buhran'ın Vicdani ve Entelektüel Etkisi

1920'lerin sonu, Britanya ekonomisi için bir "kayıp on yıl"dı. Meade, klasik edebiyatın estetik dünyasında yaşarken, dışarıda %10’u aşan işsizlik ve 1929 Wall Street çöküşüyle derinleşen Büyük Buhran, onun önceliklerini temelden sarstı.

  • PPE'ye Geçiş (1928): Meade, klasiklerin entelektüel tatmininin toplumsal acıları dindirmediğini fark etti. "Halkın neden işsiz kaldığını ve bu sefaletin nasıl çözüleceğini" anlamak amacıyla Oxford’da yeni kurulan PPE (Philosophy, Politics, and Economics) bölümüne geçti. Bu, onun "saf felsefeden" "sosyal mühendisliğe" attığı ilk adımdır.
  • Çözüm Arayışı: Onun için iktisat, kendi başına bir amaç değil, adaletsizliği gidermek için bir enstrüman (araç) haline geldi. Bu "araçsal" bakış açısı, kariyerinin sonuna kadar savunacağı "iktisat politikası" odaklı duruşunun temelidir.

3. İlk Etkiler: Hubert Henderson ve Uygulamalı Gelenek

Oxford’daki bu geçiş döneminde en önemli figür, hocası Sir Hubert Henderson idi. Henderson, o dönemde iktisadı "fildişi kulesinden" indirip gerçek dünya sorunlarına uygulama taraftarıydı.

  • Liberalizm ve Müdahale: Henderson, Keynes ile birlikte Lloyd George’un liberal programı üzerine çalışıyordu. Meade, Henderson aracılığıyla devletin ekonomiye bilinçli müdahalesinin (maliye politikalarıyla işsizliği azaltma vb.) teknik detaylarıyla tanıştı.
  • Oxford'un Ampirik Damarı: Cambridge o yıllarda Marshallcı teorik modellerle uğraşırken, Oxford’da Henderson gibi isimlerin temsil ettiği daha "gerçekçi" ve "uygulamalı" bir iktisat geliri vardı. Meade, verilerin ve istatistiklerin politika tasarımındaki önemini ilk kez bu çevrede kavradı.

Bu Dönemin Özeti

James Meade, 1930 yılına geldiğinde; klasik eğitimin verdiği analitik disipline, Büyük Buhran’ın tetiklediği sosyal bir vizyona ve Oxford’un uygulamalı iktisat perspektifine sahipti. Artık cebinde bu donanımlarla, iktisat teorisinin kalbinin attığı yere, Cambridge’e gitmeye hazırdı.

II. Cambridge Devrimi ve "Çevresi (Sirk)" (1930- 1931)

Meade, 1930 sonbaharında Oxford’dan bir yıllığına Cambridge’e "lisansüstü araştırmacı" (postgraduate student) olarak geldiğinde, iktisat dünyası büyük bir doğum sancısı çekiyordu. John Maynard Keynes, 1930'da yayımlanan A Treatise on Money (Para Üzerine Bir İnceleme) kitabından tam olarak tatmin olmamış, yeni bir şeyler aramaktaydı.

1. Keynesçi Mutfağa Giriş: "The Circus" (Sirk)

Keynes’in kitabındaki boşlukları tartışmak ve teoriyi geliştirmek için genç akademisyenlerden oluşan ve tarihe "Cambridge Circus" olarak geçen bir çalışma grubu kuruldu. James Meade, bu elit grubun en genç ve dışarıdan (Oxford'dan) gelen tek üyesiydi.

  • Çekirdek Kadro: Richard Kahn, Joan Robinson, Austin Robinson ve Piero Sraffa ile birlikte her hafta toplanıyorlardı.
  • Tartışma Kültürü: Grup, Keynes’in fikirlerini acımasızca eleştiriyor, mantıksal hataları ayıklıyor ve bulgularını Richard Kahn aracılığıyla (Kahn, Keynes ile grubun arasındaki köprüydü) Keynes’e iletiyordu. Meade, bu süreçte Keynesçi teorinin "mutfağında" yer alarak, fikirlerin nasıl kristalize olduğunu bizzat gördü.

