Gümüş ve Çelik: Piero Sraffa ve Antonio Gramsci’nin Sessiz Sözleşmesi

 

Gümüş ve Çelik: Piero Sraffa ve Antonio Gramsci’nin Sessiz Sözleşmesi

Ercan Eren

1920’lerin başlarında, faşist gölgenin İtalya’nın üzerine düşmeye başladığı Torino’da, iki büyük aydın karşılaştı. Biri, işçi hareketinin teorisyeni, Komünist Partisi kurucusu ve filozof Antonio Gramsci idi. Diğeri ise, burjuva kökenli, keskin zekalı ve hızla yükselen genç bir iktisatçı olan Piero Sraffa. İkisini birleştiren, sadece entelektüel ateşi değil, aynı zamanda yükselen Benito Mussolini rejimine duydukları ortak nefretti. Aralarındaki bu kişisel ve politik dostluk, gelecekteki on yıl boyunca sürecek bir sadakat yemini üzerine kuruldu.

Birinci Perde: Faşizmin Gölgesi ve Sadakat Yemini

Sraffa ve Gramsci, Torino’nun siyasi ve entelektüel çalkantıları içinde birbirlerine güvendiler. Sraffa, Gramsci’nin felsefi ve siyasi dehasına hayrandı; Gramsci ise Sraffa’nın analitik dehasına ve güvenilirliğine değer veriyordu. Ancak İtalya hızla totaliterliğe kayıyordu.

Kasım 1926’da bu bağ, en büyük sınavını verdi: Faşist rejim, Gramsci’yi tutukladı ve yargıç, "Bu beynin yirmi yıl çalışmasını durdurmalıyız!" diyerek onun entelektüel üretimini hedef aldığını açıkça belirtti. Sraffa, şimdi hem dostunu kaybetme tehdidiyle hem de kendi can güvenliği riskiyle karşı karşıyaydı.

Kırılma Noktası: Cambridge'den Gelen Çağrı (1926–1927)

Sraffa’nın kaderi, politik durum kötüleşirken, keskin bir entelektüel eleştiri sayesinde değişti.

Sraffa, 1925’te İtalyanca yayımladığı bir makalede, Cambridge’de hâkim olan Alfred Marshall’ın neoklasik fiyat teorisine temelden saldırmıştı. Marshallcı modelin temelini oluşturan artan ve azalan getiriler varsayımının, mantıksal olarak tam rekabet varsayımıyla çeliştiğini gösteriyordu.

Sraffa, bu eleştirisinin İngilizce, çok daha sert ve genişletilmiş versiyonunu 1926’da John Maynard Keynes’in editörlüğünü yaptığı prestijli Economic Journal’da, "The Laws of Returns under Competitive Conditions" (Rekabet Koşulları Altında Getiri Yasaları) başlığıyla yayımladı.

Bu makale, Cambridge Üniversitesi’nin akademik çevresinde şok etkisi yarattı. Keynes, Sraffa’nın bu yıkıcı teorik eleştirisinin gücünü hemen fark etti. Faşizmin İtalya’da güçlenmesinden endişe duyan Keynes, Sraffa’ya 1927’de İngiltere’ye gelmesi için davette bulundu. Bu teklif, Sraffa’nın sadece akademik kariyerini ilerletmesini değil, aynı zamanda Faşist İtalya’daki kişisel tehlikeden kurtulmasını da sağlayan hayatî bir kaçış bileti oldu.

 

Üçüncü Perde: Cambridge’den Gelen Destek (1927–1937)

Sraffa, King's College’da kütüphaneci olarak sakin bir hayat sürerken, aynı zamanda Ludwig Wittgenstein’ın felsefi sistemini kökten sarsan tartışmaların içinde yer aldı. Ancak kalbi hala İtalya’daydı.