2. Çarpan (Multiplier) Mekanizmasının Keşfi

Bu dönemin en büyük başarısı, Richard Kahn’ın ünlü "İstihdam Çarpanı"nı geliştirmesidir. Meade, bu keşfin yapıldığı anlarda odadaydı.

  • Meade’in Katkısı: Meade, Kahn’ın çarpan mekanizmasını sadece bir yatırım-istihdam ilişkisi olarak değil, toplam talep ve arzın genel dengesi içinde görmeye çalıştı. Yatırımların tasarruflara eşitlenmesi sürecindeki dinamik değişimleri formüle etmeye başladı.

3. Sistemleştirme Rolü ve IS-LM'nin "Embriyonik" Hali

Meade, bu dönemde Keynes’in sözel olarak anlattığı ve bazen dağınık bıraktığı fikirleri, Oxford'dan getirdiği o analitik disiplinle matematiksel bir sisteme dökme misyonunu üstlendi.

  • Eşanlı Denklemler: Meade, faiz oranının para piyasasında (likidite tercihi), gelirin ise mal piyasasında (yatırım-tasarruf) belirlendiğini ve bu iki piyasanın birbirine bağımlı olduğunu fark etti.
  • Hicks'ten Önce: Daha sonra John Hicks'in 1937'de meşhur edeceği IS-LM modelinin matematiksel iskeletini, Meade henüz 1931-1932 yıllarında kendi notlarında ve derslerinde kurgulamaya başlamıştı. O dönemde bu modele "Keynesçi Genel Denge" diyordu.

Bu Dönemin Meade Üzerindeki Kalıcı Etkisi

Bu bir yıl, Meade’e iki şey öğretti:

  1. Dinamik Analiz: Ekonominin sadece bir noktadan diğerine gitmediğini, bu geçişin (adjustment process) nasıl olduğunu anlamanın önemini kavradı.
  2. Teorik Sadelik: Ne kadar karmaşık olursa olsun, bir teorinin politika yapıcılara yol göstermesi için sadeleştirilmesi gerektiğini gördü.

İlginç bir detay: Meade Oxford’a döndüğünde, Cambridge’de öğrendiği bu "yeni iktisadı" anlatırken o kadar heyecanlıydı ki, Oxford'daki muhafazakar iktisatçılar onun "Keynes tarafından büyülendiğini" düşünüyorlardı.

III. Oxford ve İlk Eserler (1931- 1937)

Meade, Cambridge’deki o fırtınalı yıldan sonra Oxford Hertford College’a "Fellow" (öğretim üyesi) olarak döndüğünde, misyonu netti: Cambridge’de mutfağında bulunduğu o "Yeni İktisadı" (Keynesçilik) akademik bir disipline dönüştürmek.

1. Keynesçilik Pedagojisi: Dünyanın İlk Keynesçi Ders Kitabı

Keynes’in Genel Teori’si 1936’da yayımlandığında, akademik dünya hem büyülenmiş hem de kitabın karmaşık ve bazen dağınık yapısı karşısında şaşkına dönmüştü. Meade, aynı yıl "An Introduction to Economic Analysis and Policy" (İktisadi Analiz ve Siyasaya(Politikaya) Giriş) kitabını yayımladı.

  • Çevirmen Rolü: Bu kitap, Keynes’in teorisini standart bir ders kitabı formatına sokan ilk çalışmadır. Meade, Keynes’in "beklentiler", "likidite tercihi" ve "çarpan" gibi kavramlarını, öğrencilerin ve politika yapıcıların anlayabileceği mantıksal bir sıraya dizdi.
  • Tam İstihdam Hedefi: Meade bu eserde, iktisat politikasının birincil amacının "tam istihdam" olması gerektiğini teorik bir çerçeveyle savundu. Bu, onun ileride Nobel alacağı "politika hedefleri" analizinin ilk tohumuydu.

2. 1936 Oxford Konferansı ve Eşanlı Denge (Hicks-Meade Karşılaşması)

Eylül 1936'da Oxford'da düzenlenen Ekonometri Cemiyeti toplantısı, iktisadi düşünce tarihinin dönüm noktalarından biridir. Keynes’in sistemini matematiksel bir modele dökmek için üç isim bildiri sundu: Meade, Hicks ve Harrod.