Sraffa, ülkesinden fiziksel olarak ayrılmış olsa da Gramsci’ye olan sözünü tuttu. Hapishanedeki dostuna olan desteğini, Gramsci’nin baldızı ve dış dünyayla tek bağlantısı olan Tatiana Schucht üzerinden organize etti. Sraffa, faşist sansürü atlatarak Gramsci’ye defterler, kalemler ve entelektüel yayınlar ulaştırdı. Gramsci, bu destek sayesinde “Hapishane Defterleri”ni yazabildi. Sraffa, böylece, dostunun devrimci beyninin karanlık hapishane koşullarında bile çalışmaya devam etmesini sağlayan sessiz bir ortak oldu.

Final Perde: Mirasın Kurtarılması

Gramsci’nin sağlığı, hapishane koşulları altında dayanamadı ve 27 Nisan 1937’de hayatını kaybetti.

Bu trajedinin hemen ardından Sraffa, dostuna olan son ve en kritik jestini yaptı: Mirasının kurtarılması. Tatiana Schucht ile birlikte koordinasyon kurarak, Gramsci’nin el yazması olan otuz üç ciltlik Hapishane Defteri’nin faşist yetkililerin eline geçmesini engelledi ve bu paha biçilmez notların güvenli bir şekilde İtalya dışına çıkarılmasını sağladı.

Piero Sraffa, iktisat teorisine saldırmadan ve filozof Wittgenstein'ın sistemini yıkmadan önce, en yakın dostu Antonio Gramsci'nin entelektüel mirasını kurtararak, tarihin en önemli entelektüel dayanışma eylemlerinden birine imza atmış oldu. O, hem Marshall’ın arz eğrilerini yıkan iktisatçı hem Gramsci’nin mirasını koruyan yoldaş hem de Wittgenstein’ı felsefeye yeniden başlatan arkadaş olarak tarihin sayfalarında yerini aldı.

Kaynakça

I. Piero Sraffa'nın Temel Eserleri

  • Sraffa, Piero. Production of Commodities by Means of Commodities: Prelude to a Critique of Economic Theory. (Türkçeye genellikle Malların Mallar Aracılığıyla Üretimi: İktisat Kuramının Bir Eleştirisine Giriş olarak çevrilir.), 1960
    • Sraffa'nın 1960 yılında yayımladığı ve neoklasik iktisada meydan okuyan, klasik iktisat geleneğini canlandıran ana eseridir.
  • Sraffa, Piero (derleyen). The Works and Correspondence of David Ricardo. (11 Cilt)
    • Sraffa'nın yaklaşık 40 yılını verdiği bu devasa editöryel çalışma, David Ricardo'nun eserlerinin standart ve kesin basımıdır. Sraffa'nın Klasik İktisada olan derin hakimiyetini gösterir.
  • Sraffa, Piero. "The Laws of Returns under Competitive Conditions". The Economic Journal, Vol. 36, No. 144 (1926).
    • Keynes'in dikkatini çeken ve Sraffa'yı Cambridge'e getiren, Marshallcı arz ve talep teorisine yönelik temel eleştiriyi içeren makaledir.

II. Antonio Gramsci'nin Temel Eserleri ve Mektupları

  • Gramsci, Antonio. Prison Notebooks (Quaderni del Carcere). (Türkçeye Hapishane Defterleri olarak çevrilir.), 1947
    • Sraffa'nın kurtarılmasına yardım ettiği ve Gramsci'nin Hegemonya, Sivil Toplum ve Entelektüeller kavramlarını geliştirdiği başyapıtıdır.
  • Gramsci, Antonio. Letters from Prison (Lettere dal Carcere). (Türkçeye Hapishaneden Mektuplar olarak çevrilir.), 1947
    • Gramsci’nin hapishane yıllarında ailesine ve Tatiana Schucht'a yazdığı mektuplardır. Sraffa’dan ve onun gönderdiği kitap, materyal ve hukuki desteklerden sıkça bahsedilir. Bu mektuplar, ikili arasındaki kişisel bağın en iyi kanıtıdır.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cambridge'in Kışkırtıcı (Provocative) Dehası: Joan Robinson'ın Entelektüel ve Duygusal Öyküsü

İktisat Eğitimi Öğrencileri Piyasa Yanlısı mı Yapıyor?

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ KADIN AKADEMİSYENLERİ: İKTİSAT VE SOSYAL BİLİMLER ANALİZİ