  • Meade’in Modeli: Meade, bu konferansta sunduğu bildiride, mal piyasası (yatırım-tasarruf) ile para piyasası (likidite-para arzı) arasındaki dengeyi sekiz adet eşanlı denklemle ifade etti. Bu, bugün bildiğimiz IS-LM modelinin matematiksel ikizidir.
  • Hicks'in Geometrik Zaferi: Meade denklemlere odaklanırken, John Hicks bu denklemleri meşhur IS ve LL (sonradan LM) eğrileri olarak kâğıda döktü. İktisadi düşünce tarihçileri, Meade'in modelinin aslında Hicks'den daha kapsamlı olduğunu (özellikle dinamik analiz ve istikrar açısından) sıklıkla vurgularlar.

3. Oxford İstatistik Enstitüsü ve Ampirik Çalışmalar

Meade, teorik tartışmalarla yetinmedi. Oxford'da kurulan ve daha sonra çok etkili olacak olan İstatistik Enstitüsü'nün kurulmasına öncülük etti.

  • Bu dönemde, teorik modellerin gerçek verilerle test edilmesi gerektiğini savundu. Bu ampirik merak, onu kısa süre sonra Cenevre’ye ve ardından milli gelir hesaplarını kurmaya götürecekti.

 

Bu Dönemin Özeti

1937 yılına gelindiğinde Meade, Keynesçi teoriyi sadece anlamış değil, onu "modellenmiş ve öğretilebilir" bir hale getirmiştir. Oxford'da "Greats" okurken kazandığı o dilsel titizlik, Keynes'in bazen muğlak kalan ifadelerini net formüllere dönüştürmesini sağlamıştır.

IV. Uygulamalı İktisat ve Savaş Yılları (1937- 1947)

Bu on yıl, Meade’in "iç denge" ve "dış denge" arasındaki o meşhur Nobel ödüllü gerilimi bizzat yaşayarak öğrendiği dönemdir.

1. Uluslararası Perspektif: Milletler Cemiyeti (1937-1940)

Meade, 1937’de Oxford’dan ayrılarak Cenevre’de Milletler Cemiyeti’ne katıldı. Görevi, dünyadaki ekonomik durumu raporlayan "World Economic Survey"i hazırlamaktı.

  • Açık Ekonomiyle Tanışma: Meade, burada ulusal politikaların (Keynesçi müdahalelerin) diğer ülkeleri nasıl etkilediğini ve döviz kurları ile ticaret kısıtlamalarının (korumacılık) küresel refahı nasıl baltaladığını gördü.
  • Ampirik Titizlik: Verilerle çalışmak, onun teorik modellerine "gerçek dünya" disiplini kattı. Nazi işgali sırasında Cenevre’den kaçarken yanına aldığı en değerli şeyin, hazırladığı ekonomik raporlar ve veri setleri olduğu söylenir.

2. Savaş Kabinesi ve Modern Milli Gelir Muhasebesi (1940-1945)

İngiltere’ye döndüğünde, Lionel Robbins onu Savaş Kabinesi’nin Ekonomi Bölümü’ne dahil etti. Savaşın finansmanı, sadece para basmakla çözülemeyecek kadar büyük bir "kaynak tahsisi" sorunuydu.

  • Stone-Meade İş Birliği: Richard Stone ile birlikte çalışarak, Keynes’in How to Pay for the War (Savaşın Finansmanı Nasıl Sağlanır) kitabındaki fikirlerini somutlaştırdılar. Bir ülkenin toplam üretim kapasitesini, tüketimini, yatırımını ve savaş harcamalarını bir bütün olarak gösteren ilk modern ulusal hesapları kurguladılar.
  • 1941 Bütçesi: Bu tablolar, Sir Kingsley Wood’un 1941 bütçesinin temelini oluşturdu. Bu bütçe, dünya tarihinde bir devletin bütçesini "milli gelir" (GNP) tahminlerine dayandırarak yaptığı ilk bütçedir. Meade, artık ekonomiyi bir denklemler seti olarak değil, canlı ve yönetilebilir bir organizma olarak görüyordu.

3. Savaş Sonrası Tasarımı ve GATT'ın Temelleri

Savaşın sonuna doğru Meade, sadece Britanya’yı değil, dünyayı yeniden inşa etme projelerinde yer aldı:

  • Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO) ve GATT: Meade, savaş sonrası ticaretin serbestleşmesi için taslaklar hazırladı. Onun vizyonu, tam istihdamı (iç denge) korurken serbest ticareti (dış denge) de sürdürebilmekti.
  • Sosyal Güvenlik: Savaş Kabinesi'ndeyken meşhur Beveridge Raporu'na (İngiliz sosyal güvenlik sisteminin kurucu belgesi) ekonomik destek ve analiz sağladı. Sosyal adaletin, ekonomik istikrarın bir parçası olduğu fikri burada perçinlendi.

Bu Dönemin Meade Üzerindeki Kalıcı Etkisi

1947 yılına gelindiğinde Meade, teorik olarak Keynes'in en iyi öğrencisi, ampirik olarak ise milli gelir hesaplarının kurucusuydu. Ancak en önemlisi, "iktisat politikası"nın (economic policy) sadece bir kuram değil, hedefler ve araçlar arasında bir optimizasyon sanatı olduğunu keşfetmişti.

V. Siyasi ve Sosyal Felsefe: Liberal Sosyalizm

Meade, 1948 yılında yayımlanan "Planning and the Price Mechanism: The Liberal-Socialist Solution" kitabıyla, o dönemin en büyük kutuplaşmasına (Hayekçi serbest piyasa vs. Sovyet tipi merkezi planlama) çok özgün bir "üçüncü yol" teklif etmiştir.

1. "Liberal Sosyalizm" Kavramı ve Fiyat Mekanizması

Meade için "Liberal" ve "Sosyalist" kelimeleri birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan kavramlardı.

  • Neden Liberal? Meade, kaynak dağılımında fiyat mekanizmasının (arz-talep) benzersiz bir verimlilik sağladığına inanıyordu. Devletin ne üretileceğine veya neyin kaç paraya satılacağına karar vermesini (emir-komuta) bireysel özgürlüğe ve verimliliğe aykırı buluyordu.
  • Neden Sosyalist? Piyasanın "verimli" çalışması, onun "adil" olduğu anlamına gelmiyordu. Meade'e göre, eğer başlangıçta mülkiyet ve gelir dağılımı aşırı adaletsizse, piyasa mekanizması sadece zengini daha zengin yapan bir araç olurdu. Bu yüzden devletin mülkiyet dağılımına radikal müdahalesini savunuyordu.

2. Mülkiyet Sahipli Demokrasi (Property-Owning Democracy)

Meade, klasik sosyalistlerin aksine, üretim araçlarının devlet tarafından işletilmesine (kamulaştırma) mesafeliydi. Onun yerine "Sermayenin Sosyalleşmesi"ni öneriyordu:

  • Devletin fabrikaları yönetmesi yerine, hisse senetlerine sahip olmasını veya sermaye birikimini geniş halk kitlelerine yaymasını istiyordu.
  • İnsanların sadece emek arz ederek değil, sermaye sahibi olarak da (hissedar gibi) gelir elde etmesi gerektiğini savunuyordu. Bu düşünce, John Rawls'un adalet teorisini şekillendirirken Meade'den ödünç alacağı en temel kavram olacaktı.

3. Sosyal Temettü (Vatandaşlık Geliri)

  • Güvenlik ve Esneklik: Her vatandaşa koşulsuz bir gelir (social dividend) verilmesi, işçilerin pazarlık gücünü artıracak ve onları açlık korkusuyla kötü şartlarda çalışmaktan kurtaracaktır.
  • Bu gelir sayesinde emek piyasası daha esnek hale gelebilecek, ücretler (tam istihdamı sağlamak için) daha rahat aşağı veya yukarı esneyebilecektir.

4. Keynes ile İlişkisi ve Farkı

Keynes, kapitalizmin "yönetilebilir" olduğunu düşünüyordu. Meade ise kapitalizmin ancak "temel mülkiyet yapısı değiştirilirse" sürdürülebilir ve adil olabileceğine inanıyordu.

  • Keynes: "Talep yönetimini ben yapayım, gerisine karışmam."
  • Meade: "Talep yönetimi yetmez, mülkiyetin genetiğiyle oynamalıyız."

Bu Dönemin Özeti

Meade, 1948 manifestosuyla şunu demiştir: "Etkinlik için fiyat mekanizmasını (liberalizm), adalet için yeniden dağıtımı ve kamu mülkiyetini (sosyalizm) kullanalım." Bu sentez, onu modern Avrupa sosyal demokrasisinin ve hatta bugünkü "radikal liberalizm" tartışmalarının gizli mimarı yapmıştır.

VI. LSE Dönemi ve Nobel'e Giden Yol (1947- 1977)

Bu dönemi, Meade’in literatüre kazandırdığı üç devasa sütun üzerinden inceleyebiliriz:

1. İç ve Dış Denge (The Theory of International Economic Policy)

LSE'ye geçtiğinde Meade, savaş yıllarındaki tecrübesini teorize etmeye başladı. 1951'de yayımlanan Nobel ödüllü eseri The Balance of Payments, açık bir ekonomide politika yapıcıların karşılaştığı temel ikilemi çözüyordu.

  • İkili Hedef Sorunu: Bir hükümet aynı anda hem tam istihdamı (İç Denge) sağlamak hem de ödemeler bilançosunu (Dış Denge) dengede tutmak zorundadır.
  • Tinbergen-Meade Kuralı: Meade, Jan Tinbergen ile paralel olarak şu altın kuralı formüle etti: "Bağımsız n adet ekonomik hedefe ulaşmak için, n adet bağımsız politika aracına ihtiyaç vardır."
  • Araçlar: Sadece faiz oranlarını değiştirerek hem enflasyonu düşürüp hem de cari açığı kapatamazsınız. Bir hedef için para politikası (faiz), diğeri için döviz kuru veya maliye politikası kullanmanız gerekir.

2. Gümrük Birlikleri ve Ticaret Sapması

Meade, Jacob Viner’ın başlattığı gümrük birliği analizini derinleştirerek uluslararası ticaret teorisine yeni bir boyut kattı.

  • Ticaret Yaratılması vs. Ticaret Sapması: Bir gümrük birliğinin her zaman refahı artırmayacağını, eğer birlik içindeki verimsiz bir üretici, birlik dışındaki verimli bir üreticinin yerini alırsa (ticaret sapması), küresel refahın azalacağını matematiksel olarak kanıtladı.
  • Bu analiz, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulurken kullanılan temel teorik çerçeveydi.

3. İkinci En İyi Teoremi (The Theory of Second Best- 1956)

Kelvin Lancaster ile birlikte yazdığı bu makale, refah iktisadında bir "deprem" yarattı.

  • Tezi: Eğer bir ekonomide Pareto optimumuna (en iyi duruma) ulaşmak için gereken koşullardan biri (örneğin tam rekabet) sağlanamıyorsa, geri kalan tüm koşulları sağlamaya çalışmak ekonomiyi "en iyiye ikinci yakın" duruma götürmez; aksine refahı daha da azaltabilir.
  • Sonucu: Bu, serbest piyasa savunucularının "her yerde serbestleşme" argümanına indirilmiş büyük bir darbeydi. Eğer bir piyasada aksaklık varsa, başka bir piyasada da devlet müdahalesi (bir bozucu etki) gerekebilir.

Nobel ve Sonrası (1977)

1977'de Nobel Komitesi, Meade'i Bertil Ohlin ile birlikte ödüle layık gördüğünde, gerekçesi şuydu: "Uluslararası ticaret ve uluslararası sermaye hareketleri teorisine yaptıkları çığır açıcı katkılar için."

Meade, Nobel konuşmasında bile mütevazılığı elden bırakmamış, bu teorilerin sadece bir zihinsel egzersiz değil, insanların refahını artıracak somut araçlar olması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu Dönemin Özeti

Meade bu 30 yıl içinde, açık ekonomi makroekonomisinin gramerini yazmıştır. Bugün bir Merkez Bankası başkanı faiz kararı verirken cari açığı da göz önünde bulunduruyorsa, aslında farkında olmadan Meade’in "Hedefler ve Araçlar" denklemini çözmeye çalışıyordur.

VII. Stagflasyon Dönemi ve Nominal Gelir Hedeflemesi

1970'lerde Keynesçi politikaların hem yüksek enflasyon hem de yüksek işsizlik (stagflasyon) karşısında çaresiz kalması, Meade'i yeni bir mekanizma aramaya itti. 1978 ve 1981 yıllarında yazdığı makalelerle bu devrimci fikri ortaya attı:

1. Neden Nominal Gelir?

Meade, geleneksel Keynesçilerin "reel çıktı"yı, parasalcıların (Friedman vb.) ise "para arzı"nı hedeflemesine karşı çıktı.

  • Enflasyon ve Büyüme Dengesi: Nominal Gelir (P x Y), hem fiyatlar genel düzeyini hem de reel üretimi kapsar. Meade’e göre Merkez Bankası, toplam nominal harcamanın (NGDP) her yıl sabit bir oranda (örneğin %5) artmasını hedeflemelidir.
  • Esneklik: Eğer bir arz şoku yaşanırsa, bu sistem reel büyüme ile enflasyon arasında otomatik bir denge kurar. Bu, katı enflasyon hedeflemesine göre çok daha esnek bir yaklaşımdır.

2. Ücret Belirleme ve Tam İstihdam

Meade'in nominal gelir hedeflemesi önerisi, sadece bir para politikası aracı değildi. O bunu, işgücü piyasası reformuyla birlikte düşünüyordu.

  • İşçi-İşveren İş Birliği: Eğer toplam harcama artışı sabitlenirse, sendikaların aşırı ücret artışı talep etmesi doğrudan işsizliğe yol açacaktır. Meade, bu mekanizmanın sendikaları daha rasyonel ücret taleplerine (yani verimlilik artışıyla uyumlu taleplere) zorlayacağını savundu.
  • Bu yönüyle Meade, para politikasını toplumsal bir "sosyal sözleşme"nin parçası haline getirmeye çalıştı.

VIII. Final Dönemi: Agatopia ve Mülkiyet Sahipli Demokrasi (1980- 1995)

Meade, yaşamının son 15 yılını, gençliğinden beri hayalini kurduğu o "ideal" toplumu detaylandırmaya adadı. 1989 tarihli Agathotopia: The Economics of Partnership kitabı bu sürecin meyvesidir.

Bu final dönemini üç temel sütun üzerinden daha da ayrıntılandırabiliriz:

1. "Agatopia": Ütopya Değil, "İyi Bir Yer"

Meade, 1989'da yayımlanan Agathotopia: The Economics of Partnership kitabında, kapitalizm ile sosyalizmin en iyi yanlarını birleştirmeye çalıştı.

  • Emek-Sermaye Ortaklığı (Labour-Capital Partnership): Meade'e göre geleneksel firmalarda işçi ve sermayedar arasındaki "çatışmacı" ilişki verimsizliğin kaynağıydı. O, firmaların hem sabit ücretli çalışanlardan hem de kâr payı alan "ortak" çalışanlardan oluştuğu bir hibrit model önerdi.
  • İstihdam Garantisi: Bu ortaklık yapısında ücretler daha esnek olacağı için, ekonomi bir şok yaşadığında işçiler işten çıkarılmak yerine kâr paylarında azalmaya gideceklerdi. Bu da Meade'in en büyük tutkusu olan tam istihdamın kendiliğinden (piyasa yoluyla) korunmasını sağlayacaktı.

2. Radikal Mülkiyet Reformu ve Sosyal Temettü

Meade, yaşamının sonunda gelir dağılımındaki adaletsizliğin vergiyle (akış üzerinden) değil, sermayeyle (stok üzerinden) çözülmesi gerektiği sonucuna vardı.

  • Sermaye Vergisi ve Miras: Sadece gelir vergisine güvenmek yerine, çok yüksek oranlı miras ve sermaye transferi vergilerini savundu. Buradan toplanan fonlar devletin hantal işletmeler kurması için değil, bir Ulusal Varlık Fonu oluşturmak için kullanılmalıydı.
  • Koşulsuz Temettü: Bu fonun getirileri, her vatandaşa çocukluğundan yaşlılığına kadar "Sosyal Temettü" (Vatandaşlık Geliri) olarak dağıtılmalıydı. Meade, bu geliri bir yardım değil, toplumun ortak sermayesinden alınan bir "hak" olarak görüyordu. Bu, otomasyonun arttığı bir dünyada insanın emeğine olan bağımlılığını azaltacak radikal bir özgürleşme projesiydi.

3. Makroekonomik Mimari: "Yeniden Tasarım" (1980-1990'lar)

Meade, 1980'lerde Britanya'da Margaret Thatcher ve dünyada Ronald Reagan'ın temsil ettiği "Arz Yanlı İktisat" ve sert "Monetarizm" akımlarına karşı entelektüel bir direniş gösterdi.

  • Yeni-Keynesçi Sentez: O dönemde geliştirdiği Nominal Gelir Hedeflemesi (NGDP Targeting) önerisi, aslında bugünkü modern Merkez Bankacılığı tartışmalarının çok ötesindeydi. O, para politikasının sadece enflasyona (TCMB veya ECB gibi) odaklanmasını bir hata olarak görüyor, "nominal toplam harcama"nın dengelenmesi gerektiğini savunuyordu.
  • Meade Raporu (1978): Final döneminin en teknik başarısı olan bu rapor, modern vergi sistemleri üzerine bir başyapıttır. Gelir vergisinden ziyade "Harcama Vergisi"ne (Expenditure Tax) geçilmesini, böylece tasarrufun teşvik edilip aşırı lüks tüketimin cezalandırılmasını önermiştir.

Meade'in Final Vizyonu: Mülkiyet Sahipli Demokrasi

Meade'in hayatının sonuna kadar savunduğu ana fikir, iktisadi gücün (sermayenin) demokratikleşmesidir. Ona göre, eğer sermaye mülkiyeti birkaç elde toplanmışsa, politik demokrasi bir kâğıt parçasından ibarettir.

Sonuç: Meade'in Mirası

James Meade, 1995 yılında vefat ettiğinde geride; açık ekonomi makroekonomisinin matematiksel temelini, milli gelir muhasebesinin pratik uygulamasını ve mülkiyetin demokratikleşmesine dair sarsılmaz bir etik vizyon bıraktı.

Ercan Bey, Meade’in Nominal Gelir Hedeflemesi bugün Scott Sumner gibi "Market Monetarist" iktisatçılar tarafından tekrar canlandırıldı. Hatta 2008 krizinden sonra birçok iktisatçı, Merkez Bankalarının enflasyon hedeflemesini bırakıp Meade’in NGDP hedeflemesine geçmesi gerektiğini savundu.

Kaynakça

  • Meade, J. E. (1936). An Introduction to Economic Analysis and Policy. Oxford: Clarendon Press. (Keynesçi teoriyi ders kitabı formatına sokan ilk büyük eser).
  • Meade, J. E. (1944). "A Unit of Combined Post-War Public Accounts and National Income Statistics". The Economic Journal. (Richard Stone ile birlikte milli gelir hesaplarının temeli).
  • Meade, J. E. (1948). Planning and the Price Mechanism: The Liberal-Socialist Solution. London: Allen & Unwin. (Liberal Sosyalizm manifestosu).
  • Meade, J. E. (1951). The Theory of International Economic Policy, Volume 1: The Balance of Payments. Oxford University Press. (Nobel getiren dış denge analizi).
  • Meade, J. E. (1955). The Theory of International Economic Policy, Volume 2: Trade and Welfare. Oxford University Press. (Ticaret sapması ve refah analizi).
  • Lipsey, R. G. & Lancaster, K. & Meade, J. E. (1956). "The General Theory of Second Best". The Review of Economic Studies. (Refah iktisadında devrim yaratan makale).
  • Meade, J. E. (1964). Efficiency, Equality and the Ownership of Property. London: Allen & Unwin. (Mülkiyet sahibi demokrasi kavramının doğuşu).
  • Meade, J. E. (1978). The Structure and Reform of Direct Taxation (The Meade Report). London: Institute for Fiscal Studies. (Modern vergi reformu üzerine başyapıt).
  • Meade, J. E. (1989). Agathotopia: The Economics of Partnership. Aberdeen University Press. (Final dönemi; emek-sermaye ortaklığı ve vatandaşlık geliri).
  • Meade, J. E. (1977). "The Meaning of Internal and External Balance". Nobel Memorial Lecture. (Bu konuşma, tüm teorisinin bir özetidir).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cambridge'in Kışkırtıcı (Provocative) Dehası: Joan Robinson'ın Entelektüel ve Duygusal Öyküsü

İktisat Eğitimi Öğrencileri Piyasa Yanlısı mı Yapıyor?

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ KADIN AKADEMİSYENLERİ: İKTİSAT VE SOSYAL BİLİMLER ANALİZİ